Anasayfa/ Makale/ Çizelge ve Nöbetlerin Birer Mobbing Aracına Dönüşmesi

Çizelge ve Nöbetlerin Birer Mobbing Aracına Dönüşmesi

Eğitim kurumlarında okul yönetimleri tarafından hazırlanan haftalık ders çizelgeleri ve nöbet görevleri, zaman zaman öğretmenler üzerinde sistematik bir psikolojik baskı ve yıldırma aracı olarak kullanılabilmektedir. Bu durum, çalışma barışını bozan ve yetki istismarı teşkil eden idari bir eylem pratiği olarak karşımıza çıkmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Eğitim kurumlarında işveren vekili konumunda olan okul yöneticilerinin, personelin çalışma şartlarını belirleyen haftalık ders çizelgelerini ve nöbet görevlerini bir yönetim yetkisi olarak kullandığı bilinmektedir. Ancak bu yönetim yetkisi, bazı durumlarda amacından saptırılarak öğretmenler üzerinde sistematik bir psikolojik baskı unsuruna, yani hukuki tabiriyle mobbing eylemine dönüşebilmektedir. İlgili araştırmalar ve saha gözlemleri, idare ile anlaşmazlık yaşayan veya idarenin beklentilerine uymayan personelin, kasıtlı olarak dezavantajlı çalışma saatlerine ve zorlayıcı nöbet günlerine maruz bırakıldığını göstermektedir. Bu eylemler, öğretmeni usandırma, dışlama ve gözden düşürme amacı taşıyan sistematik ve düşmanca bir iletişim biçimidir. Yönetim hakkının kötüye kullanılması anlamına gelen bu uygulamalar, sadece etik bir ihlal değil, aynı zamanda idari soruşturmalara konu olabilecek nitelikte birer işyeri zorbalığıdır. Bu makalede, çalışma saatlerinin ve nöbetlerin birer yaptırım aracı olarak araçsallaştırılması, mobbing hukuku bağlamında incelenmektedir.

Yönetim Hakkının Kötüye Kullanımı Olarak Ders Çizelgeleri

Okul yöneticilerinin haftalık ders programlarını hazırlama yetkisi, kurumun eğitim ve öğretim hedeflerine uygun olarak kullanılmalıdır. Ne var ki pratikte bu yetkinin, idareye muhalif veya idareyle sorun yaşayan öğretmenleri cezalandırmak için sistematik bir yıldırma aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Araştırmalarda yer alan idareci ve öğretmen beyanları, hiçbir öğretmenin tercih etmeyeceği nitelikteki ağır ve parçalı ders programlarının kasıtlı olarak belirli kişilere verildiğini ortaya koymaktadır. Gün içinde dersler arasına uzun boşluklar konulması, zorunlu haller dışında dinlenme sürelerinin fiilen kısıtlanması ve öğretmenin mesaisinin yorucu bir şekilde haftanın tamamına yayılması, öğretmeni bezdirme amacı taşıyan açık bir psikolojik taciz yöntemidir. İdarenin bu tarz keyfi tasarrufları, öğretmenin çalışma koşullarını kasten ağırlaştırarak hukuka aykırı bir baskı ortamı yaratmaktadır.

Nöbet Görevlerinin Bir Tehdit Unsuru Olarak Araçsallaştırılması

Ders çizelgelerine entegre bir şekilde yürütülen nöbet görevleri, okul güvenliğini sağlama amacının ötesine geçerek açık bir tehdit ve baskı aracı halini alabilmektedir. Öğretmenlerin en az dersinin olduğu, dolayısıyla dinlenmeye en çok ihtiyaç duyduğu günlere kasıtlı olarak ağır nöbet görevlerinin yazılması, okul idareleri tarafından sıkça başvurulan bir mobbing pratiği olarak kayıtlara geçmektedir. Nitekim yöneticilerin bizzat kendi ifadelerinde dahi, nöbet ve çizelge dağılımının öğretmene gözdağı vermek amacıyla bir yaptırım aracına dönüştürülebildiği kabul edilmektedir. Bu bağlamda, idarecilerin yetkilerini personeli usandırmak amacıyla kullanması, objektif idare ilkelerinin ağır bir ihlalidir. Bu tür sistematik bezdiri eylemleri, idarenin takdir yetkisinin sınırlarını aştığı durumlar yaratmakta ve personelin mesleki saygınlığını doğrudan hedef almaktadır.

Çizelge ve Nöbet Üzerinden Uygulanan Mobbingin Temel Göstergeleri

Eğitim kurumlarında haftalık ders çizelgesi ve nöbet atamaları üzerinden yürütülen idari işlemlerin mobbing eylemi olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurların sistematik olarak tekrarlanması gerekmektedir. İdari denetimlerde bu eylemlerin varlığını ortaya koyan başlıca temel göstergeler şunlardır:

  • Öğretmenin ders saatleri arasına kasıtlı ve mantıksız şekilde uzun boşluklar eklenerek mesainin bütün gün okulda geçirilmeye zorlanması.
  • İdareyle sorun yaşayan öğretmene, emsallerinden farklı olarak ve hiçbir makul gerekçe gösterilmeden en zorlu sınıfların veya nöbet bölgelerinin ısrarla verilmesi.
  • Kişinin yasal ve belgelendirilebilir mazeretlerinin kasten göz ardı edilerek sürekli dezavantajlı çalışma saatleri dayatılması.
  • "Çizelgeyi eline vereyim de görsün" şeklindeki doğrudan cezalandırma kastı içeren sözlü tehditlerin fiiliyata dökülmesi.

Bu tür uygulamalar, çalışma barışını bozan ve idarenin sahip olduğu kamu gücünü çalışanı yıldırmak maksadıyla suistimal ettiğini ispatlayan son derece kritik idari tasarruflardır.

Müdürüm derslerimin arasına bilerek çok fazla boşluk koyuyor, bu mobbing sayılır mı? expand_more
Okul yöneticilerinin ders programlarını hazırlama yetkisi bulunsa da, bu yetkinin öğretmeni cezalandırmak için kullanılması hukuka aykırıdır. Dersler arasına uzun ve mantıksız boşluklar konularak mesainin yorucu bir şekilde tüm haftaya yayılması sistematik bir yıldırma aracıdır. Öğretmenin gün boyu okulda bekletilerek zorunlu haller dışında dinlenme sürelerinin kasten kısıtlanması, hukuki anlamda açık bir psikolojik taciz yani mobbing eylemi olarak değerlendirilmektedir. Bu eylemler, çalışma koşullarını kasten ağırlaştırarak hukuka aykırı bir baskı ortamı yaratmaktadır.
En zor nöbetleri ve en sorunlu sınıfları sürekli bana veriyorlar, ne yapabilirim? expand_more
Bir eğitim kurumunda hiçbir makul gerekçe gösterilmeden en zorlu sınıfların veya en ağır nöbet bölgelerinin ısrarla aynı kişiye verilmesi idari denetimlerde aranan temel mobbing göstergelerinden biridir. İdarenin nöbet görevlerini okul güvenliğini sağlamak yerine bir tehdit ve baskı aracı olarak kullanması, objektif idare ilkelerinin ağır bir ihlalidir. Özellikle dersinizin en az olduğu günlere kasten ağır nöbetlerin yazılması, personeli usandırma amacı taşıyan bir idari istismardır. Bu tür haksız tasarruflar karşısında, yönetimin takdir yetkisini kötüye kullandığı gerekçesiyle idari soruşturma başlatılmasını talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Okul idaresi "sana öyle bir program yaparım ki görürsün" diye tehdit ediyor, yasal mı? expand_more
Doğrudan cezalandırma kastı içeren bu tarz sözlü tehditlerin yapılması ve bunların ders çizelgeleri üzerinden fiiliyata dökülmesi kesinlikle yasal değildir. Yönetim hakkının bu şekilde kötüye kullanılması, sadece etik bir ihlal olmaktan çıkıp idari soruşturmalara konu olabilecek nitelikte açık bir işyeri zorbalığıdır. İdarenin sahip olduğu kamu gücünü çalışanını yıldırmak ve ona gözdağı vermek maksadıyla suistimal etmesi çalışma barışını bozan kasıtlı bir eylemdir. Bu baskıcı tutumlar personelin mesleki saygınlığını doğrudan hedef aldığından, idari ve hukuki yollara başvurarak korunma talep edebilirsiniz.
İdare mazeretlerimi dikkate almıyor, sürekli kötü günlere nöbet yazıyor, hakkım var mı? expand_more
Yasal ve belgelendirilebilir mazeretlerinizin idare tarafından kasten göz ardı edilmesi ve tarafınıza sürekli olarak dezavantajlı çalışma saatleri dayatılması hukuka aykırıdır. Bu durum, idarenin yönetim ve takdir yetkisini amacından saptırarak personel üzerinde sistematik bir psikolojik baskı unsuruna dönüştürdüğü anlamına gelir. Kurum yönetiminin öğretmeni dışlamak ve usandırmak için giriştiği bu bezdiri eylemleri, mobbing hukuku bağlamında incelenmektedir. Bu idari tasarruflar, idarenin kamu gücünü istismar ettiğini kanıtlayan ve çalışma barışını bozan çok kritik ispat araçlarıdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir