Karar Bülteni
DANIŞTAY 8. Daire 2018/816 E. 2021/7132 K.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Daire | Danıştay 8. Daire |
| Esas No | 2018/816 |
| Karar No | 2021/7132 |
| Karar Tarihi | 29.12.2021 |
| Dava Türü | İptal |
| Karar Sonucu | İncelenmeksizin Ret |
| Karar Linki | Danıştay Karar Arama |
- Süreli meslekten men cezaları temyiz edilemez.
- Temyiz edilebilirlik için meslekten süresiz çıkarma şarttır.
- Kesin nitelikteki istinaf kararları Danıştay'a taşınamaz.
Bu karar, idari yargılama usulünde hangi tür disiplin cezalarının temyiz incelemesine tabi olacağı konusunda çok önemli usuli bir sınır çizmektedir. Danıştay, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca istinaf incelemesinden geçen bir kararın temyizen incelenebilmesi için, verilen disiplin cezasının doğrudan doğruya "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma" sonucunu doğurması gerektiğinin altını çizmiştir. Somut olayda uygulanan bir aylık serbest meslek uygulamasından uzaklaştırma cezası, meslekten süresiz çıkarma niteliği taşımadığından, temyiz edilebilecek idari işlemler kapsamında değerlendirilmemiştir. Bu yönüyle usul hukukunun temel prensiplerinden olan kanun yollarının sınırlılığı ilkesi katı bir biçimde uygulanmıştır.
Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, bölge idare mahkemelerinin idari yargıdaki yetki sınırlarını ve kararlarının kesinlik vasfını pekiştirmektedir. Disiplin hukuku kapsamında verilen geçici süreli meslekten men veya görevden uzaklaştırma gibi daha hafif yaptırımlara karşı açılan iptal davalarında, bölge idare mahkemelerince verilen istinaf kararlarının nihai nitelikte olduğu bir kez daha vurgulanmıştır. Meslek odalarının uyguladığı geçici nitelikteki disiplin cezalarına itiraz eden meslek mensupları ile işlemi savunan idarelerin, idari yargı sürecinde en son merci olarak bölge idare mahkemesi kararıyla yetinmek durumunda kalacakları bu içtihatla şüpheye yer bırakmayacak şekilde netlik kazanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Üniversitede dekan olarak görev yapan davacı hakkında, şikayetçi bir meslektaşına görev yaptığı eğitim öğretim dönemlerinde ders verilmesini engellediği ve bazı bilimsel toplantılara katılımına kamu gücünü kullanarak mani olduğu, bu suretle mobbing uyguladığı iddialarıyla meslek odasına başvurulmuştur. Bu şikayet ve iddialar neticesinde, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yüksek Onur Kurulu kararıyla davacıya bir ay süreyle serbest meslek uygulamasından men cezası verilmiş ve bu ceza ilgili Şehir Plancıları Odası tarafından uygulanmıştır.
Davacı, disiplin cezasına konu edilen eylemlerin akademik görevleri ve üniversitenin eğitim öğretim faaliyetleri kapsamında kaldığını, meslek odasının bu fiiller nedeniyle disiplin cezası verme yetkisi bulunmadığını savunarak söz konusu cezanın iptali talebiyle dava açmıştır. Yerel mahkeme davacıyı haklı bularak odayı yetkisiz görmüş ve işlemi iptal etmiş, bölge idare mahkemesi de bu istinaf kararını onamıştır. TMMOB ve ilgili meslek odası ise bu kararın hukuka aykırı olduğunu iddia ederek dosyayı temyiz etmek amacıyla Danıştay'a taşımıştır.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Uyuşmazlığın çözümü ve temyiz incelemesinin sınırlarının belirlenmesi, idari yargılama hukukunun temel usul kurallarına dayanmaktadır. İlgili uyuşmazlıkta mahkemenin dayandığı en temel kurallar kanun yollarına başvuru şartlarını düzenleyen kanun maddeleridir.
Bu bağlamda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45 hükmü, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabileceğini düzenlemektedir. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vermektedir. Yine aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu açıkça vurgulanmaktadır.
Hangi tür davaların temyiz kanun yoluna tabi olduğu ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.46 hükmünde sınırlı sayı (tahdidi) ilkesine göre belirlenmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları" hakkında verilen kararların Danıştay'da temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
İdari yargıda istinaf denetiminden geçen her kararın doğrudan temyiz edilemeyeceği ilkesi, yargılamanın makul sürede tamamlanması ve hukuki belirliliğin sağlanması amacına dayanmaktadır. Bu nedenle disiplin hukuku uygulamalarında, süreli men veya uzaklaştırma cezalarına karşı açılan iptal davalarında verilen bölge idare mahkemesi kararları kanun gereği kesin nitelik taşır ve Yüksek Mahkeme denetimi dışında kalır.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Danıştay 8. Dairesi, önüne gelen bu uyuşmazlığı esastan incelemeden önce, usul hukuku kuralları çerçevesinde kararın temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığını değerlendirmiştir. Mevzuat hükümlerinin analizi neticesinde; idare mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği belirtilmiştir. Ancak bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı, sadece kanunda açıkça yazılı sınırlı konularda Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği saptanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dekan hakkında meslek odası tarafından tesis edilen işlem, bir ay süreyle serbest meslek uygulamasından uzaklaştırma cezası verilmesine ilişkindir. Davanın konusunun bu yaptırımın iptali istemi olduğu dikkate alınarak, söz konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun m.46 kapsamında tahdidi olarak sayılan davalara uyup uymadığı irdelenmiştir.
Danıştay, davaya konu edilen bir ay serbest meslek uygulamasından men cezasının, doğrudan doğruya "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlem" niteliğinde olmadığını açıkça tespit etmiştir. Bir disiplin cezasının temyiz yoluna tabi olabilmesi için meslekten tamamen koparılma, yani süresiz olarak meslekten çıkarılma sonucunu yaratması gerekmektedir. Geçici nitelikteki uzaklaştırma veya faaliyetten men cezaları bu ağır sonuç kategorisinde değerlendirilemeyeceğinden, anılan davanın temyiz kanun yoluna açık iptal davalarından olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davalı meslek odalarının temyiz istemine esas teşkil eden istinaf kararının, yasal düzenlemeler uyarınca temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu anlaşılmıştır. Hukuken kesinleşmiş olan bir yargı kararının esasına girilerek temyiz incelemesine tabi tutulmasına yasal olarak hiçbir olanak bulunmamaktadır. İdare mahkemesi kararı, istinaf incelemesinden geçerek taraflar açısından nihai olarak kesinleşmiş bir haldedir.
Sonuç olarak Danıştay 8. Dairesi, temyiz incelemesine yasal olanak bulunmadığından davalı idarelerin temyiz isteminin incelenmeksizin reddine kesin olarak karar vermiştir.