Anasayfa/ Makale/ İnternette Kişilik Hakları İhlali ve Açılabilecek Hukuki Davalar

İnternette Kişilik Hakları İhlali ve Açılabilecek Hukuki Davalar

İnternet kullanımının yaygınlaşması, bireylerin şeref, haysiyet ve özel hayat gibi kişilik haklarına yönelik ihlalleri artırmıştır. Bu makalede, sanal ortamda gerçekleşen kişilik hakkı saldırılarına karşı Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında açılabilecek önleme, durdurma, tespit ve tazminat davalarının hukuki boyutu incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde hızla gelişen teknoloji ve internetin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi, beraberinde kişilik hakkı ihlallerinde ciddi bir artış getirmiştir. Bireylerin bilgisayar veya mobil cihaz ekranları ardında gerçek kimliklerini gizleyerek hareket edebilmeleri, sanal ortamı kişilik haklarına saldırı açısından daha denetimsiz ve tehlikeli bir mecra yapmaktadır. Kişilik hakkı, en geniş anlamıyla kişiyi diğer canlılardan ayıran maddi, manevi ve toplumsal özelliklerin bütününü ifade eder; hayat, vücut tamlığı, şeref, haysiyet, sırlar, isim ve mesleki değerler bu kapsamdadır. İnternet yayıncılığı yoluyla e-posta, web siteleri, alan adları veya sosyal medya platformları üzerinden bu haklara yönelik ağır tecavüzler gerçekleşebilmektedir. İhlalin internet üzerinden kıtalararası çapta gerçekleşebilmesi, hukuki koruma yollarının etkin şekilde işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Mevzuatımızda internete özgü özel bir kişilik hakkı düzenlemesi bulunmasa da, Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu genel hükümleri, internet ortamındaki ihlallere de birebir uygulanmakta ve mağdurlara çeşitli hukuki dava imkanları sunmaktadır.

İnternet Ortamında Kişilik Haklarına Yönelik Tecavüz Türleri

İnternet teknolojilerinin sürekli yenilenmesi, kişilik haklarına tecavüz türlerini de çeşitlendirmektedir. Sanal alemde en sık karşılaşılan ihlallerden biri alan ismi gaspı şeklinde ortaya çıkar. Bireylerin veya kurumların tanınmış isimlerinin, rızaları dışında üçüncü kişilerce tescil edilip kullanılması, ismin haksız kullanımı ve kişilik hakkına doğrudan bir saldırıdır. Bunun yanı sıra, elektronik posta ve spam iletiler aracılığıyla kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyici mesajların yayılması veya kişisel verilerin izinsiz ele geçirilerek pazarlama amacıyla kullanılması da ağır bir ihlal oluşturmaktadır. Web sitelerindeki yayınlar veya forumlar vasıtasıyla bireylerin mahrem sırlarının ifşa edilmesi, rızaları olmaksızın fotoğraflarının yayınlanması, doğrudan özel hayatın gizliliğini hedef alan eylemlerdir. İnternetin sınır tanımaz yapısı, bir kez yayınlanan içeriğin milyonlarca kişiye anında ulaşmasını sağladığından, tecavüzün yıkıcılığı geleneksel medyaya kıyasla çok daha yüksektir.

Kişilik Hakkını Koruyucu Davalar

İnternet üzerinden gerçekleştirilen haksız saldırılara karşı mağdurların başvurabileceği ilk hukuki yol, koruyucu davalar açmaktır. Medeni hukukumuzda düzenlenen bu davalar, doğrudan saldırının bizzat kendisine veya yaratacağı tehlikeye odaklanmaktadır. Bu kapsamda, henüz gerçekleşmemiş ancak yakın ve ciddi bir tehlike arz eden internet yayınlarına karşı önleme davası açılabilir. Eğer kişilik hakkına yönelik haksız saldırı halihazırda başlamış ve internet sitesinde yayınlanmaya devam ediyorsa, bu tecavüzün sona erdirilmesi için durdurma davası ikame edilir. İnternet ortamında bir içerik yayında kaldığı sürece ihlal devam ettiğinden, mağdurun bu saldırıya son verilmesini talep etmekte mutlak hukuki yararı bulunmaktadır. Ayrıca, sona ermiş olmasına rağmen etkileri devam eden saldırıların hukuka aykırılığının saptanması amacıyla mahkemeden tespit davası yoluyla hukuka aykırılığın tescillenmesi istenebilir.

Tazminat Davaları ve Diğer Hukuki Talepler

Kişilik haklarına internet yoluyla yapılan saldırılarda, koruyucu davaların yanı sıra zarar görenin malvarlığında veya manevi dünyasında oluşan eksilmelerin giderilmesi amacıyla çeşitli tazminat davaları da mahkemeler nezdinde açılabilmektedir. Hukuk sistemimizde bu nitelikteki taleplerin geçerli olabilmesi için internet ortamında saldırıda bulunan failin hukuken kusurlu olması temel bir şart olarak titizlikle aranmaktadır. Bilişim hukuku çerçevesinde, haksız internet yayınları nedeniyle mağdurun uğradığı zararların telafisi ve ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılması için yetkili mercilere başvurulabilecek temel hukuki yollar genel olarak şunlardır:

  • Maddi tazminat davası yoluyla, haksız bir internet yayını neticesinde kişinin ticari itibarının zedelenmesiyle ortaya çıkan parayla ölçülebilir ekonomik zararların yasal yollardan giderilmesi sağlanır.
  • Manevi tazminat davası ile, şeref veya özel yaşamı ihlal edilen kişinin yaşadığı ruhsal çöküntünün tesellisi amacıyla hakimin belirleyeceği adalete uygun bir bedelin mağdura ödenmesi kapsanır.
  • Gerçek olmayan vekaletsiz iş görme talebi sayesinde, saldırganın hukuka aykırı internet yayını üzerinden isimsiz veya izinsiz kullanımlarla elde ettiği haksız kazancın mağdura iadesi istenebilir.
  • Mahkeme kararının yayını ve kınama müessesesi işletilerek, yanlış algıları bütünüyle silmek için kararın aynı web sitesinde veya daha farklı iletişim organlarında kamuoyuna ilan edilmesine hükmedilir.
Biri iznim olmadan fotoğraflarımı internette paylaşmış, ne yapabilirim? expand_more
İnternet ortamında rızanız olmaksızın fotoğraflarınızın yayınlanması, doğrudan özel hayatınızın gizliliğini ve kişilik haklarınızı hedef alan ağır bir ihlaldir. Bu haksız saldırı halihazırda devam ediyorsa, hukuki bir adım atarak yayının sona erdirilmesi amacıyla mahkemelerde durdurma davası açma hakkınız bulunmaktadır. İnternet üzerinde bir içerik yayında kaldığı sürece ihlal devam etmiş sayılacağından, saldırıya son verilmesini talep etmekte mutlak bir hukuki yararınız vardır. Ayrıca, ihlali gerçekleştiren kişinin hukuken kusurlu olması şartıyla, bu eylemden doğan zararlarınızın telafisi için tazminat talebinde de bulunabilirsiniz.
Hakkımda internette asılsız şeyler yazılıyor, bu yazıları nasıl kaldırtırım? expand_more
Bireylerin gerçek kimliklerini gizleyerek internet üzerinden şeref ve haysiyet zedeleyici yayınlar yapması, sık karşılaştığımız bir kişilik hakkı ihlalidir. Hakkınızdaki bu haksız saldırı internet sitesinde yayınlanmaya devam ettiği için mahkemeye başvurarak tecavüzün sona erdirilmesini, yani durdurma davası açılmasını talep edebiliriz. Yanlış algıları bütünüyle silmek ve itibarınızı korumak için, mahkeme kararının aynı web sitesinde veya farklı iletişim organlarında ilan edilmesine (kınama müessesesi) hükmedilmesini de isteyebiliriz. Eğer bu içerikler yüzünden ruhsal bir çöküntü yaşadıysanız, failin kusurunu ispatlayarak manevi tazminat davası yoluyla adalete uygun bir bedel de talep edilebilir.
Şirketimin adını başka biri internet sitesi yapmış, ne yapmalıyım? expand_more
Bireylerin veya kurumların tanınmış isimlerinin rızaları dışında üçüncü kişilerce tescil edilip kullanılması, alan ismi gaspı olarak nitelendirilir ve kişilik hakkına doğrudan bir saldırı oluşturur. Bu haksız durum sebebiyle ticari itibarınızın zedelenmesi neticesinde ortaya çıkan ekonomik zararlarınızı, maddi tazminat davası yoluyla yasal mercilerden talep edebilirsiniz. Bunun yanı sıra, saldırganın bu izinsiz kullanım üzerinden elde ettiği haksız kazançlar var ise, gerçek olmayan vekaletsiz iş görme talebiyle bu kazancın doğrudan size iadesini isteme hakkımız da mevcuttur. İnternetin sınır tanımaz yapısı bu tür tecavüzlerin yıkıcılığını artırdığından, ticari menfaatlerinizi korumak adına vakit kaybetmeden yasal süreçleri başlatmamız büyük önem taşır.
İnternetteki hakaretler yüzünden psikolojim bozuldu, para isteyebilir miyim? expand_more
İnternet yoluyla kişilik haklarına yapılan saldırılarda, mağdurun manevi dünyasında oluşan eksilmelerin giderilmesi amacıyla mahkemeler nezdinde manevi tazminat davası açılabilmektedir. Şeref veya özel yaşamı ihlal edilen kişinin yaşadığı ruhsal çöküntünün tesellisi için hakim tarafından belirlenecek adalete uygun bir maddi bedelin tarafınıza ödenmesi mümkündür. Ancak hukuk sistemimizde bu tür taleplerin geçerli olabilmesi ve kabul görmesi için, sanal ortamda saldırıda bulunan failin hukuken kusurlu olduğunun ispatlanması titizlikle aranan bir şarttır. Bu doğrultuda Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu hükümleri işletilerek, maruz kaldığınız ağır tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması sağlanacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir