Anasayfa Karar Bülteni AİHM | O.H. VE DİĞERLERİ | BN. 57185/17

Karar Bülteni

AİHM O.H. VE DİĞERLERİ BN. 57185/17

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi / 3. Bölüm
Başvuru No 57185/17
Karar Tarihi 03.02.2026
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
  • Sığınmacıların toplu sınır dışı edilmesi yasaktır.
  • Sınır dışı işlemleri bireysel değerlendirmeye dayanmalıdır.
  • Dondurucu soğukta ormana terk etmek insanlık dışıdır.
  • Hukuki dayanaktan yoksun tutulma hali keyfidir.
  • Sınır dışı öncesi hedef ülkedeki prosedür incelenmelidir.

Bu karar, devletlerin göçmen ve sığınmacılara yönelik sınır dışı (pushback) uygulamalarının ve idari gözetim işlemlerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarına uygunluğunu kesin çizgilerle belirleyen oldukça kritik bir içtihattır. Mahkeme, sığınma talebinde bulunan kişilerin, haklarındaki yasal işlemler sonlandırılmış ve kendilerine sığınma başvuru belgesi verilmiş olmasına rağmen, gece yarısı dondurucu soğukta sınır ötesine keyfi bir biçimde zorla gönderilmelerini insanlık dışı muamele olarak nitelendirmiştir.

Karar, Avrupa genelinde giderek artan düzensiz göç krizlerinde taraf devletlerin sınır güvenliği politikalarını uygularken insan onurunu ve yaşam hakkını ihlal edemeyeceklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Emsal niteliğindeki bu hüküm, yetkililerin sığınmacıları salt bir grup olarak değerlendirip topluca sınır dışı etmelerinin Sözleşme'ye açıkça aykırı olduğunu, her bireyin durumunun ayrı ayrı incelenmesi ve sığınma talep edilen üçüncü ülkedeki prosedürlerin yeterliliğinin değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, keyfi alıkoyma ve avukata erişim hakkının kısıtlanması gibi ihlallerle birlikte değerlendirildiğinde, bu karar, idari birimlerin yargı kararlarını dolanarak fiili yaptırım uygulamasının hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını tüm üye devletlere hatırlatmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Olay, Sırbistan'a yasa dışı yollardan giren Afganistan uyruklu bir grup göçmenin Sırp sınır polisi tarafından yakalanmasıyla başlamıştır. Yakalanan göçmenler hakkında yasa dışı sınır geçişi nedeniyle kabahatler kanunu kapsamında işlem başlatılmış, ancak şahısların sığınma talebinde bulunmaları üzerine yerel mahkeme işlemleri durdurarak göçmenlerin sığınma merkezlerine yerleştirilmelerine karar vermiştir. Ne var ki polis ekipleri, mahkeme kararına uymak ve sığınmacıları sığınma merkezlerine götürmek yerine, onlara sığınma talep belgelerini verdikten hemen sonra aldatıcı bir biçimde minibüslere bindirmiştir. Göçmenler, gece yarısı dondurucu soğukta Bulgaristan sınırına götürülerek zorla ormanlık alana terk edilmiştir. Başvurucular, bu uygulamayla birlikte sığınma taleplerinin incelenmeden toplu olarak sınır dışı edildiklerini, yasal dayanaktan yoksun biçimde keyfi olarak gözaltında tutulduklarını ve insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını belirterek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu başvuruyu incelerken öncelikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi kapsamında işkence ve insanlık dışı veya onur kırıcı muamele yasağını ele almıştır. Mahkeme içtihatlarına göre, bir muamelenin bu madde kapsamına girebilmesi için asgari bir ağırlık eşiğine ulaşması gerekmektedir. Sığınmacıların korunmasız durumları, uygulanan muamelenin fiziksel ve ruhsal etkileri ile olayın gerçekleştiği çevresel koşullar bu eşiğin değerlendirilmesinde temel alınır. Ayrıca devletler, kişileri kötü muamele riski olan ülkelere göndermeden önce usule ilişkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmelidir.

Sınır dışı işlemlerine ilişkin olarak Sözleşme'ye Ek 4 No.lu Protokol'ün 4. maddesi, yabancıların toplu olarak sınır dışı edilmesini kesin olarak yasaklamaktadır. Bu kural, her bir yabancının durumunun makul ve objektif bir şekilde bireysel olarak incelenmeden, salt bir grubun üyesi olmaları nedeniyle sınır dışı edilmelerini engellemeyi amaçlar. Geri göndermeme ilkesi gereği, devletler sığınmacıları, sığınma prosedürlerinin yetersiz olduğu üçüncü ülkelere otomatik olarak gönderemez.

Özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen Sözleşme'nin 5. maddesi ise kişilerin ancak kanunla belirlenmiş hallerde ve usullere uygun olarak özgürlüklerinden yoksun bırakılabileceğini emreder. İdari bir kararla dahi olsa, hukuki dayanaktan yoksun veya kişileri aldatıcı yöntemlerle alıkoyma eylemleri keyfidir ve bu maddeyi ihlal eder. Ayrıca, gözaltına alınan kişilerin tutulma koşullarının yasallığına itiraz edebilmeleri için, etkin bir adli denetim yoluna erişimlerinin sağlanması ve avukat yardımından yararlandırılmaları hukuki bir zorunluluktur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Mahkeme, somut olayda Sırbistan Anayasa Mahkemesi'nin daha önce ihlal kararları vererek bir miktar manevi tazminata hükmettiğini kabul etmekle birlikte, yaşanan ihlallerin çok ciddi boyutlarda olması ve hükmedilen tazminatın yetersizliği nedeniyle başvurucuların mağdur sıfatlarının devam ettiğine karar vermiştir. Başvurucuların Bulgaristan sınırına gönderilmelerine ilişkin olarak Mahkeme, yerel mahkemenin sığınma taleplerini dikkate alarak kişilerin barınma merkezine gönderilmesine karar vermesine rağmen, sınır polisinin bu kararı tamamen hiçe saydığını tespit etmiştir. Polislerin, sığınma başvuru belgelerini teslim ettikten hemen sonra başvurucuları kandırarak araçlara bindirmesi ve dondurucu soğukta gece vakti ormanlık bir alana zorla terk etmesi, hiçbir bağımsız bireysel değerlendirme yapılmadığı için toplu sınır dışı yasağının açık bir ihlali olarak görülmüştür. Bu fiili uygulama, aynı zamanda hava koşullarının ağırlığı ve mağdurların kırılgan durumları göz önüne alındığında, asgari ağırlık eşiğini aşarak doğrudan insanlık dışı muamele teşkil etmiştir.

Mahkeme ayrıca, yetkililerin başvurucuları Bulgaristan'a geri gönderirken, bu ülkede etkin ve adil bir sığınma prosedürüne erişim imkânlarının olup olmadığını hiçbir şekilde değerlendirmediklerini, böylece usule ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiklerini vurgulamıştır. Özgürlük ve güvenlik hakkı bağlamında ise, kabahatler kanunu kapsamındaki yasal işlemlerin sona ermesinden sonra başvurucuların sığınma merkezine götürülmek bahanesiyle aldatılarak araçta tutulmaları ve ardından sınır dışı edilmeleri süresince devam eden alıkoyma halinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığı ve uygulamanın tamamen keyfi olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte, gözaltı süresince başvuruculara avukata erişim imkânı sağlanmaması nedeniyle, tutulma hallerinin yasallığına itiraz etme haklarından yoksun bırakıldıkları tespit edilmiştir. Öte yandan Mahkeme, polis merkezindeki ve adliye koridorundaki fiziksel tutulma koşullarının görece kısa süreli olması nedeniyle 3. madde bağlamındaki asgari ağırlık eşiğini aşmadığını belirterek bu yöndeki şikayetleri açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.

Sonuç olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, başvurucuların toplu olarak sınır dışı edilmeleri, insanlık dışı muameleye maruz kalmaları, hukuka aykırı olarak alıkonulmaları ve itiraz haklarının engellenmesi yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: