Anasayfa Makale Ceza Yargılamasında Elektronik Delillerin...

Makale

Ceza yargılamalarında kritik bir role sahip olan elektronik deliller, doğaları gereği son derece hassas ve değişime açıktır. Bu verilerin mahkemelerce hükme esas alınabilmesi için hukuka uygun yollarla elde edilmesi, bütünlüğünün korunması, tekrar edilebilir olması ve hakikiliğinin kriptografik yöntemlerle şüpheye yer bırakmadan ispatı şarttır.

Ceza Yargılamasında Elektronik Delillerin Hukuki Niteliği

Geleneksel suç tiplerinin siber dünyaya taşınması veya mevcut suçların bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmeye başlanması, ceza yargılamasında delil kavramını da köklü bir değişime uğratmıştır. Günümüzde uyuşmazlıkların çözümünde faile ulaşmayı sağlayan en önemli araçlardan biri elektronik deliller olarak karşımıza çıkmaktadır. Hukuki perspektiften bakıldığında, elektronik deliller klasik belge veya beyan delillerinden oldukça farklı, dinamik ve karmaşık bir yapı sergilemektedir. Özünde dijital ve analog verilerden oluşan bu deliller; fiziki olarak dokunulamayan, yalnızca elektronik sistemler vasıtasıyla erişilebilen ve uzmanlık gerektiren hassas ispat araçlarıdır. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmemesi adına, sanal ortamdaki bu izlerin yargılama makamlarının önüne getirilme süreci katı kurallara bağlanmıştır. Nitekim usulün esastan önce geldiği ceza yargılamasında, dijital verilerin salt varlığı yeterli olmamakta; bu verilerin hukuka uygun şekilde temin edilmesi ve yargılamanın her aşamasında güvenilirliklerini muhafaza etmeleri gerekmektedir.

Elektronik Delillerin Hukuki Niteliği ve Özellikleri

Elektronik deliller, ceza muhakemesi hukukunda tek başına bağımsız bir delil türü olmaktan ziyade, elde ediliş şekline ve olayı ispat gücüne göre değişkenlik gösteren karma nitelikte bir delil şekli olarak kabul edilmektedir. Bir bilişim sistemi içindeki verilerin örüntüsünün ortaya çıkarılması için analiz yapılıyorsa bu veri belirti delil sayılırken, doğrudan bir irade beyanını yansıtan ses veya görüntü kaydı belge delili niteliği taşıyabilmektedir. Teknik açıdan bakıldığında, bu deliller son derece gizli bir yapıya sahip olup, özel donanım ve yazılımlar kullanılmadan ortaya çıkarılmaları mümkün değildir. Ayrıca, manyetik alanlar, ortamdaki nem oranı ve hatta basit elektrostatik deşarjlar bile bu verilerin bozulmasına veya kalıcı olarak yok olmasına yol açabilir. Çok kolay kopyalanabilen, çoğaltılabilen ve silinebilen bu uçucu verilerin muhafazası, geleneksel delillere kıyasla çok daha yüksek bir teknik uzmanlık ve titizlik gerektirmektedir.

Mahkemelerde Kabul Edilebilirlik Şartları

Bir elektronik verinin ceza yargılamasında maddi gerçeğin ispatı için kullanılabilmesi ve mahkemece hükme esas alınabilmesi, belirli katı yasal şartların varlığına bağlıdır. Avrupa Konseyi Elektronik Delil Rehberi ve iç hukukumuzdaki düzenlemeler ışığında, öncelikli ve vazgeçilmez şart hukuka uygun elde edilme kuralıdır. Anayasamızın 38. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217. maddesi uyarınca, kanuna aykırı yöntemlerle toplanan hiçbir bulgu, ispat gücü ne kadar yüksek olursa olsun yargılamada kullanılamaz. Bunun yanı sıra, delilin laboratuvar incelemelerine ulaştırılana dek orijinalliğini ve gerçekliğini koruması gerekmektedir. Yani, elektronik delil, suçun işlendiği andaki hakikiliğini tartışmaya mahal vermeyecek biçimde mahkemeye sunulmalıdır. Diğer bir hayati koşul ise tekrar edilebilir olma şartıdır; elde edilen bulgular üzerinde farklı uzmanların, farklı yer ve zamanlarda aynı bilimsel yöntemleri kullanarak birebir aynı sonuçlara ulaşabilmesi elzemdir. Bu şartların eksikliği, delilin güvenilirliğini doğrudan sarsmaktadır.

Delil Bütünlüğünü ve Güvenilirliğini Sağlayan Teknik Yöntemler

Elektronik delillerin yukarıda anılan kabul edilebilirlik şartlarını, özellikle de değiştirilmezlik ve bütünlük unsurlarını karşıladığını hukuken ve fennen ispat etmek için özel kriptografik ve teknik yöntemlere başvurulur. Yargılama sürecinde sanık haklarını koruyan bu doğrulama mekanizmaları şunlardır:

  • Elektronik İmza: 5070 sayılı Kanun kapsamında, dijital verinin başkaları tarafından değiştirilmeden orijinal haliyle iletildiğini hukuken garanti altına alan, tarafların kimliğini doğrulayan ve elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğuran veri güvenlik aracıdır.
  • Hash Değeri: Bilişim medyasındaki verilerin sabit uzunlukta bir şifreleme algoritmasından geçirilerek oluşturulan eşsiz dijital parmak izidir. Dosyada tek bir bitin bile değişmesi halinde tüm hash değeri farklılaşacağından, delilin değiştirilmediğinin en kesin matematiksel ispatıdır.
  • Üst Veri Bilgisi: Dosyaların oluşturulma tarihi, boyutu, yazarı gibi veriye ait arka plan bilgileridir. Özellikle dışarıdan müdahaleye kapalı olan kapalı üst veriler, uyuşmazlığın çözümünde sanal eylemlerin aydınlatılmasını sağlar.
  • Zaman Damgası: Elektronik delilin üretildiği, değiştirildiği veya kaydedildiği anın kesin olarak doğrulanmasını sağlayan ve sistem saatlerindeki olası kaymaları bertaraf eden zaman mühürüdür.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: