Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Mehmet Siraç Çetin ve Diğerleri Kararı 2022/94327 B.

Anayasa Mahkemesi Mehmet Siraç Çetin ve Diğerleri Kararı 2022/94327 B.

Bu karar, kamulaştırmasız el atma mağduru olan mülk sahiplerinin haklarının korunması bakımından kritik bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, idarenin hukuki bir dayanağı olmaksızın özel mülkiyete müdahale etmesinin mülkiyet hakkını açıkça ihlal ettiğini bir kez daha vurgulamıştır. Sadece el atmanın tespitiyle kalınmamış, aynı zamanda ödenmesine karar verilen tazminatların uzun süren yargılamalar ve ödeme süreçleri neticesinde enflasyon karşısında erimesinin de mülk sahiplerine katlanılamaz bir yük getirdiği ortaya konulmuştur. Bu durum, mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerin tam anlamıyla yerine getirilmediğinin açık bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/94327
Karar Tarihi 15.01.2025
Taraf Mehmet Siraç Çetin ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kamulaştırmasız el atma işlemi mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • gavel Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz bir külfettir.
  • gavel El atma davalarında aleyhe yargılama gideri hükmedilemez.

Bu karar, kamulaştırmasız el atma mağduru olan mülk sahiplerinin haklarının korunması bakımından kritik bir öneme sahiptir. Anayasa Mahkemesi, idarenin hukuki bir dayanağı olmaksızın özel mülkiyete müdahale etmesinin mülkiyet hakkını açıkça ihlal ettiğini bir kez daha vurgulamıştır. Sadece el atmanın tespitiyle kalınmamış, aynı zamanda ödenmesine karar verilen tazminatların uzun süren yargılamalar ve ödeme süreçleri neticesinde enflasyon karşısında erimesinin de mülk sahiplerine katlanılamaz bir yük getirdiği ortaya konulmuştur. Bu durum, mülkiyet hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülüklerin tam anlamıyla yerine getirilmediğinin açık bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.

Uygulamadaki emsal etkisine bakıldığında, bilhassa kamulaştırmasız el atma davalarında hak arayan vatandaşların aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki tespit büyük bir önem taşımaktadır. İdarenin hukuka aykırı fiili nedeniyle dava açmak zorunda kalan mülk sahibinin bir de yargılama gideriyle cezalandırılması hakkaniyete aykırı bulunmuştur. Karar, idarenin usulsüz müdahalelerine karşı açılan davalarda vatandaşların mağduriyetinin katlanmasını engelleyecek, tazminatların enflasyona karşı korunmasını zorunlu kılacak ve yargılama giderleri yönünden ilk derece mahkemelerine kesin bir rehber niteliği taşıyacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular, maliki oldukları taşınmazlara idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı alınmaksızın fiilen el atılması nedeniyle mağduriyet yaşamıştır. Açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve el atma davalarında her ne kadar bedel belirlenmişse de, bu bedeller enflasyon karşısında değer kaybına uğrayarak ödenmiştir. Üstelik hak arama mücadelesi veren başvurucular aleyhine mahkemelerce yargılama giderine ve karşı taraf vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Başvurucular, hem mülklerine hukuka aykırı şekilde el konulması hem tazminat bedellerinin enflasyon karşısında erimesi hem de idarenin haksız fiiline rağmen kendi aleyhlerine yargılama masraflarına karar verilmesi nedenleriyle zarara uğradıklarını belirterek mülkiyet hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı temel olarak Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı çerçevesinde ele almıştır. İdarenin kamu gücünü kullanarak özel mülkiyete müdahale edebilmesi için 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine riayet etmesi zorunludur. Anılan kanunda belirtilen usul kurallarına uyulmaksızın taşınmaza fiilen veya hukuken el atılması, mülkiyet hakkına yapılmış kanunsuz bir müdahale teşkil etmektedir.

Mahkemenin dayandığı yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma bedellerinin tespiti ve ödenmesi süreçlerinde, aradan geçen zaman zarfında enflasyon oranları dikkate alınmalıdır. Enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak yapılan ödemeler, bireylere şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklemekte, mülkiyet hakkının ölçülülük ve orantılılık ilkelerini zedelemektedir.

Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesi hukuka aykırı olarak mülkiyetine el atılan kişinin, hakkına kavuşmak için dava açmak zorunda bırakılmasını idarenin haksız bir fiili olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle, kamulaştırmasız el atma davalarında vatandaşlar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi, mülkiyet hakkına yapılmış dayanaksız ve haksız bir müdahale olarak nitelendirilmektedir. Devletin, hukuka aykırı kendi fiilinden kaynaklanan bir dava sürecinde mülk sahibini ayrıca yargılama masraflarıyla sorumlu tutması anayasal güvencelerle ve mülkiyet hakkının temel felsefesiyle bağdaşmamaktadır. Mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik değerlerin, hukuka aykırı şekilde yargılama yüküyle eritilmemesi esastır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların taşınmazlarına idarece fiilen el atılmasının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında öngörülen usullere uyulmadan gerçekleştirildiğini saptamıştır. Herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın yapılan bu el atma işlemi, mülkiyet hakkına yönelik açık bir hukuka aykırılık ve kanunilik ilkesinin ihlali olarak tespit edilmiştir.

Ayrıca, açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırmasız el atma davalarında idare tarafından ödenmesine karar verilen bedellerin enflasyon karşısında korunmadığı görülmüştür. Yargılama ve ödeme sürecinde geçen zaman diliminde paranın alım gücünde meydana gelen aşırı düşüş dikkate alınmadan ödeme yapılması, başvuruculara mülklerinin gerçek değerinin ödenmemesi sonucunu doğurmuştur. Mahkeme, bu durumun başvurucular üzerinde şahsi ve olağan dışı bir külfet yarattığını ve mülkiyet hakkının orantılılık ilkesini ihlal ettiğini belirlemiştir.

Son olarak, Anayasa Mahkemesi, başvurucuların kendi mülklerine hukuka aykırı şekilde el atılması nedeniyle açmak zorunda kaldıkları davalarda aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesini değerlendirmiştir. İdarenin kanunsuz eylemi nedeniyle başlatılan yargısal süreçte, hakkını arayan vatandaşın bir de mahkeme masrafları ile cezalandırılmasının kanuni bir dayanağının bulunmadığı, bu durumun mülkiyet hakkına yönelik haksız bir müdahale olduğu açıkça ortaya konulmuştur.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, kamulaştırmasız el atma, tazminatın değer kaybına uğratılması ve aleyhe yargılama giderine hükmedilmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Devlet arazime haksız yere el koydu, ne yapmalıyım? expand_more
İdarenin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda öngörülen usullere uymaksızın taşınmazınıza fiilen veya hukuken el atması mülkiyet hakkınızın açık bir ihlalidir. Herhangi bir hukuki ve geçerli kamulaştırma kararı olmaksızın mülkünüze müdahale edilmesi durumunda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tespiti ve tazminat davaları açarak anayasal güvence altındaki mülkiyet hakkınızı koruyabilirsiniz.
Davayı kazandım ama ödeme geç yapıldı, param enflasyonda eridi. Ne olacak? expand_more
Anayasa Mahkemesinin güncel içtihatlarına göre, tazminat ödemesinin yargılama ve ödeme sürecindeki gecikmeler nedeniyle enflasyon karşısında erimesi mülkiyet hakkının ölçülülük ilkesine aykırıdır. Paranın alım gücündeki aşırı düşüş dikkate alınmadan, mülkün gerçek değerinin altında yapılan eksik ödemeler şahsınıza yüklenen orantısız bir külfet sayıldığından, enflasyon kaynaklı değer kaybının da idareden tazminini talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Hakkımı aramak için dava açtığımda mahkeme masraflarını benden alırlar mı? expand_more
Hayır, idarenin hukuka aykırı fiili nedeniyle mülkiyet hakkınıza kavuşmak için açtığınız davalarda aleyhinize yargılama gideri ve karşı taraf vekâlet ücretine hükmedilemez. Anayasa Mahkemesi, devletin kendi haksız ve kanunsuz eyleminden kaynaklanan bir dava sürecinde hakkını arayan vatandaşı ayrıca mahkeme masraflarıyla sorumlu tutmasını, mülkiyet hakkına yönelik kanuni dayanağı olmayan haksız bir müdahale olarak değerlendirmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir