Anasayfa Karar Bülteni YARGITAY | 9. HD | 2016/29664 E. | 2017/20812 K.

Karar Bülteni

YARGITAY 9. HD 2016/29664 E. 2017/20812 K.

Yargıtay 9. HD | 2016/29664 E. | 2017/20812 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/29664
Karar No 2017/20812
Karar Tarihi 11.12.2017
Dava Türü İşe İade
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
  • Otuz işçi şartı titizlikle araştırılmalıdır.
  • Birlikte istihdam ve organik bağ incelenmelidir.
  • Kurumlardan tescil sorgulaması eksiksiz yapılmalıdır.
  • Eksik araştırmaya dayalı verilen karar bozmayı gerektirir.

Bu karar, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için aranan en temel ön koşullardan biri olan "otuz işçi çalıştırma" kuralının mahkemeler tarafından ne derece kapsamlı ve titiz bir şekilde araştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Mahkemece sadece yüzeysel bir değerlendirme yapılarak, özellikle avukat gibi belli unvanlarla çalışanların işçi sayısına dahil edilmemesi veya alt işveren çalışanlarının baştan dışlanması suretiyle sonuca gidilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Karar, dava şartının tespiti noktasında araştırmanın sınırlarının ne kadar geniş tutulması gerektiğini vurgulayarak yerel mahkemeler için net bir hukuki standart çizmektedir.

Benzer işe iade davalarında bu karar, çalışan sayısının hesabında şirketler arası organik bağın, aynı adreste faaliyet gösteren grup şirketlerinin ve birlikte istihdam olgularının mutlak surette detaylıca incelenmesi gerektiğine dair güçlü bir emsal niteliği taşımaktadır. Davacı tarafın aynı binada bine yakın çalışanın bulunduğuna dair somut iddialarının göz ardı edilemeyeceği, ticaret sicili ve resmi kurum kayıtlarının getirtilerek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiği açıkça belirtilmektedir. Bu yaklaşım, işverenlerin fiili ve organik bağ kurdukları farklı tüzel kişilikler üzerinden iş güvencesi hükümlerini bertaraf etme çabalarının önüne geçilmesi bakımından çalışma hayatında büyük bir güvence sağlamaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı avukat, bir şirkette çalışmaktayken iş sözleşmesinin haksız, bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, işverenin kendisine yönelttiği uyumsuzluk, mesai arkadaşlarıyla tartışma ve verilen dava dosyalarını takip etmeme gibi iddiaların tamamen asılsız olduğunu ileri sürerek eski işine geri dönmek amacıyla işverene karşı işe iade davası açmıştır. İşveren tarafı ise davacının davranış biçimi nedeniyle diğer çalışanların çalışamaz hale geldiğini, işyeri huzurunun bozulduğunu ve görevlerin ihmal edildiğini belirterek feshin geçerli bir nedene dayandığını savunmuştur. Ayrıca davalı şirket, kendi bünyesinde iş güvencesi yasasının aradığı otuz işçinin bulunmadığını belirterek davanın usulden reddedilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın temel noktası, işten çıkarmanın haklı veya geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığı ve bundan da önce, şirketin iş güvencesi kapsamına girecek yeterli sayıda işçi çalıştırıp çalıştırmadığı hususudur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İş hukukunda, bir işçinin iş güvencesi hükümlerinden yani işe iade hakkından yararlanabilmesi için 4857 sayılı İş Kanunu m.18 gereğince ilgili işyerinde en az otuz işçinin çalıştırılıyor olması zorunludur. Otuz işçi kuralı, davanın esasına girilmeden önce mahkeme tarafından resen araştırılması gereken kesin bir dava şartıdır. Bu sayının tespitinde, işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde çalışan işçilerin toplamı dikkate alınır.

Yerleşik içtihat prensipleri doğrultusunda, işverenlerin iş güvencesi hükümlerinden kaçınmak amacıyla şirketleri farklı tüzel kişiliklere bölmesi veya alt işverenlik ilişkileri kurması durumunda, mahkemelerin şekli bir inceleme ile yetinmemesi gerekmektedir. "Organik bağ" veya "birlikte istihdam" iddiaları gündeme geldiğinde, şirketlerin ortaklık yapıları, faaliyet alanları, aynı adresi paylaşıp paylaşmadıkları ve yönetim kadrolarının aynı olup olmadığı gibi hususlar ticaret sicil kayıtları ve resmi kurum verileri üzerinden titizlikle araştırılmalıdır.

Ayrıca, iş sözleşmesi kapsamında avukat veya başka bir profesyonel unvan ile çalışan kişilerin de işçi sayısının tespitinde salt unvanları gerekçe gösterilerek göz ardı edilmemesi gerekir. İş Kanunu kapsamında işçi sayılan herkesin, işyerindeki toplam çalışan mevcuduna dahil edilmesi yasal bir zorunluluktur. Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde yapılacak Türkiye geneli tescil sorgulamaları ve şirketler arası fiili bağların incelenmesi, işçinin yasal haklarının korunması açısından hayati öneme sahiptir. Bu temel kurallar çerçevesinde, eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalı olarak dava şartı yokluğu tespiti yapılamaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yerel mahkeme, davanın başında iş güvencesi kapsamı için gereken otuz işçi şartının bulunmadığı sonucuna vararak davayı usulden reddetmiştir. Mahkeme bu kararına gerekçe olarak, hukuk hizmet sözleşmesi ile çalışanların ve alt işveren nezdinde güvenlik ya da temizlik görevlisi sıfatıyla görev yapan personelin asıl işveren olan davalı şirketin işçi sayısına dahil edilemeyeceğini göstermiştir. Ancak bu yaklaşım, yargılama aşamasında yapılması gereken detaylı inceleme standartlarına uygun bulunmamıştır.

Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede, mahkemenin otuz işçi dava şartı yönünden gerçekleştirdiği araştırmanın son derece yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Davacının temyiz dilekçesinde açıkça aynı binada yaklaşık bin kişinin çalıştığı yönünde kuvvetli bir iddia ileri sürülmüştür. Bu iddianın aydınlatılabilmesi için davalı şirketin fesih tarihi itibarıyla Türkiye genelindeki tüm işyerlerinde aynı işkolunda kaç işçi çalıştırdığının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na müzekkere yazılarak net bir şekilde sorgulanması gerekmektedir. Bununla da yetinilmeyerek, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilmeli, ortak ve yetkilileri tespit edilmeli, aynı faaliyet kolunda yönetici ve ortakları aynı olan, aynı adresi paylaşan ve aralarında fiili ve organik bağ bulunan şirketlerin var olup olmadığı detaylı bir biçimde aydınlatılmalıdır.

Tüm bu somut iddialar ve araştırılması zorunlu hukuki hususlar ortadayken, mahkemece organik bağ ve birlikte istihdam ilişkileri hususunda hiçbir detaylı inceleme yapılmadan salt şekli bir değerlendirmeyle fesih tarihi itibarıyla davalı şirkette çalışan sayısının otuz işçiden az olduğu sonucuna varılması açıkça hatalı görülmüştür.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, otuz işçi şartının ve organik bağ iddialarının yeterince araştırılmadan hüküm kurulması yönündeki eksikliği bozma nedeni sayarak kararı bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: