Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Sebiha Can ve Diğerleri Kararı 2022/51983 B.

Anayasa Mahkemesi Sebiha Can ve Diğerleri Kararı 2022/51983 B.

Bu karar, OHAL Komisyonu kararıyla kamu görevine iade edilen personelin mali haklarının ödenmesi sürecinde idarenin sessiz kalması veya eksik işlem tesis etmesi durumunda dava açma süresinin nasıl hesaplanması gerektiği bakımından son derece kritik bir öneme sahiptir. İdarelerin, iade edilen personelin sadece maaşlarını ödeyip ek ders, hazırlık ödeneği gibi diğer mali hakları ve faiz talepleri hakkında müspet veya menfi açık bir işlem tesis etmediği durumlarda, mahkemelerin salt maaş ödemesi yapılan tarihi kıstas alarak altmış günlük dava açma süresini başlatması hukuken öngörülebilir bulunmamıştır. Anayasa Mahkemesi, idarenin suskunluğunun ya da kısmi bir ödemesinin diğer hakların doğrudan reddedildiği anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak, mahkemelerin süre aşımı kurallarını aşırı şekilci yorumlamasının hak arama hürriyetini ihlal ettiğini net bir biçimde ortaya koymuştur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/51983
Karar Tarihi 11.02.2026
Taraf Sebiha Can ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Süre aşımı kuralları aşırı şekilci yorumlanamaz.
  • gavel Kısmi ödeme diğer taleplerin reddi sayılamaz.
  • gavel Zımni ret itirazlarında süre başlangıcı öngörülebilir olmalıdır.
  • gavel Mahkemeye erişim hakkı ölçüsüzce daraltılamaz.

Bu karar, OHAL Komisyonu kararıyla kamu görevine iade edilen personelin mali haklarının ödenmesi sürecinde idarenin sessiz kalması veya eksik işlem tesis etmesi durumunda dava açma süresinin nasıl hesaplanması gerektiği bakımından son derece kritik bir öneme sahiptir. İdarelerin, iade edilen personelin sadece maaşlarını ödeyip ek ders, hazırlık ödeneği gibi diğer mali hakları ve faiz talepleri hakkında müspet veya menfi açık bir işlem tesis etmediği durumlarda, mahkemelerin salt maaş ödemesi yapılan tarihi kıstas alarak altmış günlük dava açma süresini başlatması hukuken öngörülebilir bulunmamıştır. Anayasa Mahkemesi, idarenin suskunluğunun ya da kısmi bir ödemesinin diğer hakların doğrudan reddedildiği anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak, mahkemelerin süre aşımı kurallarını aşırı şekilci yorumlamasının hak arama hürriyetini ihlal ettiğini net bir biçimde ortaya koymuştur.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar idare mahkemelerinin süre aşımı itirazlarını incelerken çok daha esnek ve hak arama özgürlüğünü koruyucu bir yaklaşım benimsemelerini zorunlu kılmaktadır. Kamu görevlilerinin haklı beklentilerini ve idarenin açık işlem tesis etme yükümlülüğünü öne çıkaran bu içtihat, idari yargıda dava açma sürelerinin başlangıç tarihlerinin tespitinde idarenin belirsiz eylemlerinin vatandaş aleyhine yorumlanamayacağı prensibini güçlü bir şekilde pekiştirmektedir. Uygulamada, kamu görevine iade edildikten sonra hak ettiği alacakları için eksik ödeme alan binlerce kişi için mahkemeye erişim hakkının kalkanı niteliğinde sağlam bir emsal oluşturmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, kamu görevlisi olarak çalışmaktayken olağanüstü hâl kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname ile meslekten ihraç edilmiş, daha sonra OHAL Komisyonu kararıyla görevlerine iade edilmişlerdir. Göreve başlamalarının ardından başvurucular, ihraç edildikleri ve açıkta kaldıkları döneme ait maaşları ile birlikte ek ders, nöbet ve eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneği gibi diğer mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi için idareye başvurmuştur. İdare tarafından başvuruculara yalnızca maaş ödemesi yapılmış, diğer haklar ve faiz ödemeleri hakkında ise herhangi bir karar bildirilmemiştir. İdarenin bu tutumu üzerine başvurucular eksik kalan alacakları için idare mahkemelerinde dava açmıştır. Ancak idare mahkemeleri, idarenin maaş ödemesini yaptığı tarihte diğer hakların reddedildiğinin öğrenildiğini varsayarak davaları altmış günlük yasal dava açma süresi geçtiği gerekçesiyle usulden reddetmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi bu uyuşmazlığı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde değerlendirmiştir.

Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilme ve uyuşmazlığın esası hakkında etkili bir hukuki karar elde edebilme yetkisini ifade etmektedir. İdari yargılama usulünde dava açma süreleri, hukuki istikrar ve belirlilik ilkelerinin sağlanması amacıyla öngörülmüş yasal sınırlamalardır. Ancak bu sürelerin mahkemeler tarafından uygulanması ve yorumlanması aşamasında, dava açma hakkını imkânsız hâle getiren veya aşırı derecede zorlaştıran katı ve şekilci yaklaşımlardan kaçınılması gerekmektedir.

Somut olayda, kamu görevinden ihraç işlemleri 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile gerçekleştirilmiş ve ilgililer daha sonra idari mekanizmalarla iade edilmiştir. Göreve iade sonrasında mali hakların iadesi sürecinde idarenin açık bir irade beyanı olmadan yaptığı kısmi ödemelerin, zımni ret işlemi olarak nitelendirilerek dava açma süresini başlatması hususu, hukuk güvenliği ilkesi bağlamında denetlenmiştir. İdari eylem ve işlemlerin idare edilenler açısından açık, net ve öngörülebilir sonuçlar doğurması idare hukukunun temel prensiplerindendir. Kişilerin hak arama yollarını kullanabilmesi için idarenin hangi talepleri kabul edip hangilerini reddettiğini kesin olarak bilmesi gerekir. Açıkça reddedilmeyen bir talep için salt kısmi bir fiili ödemeye dayanılarak süre sınırlarının işletilmesi, Anayasa'nın güvencelerinin özüne dokunan ölçüsüz bir sınırlama olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvuruya konu uyuşmazlıkları incelediğinde, davaların idare mahkemeleri tarafından süre aşımı gerekçesiyle reddedilerek esasına girilmemesinin, başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik ciddi bir müdahale oluşturduğunu tespit etmiştir.

Dosya kapsamındaki verilere göre, başvurucuların idareye yaptıkları başvurularda hem birikmiş maaşlarını hem de ek ders, nöbet ücreti, eğitim-öğretim yılına hazırlık ödeneği gibi diğer mali hakları ile yasal faizlerini açıkça talep ettikleri görülmektedir. İdare ise bu çoklu talepler üzerine yalnızca maaş ödemesini gerçekleştirmiş, diğer mali hakların ödenip ödenmeyeceği hususunda müspet ya da menfi açık bir hukuki işlem tesis etmemiştir. Derece mahkemeleri, salt maaş tutarına ilişkin yapılan bu fiili ödeme anında başvurucuların diğer mali hak taleplerinin zımnen reddedildiğini öğrendiğini varsaymış ve altmış günlük dava açma süresinin bu tarihte başladığına hükmetmiştir.

Anayasa Mahkemesi, idarenin yaptığı kısmi ödemenin, geriye kalan diğer mali hakların daha sonra ödenmeyeceğine dair kesin ve açık bir irade beyanı veya bilgi içermediğinin altını çizmiştir. Başvurucuların yalnızca maaş ödemesi yapılmasından yola çıkarak idarenin diğer haklarını da kesin olarak reddettiği çıkarımında bulunmalarının beklenmesi hukuken öngörülemez bir durumdur. Mahkemelerin dava açma süresinin başlangıç tarihini bu şekilde belirsiz bir fiili işleme dayandırarak aşırı katı ve şekilci biçimde yorumlaması, başvurucular üzerinde hak arama bağlamında ağır bir külfet oluşturmuştur. İdarenin açıkça reddetmediği bir hususta sürenin tüketilmiş sayılması, mahkemeye erişim hakkını ölçüsüzce daraltmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin dava açma sürelerine ilişkin öngörülebilir olmayan ve katı şekilci yorumları nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Göreve iade edildim, sadece maaşım yattı. Diğer haklarım reddedilmiş mi sayılıyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, idarenin size yalnızca maaş ödemesi yapması, ek ders, hazırlık ödeneği veya yasal faiz gibi diğer mali haklarınızı reddettiği anlamına gelmez. İdarenin, talep ettiğiniz diğer mali hakların ödenip ödenmeyeceği hususunda mutlaka müspet veya menfi açık bir hukuki işlem tesis etmesi gerekmektedir. Açık bir ret kararı veya kesin bir irade beyanı olmadan, salt yapılan kısmi ödemenin diğer hakların reddi anlamına geldiği şeklindeki bir varsayım hukuken öngörülebilir değildir. Bu nedenle, idarenin eksik ödeme yapıp sessiz kalması doğrudan bir ret işlemi olarak kabul edilemez.
Eksik ödeme yapıldıktan sonra dava açma sürem ne zaman başlar? expand_more
İdare mahkemelerinde dava açma süresinin başlatılabilmesi için idari işlemlerin vatandaş açısından açık, net ve öngörülebilir sonuçlar doğurması temel bir prensiptir. Anayasa Mahkemesi, eksik mali haklar için açılacak davalarda, sürenin salt maaşın hesaba yattığı fiili ödeme tarihinden itibaren başlatılmasını aşırı şekilci bulmaktadır. Kişilerin hakkını arayabilmesi için idarenin hangi talepleri kabul ettiğini, hangilerini ise reddettiğini kesin olarak bilmesi zorunludur. Dolayısıyla, idareden açık ve net bir ret bildirimi almadığınız sürece, sırf hesabınıza bir miktar para yattığı gerekçesiyle zımni ret varsayımıyla dava açma sürenizin başlatılması hukuka aykırıdır ve mahkemeye erişim hakkınızın ihlali anlamına gelir.
Mahkeme eksik ödemeyi baz alıp süre aşımından davamı reddedebilir mi? expand_more
Derece mahkemelerinin, idarenin sadece maaş ödemesini yaptığı tarihi baz alarak diğer hakların zımnen reddedildiğini varsayması ve davayı altmış günlük süre aşımından usulden reddetmesi anayasal hakların ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, dava açma sürelerine ilişkin kuralların, hakkın kullanımını imkânsız kılacak veya aşırı derecede zorlaştıracak kadar katı yorumlanmaması gerektiğini hükme bağlamıştır. İdarenin diğer hakları ödemeyeceğine dair kesin bir iradesi ortada yokken mahkemenin süreyi tüketilmiş sayması, mahkemeye erişim hakkınızı ölçüsüzce daraltan ağır bir külfettir. Bu emsal karar ışığında, idare mahkemelerinin süre itirazlarını incelerken idarenin belirsiz eylemlerini vatandaş aleyhine yorumlamaması ve hak arama özgürlüğünü koruyucu yönde esnek bir yaklaşım benimsemesi zorunludur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir