Anasayfa/ Makale/ Dijital Ayak İzi ve Çocuğun Unutulma Hakkı

Dijital Ayak İzi ve Çocuğun Unutulma Hakkı

Bu makale, çocukların medya ve reklam endüstrisinde yer almasıyla oluşan dijital ayak izlerinin kalıcılığını ve bu durumun unutulma hakkı çerçevesindeki hukuki boyutlarını incelemektedir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca çocuğun gelecekte verilerini sildirme hakkı hukuki bir temele dayandırılmaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde medyanın ve reklamcılık sektörünün hızla dijitalleşmesi, hukuki anlamda yepyeni tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Özellikle çocuk oyuncuların reklam filmlerinde yer almasıyla başlayan süreçte, çocuklara ait kişisel verilerin dijital platformlara yüklenmesi kalıcı bir dijital ayak izi yaratmaktadır. Hukuki perspektiften bakıldığında, dijital ortama bir kez yüklenen verilerin kalıcı hale gelmesi, çocuğun gelecekteki yaşamı üzerinde öngörülemeyen sonuçlar doğurma potansiyeline sahiptir. Henüz hukuki işlem ehliyetine ve karar verme yetisine tam olarak sahip olmayan çocukların, ebeveynleri veya ajanslar aracılığıyla kamuya açık medya ortamına sunulması, ileride kişilik haklarının ihlali tehlikesini ortaya çıkarmaktadır. Hukuk sistemimiz ve evrensel hukuk ilkeleri, rızası dışında verileri işlenen veya sonradan bu rızayı geri çekmek isteyen bireylere unutulma hakkı tanımaktadır. Bu makalede, bir KVKK ve bilişim hukuku uzmanı perspektifiyle, çocukların dijital geçmişlerinin hukuki niteliği ve bu verilerin silinmesini talep etme hakları güncel mevzuat ışığında değerlendirilecektir.

Dijital Ayak İzinin Kalıcılığı ve Hukuki Boyutu

Medya içeriklerinde, özellikle reklam projelerinde oyuncu olarak yer alan çocuklara ait verilerin dijital mecralarda yayınlanması, çocuğun özgür iradesi dışında oluşan bir dijital ayak izi meydana getirmektedir. Medya ortamında hiçbir zaman tamamen kaybolmayacak olan bu veriler, ilerleyen yaşlarda çocuğun kendi bedensel sınırlarını ve özel yaşamını yeniden değerlendirdiği dönemlerde rahatsızlık duymasına sebep olabilmektedir. Doğru karar verme bilişsel düzeyine erişene kadar çocukların dijital ayak izine yönelik tasarrufların özenle yapılması gerekmekte, internetin yarattığı kalıcılık daima göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuğun geçerli rızası bizzat alınmadan reklam ve benzeri medya araçları ile dijital mecralara aktarılan kimlik veya özel yaşam verileri, aslında kişilik haklarına doğrudan bir müdahale anlamı taşımaktadır. Zira dijital izlerin sonsuza dek kalıcı olması riski, çocuğun geleceğini özgürce inşa etmesini hukuken zorlaştırmaktadır. Bu noktada hukuki düzenlemeler, her zaman çocuğun yüksek yararını temel alarak, bireyin yetişkinlikte geçmiş dijital yüklerinden kurtulmasına olanak sağlayan hukuki yolları ve yasal zemini açık tutmaktadır.

Çocuğun Unutulma Hakkı ve Mevzuattaki Dayanakları

Unutulma hakkı, bireyin geçmişte dijital ortama aktarılmış olan kişisel verilerinin, zamanın geçmesiyle birlikte artık erişilebilir olmamasını talep etme hakkı olarak tanımlanmaktadır. Reklamların oyuncu çocukları ticari çıkarlara alet etmesi ve unutulma hakkını elinden alması, açık bir çocuk hakları ihlalidir. Ancak mevcut hukuki zeminimiz, bu ihlalin önüne geçmek için güçlü koruma kalkanları barındırmaktadır. Ülkemizdeki yasal mevzuat değerlendirildiğinde; Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bir arada incelendiğinde çocukların yasal olarak bu haklarının güçlü bir şekilde korunduğu görülmektedir. Bu kanunlar çerçevesinde, çocukların kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda, geçmişte yapılmış ihlaller için dahi geçmişe dönük hukuki talepler öne sürülebilmektedir. Kişisel verilerin korunması mevzuatı, verilerin yasal şartlar ortadan kalktığında imha edilmesini öngörmektedir. Dolayısıyla, çocuğun büyüdüğünde bu içeriklerin varlığından rahatsız olması durumunda verilerin silinmesini talep etme hakkı yasal olarak her zaman saklı tutulmaktadır.

Emsal Kararlar ve Çocuğun Hukuki Talepleri

Dünya genelindeki hukuki uygulamalar ve mahkeme içtihatları incelendiğinde, çocukların dijital dünyadaki varlıklarına dair nihai kararların bizzat kendi iradelerine bırakılması gerektiği yönünde güçlü emsal kararlar mevcuttur. Özellikle uluslararası alanda çocukların, ebeveynleri tarafından paylaşılan içeriklerin kaldırılması için açtıkları davalar bu konunun ciddiyetini kanıtlamaktadır. Hukuk dünyasında sıkça karşılaşılan bu duruma dair temel gelişmeler şu şekilde sıralanabilir:

  • 2016 yılında İngiltere'de bir çocuk, kendi rızası dışında paylaşılan çocukluk içeriklerinin silinmesi amacıyla ailesine karşı açtığı davayı kazanmıştır.
  • 2018 yılında İtalya'da benzer bir davada çocuğun talebi mahkemece haklı bulunmuş ve ebeveynlerin söz konusu içerikleri silmesine hükmedilmiştir.
  • İlgili emsal kararlarda, çocukların belirli bir yaşa gelmeden kendi görüntülerinin dijital ortamlarda yayınlanmasına hukuken geçerli bir rıza gösteremeyecekleri açıkça ifade edilmiştir.

KVKK Çerçevesinde Maddi ve Manevi Tazminat Hakları

Çocukluk döneminde medya aracılığıyla dijital izi oluşan bireylerin hukuki hakları sadece verilerin silinmesi eylemiyle sınırlı kalmamaktadır. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve genel hukuk kuralları bağlamında, bireylerin kendi iradeleri dışında yayılan, unutulma hakkını zedeleyen ve kişilik haklarına zarar veren dijital içerikler nedeniyle tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu uyarınca, hukuka aykırı şekilde işlenen veya silinmesi reddedilen kişisel veriler sebebiyle uğranılan zararların giderilmesi yasal ve anayasal bir haktır. Birey, çocukluk dönemindeki bir reklam veya paylaşımdan dolayı yetişkinliğinde itibarının zedelendiğini veya psikolojik zarar gördüğünü kanıtlarsa, ilgili kişi veya kurumlara karşı geçmişe dönük olarak maddi ve manevi tazminat davası açma hakkını haizdir. Bu durum, veri sorumlusu olarak kabul edilen medya üreticileri, reklam ajansları ve hatta ebeveynlere hukuki anlamda ciddi yasal yükümlülükler getirmektedir.

Çocukken oynadığım reklam videoları internette duruyor, bunları sildirebilir miyim? expand_more
Evet, kesinlikle sildirebilirsiniz. Hukuk sistemimizde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde bireylere geçmişte dijital ortama aktarılmış verileri için "unutulma hakkı" tanınmaktadır. Çocukluğunuzda sizin geçerli rızanız bizzat alınmadan dijital mecralara aktarılan bu görüntüler, yetişkinlikte kişilik haklarınıza doğrudan bir müdahale oluşturmaktadır. Veri işleme şartları ortadan kalktığında, kanunlarımız bu içeriklerin kalıcı bir dijital ayak izi bırakmaması adına imha edilmesini ve silinmesini talep etme hakkınızı yasal olarak her zaman saklı tutmaktadır.
Ben küçükken ailem ajansla anlaşmış, yine de o fotoğrafları sildirme hakkım var mı? expand_more
Ailenizin veya ajansın geçmişte kendi aralarında bir sözleşme yapmış olması sizin unutulma hakkınızı asla ortadan kaldırmaz. Uluslararası alanda ve hukuk dünyasında görülen emsal kararlara göre, çocuklar belirli bir yaşa gelmeden dijital ortamlarda görüntülerinin yayınlanmasına hukuken geçerli bir rıza gösteremezler. Dolayısıyla, ebeveynler veya ajanslar aracılığıyla kamuya açılan bu veriler, büyüdüğünüzde rahatsızlık duymanız halinde hukuka aykırı hale gelir. Mahkemeler, çocukları ticari çıkarlara alet eden bu uygulamaları açık bir çocuk hakları ihlali olarak değerlendirerek verilerin silinmesine olanak tanımaktadır.
Eski reklam videom yüzünden psikolojim bozuldu, tazminat alabilir miyim? expand_more
Evet, hukuki yollara başvurarak ilgili kişi ve kurumlardan maddi ve manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır. Mevzuatımız bağlamında, çocukluk dönemindeki bir reklam veya paylaşım yüzünden yetişkinliğinizde itibarınızın zedelendiğini ya da psikolojik zarar gördüğünüzü kanıtlamanız halinde geçmişe dönük tazminat davaları açabilirsiniz. Bu süreçte, verilerinizi işleyen veya silmeyi reddeden medya üreticileri, reklam ajansları ve duruma göre ebeveynleriniz dahi veri sorumlusu kabul edilerek hukuken sorumlu tutulabilmektedir. Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve KVKK hükümleri uyarınca kendi iradeniz dışında oluşan bu zararların giderilmesi anayasal bir hakkınızdır.
Ailem çocukluk fotoğraflarımı internete koymuş, kaldırmaları için dava açabilir miyim? expand_more
İhtiyaç halinde, bu içeriklerin internetten kaldırılması için ebeveynlerinize karşı da hukuki yollara başvurabilirsiniz. Hukuk dünyasındaki güncel emsal kararlar, çocukların kendi rızaları dışında paylaşılan çocukluk içeriklerinin silinmesi için bizzat ailelerine karşı açtıkları davaları kazanabildiklerini açıkça göstermektedir. Örneğin, İngiltere ve İtalya'da yerel mahkemeler çocukların bu taleplerini haklı bularak, ebeveynlerin söz konusu içerikleri silmesine hükmetmiştir. Kişisel verilerinizin dijital bir ayak izi olarak internetin kalıcı ortamında yer alması kişilik haklarınızı ihlal ettiği için, yasal düzenlemelerimiz ebeveynlere de ciddi hukuki yükümlülükler getirmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir