Anasayfa/ Makale/ Kişisel Verilerin Korunması: Ulusal ve Uluslararası Hukuki Çerçeve ile Temel Kavramlar

Kişisel Verilerin Korunması: Ulusal ve Uluslararası Hukuki Çerçeve ile Temel Kavramlar

Kişisel verilerin korunması hukuku, ulusal ve uluslararası mevzuatla şekillenen dinamik bir yapıya sahiptir. Bu makalede, AİHS, GDPR, Anayasa ve KVKK gibi temel hukuki düzenlemeler ile kişisel veri, veri sorumlusu, veri işleyen ve aydınlatma yükümlülüğü gibi kavramların yasal sınırları uzman bir hukuki perspektifle detaylıca incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Teknolojinin hızla gelişmesi ve verinin ekonomik bir değere dönüşmesi, kişisel verilerin korunması hukukunu çağımızın en önemli hukuki disiplinlerinden biri haline getirmiştir. Hem bireylerin mahremiyetini korumak hem de veri akışının güvenliğini sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası alanda kapsamlı hukuki düzenlemeler inşa edilmiştir. Türkiye'de özellikle 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile somutlaşan bu yapı, temelini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), 108 sayılı Sözleşme ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) gibi uluslararası metinlerden almaktadır. Bu düzenlemeler, sadece bireylerin verilerinin keyfi olarak kullanılmasını engellemekle kalmaz, aynı zamanda veri sorumlusu ve veri işleyen gibi süjelere katı hukuki yükümlülükler yükler. Dolayısıyla, kurumların hukuki sorumluluklarını yerine getirebilmesi için mevzuatın çizdiği genel çerçeveyi ve bu çerçevenin üzerine inşa edildiği kavramsal altyapıyı bütünüyle kavraması hukuki bir zorunluluktur.

Uluslararası Hukukta Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin uluslararası adımlar ilk olarak Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile atılmış olsa da, asıl bağlayıcı yapı taşları Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği nezdinde atılmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) sekizinci maddesinde düzenlenen özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, kişisel verilerin korunmasının insan hakları temelini oluşturur. Bunun ardından, uluslararası bağlayıcılığı olan ilk belge sıfatını taşıyan 108 sayılı Sözleşme yürürlüğe girmiş ve otomatik işleme tabi tutulan veriler karşısında bireyler güvence altına alınmıştır. Avrupa Birliği cephesinde ise uzun yıllar boyunca 95/46/EC sayılı Direktif ve elektronik haberleşme sektöründe mahremiyeti sağlayan e-Gizlilik Direktifi uygulanmıştır. Günümüzde ise bu metinlerin yerini alarak tüm üye devletlerde doğrudan uygulanabilir nitelik kazanan Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), küresel çapta en kapsamlı veri koruma standartlarını belirleyen yegane metin konumundadır.

Ulusal Mevzuatta Kişisel Verilerin Yasal Çerçevesi

Türk hukukunda kişisel verilerin korunması, 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile en üst düzeyde güvence altına alınmış olup, Anayasa'nın yirminci maddesi uyarınca herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme anayasal hakkına sahiptir. Özel kanun niteliğindeki 6698 sayılı KVKK yürürlüğe girene dek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, verilmesi veya ele geçirilmesi suç olarak düzenlenerek cezai yaptırımlara bağlanmıştır. Ayrıca, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinden doğan zararların tazmini noktasında Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve kişilik haklarının mutlak korunması bağlamında Türk Medeni Kanunu (TMK) devreye girmektedir. Sektörel bazda ise elektronik ticareti ve haberleşmeyi düzenleyen Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (ETHK) ile Elektronik Haberleşme Kanunu (EHK) gibi özel kanunlar, ticari iletiler ve trafik verilerinin gizliliği gibi konularda kişisel verilerin işlenmesine dair spesifik sınırlar çizmektedir.

KVKK Kapsamında Temel Kavramların Yasal Sınırları

Veri koruma mevzuatını doğru tatbik edebilmek ve hukuki uyuşmazlıkların önüne geçebilmek için öncelikle temel kavramların yasal sınırlarının net bir biçimde kavranması şarttır. Bu kapsamda, kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade ederken; ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, sağlık, cinsel hayat ve biyometrik veriler gibi kişilerin ayrımcılığa uğramasına neden olabilecek nitelikteki hassas bilgiler özel nitelikli kişisel veri olarak çok daha sıkı bir yasal korumaya tabi tutulmuştur. Bu verilerin öznesi olan gerçek kişiler mevzuatta ilgili kişi olarak tanımlanmaktadır. Bu noktada, veri işleme faaliyetlerinin organizasyonu ve hukuki sorumluluğu bakımından en önemli aktör, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen veri sorumlusu statüsündeki gerçek veya tüzel kişilerdir. Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak, onun adına veri işleme faaliyetini icra eden taraf ise veri işleyen olarak nitelendirilmektedir.

Aydınlatma Yükümlülüğü ve Veri Sorumlusunun Sorumlulukları

KVKK'nın getirdiği en temel kurallardan biri olan aydınlatma yükümlülüğü, veri sorumlusunun veri sahibine karşı yerine getirmesi gereken şeffaflık ve dürüstlük görevinin yasal bir yansımasıdır. Kanunun onuncu maddesi uyarınca veri sorumlusu veya yetkilendirdiği veri işleyen, kişisel verilerin elde edildiği esnada veri sahibine; kendi kimliği, kişisel verilerin işlenme amacı, bu verilerin kimlere ve hangi yasal amaçlarla aktarılabileceği, veri toplama yöntemi ile hukuki sebepleri hakkında açık ve anlaşılır bir şekilde bilgi vermek zorundadır. Bu yükümlülük, hukuki sürecin temelini oluşturan yasal bir zorunluluktur.

KVKK Temel Kavramı Hukuki Kapsamı ve Yasal Sınırı
Kişisel Veri Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ait her türlü bilgidir. (Ad, IP adresi, vb.)
Özel Nitelikli Veri Irk, sağlık, siyasi düşünce, cinsel hayat, genetik ve biyometrik veriler gibi hassas nitelikli bilgilerdir.
Veri Sorumlusu Veri işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, sistemin yönetiminden hukuken sorumlu olan kişidir.
Veri İşleyen Veri sorumlusunun yetkilendirmesi ve talimatlarıyla onun adına kişisel veri işleyen taraftır.
İlgili Kişi Kişisel verileri işlenen, verilerin asıl sahibi olan ve yasal hakları korunan gerçek kişidir.

Tabloda da özetlendiği üzere, bu kavramlar hukuki süreçlerin altyapısını oluşturur. Kanun koyucu, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi aşamasında şeffaflık ilkesinin ihlal edilmemesi adına, bu aydınlatma işleminin kişisel verilerin toplanması aşamasında ve veri işleme faaliyetine başlanmadan önce eksiksiz olarak gerçekleştirilmesini emretmektedir. Herhangi bir şekil şartına tabi olmasa da aydınlatmanın yapıldığını ispat külfeti bizzat veri sorumlusu üzerinde bırakılmıştır. Süreçlerin mevzuata uygun şekilde yürütülmemesi, yasalara aykırı eylemler nedeniyle şirketlere idari yaptırımların uygulanması sonucunu doğurur. Dolayısıyla, bu kavramların ve yükümlülüklerin doğru tespit edilmesi, veri güvenliğinin en önemli hukuki kalkanıdır.

Hastaneye verdiğim sağlık veya parmak izi bilgilerim daha mı özel korunuyor? expand_more
Evet, mevzuatımıza göre sağlık ve biyometrik verileriniz "özel nitelikli kişisel veri" statüsündedir ve standart kişisel verilere kıyasla çok daha sıkı bir yasal korumaya tabi tutulmaktadır. Kanun koyucu; ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, sağlık, cinsel hayat ve biyometrik veriler gibi kişilerin ayrımcılığa uğramasına neden olabilecek bu hassas bilgileri korumak için veri sorumlularına daha ağır yükümlülükler getirmiştir. Dolayısıyla, bu tür verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi durumunda işletilecek yasal süreçler standart verilere göre çok daha hassastır.
Şirketler benden bilgi toplarken bana açıklama yapmak zorunda mı? expand_more
Kesinlikle zorundadır, çünkü 6698 sayılı Kanun uyarınca veri sorumlusunun veri sahibine karşı "aydınlatma yükümlülüğü" adı verilen yasal bir şeffaflık ve dürüstlük borcu bulunmaktadır. Kişisel verilerinizin toplanması aşamasında ve hiçbir veri işleme faaliyetine başlanmadan önce şirket yetkililerinin size kimlikleri, veriyi işleme amaçları, kimlere aktarabilecekleri ve hukuki sebepleri hakkında açık ve anlaşılır bilgi vermesi emredici bir yasal zorunluluktur. Eğer bu hukuki süreç eksiksiz olarak yürütülmezse, ilgili şirket idari para cezaları dahil olmak üzere yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır.
Bilgilerimi çaldıran veya izinsiz kullanan bir şirkete ceza verilir mi? expand_more
Evet, kişisel verilerinizin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, kaydedilmesi veya başkalarına verilmesi hem cezai hem de hukuki yaptırımlara bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında bu eylemler suç olarak düzenlenmiş olup cezai yaptırımlar öngörülmektedir. Ayrıca, verilerinizin izinsiz kullanımından doğan zararlarınızın tazmini noktasında Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve kişilik haklarınızın zedelenmesi bağlamında Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca hak arama imkanınız bulunmaktadır. Süreçlerin mevzuata uygun yönetilmemesi ve veri güvenliğinin sağlanamaması, şirketlere idari yaptırımların uygulanması sonucunu doğurur.
Şirket 'ben sana verilerini alırken açıklama yapmıştım' derse kanıtlamak kime düşer? expand_more
Hukuki düzenlemelerimiz gereği, aydınlatma işleminin eksiksiz yapıldığını ispat külfeti doğrudan doğruya "veri sorumlusu" sıfatını taşıyan şirketin veya kurumun üzerindedir. Aydınlatma yükümlülüğü kanunda herhangi bir katı şekil şartına bağlanmamış olsa da, olası bir hukuki uyuşmazlıkta şirketin bu işlemi hukuka uygun ve zamanında yaptığını kanıtlaması şarttır. Veri sorumlusu aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemezse, yasaya aykırı eylemleri nedeniyle idari yaptırımlara maruz kalır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir