Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Raziye Yayık ve Veysel Aydoğan Kararı 2024/69867 B.

Anayasa Mahkemesi Raziye Yayık ve Veysel Aydoğan Kararı 2024/69867 B.

Bu karar, idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılan taşınmazlar için ödenen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybetmesinin, mülkiyet hakkına yönelik ağır ve orantısız bir müdahale olduğunu hukuken kesin bir biçimde teyit etmektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı kapsamında hükmedilen alacakların enflasyon nedeniyle aşınmasının, enflasyonist yükün tamamen bireyin omuzlarına bırakılması anlamına geldiğini ve bunun bireye aşırı, olağan dışı bir külfet yüklediğini açıkça ortaya koymuştur. Aynı zamanda karar, makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddiaları bakımından yasal düzenlemelerle getirilen yeni hukuki yolların, bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gereken zorunlu bir adım olduğunu göstermesi açısından büyük bir usuli öneme sahiptir.
search

Anayasa Mahkemesi
Raziye Yayık ve Veysel Aydoğan Kararı 2024/69867 B.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2024/69867
Karar Tarihi 11.02.2026
Taraf Raziye Yayık ve Veysel Aydoğan
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kamulaştırmasız el atma tazminatında değer kaybı önlenmelidir.
Enflasyon karşısında tazminatın erimesi mülkiyet hakkını ihlal eder.
Makul süre şikayetlerinde tazminat komisyonuna başvurulması zorunludur.
Başvuru yolları tüketilmeden makul süre şikayeti incelenemez.

Bu karar, idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılan taşınmazlar için ödenen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybetmesinin, mülkiyet hakkına yönelik ağır ve orantısız bir müdahale olduğunu hukuken kesin bir biçimde teyit etmektedir. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı kapsamında hükmedilen alacakların enflasyon nedeniyle aşınmasının, enflasyonist yükün tamamen bireyin omuzlarına bırakılması anlamına geldiğini ve bunun bireye aşırı, olağan dışı bir külfet yüklediğini açıkça ortaya koymuştur. Aynı zamanda karar, makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddiaları bakımından yasal düzenlemelerle getirilen yeni hukuki yolların, bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gereken zorunlu bir adım olduğunu göstermesi açısından büyük bir usuli öneme sahiptir.

Benzer davalardaki emsal etkisi oldukça güçlüdür; zira ülkemizde uzun süren kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaşların alacaklarının enflasyon karşısında erimesi sıklıkla karşılaşılan yapısal bir mağduriyettir. Bu karar, derece mahkemelerinin tazminat bedellerini belirlerken ve ödeme süreçlerini yönetirken enflasyonist etkileri göz önüne alarak, değerleme mekanizmalarını hakkaniyete uygun şekilde işletmeleri gerektiğine dair bağlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Öte yandan, makul süre şikayetleri için Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun zorunlu kılınması, Anayasa Mahkemesinin iş yükünü hafifletmeye yönelik getirilen son yasal değişikliklerin uygulamadaki net bir yansımasıdır. Artık avukatlar ve vatandaşlar, yargılamanın uzun sürmesi kaynaklı şikayetlerde doğrudan Anayasa Mahkemesine değil, kanunla kurulan ve etkililiği kabul edilen komisyona müracaat etmek zorundadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Raziye Yayık ve Veysel Aydoğan, kendilerine ait olan taşınmaza idare tarafından herhangi bir yasal kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılması üzerine hukuki süreç başlatmışlardır. Vatandaşlar, mülkiyetlerindeki taşınmaza hukuka aykırı şekilde müdahale edilmesinin ardından yerel mahkemelerde açtıkları davada haklı bulunarak bir kamulaştırmasız el atma tazminatına hak kazanmışlardır. Ancak davanın açıldığı tarih ile bedelin hükmedilip ödendiği tarih arasında geçen uzun yargılama süreci ve bu süreçte yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde, mahkeme tarafından belirlenen tazminatın enflasyon karşısında ciddi şekilde değer kaybettiği ve eridiği ortaya çıkmıştır.

Taşınmazlarına haksız şekilde el atılan başvurucular, hem kendilerine ödenen tazminat bedelinin enflasyon nedeniyle aşırı derecede değer yitirmesi sebebiyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini hem de bu hakkı aradıkları yargılama sürecinin makul süreyi aşarak çok uzun sürmesi sebebiyle adil yargılanma haklarının zedelendiğini dile getirerek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır. Temel talepleri, bahsi geçen anayasal haklarının ihlal edildiğinin tespiti ile uğradıkları maddi ve manevi zararların karşılanmasıdır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davalarında mülkiyet hakkının korunması ve yargılamaların makul süreyi aşmasıyla ilgili şikayetleri değerlendirirken çeşitli anayasal kurallara ve yerleşik içtihat prensiplerine dayanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan kuralların en başında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı gelmektedir. İdarenin, bireylerin mülkiyetine yasal bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın fiilen el atması hukuk devleti ilkesine aykırıdır ve karşılığında ödenecek tazminatın taşınmazın gerçek değerini birebir yansıtması gerekmektedir. Ancak sadece gerçek değerin tespiti yeterli kabul edilmemekte, bu bedelin ödenmesi aşamasında aradan geçen zaman dilimindeki enflasyon karşısında değer kaybetmemesi de mülkiyet hakkının korunmasının anayasal bir gerekliliği olarak kabul edilmektedir.

Yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamulaştırma bedellerinin ve kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılması veya aşınmış bir bedelle ödenmesi, bireylere şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemektedir. Bu durum, kamu yararı amacı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin birey aleyhine bozulması anlamına gelmektedir.

Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı yönündeki iddialara ilişkin olarak ise son dönemde usul hukuku alanında önemli bir kural değişikliği hayata geçirilmiştir. 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun kapsamında yapılan değişiklikler ve bilhassa 7499 sayılı Kanun ile eklenen 5/A maddesi çerçevesinde, makul sürede yargılanma hakkı ihlalleri için Anayasa Mahkemesinden önce gidilmesi gereken yeni bir idari başvuru yolu oluşturulmuştur. Bu doğrultuda, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 45 uyarınca, bireysel başvuru yapılabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının, yani makul süre şikayetleri için yetkilendirilen Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesi zorunlu kılınmıştır. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, etkin bir iç hukuk yolu olan bu yöntem tüketilmeden yapılan müracaatlar Anayasa Mahkemesince esastan incelenememektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Raziye Yayık ve Veysel Aydoğan'ın bireysel başvurusunu incelerken yöneltilen iki temel şikayeti ayrı başlıklar altında ele almıştır. İlk olarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası detaylıca incelenmiştir. Mahkeme, daha önce verdiği ve emsal teşkil eden Ali Şimşek ve diğerleri, Kadir Çakar, Hanım Çeyiz ve Mehmet Gündüz gibi pek çok karara atıf yaparak, kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesinin mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğuna dair içtihadını somut olaya uygulamıştır. Olayda, başvuruculara ödenmesine karar verilen tazminat tutarı, davanın devam ettiği süreçte yaşanan enflasyon oranlarının altında kalarak ciddi bir ekonomik aşınmaya maruz bırakılmıştır. Bu erime, idarenin hukuka aykırı fiili el atma eyleminden ve uzun süren yargılamadan kaynaklanan mali yükün tamamen başvurucuların omuzlarına bırakılmasına neden olmuş, onlara şahsi ve olağan dışı bir külfet yaratarak, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki adil dengeyi başvurucular aleyhine ağır biçimde bozmuştur. Mahkeme bu tespitle, enflasyon kaynaklı mağduriyetin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasında zorunluluk görmüştür.

İkinci şikayet konusu olarak ise makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine dair iddia değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 12 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe giren ve 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'a eklenen hükümler uyarınca kurulan yeni başvuru mekanizmasını dikkate almıştır. Bu güncel yasal düzenlemeyle, yargılamaların makul sürede bitirilmemesine dair şikayetleri incelemek ve tazminat ödemek hususunda Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu yetkili kılınmıştır. Başvurucuların, yargılamanın uzun sürdüğüne ilişkin makul süre şikayetlerini Anayasa Mahkemesine taşımadan önce kanunla ihdas edilen bu komisyona başvurmadıkları tespit edilmiştir. Bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi gereğince, ihlal iddialarına başarı şansı sunan ve yeterli giderim sağlama kapasitesi bulunan bu komisyon yolu tüketilmeden yapılan başvurunun esastan incelenmesi hukuken mümkün görülmemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiştir / başvuruyu kısmen kabul etmiştir.

Devlet arsama el koydu ama davada kazandığım para enflasyonda eridi. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi, idarenin kamulaştırmasız el attığı taşınmazlar için ödenen tazminatların uzun yargılama sürecinde enflasyon karşısında erimesini mülkiyet hakkının ağır bir ihlali olarak kabul etmektedir. Mahkeme, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasındaki dengenin bu şekilde bozulmasını hukuka aykırı bulmakta, enflasyonist yükün bireye yüklenemeyeceğini belirterek değer kaybının giderilmesi için yeniden yargılama yolunu açmaktadır.
Mahkemem çok uzun sürdü, doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir miyim? expand_more
Hayır, doğrudan başvuru yapamazsınız. Yasal düzenlemelerle getirilen yeni usul gereğince, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapmadan önce Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonu'na müracaat etmeniz zorunludur. Bu kanun yolu tüketilmeden yapılan başvurular, Anayasa Mahkemesi tarafından esastan incelenmemekte ve kabul edilemez bulunmaktadır.
İdare arsamın değerini belirledi ama yıllar sonra ödedi, zararımı isteyebilir miyim? expand_more
Evet, Anayasa Mahkemesi güvencesiyle bu zararınızı talep edebilirsiniz. Sadece taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi yeterli kabul edilmemekte, belirlenen bedelin ödenme aşamasında aradan geçen zaman dilimindeki enflasyon karşısında değer kaybetmemesi de mülkiyet hakkının korunmasının zorunlu bir gereği sayılmaktadır. Aşınmış ve değerini yitirmiş bir bedelin ödenmesi, bireye şahsi olarak olağan dışı bir külfet yüklediğinden ihlal sebebidir.
AYM enflasyon farkı mağduriyetim için somut olarak nasıl bir karar veriyor? expand_more
Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı kapsamında hükmedilen alacakların enflasyon nedeniyle eridiğini ve şahsi bir külfet doğurduğunu tespit ettiğinde mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermektedir. Bu ihlalin sonuçlarının ve mağduriyetinizin ortadan kaldırılması amacıyla ise derece mahkemelerinde yeniden yargılama yapılmasına hükmetmektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir