Anasayfa Makale İnternette Kişilik Hakları İhlali ve...

Makale

İnternet kullanımının yaygınlaşması, bireylerin şeref, haysiyet ve özel hayat gibi kişilik haklarına yönelik ihlalleri artırmıştır. Bu makalede, sanal ortamda gerçekleşen kişilik hakkı saldırılarına karşı Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında açılabilecek önleme, durdurma, tespit ve tazminat davalarının hukuki boyutu incelenmektedir.

İnternette Kişilik Hakları İhlali ve Açılabilecek Hukuki Davalar

Günümüzde hızla gelişen teknoloji ve internetin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, beraberinde kişilik hakkı ihlallerinde ciddi bir artış getirmiştir. Bireylerin bilgisayar veya mobil cihaz ekranları ardında gerçek kimliklerini gizleyerek hareket edebilmeleri, sanal ortamı kişilik haklarına saldırı açısından daha denetimsiz ve tehlikeli bir mecra yapmaktadır. Kişilik hakkı, en geniş anlamıyla kişiyi diğer canlılardan ayıran maddi, manevi ve toplumsal özelliklerin bütününü ifade eder; hayat, vücut tamlığı, şeref, haysiyet, sırlar, isim ve mesleki değerler bu kapsamdadır. İnternet yayıncılığı yoluyla e-posta, web siteleri, alan adları veya sosyal medya platformları üzerinden bu haklara yönelik ağır tecavüzler gerçekleşebilmektedir. İhlalin internet üzerinden kıtalararası çapta gerçekleşebilmesi, hukuki koruma yollarının etkin şekilde işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Mevzuatımızda internete özgü özel bir kişilik hakkı düzenlemesi bulunmasa da, Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu genel hükümleri, internet ortamındaki ihlallere de birebir uygulanmakta ve mağdurlara çeşitli hukuki dava imkanları sunmaktadır.

İnternet Ortamında Kişilik Haklarına Yönelik Tecavüz Türleri

İnternet teknolojilerinin sürekli yenilenmesi, kişilik haklarına tecavüz türlerini de çeşitlendirmektedir. Sanal alemde en sık karşılaşılan ihlallerden biri alan ismi gaspı şeklinde ortaya çıkar. Bireylerin veya kurumların tanınmış isimlerinin, rızaları dışında üçüncü kişilerce tescil edilip kullanılması, ismin haksız kullanımı ve kişilik hakkına doğrudan bir saldırıdır. Bunun yanı sıra, elektronik posta ve spam iletiler aracılığıyla kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyici mesajların yayılması veya kişisel verilerin izinsiz ele geçirilerek pazarlama amacıyla kullanılması da ağır bir ihlal oluşturmaktadır. Web sitelerindeki yayınlar veya forumlar vasıtasıyla bireylerin mahrem sırlarının ifşa edilmesi, rızaları olmaksızın fotoğraflarının yayınlanması, doğrudan özel hayatın gizliliğini hedef alan eylemlerdir. İnternetin sınır tanımaz yapısı, bir kez yayınlanan içeriğin milyonlarca kişiye anında ulaşmasını sağladığından, tecavüzün yıkıcılığı geleneksel medyaya kıyasla çok daha yüksektir.

Kişilik Hakkını Koruyucu Davalar

İnternet üzerinden gerçekleştirilen haksız saldırılara karşı mağdurların başvurabileceği ilk hukuki yol, koruyucu davalar açmaktır. Medeni hukukumuzda düzenlenen bu davalar, doğrudan saldırının bizzat kendisine veya yaratacağı tehlikeye odaklanmaktadır. Bu kapsamda, henüz gerçekleşmemiş ancak yakın ve ciddi bir tehlike arz eden internet yayınlarına karşı önleme davası açılabilir. Eğer kişilik hakkına yönelik haksız saldırı halihazırda başlamış ve internet sitesinde yayınlanmaya devam ediyorsa, bu tecavüzün sona erdirilmesi için durdurma davası ikame edilir. İnternet ortamında bir içerik yayında kaldığı sürece ihlal devam ettiğinden, mağdurun bu saldırıya son verilmesini talep etmekte mutlak hukuki yararı bulunmaktadır. Ayrıca, sona ermiş olmasına rağmen etkileri devam eden saldırıların hukuka aykırılığının saptanması amacıyla mahkemeden tespit davası yoluyla hukuka aykırılığın tescillenmesi istenebilir.

Tazminat Davaları ve Diğer Hukuki Talepler

Kişilik haklarına internet yoluyla yapılan saldırılarda, koruyucu davaların yanı sıra zarar görenin malvarlığında veya manevi dünyasında oluşan eksilmelerin giderilmesi amacıyla çeşitli tazminat davaları da mahkemeler nezdinde açılabilmektedir. Hukuk sistemimizde bu nitelikteki taleplerin geçerli olabilmesi için internet ortamında saldırıda bulunan failin hukuken kusurlu olması temel bir şart olarak titizlikle aranmaktadır. Bilişim hukuku çerçevesinde, haksız internet yayınları nedeniyle mağdurun uğradığı zararların telafisi ve ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılması için yetkili mercilere başvurulabilecek temel hukuki yollar genel olarak şunlardır:

  • Maddi tazminat davası yoluyla, haksız bir internet yayını neticesinde kişinin ticari itibarının zedelenmesiyle ortaya çıkan parayla ölçülebilir ekonomik zararların yasal yollardan giderilmesi sağlanır.
  • Manevi tazminat davası ile, şeref veya özel yaşamı ihlal edilen kişinin yaşadığı ruhsal çöküntünün tesellisi amacıyla hakimin belirleyeceği adalete uygun bir bedelin mağdura ödenmesi kapsanır.
  • Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme talebi sayesinde, saldırganın hukuka aykırı internet yayını üzerinden isimsiz veya izinsiz kullanımlarla elde ettiği haksız kazancın mağdura iadesi istenebilir.
  • Mahkeme kararının yayını ve kınama müessesesi işletilerek, yanlış algıları bütünüyle silmek için kararın aynı web sitesinde veya daha farklı iletişim organlarında kamuoyuna ilan edilmesine hükmedilir.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: