Anasayfa Makale Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma: İcra,...

Makale

Bilişim sistemlerinde uygulanan arama, kopyalama ve elkoyma tedbirlerinin icra süreci, bu kararlara karşı başvurulabilecek itiraz kanun yolları ve tedbirin hukuka aykırı veya ölçüsüz uygulanması neticesinde doğan zararların tazmini süreçleri, güncel ceza muhakemesi hukuku ve yargı içtihatları çerçevesinde hukuki boyutuyla incelenmektedir.

Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma: İcra, İtiraz ve Tazminat

Ceza muhakemesi sürecinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla uygulanan koruma tedbirleri, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine doğrudan müdahale niteliği taşır. Özellikle CMK madde 134 kapsamında düzenlenen bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbiri, dijital verilerin hassas yapısı sebebiyle icrası esnasında sıkı şekil şartlarına tabidir. Tedbirin uygulanma sürecinde orantılılık ve ikincillik ilkeleri gözetilerek hareket edilmesi, şüpheli haklarının ihlal edilmesini önleyen en temel güvencedir. Ancak uygulamada kolluk kuvvetlerinin teknik ve personel yetersizlikleri veya işlemlerin uzun süreceği gerekçesiyle doğrudan elkoyma tedbirine başvurması gibi hukuka aykırı pratiklerle karşılaşılabilmektedir. Bu tür durumlar, bireylerin telafisi güç zararlara uğramasına neden olmakta, dolayısıyla söz konusu kararlara karşı itiraz kanun yolları ve haksız müdahaleler neticesinde doğan zararların giderilmesi için tazminat davaları büyük bir hukuki önem arz etmektedir. Bu makalede, alanında uzman bir bilişim hukuku perspektifiyle, söz konusu tedbirin icra adımları, itiraz yolları ve tazminat mekanizmaları detaylı bir biçimde ele alınacaktır.

Bilişim Sistemlerinde Tedbirin İcrası ve Kopyalama

Bilişim sistemleri üzerinde gerçekleştirilecek arama ve kopyalama işlemleri, kural olarak cihazın bulunduğu mahalde ve uzman adli kolluk personeli tarafından yapılmalıdır. Arama işleminin konut veya işyeri gibi alanlarda icra edilmesi durumunda, şayet Cumhuriyet savcısı hazır değilse, mutlaka arama tanığı bulundurulması yasal bir zorunluluktur. Cihazın açık veya kapalı olma durumuna göre, bilişim sisteminin canlı kopyası veya imajı alınmalı ve bu süreç esnasında dijital delil bütünlüğünü sağlamak adına mutlaka hash değeri hesaplaması yapılmalıdır. İmaj alma işleminin şüpheli veya müdafiinin gözetiminde gerçekleştirilmesi ve çıkarılan kopyanın bir örneğinin kendilerine verilmesi, adil yargılanma hakkı ve silahların eşitliği ilkesi bağlamında büyük önem taşır. Bu prosedürlerin eksik veya hatalı uygulanması, elde edilen dijital bulguların hukuka aykırı delil niteliğine bürünmesine ve yargılamada hükme esas alınamamasına yol açacaktır.

İstisnai Bir Yol Olarak Elkoyma Tedbirinin Uygulanması

Kural olarak arama ve kopyalama işlemleriyle yetinilmesi gerekirken, elkoyma tedbiri kanun koyucu tarafından yalnızca belirli istisnai hallerde başvurulabilecek son çare olarak düzenlenmiştir. CMK madde 134/2 uyarınca cihaza elkonulabilmesi için aşağıdaki koşullardan birinin gerçekleşmesi şarttır:

  • Bilgisayar veya kütüklerindeki şifrenin çözülememesinden dolayı sisteme girilememesi.
  • Sistem içerisinde yer alan gizlenmiş bilgilere olay yerinde ulaşılamaması.
  • Teknik imkânsızlıklar veya veri hacmi sebebiyle olay yerindeki işlemin uzun sürecek olması.

Bu hallerin varlığı durumunda, cihaz laboratuvar ortamında incelenmek üzere adliye eli altına alınır. Ancak şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması akabinde, elkonulan cihazların gecikmeksizin şüpheliye iade edilmesi yasal bir mecburiyettir. Uygulamada, işlemin uzun süreceği gerekçesinin soyut ve sübjektif bir biçimde, kolluk kuvvetlerinin iş yükünü hafifletmek maksadıyla kötüye kullanıldığı sıklıkla görülmektedir. Bu tür ölçüsüz müdahaleler, mülkiyet hakkı ve özel hayatın gizliliğini ciddi şekilde zedelemektedir.

Tedbir Kararına Karşı Başvurulabilecek İtiraz Yolları

Bilişim sistemlerinde arama ve elkoyma tedbirine kural olarak sulh ceza hâkimi karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile işlem yapılabilir; ancak bu kararın yirmi dört saat içerisinde hâkim onayına sunulması ve hâkimin de yirmi dört saat içinde kararını açıklaması şarttır. Onaylanmayan veya süresinde sunulmayan işlemler geçersiz sayılarak elde edilen veriler derhal imha edilir. Hâkim tarafından verilen kararlara veya savcı kararına yönelik hâkimin verdiği onay ya da red kararlarına karşı itiraz kanun yoluna gidilebilmesi mümkündür. İlgili kişi, koruma tedbirinin icra edilip kendisine uygulandığını öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde itiraz hakkını kullanabilir. Yapılan itiraz kural olarak tedbirin icrasını durdurmaz, ancak itirazı inceleyen merci inceleme süresince telafisi güç zararları engellemek amacıyla uygulamanın geri bırakılmasına karar verebilir. Kovuşturma aşamasında mahkemece verilen bu yöndeki ara kararlara karşı ise kural olarak hükümle birlikte istinaf veya temyiz kanun yolları aşamasında itiraz edilebilir.

Hukuka Aykırı ve Ölçüsüz Tedbirlerde Tazminat Hakkı

Bilgisayarlarda arama ve elkoyma tedbirinin kanuna aykırı, keyfi veya orantısız icra edilmesi durumunda mağdur olan bireylerin tazminat talep etme hakkı doğar. CMK madde 141 ve devamı hükümlerine göre, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen veya malvarlığına koşulları oluşmadığı halde elkonulan kişiler, uğradıkları maddi ve manevi zararların tazminini devletten isteyebilirler. Özellikle kararda belirtilen sınırların aşılarak alakasız cihazların incelenmesi, kişisel verilerin ifşa edilmesi veya elkonulan cihazın kopyalama işlemleri bittiği halde zamanında iade edilmemesi hallerinde bu yola başvurulur. Zarar gören kişi, karar veya hükmün kesinleştiğini öğrendiği tarihten itibaren üç ay içinde, ve her halükarda kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ikamet ettiği yer ağır ceza mahkemesine başvurarak tazminat davası açmalıdır. Bu davalarda, tedbirin salt hukuka aykırılığı değil, aynı zamanda icra ediliş biçimindeki ölçüsüzlük ve orantısızlık ana dayanak noktası yapılarak ihlaller giderilmeye çalışılır.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: