Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 8. Daire | 2018/4312 E. | 2022/3319 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 8. Daire 2018/4312 E. 2022/3319 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 8. Daire
Esas No 2018/4312
Karar No 2022/3319
Karar Tarihi 17.05.2022
Dava Türü İptal
Karar Sonucu Kısmen İptal / Kısmen Ret
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • İdare, personeline kanunsuz emir veremez.
  • Öğretmenlere verilen diğer görevler hizmetle ilgili olmalıdır.
  • Ders dağıtım çizelgesi öğretmenler kurulunda görüşülmelidir.
  • Nöbet görevinin boş günlere konulması kamu yararınadır.

Bu karar, eğitim kurumlarındaki idari işleyiş, öğretmenlerin görev tanımları ve okul yönetiminin takdir yetkisinin sınırları hususunda son derece kritik hukuki tespitler barındırmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin iptali talebiyle açılan bu davada, idare hukukunun temel prensiplerinden olan "kanunsuz emir" ve "angarya yasağı" kavramları ile yöneticilerin astlarına verebileceği görevlerin yasal çerçevesi net bir şekilde çizilmiştir. Karar, idarenin kamu hizmetini yürütürken personelini keyfi olarak görevlendiremeyeceğini, verilen görevlerin mutlaka kurumun iş bölümü ve hizmetin gereğiyle sınırlı olması gerektiğini vurgulamaktadır.

Öte yandan, bu karar benzer davalar ve eğitim kurumlarındaki günlük uygulamalar açısından doğrudan emsal teşkil etmektedir. Özellikle haftalık ders dağıtım çizelgelerinin hazırlanmasında okul müdürünün tek yetkili kılınması ve öğretmenler kurulunun devre dışı bırakılması, hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Bu iptal kararı, okul yönetimlerinde katılımcı ve istişareye dayalı karar alma mekanizmalarının zorunluluğunu pekiştirmiştir. İdarecilerin keyfi uygulamalarına ve olası mobbing iddialarına karşı öğretmenleri koruyan bu yaklaşım, eğitim-öğretim planlamasının okulun tüm paydaşlarının görüşleri alınarak, hakkaniyete uygun şekilde yapılması gerektiği yönünde güçlü bir içtihat yaratmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir eğitim sendikası, Milli Eğitim Bakanlığına karşı dava açarak Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin eksik ve hukuka aykırı düzenlendiğini ileri sürmüş ve bu maddelerin iptalini talep etmiştir. Davacı sendika, kurumlara ait çok amaçlı salonların tahsisinde "sendikaların" ismen sayılmamasının kendilerini bu haktan mahrum bıraktığını iddia etmiştir.

Ayrıca yönetmelikte yer alan "amirleri tarafından verilen görevin gerektirdiği diğer görev ve sorumlulukları yerine getirmek" şeklindeki ifadelerin son derece muğlak olduğunu, bu durumun kötü niyetli yöneticiler tarafından mobbing aracı olarak kullanılabileceğini ve öğretmenlere angarya yüklenebileceğini savunmuştur. Son olarak, öğretmenlere derslerinin olmadığı günlerde nöbet yazılması ile haftalık ders dağıtım çizelgelerinin öğretmenler kurulunda görüşülmeden sadece okul idaresince hazırlanmasının haksızlıklara ve keyfiliğe yol açacağı iddia edilerek bu kısımların iptali istenmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Danıştay, uyuşmazlığı çözerken idare hukukunun temel ilkelerine ve normlar hiyerarşisine dayanmıştır. İdarelerin, bir kanuna dayanmak ve üst normlara uygun olmak şartıyla yönetmelik çıkarma ve düzenleme yapma yetkisi bulunmaktadır. Ancak idarelere tanınan takdir yetkisi sınırsız değildir; bu yetki mutlaka eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri ve hakkaniyet ilkelerine uygun olarak kullanılmalıdır.

Olayın değerlendirilmesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.124 uyarınca yönetmeliklerin kanunların uygulanmasını sağlamak amacıyla ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabileceği ilkesi vurgulanmıştır. Personelin görev tanımına ilişkin uyuşmazlıklarda ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.137'de yer alan "kanunsuz emir" ilkesi büyük önem taşır. Bu maddeye göre, kamu hizmetinde çalışan bir kişi, üstünden aldığı emri Anayasa, kanun veya yönetmelik hükümlerine aykırı görürse yerine getirmez. Bu kural, kamu görevlilerine amirleri tarafından yasal sınırlar dışında keyfi veya angarya niteliğinde iş yaptırılmasını kesin olarak yasaklamaktadır.

Öğretmenlerin çalışma süreleri ve ders yükümlülükleri ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.89 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.99 ile düzenlenmiştir. Ayrıca 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu uyarınca eğitim ve öğretim hizmetlerinin Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur. Nöbet görevi de bu gözetim ve denetim sorumluluğunun ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmiş, mesai saatleri içinde ifa edilen nöbet görevinin öğretmenin asli vazifeleri arasında yer aldığı, angarya veya fazla çalışma sayılamayacağı kuralı çerçevesinde incelenmiştir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 8. Dairesi, uyuşmazlığa konu olan yönetmelik maddelerini ayrı ayrı inceleyerek somut tespitlerde bulunmuştur. İlk olarak, çok amaçlı salonların tahsisinde "sendika" kelimesinin açıkça geçmemesi eksik bir düzenleme olarak kabul edilmemiştir. İlgili maddede salonların "kuruluşların etkinliklerine" tahsis edilebileceği belirtilmiş olup, sendikalar da bu kuruluş tanımı içinde yer aldığından salon kiralama haklarında herhangi bir yasal engel olmadığı tespit edilmiştir.

Öğretmenlerin ve müdür yardımcılarının görevlerini düzenleyen maddelerdeki "amirleri tarafından verilen görevin gerektirdiği diğer görev ve sorumlulukları yerine getirmek" şeklindeki ifadeler açısından ise Mahkeme, bu cümlenin kurumsal iş bölümü çerçevesinde yürütülecek kamu hizmetini kastettiğini belirtmiştir. Anayasa ve mevzuatımız, hiçbir kamu görevlisine özel ve yasal olmayan işler yaptırılmasına izin vermediğinden, bu genel ifadenin hukuka aykırı olmadığı ve mobbinge zemin hazırladığı iddiasının yersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Nöbet görevinin dersin olmadığı veya en az olduğu günlere konulması kuralı da, öğretmenin yoğun iş yükü altında ezilmesini önlemek ve eğitim hizmetinin kalitesini artırmak amacını taşıdığından kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun bulunmuştur.

Ancak, haftalık ders dağıtım çizelgelerinin hazırlanması hususunda farklı bir sonuca ulaşılmıştır. Yönetmeliğe göre okuldaki tüm eğitim-öğretim süreçlerinin öğretmenler kurulunda görüşülmesi esasken, ders dağıtım çizelgesinin kurul gündeminden kaçırılarak doğrudan okul müdürünün onayına bırakılması hukuka aykırı bulunmuştur. Çizelgenin kurulda tartışılmaması, okul yönetimini tek yetkili hale getirerek şeffaflığı zedeleyecek ve olası haksızlıklara zemin hazırlayacak nitelikte bir eksik düzenleme olarak nitelendirilmiştir.

Sonuç olarak Danıştay 8. Dairesi, haftalık ders dağıtım çizelgesinin öğretmenler kurulunda görüşülmesine yer verilmemesi suretiyle tesis edilen eksik düzenleme yönünden işlemin iptali, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddi yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: