Anasayfa Makale Bilişim Sistemlerinde Tedbirin İcrası ve Kanun...

Makale

Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca bilişim sistemlerinde uygulanan arama, kopyalama ve elkoyma tedbirlerinin icra aşamaları ile bu hukuka aykırı işlemlere karşı şüphelilerin başvurabileceği itiraz kanun yolları ve tazminat hakları, uzman bilişim hukuku perspektifiyle ve adil yargılanma ilkeleri çerçevesinde detaylı olarak incelenmektedir.

Bilişim Sistemlerinde Tedbirin İcrası ve Kanun Yolları

Bilişim suçlarının veya dijital unsur barındıran diğer ihlallerin aydınlatılmasında, yetkili makamlarca verilen kararların icrası hayati bir role sahiptir. Bir bilişim hukuku avukatı olarak belirtmek gerekir ki, maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla şüphelinin kullandığı bilgisayar ve kütüklerinde arama icra edilmesi, temel hak ve özgürlüklerin korunması açısından son derece hassas bir usul sürecidir. Bu süreçte, özellikle yargılanan kişilerin özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edilmemesi için icra aşamasının kanunun öngördüğü katı kurallara uygun olarak yürütülmesi şarttır. Tedbirin fiili olarak uygulanması kural olarak yerinde arama ve kopyalama işlemleriyle başlar; yalnızca kanunda sayılan istisnai zorunluluk halleri mevcutsa bilişim donanımlarına elkonulabilir. İcra memurlarının usule aykırı şekilde gerçekleştirdiği işlemler, elde edilen tüm kanıtların dosyada hukuka aykırı delil niteliği taşımasına neden olmaktadır. İcra aşamasındaki bu tarz usuli ihlallere ve ölçüsüzlüklere karşı şüphelilerin kanun yollarına başvurma ve devletten tazminat talep etme hakları ise hukuk sistemimiz tarafından açıkça güvence altına alınmıştır.

Tedbirin İcrasında Arama ve Kopyalama İşlemleri

Bilişim sistemleri üzerinde koruma tedbirinin hukuka uygun biçimde icra edilebilmesi için yetkili makamlarca verilmiş arama kararının fiilen uygulanması esnasında titiz davranılması şarttır. İcra sırasında, sistemde yer alan tüm dosyaların özel hayatın gizliliğini ihlal edecek şekilde rastgele açılarak incelenmesi yasalara aykırıdır; bunun yerine arama kararında belirtilen sınırlar çerçevesinde filtreleme yapılarak sadece somut suçla bağlantılı verilere odaklanılmalıdır. İcra memurları tarafından tespit edilen verilerin kopyalanması kural olarak cihazın bulunduğu mahalde kesintiye uğramadan yapılmalıdır. Sistemden çıkarılan kopyalardan biri, şeffaflığın ve savunma hakkının tesis edilmesi amacıyla hiçbir talep beklenmeksizin derhal şüpheliye veya müdafiine teslim edilmeli ve bu fiili durum muhakkak tutanak altına alınarak taraflarca imzalanmalıdır. Bu katı usuli kurallara riayet edilmeden, sırf verileri ele geçirmek maksadıyla işlemlerin yapılması, kanıtların doğrudan doğruya mahkemede hukuka aykırı delil olarak reddedilmesine yol açabilecektir.

Tedbir Sırasında Hazır Bulunacak Kişiler ve İstisnai Elkoyma

İcra esnasında şüphelinin adil yargılanma haklarının korunması amacıyla, arama mahallinde kanunun emrettiği belirli kişilerin hazır bulundurulması asli bir usul kuralıdır. İlgili usul kuralları uyarınca, bilişim sisteminin sahibi veya zilyedinin, şayet kendisi bizzat bulunamıyorsa temsilcisi, komşusu veya ihtiyar heyetinden bağımsız kişilerin aramaya fiilen refakat etmesi sağlanmalıdır. Hukuki güvencenin en önemli ayağı olarak, şüphelinin avukatının aramada hazır bulunmasına hiçbir şekilde engel olunamaz. Hukuk uygulamalarımızda bilişim araçlarına doğrudan elkonulması kati kural olarak yasaklanmış olmakla birlikte; cihaz şifrenin çözülememesi, gizlenmiş dosyalara erişilememesi veya verilerin devasa boyutu sebebiyle işlemin uzun sürecek olması gibi tamamen istisnai zorunluluk hallerinde donanımlara mecburen geçici olarak elkonulabilir. Ancak bu ihtimalde dahi kolluk kuvvetleri ilgili cihazı dışarıdan müdahaleyi kesinlikle önleyecek şekilde usulünce mühürlemeli ve ileriki aşamalardaki mühür açma işlemleri de mutlaka şüphelinin veya müdafiinin huzurunda şeffafça gerçekleştirilmelidir.

Tesadüfen Elde Edilen Delillerin Akıbeti

Bilişim sistemlerinde kanuna uygun icra edilen arama faaliyeti sırasında uygulamada en sık rastlanan hukuki ihtilaflardan biri de tesadüfen karşılaşılan verilerin durumudur. Verilen yasal bir arama kararı çerçevesinde sınırları çizilmiş inceleme yapılırken, soruşturma konusu suçla doğrudan hiçbir bağlantısı olmayan fakat yepyeni ve bağımsız bir suçun işlendiğine dair kuvvetli izlenim uyandıran verilere rastlanması durumunda tesadüfen elde edilen delil kuralları devreye girmektedir. Bu kritik aşamada, işlemi bizzat yürüten memurların inisiyatif kullanarak mevcut aramayı derhal durdurması ve ortaya çıkan bu yeni hukuki durumu vakit kaybetmeksizin soruşturma savcısına bildirmesi emredici bir yükümlülüktür. Uygulayıcıların, ellerindeki mevcut kararın yasal sınırlarının tamamen dışına çıkarak sistemi adeta bir keşif alanına çevirmesi ve keyfi yollarla elde ettikleri verileri dosyaya sunmaya çalışmaları özel hayatın gizliliğinin ihlali anlamına gelecektir.

Tedbir Kararlarına Karşı Kanun Yolu ve Tazminat Hakları

Bilişim sistemleri üzerinde uygulanan kararlara karşı yargılanan kişilerin hukuki denetim mekanizmalarını sonuna kadar işletme hakkı bulunmaktadır. Kanunda salt bu tedbire özgü bağımsız bir itiraz kurumu ayrıca vücut bulmamış olsa da, ceza usulünün genel kuralları çerçevesinde, Sulh Ceza Hakimliğinin verdiği kararlara veya Cumhuriyet Savcısının verdiği kararları izleyen onay süreçlerine karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir. Koruma önlemlerinin baskın doğası gereği bu yargı kararları şüphelilere önceden tebliğ edilmediğinden, yasal itiraz süresi fiili uygulamanın gerçekleştiği ve tedbirin kişi tarafından fiilen öğrenildiği an itibarıyla hızla işlemeye başlamaktadır. Tedbirin yasal çerçevenin dışında, örneğin kopya verilmeden usulsüzce ifa edilmesi, elde edilen kanıtları şüphesiz olarak hukuka aykırı delil statüsüne sokacaktır. İcra aşamasında hakkı ihlal edilen şüphelilerin, maruz kaldıkları ağır ihlaller sebebiyle devlet otoritesinden doğrudan doğruya hukuki tazminat talep etme hakkı da usul yasamız tarafından sıkı bir şekilde güvence altına alınmıştır.

Koruma tedbirlerinin icrası sırasında yapılan hukuka aykırı fiili uygulamalar neticesinde tazminat talep edilebilecek başlıca ihlal durumları şunlardır:

  • Arama ve cihaz kopyalama işlemlerinin yasanın emrettiği usul kurallarına tamamen aykırı ve ölçüsüz bir pratikle icra edilmesi.
  • Kanuni ön koşullar ve istisnai durumlar tam manasıyla oluşmadığı halde bireyin bilişim sistemlerine veya kişisel dijital arşivine haksız yere elkonulması.
  • Cihazlardaki şifre çözümü ve kopyalama işlemleri tamamlanmasına rağmen, mülkiyet hakkını kısıtlayacak biçimde cihazların yasal süreler aşılarak zamanında iade edilmemesi.
  • Hukuka aykırı ve keyfi icra işlemleri neticesinde vatandaşların şahsi yaşamlarında, onurlarında veya ticari faaliyetlerinde telafisi güç maddi ve manevi zararların ortaya çıkması.
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: