Karar Bülteni
AYM 2023/5849 BN.
Anayasa Mahkemesi | Özkan Boğan ve Diğerleri | 2023/5849 BN.
KARARIN KÜNYESİ
| Alan | Değer |
|---|---|
| Mahkeme / Bölüm | Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm |
| Başvuru No | 2023/5849 |
| Karar Tarihi | 27.02.2025 |
| Dava Türü | Bireysel Başvuru |
| Karar Sonucu | İhlal |
| Karar Linki | AYM Kararlar Bilgi Bankası |
- Sendikal faaliyetler kamu hizmetini aksatmamalıdır.
- Sendika eylemi otomatik olarak suç sayılamaz.
- Disiplin cezası demokratik toplum düzenine uymalıdır.
- İdare, eylemin hizmeti nasıl etkilediğini açıklamalıdır.
Bu karar, kamu görevlilerinin sendikal faaliyetleri kapsamında katıldıkları barışçıl protesto eylemleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmalarının, Anayasa ile güvence altına alınan sendika hakkına ölçüsüz bir müdahale oluşturduğunu açıkça ve kesin bir dille ortaya koymaktadır. Karar, sendika kararına istinaden öğle arası gibi dinlenme zamanlarında, kamu hizmetinin işleyişini fiilen aksatmadan gerçekleştirilen eylemlerin sendikal faaliyetlerin çekirdek alanı içinde değerlendirilmesi gerektiğini güçlü bir biçimde vurgulamaktadır. İdarenin, salt bir eyleme katılmayı kamu görevlisine duyulan güven ve itibarın sarsılması olarak nitelendirmesinin hukuken yeterli olmadığı saptanmıştır.
Emsal etkisi bakımından bu karar, idare mahkemelerinin ve idarelerin sendikal eylemlere yaklaşımını temelden etkileyecek niteliktedir. Mahkemelerin, sendikal faaliyet bağlamında tesis edilen disiplin cezalarını incelerken yalnızca eylemin şekli unsurlarına değil, eylemin kamu hizmetini fiilen aksatıp aksatmadığına ve kamu görevlisinin itibarını ne şekilde zedelediğine dair somut, nesnel ve ikna edici gerekçeler aramasını kesin olarak zorunlu kılmaktadır. Uygulamada, kamu görevlilerinin sırf sendika kararına uyarak barışçıl bir anma veya protestoya katılmaları sebebiyle otomatik disiplin cezası almalarının büyük oranda önüne geçilecek ve sendikal hakların kullanım alanı güvence altına alınmış olacaktır.
UYUŞMAZLIĞIN KONUSU
Makina ve Kimya Endüstrisi Genel Müdürlüğü ile Enerji İşleri Genel Müdürlüğünde kamu görevlisi olarak çalışan başvurucular, üyesi oldukları sendikanın kararı doğrultusunda bir protesto eylemine katılmıştır. Eylem, olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleriyle görevlerine son verilen sendika üyesi çalışma arkadaşlarına destek olmak ve onları uğurlamak amacıyla kurum yemekhanesinde öğle arası saatlerinde düzenlenmiştir.
Yaklaşık on kişinin katıldığı, döviz taşınan ve slogan atılan eylem nedeniyle idare, başvurucuların devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak davranışlarda bulunduklarını belirterek kınama disiplin cezası vermiştir. Başvurucular, barışçıl bir sendikal faaliyete katılmaları sebebiyle verilen bu disiplin cezasının haksız olduğunu belirterek iptali istemiyle idare mahkemelerinde dava açmış, ancak davaları reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucular, sendika haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR
Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkı ve bu hakkın kamu görevlileri yönünden sınırlarını belirleyen yasal mevzuatı dikkate almıştır. Uyuşmazlığın temelinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125'te düzenlenen disiplin kuralları yer almaktadır. Başvuruculara, anılan maddenin birinci fıkrasının (B) bendinin (d) alt bendinde yer alan "hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" hükmü uyarınca kınama cezası verilmiştir.
Yerleşik içtihat prensiplerine göre, sendika üyelerinin çalışma koşulları, iş güvenlikleri ve mesleki dayanışma gibi konular sendikaların çekirdek faaliyet alanlarındandır. Kamu görevlilerinin görevden çıkarılan meslektaşlarına destek vermek amacıyla düzenledikleri eylemler bu koruma kalkanı içinde yer alır. Ancak meselenin sendikal hak bağlamında incelenmesi, kişilerin eylemlerini otomatik olarak meşrulaştırmaz. Kamu görevlilerinin eylemleri incelenirken, sendika hakkı ile kamu hizmetinin sürekli ve düzenli bir biçimde yürütülmesi için statü hukuku çerçevesinde yüklenen ödevler arasında adil bir dengeleme yapılmalıdır.
Müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması şarttır. İdare ve derece mahkemeleri, uyguladıkları disiplin cezasının bu zorunlu toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğini, eylemin kurumun huzurunu nasıl bozduğunu veya kamu hizmetini ne şekilde aksattığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koymakla yükümlüdür.
SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER
Anayasa Mahkemesi, somut olayı incelerken başvurucuların üyesi oldukları sendikanın çağrısı üzerine, görevinden ihraç edilen çalışma arkadaşlarına destek amacıyla düzenlenen protesto gösterisine katıldıklarını tespit etmiştir. Eylem, kurum yemekhanesinde personelin yemek yediği öğle arası saatinde gerçekleştirilmiş ve yaklaşık on kişinin katılımıyla olaysız bir şekilde sona ermiştir.
İdare, eylemin kamu görevlisine duyulan güven ve itibarı sarstığını belirterek disiplin cezası uygulamış, mahkemeler de eylemin sendika hakkı kapsamında kalmadığı ve kurumun huzurunu bozduğu gerekçesiyle davaları reddetmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, eylemin öğle yemeği servisinde güvenlik görevlileri nezaretinde yapıldığını, yemek servisinin devam ettiğini ve olayın idarenin işleyişine bir tehdit oluşturmadığını vurgulamıştır. İdare, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için gerekli tedbirleri alacak zamana sahip olmuş ve hizmette herhangi bir aksama yaşanmamıştır.
Ayrıca, başvurucuların eylemdeki rollerinin kamu görevlisine duyulan güven ve itibar duygusunu somut olarak ne şekilde sarstığına veya kamu hizmetini nasıl olumsuz etkilediğine dair idare ve mahkemelerce hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Derece mahkemeleri, sendika hakkı ile kamu hizmetinin düzenli yürütülmesi arasındaki adil dengeyi kuramamış ve disiplin cezasının zorunlu toplumsal bir ihtiyacı karşıladığını ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya koyamamıştır.
Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, sendika hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.