Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 8. Daire | 2018/813 E. | 2021/7133 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 8. Daire 2018/813 E. 2021/7133 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 8. Dairesi
Esas No 2018/813
Karar No 2021/7133
Karar Tarihi 29.12.2021
Dava Türü İptal
Karar Sonucu Ret
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Süreli meslekten men cezası temyiz edilemez.
  • Akademik eylemlere meslek odası ceza veremez.
  • Bölge idare mahkemesinin kesin kararı temyiz edilemez.

Bu karar, meslek odalarının yetki sınırları ile üniversitelerin kendi iç işleyişine dair disiplin yetkileri arasındaki hukuki çizgiyi çok net bir biçimde çizmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Mahkeme, bir akademisyenin üniversite bünyesinde yürüttüğü idari ve akademik görevlerden (örneğin ders görevlendirmesi yapmak veya kongre süreçlerini yönetmek) kaynaklanan şikayetlerin, meslek odasının değil, üniversitenin kendi disiplin yetkisi alanında olduğunu hüküm altına almıştır. Meslek odalarının disiplin yetkisinin sadece serbest meslek icrası ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır.

Diğer yandan, idari yargılama usulü açısından da son derece temel bir kanun yolu kuralı hatırlatılmıştır. İdari Yargılama Usulü Kanunu gereği, bölge idare mahkemelerinin her kararı Danıştay'da temyiz edilememektedir. Sadece meslekten veya kamu görevinden "tamamen çıkarılma" sonucunu doğuran ağır yaptırımlar temyize tabidir. Birkaç ay gibi geçici süreli meslekten men cezalarına ilişkin yargı süreçleri istinaf aşamasında kesinleşmektedir.

Benzer davalardaki emsal etkisi oldukça güçlüdür. Zira bu karar, hem meslek odalarının kendi üyeleri olan ancak kamu kurumlarında yöneticilik yapan kişilere görevlerinden dolayı müdahale edemeyeceğini ve yetki gaspı yapamayacağını göstermekte hem de yargı mensuplarına temyiz sınırlarını kesin bir şekilde hatırlatarak usul ekonomisine katkı sağlamaktadır. İdari yargıda görevsiz kurulların verdiği cezaların kesin olarak iptal edileceğini göstermesi açısından da rehber niteliğindedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Süleyman Demirel Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde bölüm başkanı ve dekan yardımcısı olarak görev yapan bir akademisyene karşı, başka bir şahıs tarafından mobbing ve görevi kötüye kullanma şikayetinde bulunulmuştur. Şikayetçi, idareci pozisyonundaki davacının makamının gücünü kullanarak kendisine ders verilmesini engellediğini ve bilimsel toplantılar ile kongrelere katılımına mani olduğunu iddia etmiştir.

Bu şikayet üzerine Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası, bir disiplin soruşturması yürüterek akademisyene 1 ay süreyle serbest meslek uygulamasından men cezası vermiştir. Davacı akademisyen ise, üniversitedeki akademik ve idari görevlerinden kaynaklanan eylemler nedeniyle bir meslek odasının kendisine disiplin cezası verme yetkisi olmadığını, şikayet konusu olayların tamamen üniversitenin iç eğitim-öğretim işleyişine dair olduğunu savunarak, verilen bu cezanın iptali talebiyle dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken dayandığı en temel kurallar, disiplin hukuku yetki sınırları ve idari yargıdaki kanun yolları kısıtlamalarına ilişkindir.

İlk olarak, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri dikkate alınmıştır. Bu kanuna göre; üniversite personelinin, akademik ve idari görevleri dolayısıyla veya bu görevleri ifa ettikleri sırada işledikleri iddia edilen disiplin suçları, yalnızca bu kanunun ilgili hükümleri çerçevesinde üniversitenin kendi yetkili disiplin kurulları tarafından soruşturulur ve karara bağlanır. Bir meslek odasının, üyesi olsa dahi bir akademisyenin üniversite içi hiyerarşik ve akademik eylemlerinden dolayı disiplin yetkisi bulunmamaktadır.

İkinci ve kararın temyiz aşamasındaki sonucunu doğrudan belirleyen hukuki temel ise kanun yollarına ilişkindir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45 uyarınca, idare mahkemelerinin kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf makamının verdiği bazı kararlar ise kesin niteliktedir.

Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabilecek durumlar ise 2577 sayılı Kanun m.46/1-c bendinde tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır. Bu açık kurala göre, yalnızca "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararlar temyiz edilebilir. Geçici süreli meslekten men veya uygulamadan uzaklaştırma cezaları, bu madde kapsamında tamamen "çıkarılma" sonucu doğurmadığı için, bölge idare mahkemesinin verdiği istinaf kararı ile kesinleşmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan detaylı incelemede, şikayete ve disiplin cezasına konu edilen fiillerin (ders görevlendirmelerinin engellenmesi, bilimsel toplantılara katılımın kısıtlanması, idari görevden kaynaklı mobbing iddiaları vb.) davacının dekan yardımcısı ve bölüm başkanı sıfatıyla yürüttüğü eylemler olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, iddia edilen eylemlerin Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği mevzuatı kapsamında serbest meslek icrasından kaynaklanmadığı, tamamen Süleyman Demirel Üniversitesi'nin eğitim ve öğretim faaliyetleri kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Bu tespitler ışığında, bir disiplin soruşturması gerekiyorsa bunun ancak 2547 sayılı Kanun kapsamında üniversite makamlarınca yapılabileceği, Şehir Plancıları Odası'nın bu eylemlere ceza verme yetkisi ve görevi bulunmadığı vurgulanarak verilen meslekten men cezasının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı usul ve yasaya uygun bularak davalı idarenin istinaf talebini reddetmiştir.

Danıştay 8. Dairesi ise dosyayı esastan ziyade usul ve kanun yolları yönünden ele almıştır. Temyiz incelemesi aşamasında, davacıya verilen disiplin cezasının türünün "1 ay süreyle serbest meslek uygulamasından uzaklaştırma" olduğu saptanmıştır. Bu ceza niteliği itibarıyla, kişinin meslekten veya kamu görevinden kalıcı ve tamamen çıkarılması sonucunu doğuran ağır bir yaptırım değildir.

Kanun yolları açısından bu saptama, uyuşmazlığın Bölge İdare Mahkemesi düzeyinde çoktan kesinleştiğini göstermektedir. Geçici süreli meslekten alıkoyma cezalarına karşı açılan davalarda istinaf mercii tarafından verilen kararlar, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz edilebilecek işlemleri sınırlı olarak saydığı kuralların tamamen dışında kalmaktadır. Bu davaların Danıştay nezdinde temyiz incelemesine tabi tutulmasına yasal olarak olanak yoktur.

Sonuç olarak Danıştay 8. Dairesi, temyiz istemine esas teşkil eden kararın temyiz yolu açık olmayan kesin kararlardan olması nedeniyle davalı idarenin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: