Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2021/6590 BN.

Karar Bülteni

AYM 2021/6590 BN.

Anayasa Mahkemesi | Yonus Kıtır | 2021/6590 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/6590
Karar Tarihi 29.07.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Şüphe feshinde işverenin fesih gerekçeleri aydınlatılmalıdır.
  • Şüphe feshi somut ve objektif vakıalarla desteklenmelidir.
  • Ceza beraat kararları işe iade davasında gözetilmelidir.
  • Mahkemeler iddialara yeterli ve makul gerekçe sunmalıdır.

Bu karar, iş hukukunda sıkça karşılaşılan şüphe feshi uygulamalarında işçinin anayasal güvencelerinden olan gerekçeli karar hakkının önemini vurgulamaktadır. Anayasa Mahkemesi, işverenin işçiye duyduğu şüphenin soyut bir iddiadan ibaret olamayacağını, feshin geçerli sayılabilmesi için bu şüphenin işçinin kişiliğinden kaynaklanan somut ve objektif vakıalarla desteklenmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Özellikle terör örgütü iltisakı şüphesiyle yapılan fesihlerde, işçi hakkında yürütülen ceza yargılamasının sonuçlarının ve verilen beraat kararlarının hukuk mahkemelerince dikkate alınması gerektiği hukuken tescil edilmiştir. Salt bir ceza soruşturmasının varlığı, şüphe feshinin mutlak bir gerekçesi olarak kabul edilemez.

Benzer işe iade davalarında bu karar, derece mahkemelerinin fesih nedenlerini derinlemesine araştırması ve sırf bir ceza soruşturmasının varlığını fesih için yeterli görmemesi açısından güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Mahkemelerin, ceza beraat kararlarının işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisine olan etkisini detaylı ve makul bir şekilde gerekçelendirmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu durum, idari uygulamalarda ve yargısal süreçlerde keyfiliğin önüne geçilmesini sağlarken, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin çalışma hayatında ne denli hayati bir öneme sahip olduğunu uygulamada bir kez daha tahkim etmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uşak Belediyesi bünyesinde uzun yıllardır işçi olarak çalışan başvurucu Yonus Kıtır'ın iş sözleşmesi, FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı olduğu şüphesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal KHK'sı kapsamında idare tarafından feshedilmiştir. Başvurucu, örgütle hiçbir bağlantısı olmadığını ve feshin haksız olduğunu belirterek işe iade davası açmıştır. İş mahkemesi, başvurucu hakkında aynı iddialarla yürütülen bir ceza soruşturması bulunmasını gerekçe göstererek işveren ile işçi arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu kanaatine varmış ve işe iade davasını reddetmiştir. Ancak başvurucu, bahsi geçen ceza davasında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kesin olarak beraat etmiştir. Buna rağmen işe iade davasının reddedilmesi ve istinaf başvurusunun da aynı gerekçelerle geri çevrilmesi üzerine başvurucu, adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı karara bağlarken öncelikle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkına dayanmıştır. Ayrıca Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunluluğu ilkesi gözetilmiştir. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin hakkaniyete uygun yargılanmalarını sağlamanın ve demokratik toplumda denetim mekanizmalarının işlemesinin en önemli aracıdır.

İş hukukunda feshin sınırlarını çizen 4857 sayılı İş Kanunu m.18 ve m.25/II hükümleri bağlamında, işçinin davranışlarından ya da işverenin güvenini sarsan eylemlerinden kaynaklanan fesihlerin geçerliliği tartışılmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, "şüphe feshi" kavramı, işverenin iş ilişkisini sürdürmesini beklenemez kılacak derecede kuvvetli bir şüphenin varlığını gerektirir. Ancak bu şüphe, soyut varsayımlara değil, işçinin kişiliğinden kaynaklanan ciddi, önemli ve somut nitelikte objektif olay ve vakıalar ile desteklenmelidir.

Şüphe feshine dayalı davalarda taraflarca hazırlama ilkesi yerine istisnai nitelikteki kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır. Mahkemeler, tarafların ileri sürdüğü iddialardan bağımsız olarak, işçinin pozisyonu ve şüpheyi doğuran olayın mahiyetini detaylıca araştırmalıdır. Özellikte milli güvenliği tehdit eden yapılarla işçi arasındaki bağın nasıl kurulduğu yargı mercilerince ayrıntılı şekilde gerekçelendirilmelidir. Ceza mahkemelerince verilen beraat veya takipsizlik kararlarının, hukuk mahkemelerindeki şüphe feshine etkisinin mutlak bağlayıcı olmamakla birlikte, işçi lehine dikkatle değerlendirilmesi ve şüphe feshini nasıl haklılaştırdığının ilgili ve yeterli gerekçelerle karara dercedilmesi hukuki güvenlik ilkesinin vazgeçilmez bir gereğidir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut başvuruda derece mahkemelerinin işe iade davasının reddine yönelik gerekçelerinin yeterliliğini incelemiştir. Başvurucunun iş akdi, terör örgütü ile irtibatı bulunduğu şüphesiyle feshedilmiş ve ilk derece mahkemesi, başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan derdest bir ceza davası olmasını fesih için yeterli bir makul şüphe nedeni olarak kabul etmiştir. İstinaf mercii de aynı gerekçelere dayanarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Ancak Anayasa Mahkemesi, başvurucu hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ağır ceza mahkemesi tarafından delil yetersizliğinden kesin olarak beraat kararı verildiğini ve başvurucunun terör örgütüne üye olmadığının yargı makamlarınca kabul edildiğini tespit etmiştir. Bu bağlamda, fesih tarihi itibarıyla başvurucunun örgütle bağlantısının tam olarak ne olduğu ve bu bağlantının nasıl tespit edildiği hususunda derece mahkemelerince herhangi bir somut delil veya ayrıntılı analiz ortaya konulmamıştır. Ceza yargılamasındaki beraat kararına rağmen, elde edilen bilgilerin veya süregelen şüphenin iş akdinin feshini neden ve nasıl haklılaştırdığı konusu yargı kararlarında hiçbir şekilde izah edilmemiştir.

Mahkemelerin, ceza dosyasındaki yargılamayı göz önünde bulundurarak şüphe feshinin haklılık zeminini kendi değerlendirmeleriyle gerekçelendirmeleri gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucunun terör örgütüyle herhangi bir bağı bulunmaması nedeniyle iş akdinin haksız olarak feshedildiğine ilişkin iddiaları, yargı mercilerince cevapsız bırakılmış ve yeterli bir şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin tesisi, mahkeme kararlarının doyurucu ve iddiaları karşılayıcı gerekçeler barındırmasına bağlıdır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir / başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: