Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | Samır N. S. Handal | BN. 2022/56012

Karar Bülteni

AYM Samır N. S. Handal BN. 2022/56012

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2022/56012
Karar Tarihi 29.07.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • İade tutuklamasında kırmızı bültenin kaldırılması gözetilmelidir.
  • Gerekçesiz tutukluluğun devamı kararı özgürlüğü ihlal eder.
  • Tutuklamanın meşru amacı somut olgularla desteklenmelidir.
  • İade yargılamasındaki tutuklama da ölçülü olmalıdır.

Bu karar, yabancı bir devletin iade talebine veya Interpol tarafından yayımlanan kırmızı bültene istinaden gerçekleştirilen geçici tutuklama tedbirlerinin sınırlarını ve mahkemelerin bu süreçteki inceleme yükümlülüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, iade yargılaması kapsamında verilen tutuklama kararlarının, suç isnadına bağlı tutuklamalardan farklı bir nitelik taşıdığını vurgulamakla birlikte, bu tedbirin de Anayasa'nın güvence altına aldığı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı çerçevesinde ölçülülük ilkesine tabi olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. Özellikle tutuklamaya dayanak teşkil eden uluslararası arama kararının (kırmızı bülten) kaldırılması gibi lehe olan yeni hukuki durumların, derece mahkemelerince göz ardı edilemeyeceği tescillenmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, bu karar, uluslararası adli iş birliği çerçevesinde uygulanan koruma tedbirlerinde mahkemelerin şeklî bir inceleme ile yetinemeyeceğini göstermektedir. İade amacıyla tutulan kişilerin tutukluluk incelemelerinde, dayanak belgenin geçerliliğini yitirmesi durumunda, bu yeni olgunun yargı mercilerince mutlaka gerekçeli bir biçimde tartışılarak karara bağlanması gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Bu içtihat, iade dosyalarında rutin ve şablon gerekçelerle tutukluluğun devamına karar verilmesi uygulamasının önüne geçerek, mahkemelere başvurucuların temel itirazlarını ve dosyaya sunulan yeni delilleri titizlikle inceleme zorunluluğu getirmesi bakımından uygulamada büyük bir öneme sahiptir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Ürdün vatandaşı olan başvurucu, Haiti makamlarının talebi üzerine Interpol tarafından çıkarılan kırmızı bülten gerekçe gösterilerek Türkiye'ye giriş yaparken İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nda gözaltına alınmış ve ardından iade yargılaması kapsamında geçici olarak tutuklanmıştır. Yargılama süreci devam ederken, başvurucu hakkındaki kırmızı bültenin Interpol tarafından, Haiti makamlarının yanıltıcı bilgi verdiği gerekçesiyle kaldırıldığı tespit edilmiştir. Başvurucu, kırmızı bültenin kaldırıldığını belirterek tahliye talebinde bulunmuş ancak ilk derece mahkemesi bu yeni ve önemli durumu değerlendirmeden tutukluluğun devamına karar vermiştir. Başvurucu, hakkındaki iade talebinin dayanağı kalmamasına rağmen tutukluluk hâlinin gerekçesiz olarak sürdürülmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel olarak Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını düzenleyen 19. maddesi ile 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hükümlerini dikkate almıştır.

İade yargılaması kapsamındaki tutuklama, kişinin bir suç işlediği şüphesiyle yürütülen olağan ceza soruşturması veya kovuşturmasından farklı olarak, suçluların iadesi sürecinin sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacını taşımaktadır. Bu süreçte uygulanan geçici tutuklama tedbiri, 6706 sayılı Kanun uyarınca belirli şartlara bağlanmıştır ve temel dayanağı genellikle aranan şahıs hakkında çıkarılan kırmızı bülten veya iade talepnamesidir.

Anayasa'nın 19. maddesi uyarınca, hakkında iade talebi bulunan bir kişinin tutulması meşru bir sebep olmakla birlikte, bu tutma işleminin ölçülü olması gerekmektedir. Ölçülülük ilkesi, tutuklamaya alternatif adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesini, tutukluluk hâlinin devamı için ilgili ve yeterli gerekçelerin ortaya konulmasını zorunlu kılar. Özellikle yargılama sürecinde ortaya çıkan, tutuklamanın temelini ortadan kaldırabilecek nitelikteki yeni delil ve olguların (örneğin kırmızı bültenin iptal edilmesi) yargı mercilerince mutlaka tartışılması gerekmektedir. Yabancı ülkede işlenen bir suç bakımından kuvvetli suç şüphesinin varlığına yönelik incelemedeki zorluklar nedeniyle, iade yargılaması yapan mahkemelerin takdir alanı olağan ceza yargılamasına kıyasla daha geniştir. Ancak bu geniş takdir alanı, mahkemelerin yeni ve kritik delilleri tamamen görmezden gelmesine olanak tanımaz. Nitekim 5271 sayılı Kanun uyarınca şüphelinin veya sanığın tahliye taleplerinde ileri sürdüğü haklı nedenlerin mahkemeler tarafından dikkate alınmadan salt şablon ifadelerle reddedilmesi, anayasal güvencelere açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun iade amacıyla tutuklanmasının kanuni bir dayanağı ve iade sürecinin sağlıklı şekilde işlemesini sağlamak gibi meşru bir amacı bulunduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, başlangıçta başvurucunun Interpol kırmızı bülteni uyarınca geçici olarak tutuklanmasının, ilgili mevzuatta öngörülen kuvvetli suç şüphesi şartını karşıladığını ve müdahalenin bu aşamada hukuka uygun olduğunu kabul etmiştir.

Ancak yargılama sürecinin ilerleyen aşamalarında hukuki durum önemli ölçüde değişmiştir. Başvurucu hakkındaki kırmızı bültenin, iade talep eden ülkenin yanıltıcı bilgi verdiği gerekçesiyle Interpol tarafından bizzat iptal edildiği görülmüştür. Başvurucu, bu iptal kararını ve olguyu tevsik eden ilgili belgeleri derece mahkemesine sunarak müteaddit defa tahliye talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi, başvurucunun bu son derece kritik ve tutuklamanın dayanağını temelden sarsıcı nitelikteki savunmasını ve sunduğu resmî belgeleri hiçbir şekilde değerlendirmemiştir. Mahkeme, kırmızı bülten hâlen geçerliymiş gibi eski gerekçeleri tekrar ederek tutukluluğun devamına karar vermiştir. İtiraz mercii olan ağır ceza mahkemesi de bu esaslı itirazları dikkate almadan şeklî bir incelemeyle talebi reddetmiştir.

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemesinin kırmızı bültenin kaldırılması hususuna yönelik belgeleri dikkate almadan ve talepnameye eklenen evrak muhteviyatına yönelik bir inceleme yapmadan tutukluluğun devamına karar vermesini ölçülülük ilkesine açıkça aykırı bulmuştur. Ortaya çıkan yeni ve önemli durum karşısında, başvurucu hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmemesi, tutukluluğun devamı kararının gerekçesiz kalmasına yol açmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, iade tutuklamasında dayanak belgenin ortadan kalkmasına rağmen tutukluluğun gerekçesiz sürdürülmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: