Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 8. Daire | 2020/1948 E. | 2023/2863 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 8. Daire 2020/1948 E. 2023/2863 K.

Danıştay 8. Daire | 2020/1948 E. | 2023/2863 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 8. Daire
Esas No 2020/1948
Karar No 2023/2863
Karar Tarihi 26.05.2023
Dava Türü İptal
Karar Sonucu Kısmen İptal / Kısmen Karar Verilmesine Yer Olmadığı
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Kanaat notu gerekçesi somut ve nesnel olmalıdır.
  • Olumsuz kanaat notu yetkili kurum yöneticisince onaylanmalıdır.
  • Olumsuz not alan uzmanlık öğrencisi yazılı uyarılmalıdır.
  • Yürürlükten kalkan mevzuat için karar verilmesine yer yoktur.

Bu karar, tıpta uzmanlık eğitimi gören asistan hekimlerin akademik ve idari olarak değerlendirilme süreçlerine ilişkin çok kritik usul ve esas ilkelerini ortaya koymaktadır. Danıştay, asistan hekimler hakkında düzenlenen kanaat notlarının salt soyut, dayanaksız ve sübjektif değerlendirmelere dayanamayacağını, olumsuz puanlamaların muhakkak somut, nesnel ve denetlenebilir gerekçelerle desteklenmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır. Aynı zamanda, değerlendirme formlarının mevzuatta açıkça "kurum yöneticisi" olarak tanımlanan başhekim tarafından bizzat onaylanması gerektiği, başhekim yardımcısının onayının işlemde usul ve yetki sakatlığı yarattığı belirtilerek idari işlemlerdeki yetki kuralına dikkat çekilmiştir. Bu bağlamda, idarenin takdir yetkisinin keyfiliğe dönüşmemesi gerektiği, her türlü olumsuz idari değerlendirmenin hukuki bir denetime tabi tutulabileceği bir kez daha yargı kararıyla tescil edilmiştir.

Kararın emsal niteliği, uzmanlık öğrencilerinin zorlu eğitim süreçlerinde yaşayabilecekleri keyfi değerlendirmelerin, haksız uygulamaların ve mobbinge varabilecek psikolojik süreçlerin yargısal denetimi noktasında kendini göstermektedir. Özellikle, olumsuz kanaat notu alan bir tıpta uzmanlık öğrencisinin mevzuatın emredici kuralı gereğince kurum yöneticisi tarafından eksiklerini düzeltmesi için yazılı olarak uyarılması zorunluluğunun altı çizilmiş; bu usule uyulmadan tesis edilen ardışık olumsuz değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğu netleştirilmiştir. Uygulamada, klinik şefleri, eğitim sorumluları veya program yöneticileri tarafından asistan hekimler hakkında verilen düşük performans veya kanaat notlarının idari yargı denetimine tam anlamıyla tabi olmasını sağlayan bu karar, sağlık idaresi ve tıp eğitimi hukuku alanında idarenin sınırlarını çizen çok önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. İdarelerin, eğitim ve mesleki yeterlilik değerlendirmelerinde sübjektif uygulamalardan kaçınarak nesnel standartlara uyması gerektiği güvence altına alınmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Sağlık Bilimleri Üniversitesi'ne bağlı bir eğitim ve araştırma hastanesinin genel cerrahi kliniğinde asistan doktor (tıpta uzmanlık öğrencisi) olarak görev yapan davacı, klinik program yöneticisi tarafından kendisine subjektif ve haksız yere düşük kanaat notları verildiğini, bu durumun bir mobbing uygulamasına dönüştüğünü iddia etmiştir. Davacı, 2019 yılı 1. ve 2. dönemi için hakkında düzenlenen olumsuz program yöneticisi kanaat notlarının ve bu notların dayanağı olan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin iptalini talep ederek Sağlık Bakanlığı ve ilgili üniversiteye karşı idari yargıda dava açmıştır. Uyuşmazlığın temelini, davacı uzmanlık öğrencisinin aldığı olumsuz kanaat notlarının nesnel kriterlere dayanıp dayanmadığı, idarenin bu süreçte yazılı uyarı prosedürünü uygulayıp uygulamadığı ve değerlendirme onaylarının mevzuata uygun yetkili amirlerce yapılıp yapılmadığı hususları oluşturmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlıkta, asistan hekimlerin eğitim sürecini düzenleyen Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği hükümleri temel dayanak noktasıdır. Tıp eğitiminin insan sağlığı ile doğrudan ilişkili olması sebebiyle yapılacak uzmanlık eğitiminin takibi ve hakkaniyetle değerlendirilmesi kamu sağlığı bakımından da büyük önem taşımaktadır.

Söz konusu Yönetmeliğin 17. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi, program yöneticisinin altı aylık dönemler halinde uzmanlık öğrencisinin göreve bağlılık, çalışma, araştırma, yönetme yeteneği ve meslek ahlakı hakkında kanaat notu vereceğini, bu notun "kurum yöneticisi" tarafından onaylanacağını kesin bir biçimde belirtmektedir. Aynı kural gereğince, değerlendirme sonucunda olumsuz görüş ve kanaat notu alanların idari bir yükümlülük olarak kurum yöneticisi tarafından "yazılı olarak uyarılması" zorunludur. Yönetmeliğin tanımlar bölümünde yer alan 3. maddesinde ise "kurum yöneticisi", Bakanlığa bağlı hastanelerde başhekim olarak açıkça tanımlanmıştır.

Yine aynı Yönetmeliğin 16. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi, üst üste iki kez olumsuz kanaat notu alan uzmanlık öğrencisinin programının Kurulca değiştirileceğini ve yeni eğitim programında da üst üste iki kez olumsuz not alınması veya başarısız olunması halinde öğrenciyle ilişiğin kesileceğini düzenlemektedir. Bu ağır idari yaptırımlar, kanaat notlarının büyük bir titizlikle, nesnel bir temele dayandırılarak verilmesini zorunlu kılmaktadır.

İdare hukukunun genel ilkeleri uyarınca, idarenin kanunlarla kendisine tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız bir hakka dönüşemez. İdare takdir yetkisini her zaman kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olarak kullanmak zorundadır. Kamu görevlileri ve uzmanlık öğrencileri hakkında yapılan sicil, performans veya kanaat değerlendirmelerinin nesnel, tutarlı, denetlenebilir ve somut gerekçelere dayanması idare hukukunun en temel prensiplerindendir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 8. Dairesi, dosya üzerinde yaptığı detaylı incelemede öncelikle iptali istenen düzenleyici işlem niteliğindeki Yönetmelik maddelerinin hukuki durumunu değerlendirmiştir. Dava konusu Yönetmelik kurallarının yargılama süreci devam ederken 03/09/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan yeni bir yönetmelik düzenlemesi ile yürürlükten kaldırıldığı tespit edilmiştir. Bu sebeple, hukuk sisteminde artık yürürlükte bulunmayan ve mevcut haliyle hukuki sonuç doğurma kabiliyetini yitiren mevzuat hükümleri hakkında esastan bir karar verilmesine yer olmadığına kanaat getirilmiştir.

Davacı uzmanlık öğrencisi hakkında düzenlenen bireysel işlemler, yani 2019 yılı 1. ve 2. dönem kanaat notları dosyası incelendiğinde ise idare tarafından yapılan açık usul ve esas hataları tespit edilmiştir. İlk olarak, ilgili mevzuatta kanaat notlarının hastane ölçeğinde en üst düzey yönetici olan "kurum yöneticisi" sıfatıyla başhekim tarafından onaylanması gerektiği emredilmesine rağmen, davacının kanaat formlarının başhekim yardımcısı tarafından onaylandığı ve böylece idari işlemlerdeki sıkı yetki kurallarına riayet edilmediği belirlenmiştir.

Esas yönünden yapılan incelemede, program yöneticisinin davacının çalışma yeteneği, araştırma yeteneği ve yönetme yeteneği gibi kritik değerlendirme başlıklarına 1 gibi en alt sınırdan puanlar verdiği görülmüştür. Ne var ki, bir asistan hekimin zorlu eğitimine son verilmesine kadar gidebilecek ağırlıkta olan bu olumsuz değerlendirmeleri destekleyecek nesnel, somut ve objektif hiçbir hukuki gerekçenin veya belgeye dayalı bir tutanağın ortaya konulamadığı, tüm ifadelerin soyut kanaatlerden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Bunun yanı sıra, 2019 yılı 2. dönem notları değerlendirilirken, ilk dönemde olumsuz not alan öğrencinin mevzuat gereği kurum yöneticisi tarafından eksikliklerini gidermesi ve uyarılması amacıyla yazılı olarak uyarılması gerektiği yönündeki amir kuralın da işletilmediği tespit edilmiştir. Davacıya idare tarafından usulüne uygun herhangi bir yazılı ikaz yapılmamış olması, ikinci dönem verilen düşük notların usul yönünden bütünüyle sakatlandığını göstermiştir. Tıpta uzmanlık gibi zorlu ve kritik bir eğitim sürecinde, idarenin personeli üzerinde kurduğu bu tür dayanaksız ve usulsüz idari denetimlerin hukuka aykırı olduğu ve davacının haklı bulunduğu saptanmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 8. Daire, iptali istenen yönetmelik maddeleri yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş; davacı hakkında usulsüz ve somut dayanaktan yoksun olarak düzenlenen 2019 yılı 1. ve 2. dönem program yöneticisi kanaat notlarını ise hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: