Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 2. Daire | 2019/282 E. | 2020/2076 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 2. Daire 2019/282 E. 2020/2076 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 2. Dairesi
Esas No 2019/282
Karar No 2020/2076
Karar Tarihi 02.07.2020
Dava Türü İptal Davası
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Cinsel taciz fiili sözleşme feshini gerektirir.
  • Disiplin cezasının reddi feshe engel değildir.
  • Ceza davasının düşmesi idari işlemi bağlamaz.
  • Söz ve tavırların bütünü tacizi oluşturabilir.

Bu karar, aile hekimliği sisteminde görev yapan personelin iş sözleşmesinin feshi ile devlet memurluğu disiplin cezası süreçleri arasındaki bağımsızlığı vurgulaması açısından kritik bir hukuki anlama sahiptir. Kararda, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı eylemlerde bulunduğu iddia edilen bir kamu görevlisinin, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından doğrudan "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası almamış olmasının, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesine hukuki bir engel teşkil etmediği net bir biçimde ortaya konulmaktadır. İdare mahkemeleri ve Danıştay, idari sözleşmelerin feshinde fiilin işlenip işlenmediği (sübut bulması) hususunu temel almakta, ceza davasının zamanaşımı veya şikayet yokluğu gibi usulden düşmesi hallerinin idari disiplin yaptırımlarını bertaraf etmeyeceğini içtihat etmektedir. Disiplin ve idari sözleşme hukuku açısından, her iki alanın kendi dinamikleri ve ispat kuralları olduğu açıkça gösterilmiştir.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, idarenin takdir yetkisi ve hizmet sözleşmelerinin feshi süreçlerinde iş yeri huzuru, çalışma barışı ve meslek etiği kurallarının ne derece hayati olduğu görülmektedir. Özellikle cinsel taciz ve mobbing gibi çalışma ortamını zehirleyen eylemlerin varlığı durumunda, mağdurların ve tanıkların tutarlı beyanları, mesaj içerikleri gibi yan delillerle desteklendiğinde fesih için yeterli, somut sebep kabul edilmektedir. Karar, idarenin hizmet kusurunu önlemek ve kamu hizmetinin sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla, memuriyet teminatına sığınarak işlenen yüz kızartıcı fiillere karşı tolerans gösterilmeyeceğini ve sözleşme feshinin yasal düzenlemelere uygun güçlü bir enstrüman olduğunu uygulamada bir kez daha teyit etmektedir. Bu yaklaşım, taciz mağduru kamu görevlilerinin korunması adına idari yargının etkin bir refleks gösterdiğini kanıtlamaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir aile sağlığı merkezinde aile hekimi olarak kamu hizmeti sunan davacı, aynı işyerinde beraber mesai yaptığı birden fazla kadın personele ve meslektaşına yönelik sözlü ve fiziksel cinsel tacizde bulunduğu, aynı zamanda çalışma arkadaşlarına psikolojik baskı (mobbing) uyguladığı gerekçeleriyle idareye şikayet edilmiştir. Yapılan derinlemesine idari incelemeler ve soruşturmalar sonucunda valilik makamı tarafından davacının aile hekimliği hizmet sözleşmesi, yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedilmiştir.

Sözleşmesi feshedilen hekim, ortaya atılan iddiaların tamamen soyut iftiralardan ibaret olduğunu, konuyla ilgili olarak hakkında açılan ceza davasının süresinde şikayet olmaması nedeniyle düştüğünü, bazı şikayetler hakkında da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini savunmuştur. Ayrıca ilgili disiplin kurulunca kendisine en ağır yaptırım olan memuriyetten çıkarma cezası verilmediğini, bu nedenle sözleşme feshinin yersiz olduğunu öne sürerek valiliğin fesih işleminin iptal edilmesini talep etmiş ve idari yargıda dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümü, birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumunu ve aile hekimliği uygulamasını düzenleyen özel mevzuat ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun memuriyet disiplin hükümleri ekseninde değerlendirilmiştir.

Aile hekimlerinin çalışma usulleri, yükümlülükleri ve disiplin süreçleri büyük ölçüde idari hizmet sözleşmeleri ve Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği kapsamında şekillenmektedir. Anılan Yönetmeliğin sözleşmenin yetkili merci tarafından feshini düzenleyen hükümleri, temel bir referans olarak doğrudan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 125'e atıf yapmaktadır. Bu mevzuat uyumlaştırması kapsamında, anılan kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan ağır disiplinsizlik hallerinin işlendiğinin idari tahkikatla tespiti, sözleşmenin feshi için doğrudan ve tek başına yeterli sebep kabul edilmektedir.

Özellikle 657 sayılı Kanun m. 125/E-g bendi uyarınca "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, normal şartlarda devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren en ağır disiplin suçlarından biridir. İdare hukukunda yerleşik hale gelen içtihatlara göre, bir kamu görevlisinin idari soruşturma sonucunda bu derece ağır ve ahlaka aykırı fiilleri işlediği sübuta erdiğinde, idarenin personelini korumak ve kamu hizmetinin itibarını sürdürmek adına sözleşme feshi yetkisini derhal kullanması hukuka uygun ve elzem bulunur.

Ayrıca, idari disiplin hukuku ile adli ceza hukuku birbirlerinden tamamen bağımsız ilerleyen, ispat standartları farklı hukuki süreçlerdir. Bir fiil ceza yargılamasında zamanaşımı, şikayetten vazgeçme veya şüpheden sanık yararlanır ilkesi gibi spesifik nedenlerle cezalandırılamasa bile, idari soruşturma kapsamında titizlikle toplanan şikayetçi tutanakları, tanık beyanları ve mesaj dökümü gibi idari deliller, sözleşme feshi için yeterli nesnel kanaati oluşturabilir. Salt disiplin cezasının fiilen uygulanmamış olması, sözleşmenin feshine mani hukuki bir engel olarak görülmemektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 2. Dairesi ve derece mahkemeleri tarafından yapılan çok yönlü yargısal incelemelerde, davacı hekimin iş yerindeki rutin davranışları ve meslektaşlarıyla olan iletişimi titizlikle ele alınmıştır. Dosya kapsamında yer alan şikayetçi beyanları, görgüye dayalı tanık ifadeleri ve taraflar arasındaki mesaj içerikleri birlikte incelendiğinde; davacının, çalıştığı kurumdaki birden fazla kadın çalışana ve hekim meslektaşına karşı iş arkadaşlığı sınırlarını aşan, cinsel taciz boyutuna varan nitelikte sözlü ve fiziksel eylemleri bulunduğu somut olarak tespit edilmiştir. Davacının, bu rahatsız edici söz, ima ve tavırları genellikle dolaylı yollardan yaparak eylemlerini masum bir iş yeri şakalaşması gibi göstermeye çalıştığı, ancak bu eylemlerin süreklilik arz ederek alışkanlık haline getirildiği açıkça ortaya konulmuştur. Müştekilerin birden fazla olması, bazılarının evli olması ve alınan ifadelerin birbiriyle tutarlı bir bütünlük arz etmesi dikkate alındığında, olayın basit bir husumet veya kişisel çekişme kaynaklı asılsız iftira olarak nitelendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu önemle vurgulanmıştır.

Davacı taraf savunmasında, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından kendisine doğrudan "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezasının ölçülülük ilkesi gereği verilmediğini, bu nihai ceza reddedildiği için sözleşme feshinin de dayanaksız kalarak uygulanamayacağını ileri sürmüştür. Ancak mahkeme heyetlerinin kararlarında da altı çizildiği üzere, disiplin cezası kararları kişinin doğrudan asli memurluk statüsünü ilgilendirirken, bakılan davanın konusu bir "aile hekimliği hizmet sözleşmesinin feshi" işlemidir. İlgili Yönetmelik hükmü uyarınca, sözleşme feshinin geçerli şekilde gerçekleşmesi için anılan yüz kızartıcı disiplin fiillerinin işlendiğinin idari yollarla tespit edilmesi yeterli görülmüştür. Ayrıca söz konusu fiilden dolayı mutlaka kesinleşmiş bir ihraç cezası alınmış olması şartı kanunen aranmamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen adli soruşturma süreçlerinde şikayet süresinin altı aylık yasal sınır geçirilerek yapılması gibi usuli gerekçelerle ceza davasının düşürülmesine veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olması, disiplin ve sözleşme hukuku yönünden taciz fiilinin hiç işlenmediği anlamına gelmemektedir. Toplanan somut ve destekleyici idari deliller fesih işlemi için yeterli, ölçülü ve adil bulunmuştur.

Sonuç olarak Danıştay 2. Dairesi, sözleşme feshi işleminin hukuka uygun olduğuna ve davanın reddi yönünde verilen bölge idare mahkemesi kararının onanması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: