Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 5. Dairesi 2020/650 E. 2022/9433 K.

Danıştay Danıştay 5. Dairesi 2020/650 E. 2022/9433 K.

Bu karar, yargı mensuplarının ifade özgürlüğünün sınırları ile mesleki etik kuralları arasındaki hassas dengeyi hukuki bir zemine oturtmaktadır. Hâkim ve savcıların, özellikle sosyal medya veya mesleki platformlarda yaptıkları paylaşımların, yargının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerini zedelememesi gerektiği son derece açık bir şekilde vurgulanmaktadır. Karar, yargı mensuplarının meslek onurunu ve kamuoyunun yargıya olan güvenini sarsacak nitelikteki haksız eylemlerinin, doğrudan meslekten çıkarma yaptırımı ile sonuçlanabileceğini göstermesi bakımından büyük bir hukuki anlama ve öneme sahiptir.
search

Danıştay
Danıştay 5. Dairesi 2020/650 E. 2022/9433 K.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 5. Dairesi
Esas No 2020/650
Karar No 2022/9433
Karar Tarihi 29.11.2022
Karar Sonucu Ret
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Yargı mensubu tarafsız ve bağımsız olmalıdır.
Yargının saygınlığını zedeleyen paylaşımlar disiplin suçudur.
Mesleğin onurunu bozan fiiller yaptırıma tabidir.
Sosyal medyada hedef göstermek meslek kurallarına aykırıdır.

Bu karar, yargı mensuplarının ifade özgürlüğünün sınırları ile mesleki etik kuralları arasındaki hassas dengeyi hukuki bir zemine oturtmaktadır. Hâkim ve savcıların, özellikle sosyal medya veya mesleki platformlarda yaptıkları paylaşımların, yargının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerini zedelememesi gerektiği son derece açık bir şekilde vurgulanmaktadır. Karar, yargı mensuplarının meslek onurunu ve kamuoyunun yargıya olan güvenini sarsacak nitelikteki haksız eylemlerinin, doğrudan meslekten çıkarma yaptırımı ile sonuçlanabileceğini göstermesi bakımından büyük bir hukuki anlama ve öneme sahiptir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar, hâkim ve savcıların ifade özgürlüklerini kullanırken sıradan vatandaşlara kıyasla daha ağır kişisel sınırlamalara tabi olduklarını kesin biçimde teyit etmektedir. Sosyal medya platformlarında, meslektaşları veya diğer idari yargı mercilerini hedef gösteren, siyasallaşmış veya şiddete teşvik edici nitelikteki haksız söylemlerin demokratik bir toplumdaki eleştiri hakkı sınırlarını aştığı kabul edilmiştir. Uygulamada bu içtihat, yargı kurumlarının itibarını korumakla yükümlü olan Hâkimler ve Savcılar Kurulunun disiplin yetkisini kullanırken evrensel yargı etiği ilkelerine dayanmasının hukuka ne derece uygun olduğunu net bir şekilde pekiştirmektedir. Dolayısıyla, meslek kurallarına aykırı davranışların disiplin hukuku açısından en ağır müeyyide olan meslekten çıkarma ile cezalandırılabileceğine dair güçlü ve bağlayıcı bir emsal oluşturmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, Sivas Cumhuriyet Savcısı iken Uşak Hâkimi olduğu dönemdeki eylemleri nedeniyle meslekten çıkarılan davacı ile Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) arasındadır. Davacı, hâkim olarak görev yaptığı dönemde "adalet.org" isimli sosyal paylaşım sitesinde çeşitli tarihlerde yargı kurumlarını, bazı meslektaşlarını ve siyasileri hedef alan, eleştiri sınırlarını aşan yazılar yazmıştır. Bu paylaşımları nedeniyle HSK tarafından hakkında disiplin soruşturması açılmış ve mesleğin şeref, onur ve saygınlığını bozduğu gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası verilmiştir. Davacı, düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini, paylaşımlarının suç teşkil etmediğini iddia ederek bu cezanın iptal edilmesini talep etmiştir. Ayrıca, meslekten çıkarma kararı nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini isteyerek HSK'ya karşı iptal ve tam yargı davası açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan hukuki kuralların başında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu gelmektedir. Anayasa'nın 139. maddesi, hâkim ve savcıların azlolunamayacağını düzenlerken, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan hüküm giymiş olanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkındaki istisnaları saklı tutmuştur.

Disiplin yaptırımlarının temelini oluşturan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m.69, meslekten çıkarma cezasını düzenlemektedir. Bu maddenin son fıkrasına göre, disiplin cezasını gerektiren fiil suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezası verilebileceği açıkça hüküm altına alınmıştır.

Ayrıca, yargı mensuplarının tarafsızlığı ve bağımsızlığı evrensel etik kurallarla güvence altına alınmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından da benimsenen Bangalor Yargı Etiği İlkeleri gereğince, hâkimler yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmek zorundadır. Bu ilkelere göre hâkimler, mahkeme içinde ve dışında halkın yargıya olan güvenini sarsacak davranışlardan kaçınmalı, sıradan vatandaşlara göre daha ağır kişisel sınırlamalara tabi olmayı kendi iradeleriyle kabul etmelidirler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da vurgulandığı üzere, yargı mensuplarından devlete ve demokratik anayasal düzene sadakat göstermeleri beklenmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 5. Dairesi tarafından yapılan incelemede, davacının "adalet.org" isimli sosyal paylaşım sitesinde 2013 ile 2016 yılları arasında birden çok kez paylaşım yaptığı tespit edilmiştir. İncelemeye konu edilen paylaşımlarda davacının, Uşak Adalet Komisyonu Başkanını, dönemin Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyelerini, Yargıda Birlik Derneği üyelerini, çeşitli siyasileri ve diğer yargıçları doğrudan veya dolaylı olarak hedef gösterdiği görülmüştür. Bu yazıların içeriklerinde yer alan ifadelerin, olağan bir eleştiri hakkının sınırlarını aştığı, demokratik toplum düzeninin gereklilikleriyle bağdaşmadığı ve mesleki tarafsızlığı zedeleyecek nitelikte olduğu saptanmıştır.

Mahkeme, davacının bir kamu görevlisi ve yargı mensubu olarak uyması gereken etik kuralları ihlal ettiğine, bu davranışlarının yargı organının toplum nezdindeki saygınlığına, güvenilirliğine ve tarafsızlık algısına ağır zararlar verdiğine kanaat getirmiştir. Davacının eylemleri, sadece kendi kişisel onurunu değil, genel olarak adalet teşkilatının kamuoyundaki itibarını da sarsıcı nitelikte bulunmuştur. Ayrıca dosyada yer alan bilgilere göre, davacı hakkında daha sonrasında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan ceza davası açıldığı ve ağır ceza mahkemesi tarafından hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği de kararda vurgulanan hususlar arasında yer almıştır.

Yargı mensupları, ifade hürriyetini kullanırken yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürecek tutumlardan kaçınmakla yükümlüdürler. Somut olayda davacının, ifa ettiği görevin gerektirdiği özen, sadakat ve güven ilişkisine tamamen aykırı davrandığı, sarf ettiği sözlerin mesleğin şeref ve onurunu bozacak ağırlıkta olduğu net bir biçimde ortaya konmuştur. Bu nedenle davalı idare tarafından uygulanan disiplin yaptırımında mevzuata ve hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığı tespit edilmiştir. Disiplin işlemi hukuka uygun bulunduğundan, davacının bu işlem nedeniyle mahrum kaldığını iddia ettiği parasal ve özlük haklarının iadesi taleplerinin de hukuki dayanağının kalmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 5. Dairesi, dava konusu meslekten çıkarma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Hakim veya savcı sosyal medyada eleştiri yaparsa meslekten atılır mı? expand_more
Bir idare hukuku uzmanı olarak belirtmeliyim ki, yargı mensuplarının sosyal medyada yapacakları paylaşımların sınırları oldukça hassastır. İncelenen Danıştay kararına göre, hâkim ve savcıların internet ortamında meslektaşlarını, yargı kurumlarını veya siyasileri hedef alan ve eleştiri sınırlarını aşan paylaşımlar yapması mesleki disiplin yaptırımına tabidir. Bu tür eylemler yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını zedeleyici nitelikte kabul edildiğinden, mesleğin şeref ve saygınlığını bozduğu gerekçesiyle en ağır yaptırım olan meslekten çıkarma cezası ile sonuçlanabilmektedir. Yüksek mahkeme, bu tür haksız ve siyasallaşmış söylemlerin demokratik bir toplumdaki eleştiri hakkı sınırlarını aştığını kesin bir biçimde teyit etmiştir.
Yaptığım paylaşım suç olmasa bile meslekten ihraç edilebilir miyim? expand_more
Evet, hukuken eyleminizin ceza kanunları kapsamında suç teşkil etmemesi veya bir mahkûmiyet gerektirmemesi, disiplin cezası almanıza kesinlikle engel değildir. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi gereğince, disiplin cezasını gerektiren fiil suç niteliği taşımasa bile, eylem mesleğin şeref ve onurunu ya da memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak ağırlıkta görülürse meslekten çıkarma cezası verilebileceği açıkça kanunla hüküm altına alınmıştır. Mahkeme somut olayda, davacının sarf ettiği sözlerin mesleğin güvenilirliğine ağır zararlar verecek boyutta olduğuna karar vererek, uygulanan en ağır disiplin cezasının hukuka uygun olduğuna kanaat getirmiştir.
Hakimlerin ifade özgürlüğü sıradan vatandaşla aynı mıdır? expand_more
Hayır, yargı mensuplarının ifade özgürlüğünü kullanımı sıradan vatandaşlara kıyasla çok daha sıkı kişisel sınırlamalara tabidir. Evrensel bir standart olan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri gereğince, hâkimler mahkeme içinde ve dışında halkın yargıya olan güvenini sarsacak her türlü davranıştan kaçınmak zorundadırlar ve bu kısıtlamaları kendi iradeleriyle baştan kabul ederler. Danıştay içtihatlarına göre yargı mensupları, ifade hürriyetini kullanırken yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürecek tutumlardan uzak durmakla ve devlete sadakat göstermekle doğrudan yükümlüdür. Bu nedenle, kamuoyunun genel adalet teşkilatına duyduğu itibarı korumak amacıyla hâkim ve savcıların ifade özgürlüğüne getirilen sınırlar çok daha dar ve katı yorumlanmaktadır.
İhraç kararına dava açarsam mahrum kaldığım maaşlarımı alabilir miyim? expand_more
Eğer hakkınızda tesis edilen disiplin işlemi yargılamada hukuka aykırı bulunarak iptal edilirse, bu işlem nedeniyle mahrum kaldığınız parasal ve özlük haklarınızı yasal faiziyle birlikte talep etmeniz ve geri almanız mümkündür. Bunun için idari yargıda iptal davası ile birlikte tam yargı davasının açılması gerekmektedir. Ancak mevcut emsal kararda Danıştay, davacının meslek kurallarına aykırı eylemlerini hukuka aykırı bulmuş ve uygulanan meslekten çıkarma işlemini onamıştır. Disiplin işlemi Danıştay tarafından hukuka uygun bulunduğundan ötürü, davacının işlem sebebiyle mahrum kaldığını iddia ettiği parasal ve özlük haklarının iadesi taleplerinin hukuki dayanağı kalmamış ve idari yargı mercii tarafından reddedilmiştir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir