Anasayfa/ Makale/ Deniz İş Hukukunda Mobbing: Kapsamı, Türleri ve İspat Yükü

Deniz İş Hukukunda Mobbing: Kapsamı, Türleri ve İspat Yükü

Denizcilik sektöründe sıkça karşılaşılan mobbing, gemi insanlarının fiziksel ve psikolojik sağlığını tehdit eden sistematik bir psikolojik taciz sürecidir. Bu makalede, deniz iş hukukunda mobbingin yasal kapsamı, hiyerarşik ve yatay türleri ile somut olayların belgelenmesi veya günlük tutulması yoluyla sağlanan ispat yükü incelenmektedir.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Denizcilik sektörü, izole çalışma koşulları ve uzun süreli seferler nedeniyle çalışanların yoğun strese maruz kaldığı spesifik bir alandır. Bu zorlu çalışma ortamında ortaya çıkan psikolojik taciz, yani mobbing, deniz iş hukuku kapsamında dikkatle ele alınması gereken sistematik bir ihlaldir. İş yerinde kısa süreli baskı veya sıradan anlaşmazlıklardan farklı olarak, mobbingin varlığından söz edebilmek için eylemlerin kasıtlı olarak yapılması, sistematik olarak tekrarlanması ve genellikle altı ile on ay gibi uzun bir süre devam etmesi gerekmektedir. Bir kişinin veya grubun, bir gemi insanını düzenli olarak taciz etmesi, sosyal olarak dışlaması veya onur kırıcı hareketlerde bulunması bu kapsamda değerlendirilir. Uluslararası alanda da bu durumun ciddiyeti kabul edilmiş ve denizcilik sektöründe yıldırma konusu, 2016 yılında Denizcilik Çalışma Sözleşmesi maddelerine eklenerek hukuki bir zemin kazanmıştır. Gemi adamlarının yasal haklarının korunması adına, eylemlerin duygusal saldırı boyutu hukuk uygulayıcıları tarafından hassasiyetle incelenmelidir.

Deniz İş Hukukunda Mobbingin Türleri

Hukuki uyuşmazlıklara konu olan yıldırma eylemleri, gemi içerisindeki hiyerarşik yapıya ve tarafların konumuna göre üç temel kategoride sınıflandırılmaktadır. Bunlardan ilki olan hiyerarşik yıldırma, dikey hiyerarşide üstlerden astlara veya astlardan üstlere doğru yöneltilen baskı eylemleridir. Uygulamada en sık karşılaşılan tür, yöneticilerin veya rütbeli personelin mesleki konumlarını ve güç dengesini kötüye kullanarak alt rütbedeki personeli sistematik olarak eleştirmesi ve aşağılamasıdır. İkinci tür olan yatay yıldırma, gemide aynı rütbeye veya statüye sahip eşit personeller arasında kıskançlık, rekabet veya rol belirsizlikleri nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle sınırlı yaşam alanlarına sahip gemilerde bu türün etkileri çok daha yıkıcı bir boyut kazanmaktadır. Üçüncü tür ise düzeyler arası yıldırma olup, farklı hiyerarşik kademelerdeki personelin bir araya gelerek belirli bir çalışana karşı iş birliği içinde psikolojik şiddet uygulamasıdır. Bu durum, örgüt kültürünün bir parçası gibi algılanabildiğinden hukuki tespit süreçlerinde uzman incelemesini zorlaştıran en karmaşık türdür.

Hukuki Süreçlerde İspat Yükü ve Belgelendirme

İş hukukunda ve özellikle deniz iş hukukunda mobbing iddialarının yargı mercileri önünde ispatlanması, davanın seyri açısından en kritik aşamayı oluşturur. Yıldırma eylemleri genellikle sinsi bir şekilde ilerlediğinden, alan uzmanları yasal düzenlemelerin yıldırmaya maruz kalanın lehine yorumlanması gerektiğini açıkça vurgulamaktadır. İspat sürecinde, mağdur konumundaki gemi insanının hukuka uygun somut deliller sunması ve yaşadığı olayları doğru şekilde belgelendirmesi beklenir. Bu noktada yargılamaya konu olabilecek eylemler genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:

  • Çalışanın fikirlerine önem verilmemesi ve haklarının kısıtlanması
  • Yeteneklerinin çok altında işler verilmesi veya görev iptalleri
  • Dinlenme saatlerinin ihlal edilerek mesai dışında rahatsız edilmesi
  • Dış görünüş, inanç veya düşüncelerle alay edilerek itibarın zedelenmesi

Açıkça ispatı zor olan, gizli psikolojik baskı içeren soyut olayların tespiti noktasında ise mağdurun tuttuğu ayrıntılı bir günlük hukuken geçerli bir ispat aracı kabul edilmektedir. Yaşananların tarih ve zaman belirtilerek sistematik olarak kayıt altına alınması, mağdurun mahkeme önündeki ispat yükünü eksiksiz şekilde yerine getirmesine olanak tanır.

Gemide sürekli bana takıyorlar ve dışlıyorlar, bu mobbing sayılır mı? expand_more
Deniz iş hukuku kapsamında bir durumun mobbing sayılabilmesi için eylemlerin kasıtlı ve sistematik olarak tekrarlanması gerekir. Kısa süreli anlaşmazlıklar veya anlık gerginlikler mobbing olarak değerlendirilemez; eylemlerin genellikle altı ile on ay gibi uzun bir süre devam etmiş olması şarttır. Eğer gemi içerisinde düzenli olarak taciz ediliyor, sosyal anlamda dışlanıyor veya onur kırıcı hareketlere maruz kalıyorsanız, bu durum yasal olarak mobbing kapsamına girer.
Kaptan veya üst rütbeliler beni sürekli aşağılıyor, hakkımı arayabilir miyim? expand_more
Yöneticilerin veya rütbeli personelin sahip oldukları güç dengesini kötüye kullanarak alt rütbedekileri eleştirmesi ve aşağılaması, hukukta "hiyerarşik yıldırma" olarak tanımlanmaktadır. Bu durum dikey hiyerarşide üstlerden astlara yöneltilen sistematik bir psikolojik şiddet türüdür ve açıkça hukuka aykırıdır. Denizcilik Çalışma Sözleşmesi ile yasal zemine kavuşturulan bu duygusal saldırılara karşı, failin rütbesi ne olursa olsun hukuki yollara başvurma hakkınız bulunmaktadır.
Gemide bana yapılan eziyeti nasıl ispatlayabilirim, kimse şahitlik yapmıyor? expand_more
Deniz iş hukukunda mobbing iddialarının yargı mercileri önünde ispatlanması davanın en kritik aşamasıdır ve mağdurun yaşadıklarını somut delillerle belgelendirmesi beklenir. Açıkça ispatı zor olan ve soyut olaylar üzerinden ilerleyen gizli psikolojik baskılarda, tuttuğunuz ayrıntılı bir günlük hukuken geçerli bir ispat aracı kabul edilmektedir. Size yeteneğinizin altında işler verilmesini, dinlenme saatlerinizin ihlal edilmesini veya alay edilmenizi tarih ve zaman belirterek düzenli olarak kayıt altına almanız, ispat yükünüzü eksiksiz şekilde yerine getirmenizi sağlayacaktır.
Aynı rütbede olduğum mesai arkadaşlarım beni kıskanıp mobbing yapabilir mi? expand_more
Evet, gemide aynı rütbeye veya eşit statüye sahip personeller arasında yaşanan dışlama ve baskı eylemleri hukukta "yatay yıldırma" olarak adlandırılır. Özellikle gemi gibi sınırlı yaşam alanlarında rekabet, kıskançlık veya rol belirsizlikleri nedeniyle ortaya çıkan bu eylemlerin yıkıcı etkileri çok daha yoğun olmaktadır. Hiyerarşik bir üstünüz olmasa dahi, eşitlerinizden gelen bu kasıtlı eylemler hukuki uyuşmazlıklara konu edilebilir ve tazminat süreçleri başlatılabilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir