Anasayfa Karar Bülteni AYM | Kahraman Vural | BN. 2021/30295

Karar Bülteni

AYM Kahraman Vural BN. 2021/30295

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/30295
Karar Tarihi 29.07.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Devlet, devam eden davalarda taraflardan birini kayıramaz.
  • Kanun değişikliğiyle davanın sonucunun etkilenmesi silahların eşitliğini bozar.
  • Yargılama sürerken yapılan yasal müdahaleler hakkaniyete aykırıdır.

Bu karar, devam eden bir yargılama sırasında yasama organı tarafından yapılan kanun değişikliklerinin, davanın tarafları arasındaki hukuki güç dengesini nasıl etkilediği noktasında büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, bir tarafın kazanma ihtimali oldukça yüksek olan bir davada, sonradan yürürlüğe giren bir kanun hükmüyle bu ihtimalin tamamen ortadan kaldırılmasını adil yargılanma hakkına doğrudan müdahale olarak değerlendirmiştir. Yasama organının, görülmekte olan uyuşmazlıklara taraf dengesini bozacak şekilde müdahale etmesi hukuki güvenlik ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı bulunmuştur.

Uygulamadaki emsal etkisi bakımından bu karar, derdest davalarda yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemelerin geriye yürümezliği ve kazanılmış hakların korunması ilkelerinin altını güçlü bir şekilde bir kez daha çizmektedir. Mahkemelerin, kanun değişikliklerini derdest davalara uygularken taraflardan birine orantısız külfet yükleyip yüklemediğini denetlemesi gerektiği net bir biçimde ortaya konulmuştur. Böylece, kanun koyucunun uyuşmazlıklara tek taraflı avantaj sağlayacak şekilde müdahale etmesinin önüne geçilerek adalete olan güvenin korunması güvence altına alınmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, kendisine ait tarım arazisinin hemen sınırında bulunan komşu tarlanın bir başkasına satılması üzerine, sınırdaş arazi maliki olarak yasalardan kaynaklanan önalım (öncelikle satın alma) hakkını kullanmak istemiştir. Bu doğrultuda, söz konusu komşu arazinin tapusunun iptal edilerek kendi adına tescil edilmesi talebiyle yeni alıcıya karşı tapu iptal ve tescil davası açmıştır.

Dava süreci devam ederken ve mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarıyla başvurucunun sınırdaş malik olduğu tespit edilerek haklılığı büyük ölçüde ortaya konulmuşken, sınırdaş arazi malikine önalım hakkı tanıyan kanun maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. İlk derece mahkemesi de davanın yasal dayanağının kalmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Başvurucu, yargılama sürerken yapılan kanun değişikliğinin geriye yürütülemeyeceğini ve kazanılmış haklarının ihlal edildiğini belirterek karara itiraz etmiş, kanun yollarından sonuç alamayınca adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın hukuki temelinde, adil yargılanma hakkının en önemli güvencelerinden biri olan silahların eşitliği ilkesi ile çelişmeli yargılama ilkesi yer almaktadır. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulmasını ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirebilmesini gerektirmektedir. Yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ilkesinin güvence altına alınarak adil yargılanma hakkının korunması, hukuk devleti olmanın vazgeçilmez bir gereğidir.

Somut uyuşmazlığın mahkeme önüne taşındığı tarihte yürürlükte olan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m.8/İ hükmü, tarımsal arazilerin satılması hâlinde sınırdaş tarımsal arazi maliklerine önalım hakkı tanımaktadır. Ancak yargılama sürerken yürürlüğe giren 7255 sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun ile bu hak kanun metninden çıkarılarak yürürlükten kaldırılmıştır.

Yerleşik anayasal içtihatlara göre, devletin kendisi taraf olsun ya da olmasın, davanın taraflarından birini diğerine nazaran önemli ölçüde avantajlı hâle getiren kanuni düzenlemeler yapması silahların eşitliği ilkesine ve hakkaniyete uygun yargılama kuralına aykırılık oluşturur. Yasama organının, yargılamadaki taraflardan birinin lehine doğrudan sonuç doğuracak şekilde kanun çıkarttığı durumlarda, davanın taraflarının mahkeme önünde eşit konumda olduğundan kesinlikle bahsedilemez. Söz konusu müdahalenin anayasal anlamda ihlal sayılabilmesi için; yargısal süreci etkilediği iddia edilen düzenlemenin taraflardan birinin davadaki başarı şansını önemli ölçüde azaltması, ortaya çıkan bu haksız sonuç ile kanuni düzenleme arasında net bir illiyet bağının bulunması ve bu bağı zayıflatan başka bir etkenin ortaya çıkmamış olması şarttır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun tapu iptal ve tescil davasını açtığı tarihte sınırdaş arazi maliklerine önalım hakkı tanıyan kanun hükmünün hukuken yürürlükte olduğuna dikkat çekmiştir. Yargılama sürecinde yerel mahkemece uzman bilirkişi raporları alınmış, taraflar iddia ve savunmalarını detaylıca mahkemeye sunmuş ve yargılama esasa ilişkin karar verilmesi beklenen belli bir aşamaya ulaşmıştır. Ancak tam bu sırada, başvurucunun davasına yasal dayanak oluşturan düzenleme yeni bir kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.

İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde, yasal dayanağın ortadan kalkması tek sebep olarak gösterilerek başvurucunun davasının reddedildiği görülmüştür. Anayasa Mahkemesi, kanuni düzenlemenin taraflar arasındaki yargılamanın belirli bir aşamaya gelmesinden sonra yapıldığını ve doğrudan doğruya davanın sonucunu etkilediğini vurgulamıştır. Başvurucu, başlangıçta kazanma şansı oldukça yüksek olan davasını, sonradan gerçekleşen ve öngörülemez nitelikteki yasama müdahalesi sonucunda kaybetmiştir.

Yapılan incelemede, yasama organınca kabul edilen ilgili kanunun, başvuruya konu davanın seyrine doğrudan ve kesin bir şekilde etki ettiği ve başvurucunun davayı kazanmasını imkânsız hâle getirdiği tespit edilmiştir. Dava açıldığı sırada başvurucunun lehine olan durum, öngörülebilir olmayan bir yasal müdahale ile tamamen davalı lehine dönmüş ve davalı, başvurucuya nazaran önemli ölçüde avantajlı bir konuma getirilmiştir.

Başvurucunun, devam eden yargılama sürecinde karşı taraf ile kıyaslanamayacak ölçüde dezavantajlı duruma düşürülmesi ve yararlar dengesinin kendisine katlanılması zor külfetler yüklenerek açıkça aleyhine bozulması, silahların eşitliği ilkesine yönelik orantısız ve haksız bir müdahale olarak değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği ve yeniden yargılama yapılması yönünde karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: