Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2023/76159 BN.

Karar Bülteni

AYM 2023/76159 BN.

Anayasa Mahkemesi | Şahin Ağrali | 2023/76159 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2023/76159
Karar Tarihi 16.04.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Terör örgütü tespiti öncesi eylemler cezalandırılamaz.
  • Suçta ve cezada kanunilik ilkesi mutlaktır.
  • Öngörülemeyen yargısal yorumlar ifade özgürlüğünü zedeler.
  • Ceza normlarının geriye dönük uygulaması yapılamaz.

Bu karar, terör örgütü propagandası suçlamalarında eylem tarihi ile yargısal kararların zamanlaması arasındaki kritik ilişkiyi netleştirmesi açısından büyük bir hukuki öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, bir yapının terör örgütü olduğuna dair kesinleşmiş yargı kararı bulunmadan veya bu durum toplum tarafından bilinir hâle gelmeden önce gerçekleştirilen eylemlerin geriye dönük olarak cezalandırılamayacağını açıkça vurgulamıştır. Hukuk devletinin en temel güvencelerinden biri olan suçta ve cezada kanunilik ilkesi, bireylerin hangi eylemlerin suç teşkil ettiğini önceden bilebilmelerini ve buna göre davranabilmelerini gerektirir. Mahkemenin bu yaklaşımı, ceza hukukunun temel prensiplerinin korunması adına güçlü bir mesaj vermektedir.

Benzer davalardaki emsal etkisi düşünüldüğünde, bu karar yargı mercilerinin terör suçlarına ilişkin değerlendirmelerinde zaman unsurunu çok daha dikkatli incelemelerini zorunlu kılmaktadır. Mahkemelerin, sanığın eylem tarihinde ilgili yapının terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olup olmadığını somut delillerle ve yeterli gerekçelerle ortaya koyması gerekmektedir. Aksi takdirde, ceza normlarının öngörülemez bir şekilde genişletici yoruma tabi tutulması, doğrudan ifade özgürlüğü ve kanunilik ilkesinin ihlaline yol açacaktır. Bu karar, alt derece mahkemeleri için keyfî suçlamaların önüne geçilmesinde ve temel hakların güvence altına alınmasında güçlü bir bariyer işlevi görecektir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Şahin Ağrali isimli başvurucu, 9 Mart 2015 tarihinde Mersin Üniversitesi yerleşkesinde gerçekleştirilen bir gösteride PYD/YPG'yi simgeleyen bez parçaları ve ölen örgüt mensuplarına ait posterleri astığı iddiasıyla gözaltına alınmıştır. Yapılan yargılama sonucunda başvurucu, terör örgütü propagandası yapmak suçundan iki yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Başvurucu, eyleme katıldığını kabul etse de pankart asan kişinin kendisi olmadığını savunmuştur. Ayrıca, eylemin gerçekleştirildiği tarihte PYD/YPG'nin terör örgütü olduğuna dair kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığını belirterek verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Cezanın istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmesi üzerine başvurucu, ifade özgürlüğünün ve suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Anayasa'nın ifade özgürlüğünü düzenleyen ve suçta ile cezada kanunilik ilkesini güvence altına alan kurallarını temel almıştır. İfade özgürlüğüne yönelik müdahalelerin Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca mutlaka kanunla yapılması, meşru bir amaca dayanması ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması zorunludur.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.7/2 kapsamında terör örgütünün propagandasını yapma suçunun oluşabilmesi için kişinin eylemlerinin, terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek ya da övecek nitelikte olması gerekmektedir. Ancak bu suçun oluşabilmesinin en temel hukuki şartı, eyleme konu edilen yapının bir terör örgütü olduğunun eylem tarihinde fail tarafından kesin olarak biliniyor olmasıdır. Bir kişinin yasa dışı örgüt üyeliği veya propagandası suçundan cezalandırılabilmesi için, örgütün niteliğini ve amaçlarını bildiği mutlaka kanıtlanmalıdır.

Anayasa'nın 38. maddesinde ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.2'de açıkça düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi, hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir. Bu ilke, kişilerin yasak eylemleri ve bu eylemlerin cezalarını önceden bilebilmesini gerektirir. Yargı organları, ceza normlarını uygularken kuralları sanık aleyhine öngörülemez şekilde genişletici yoruma tabi tutamazlar. Bir yapının terör örgütü olduğu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre ancak kesinleşmiş bir yargı kararıyla veya kamuoyu tarafından şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilinir hâle gelmesiyle tam hukuki nitelik kazanır. Bu bilinirlik ve aleniyet oluşmadan önceki eylemler nedeniyle kişilerin geriye dönük olarak cezalandırılması, hem suçta ve cezada kanunilik ilkesine hem de ifade özgürlüğüne açık bir aykırılık teşkil etmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mahkûmiyetine dayanak yapılan eylemin 9 Mart 2015 tarihinde gerçekleştiğini tespit etmiştir. PYD/YPG'nin silahlı bir terör örgütü olduğuna dair Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından verilen kesinleşmiş yargı kararı ise 21 Mayıs 2015 tarihlidir. Dolayısıyla başvurucunun eylemi, söz konusu yapının terör örgütü olarak kabul edildiği ve bu durumun kamuoyu tarafından bilinir hâle geldiği tarihten önce gerçekleşmiştir.

Yerel mahkeme, kararında MLKP, PKK ve KCK gibi terör örgütleri hakkında genel değerlendirmeler yapmış; PYD/YPG'nin de PKK'nın Suriye kolu olduğunu belirtmiştir. Ancak mahkeme, başvurucunun eylem tarihinde PYD/YPG'nin bir terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, makul ve yeterli bir gerekçeyle ortaya koyamamıştır. Başvurucunun eylem tarihinde doğrudan veya dolaylı yollardan terör suçunun işlenmesi tehlikesine yol açabilecek bir bilinçle hareket ettiği hukuken kanıtlanamamıştır.

Bu bağlamda, eylem tarihi itibarıyla terör örgütü olduğu hukuken kesinleşmemiş ve bilinir hâle gelmemiş bir yapıya ilişkin gerçekleştirilen fiillerden dolayı başvurucunun cezalandırılması, ceza normlarının öngörülemez bir biçimde genişletici yorumlanması anlamına gelmektedir. Yargı mercileri, başvurucunun eylemleri nedeniyle ceza yaptırımı ile karşılaşabileceğini makul olarak öngörebilecek durumda olduğunu kanıtlayamamıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, başvurucunun terör örgütü propagandası yapma suçundan mahkûm edilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ve suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: