Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/12377 E. 2021/16497 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/12377 E. 2021/16497 K.

Bu karar, medeni usul hukukunun en temel prensiplerinden biri olan "usuli kazanılmış hak" kurumunun sınırlarını ve mahkemelerin Yargıtay bozma kararlarına uymasının doğurduğu hukuki sonuçları net bir biçimde ortaya koymaktadır. Karar, Yargıtay tarafından verilen bir bozma ilamına yerel mahkemece uyulması halinde, mahkemenin artık bozma kararı dışına çıkarak işlem yapamayacağını ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında taraflar lehine doğan kazanılmış hakları ihlal edemeyeceğini vurgulamaktadır. Özellikle iş hukukundan kaynaklanan fazla çalışma ücreti alacaklarının hesaplanmasında, daha önceki aşamalarda kesinleşmiş olan hesaplama kriterlerinin ve sözleşme hükümlerinin bozma sonrasında değiştirilemeyeceği hukuken tescil edilmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2021/12377
Karar No 2021/16497
Karar Tarihi 15.12.2021
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Bozma kararına uyulması usuli kazanılmış hak doğurur.
  • gavel Kazanılmış haklar yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz.
  • gavel Bozma kapsamı dışında kalan kısımlar kesinleşmiş sayılır.
  • gavel Fazla çalışma hesabında sözleşme hükümleri gözetilmelidir.

Bu karar, medeni usul hukukunun en temel prensiplerinden biri olan "usuli kazanılmış hak" kurumunun sınırlarını ve mahkemelerin Yargıtay bozma kararlarına uymasının doğurduğu hukuki sonuçları net bir biçimde ortaya koymaktadır. Karar, Yargıtay tarafından verilen bir bozma ilamına yerel mahkemece uyulması halinde, mahkemenin artık bozma kararı dışına çıkarak işlem yapamayacağını ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında taraflar lehine doğan kazanılmış hakları ihlal edemeyeceğini vurgulamaktadır. Özellikle iş hukukundan kaynaklanan fazla çalışma ücreti alacaklarının hesaplanmasında, daha önceki aşamalarda kesinleşmiş olan hesaplama kriterlerinin ve sözleşme hükümlerinin bozma sonrasında değiştirilemeyeceği hukuken tescil edilmiştir.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan, bozma sonrası alınan yeni bilirkişi raporlarında usuli kazanılmış hakların göz ardı edilmesi sorununa karşı bu karar, mahkemelere ve bilirkişilere önemli bir sınır çizmektedir. Benzer iş davası süreçlerinde, ilk kararda Yargıtay bozması kapsamı dışında bırakılan hususların (örneğin fazla mesainin ücrete dahil olduğu yönündeki iş sözleşmesi hükmünün ilk raporda dikkate alınmış olması) ikinci yargılama aşamasında değiştirilemeyeceği kesin olarak belirtilmektedir. Bu durum, yargılamaların gereksiz yere uzamasını önlemek, hukuki istikrarı sağlamak ve mahkeme kararlarına olan genel güveni korumak adına emsal teşkil edecek güçlü bir uygulama rehberidir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız yere feshedildiğini ve işe iade davası açtıklarını belirterek ödenmeyen ücret farkı, eşit davranmama tazminatı, jestiyon primi, fazla çalışma ücreti ve işyerinde uğradığı mobbing sebebiyle manevi tazminat alacaklarının tahsili istemiyle dava açmıştır. Davalı işveren ise iş sözleşmesinin davacının düşük performansı ve hedeflere ulaşamaması sebebiyle geçerli nedenle feshedildiğini, mobbing oluşturacak bir olay yaşanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Temel uyuşmazlık, yerel mahkemenin Yargıtay bozma ilamına uymasından sonra alınan yeni bilirkişi raporunda, davacının fazla çalışma ücreti hesaplanırken iş sözleşmesinde yer alan fazla çalışmaların aylık ücretin içinde olduğuna dair hükmün dikkate alınıp alınmayacağı ve bu durumun davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarında ve Türk usul hukukunda kanuni bir maddede açıkça tanımlanmamış olmakla birlikte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu sistematiği ve yüksek yargı kararlarıyla şekillenen "usuli kazanılmış hak" kurumu bu uyuşmazlığın çözümünde temel kuraldır. Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve mahkeme kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını engellemek amacıyla kabul edilmiş vazgeçilmez bir usul hukuku ilkesidir.

Kural olarak, bir yerel mahkeme Yargıtay'ın bozma kararına uyduğunda, artık o bozma kararı gereğince işlem yapmak ve bozma çerçevesinde hüküm kurmak zorundadır. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla birlikte, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli bir kazanılmış hak doğar ve bu hak mahkemece verilecek yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz.

Bununla birlikte, bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalan kısımları kesinleşmiş sayılır. Kesinleşen bu kısımlar lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak teşkil eder ve haklarında yeniden inceleme yapılarak farklı bir karar verilemez. Fazla çalışma ücreti hesaplamalarında işçinin imzaladığı sözleşme hükümleri büyük önem taşır. İş sözleşmesinde yer alan fazla çalışmaların aylık ücrete dahil olduğuna ilişkin hükümlerin geçerliliği ilk yargılama aşamasında kabul edilip bu husus bozma konusu yapılmamışsa, bozma sonrası aşamada bu hesaplama yönteminden dönülerek işveren aleyhine yeni bir değerlendirme yapılması dürüstlük kuralı ve usuli kazanılmış hak ilkesine açıkça aykırıdır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda yerel mahkeme tarafından verilen ilk karar, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş; davacının sadece haftalık 45 saati aşan çalışmalarının karşılığını talep ettiği, fazla sürelerle çalışma talebi olmadığı halde talebi aşar nitelikte hüküm kurulduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Yerel mahkeme bu bozma kararına uyarak yargılamaya devam etmiştir.

Bozmadan önce hükme esas alınan ilk bilirkişi raporunda, davacının iş sözleşmesinde yer alan "fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödeneceğine" ilişkin hüküm dikkate alınarak bir hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Yargıtay'ın ilk bozma kararında bu hesaplama yöntemine veya sözleşme hükmünün uygulanmasına yönelik herhangi bir bozma nedeni oluşturulmamıştır. Dolayısıyla bu durum, davalı işveren lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir.

Ancak mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma sonrası alınan yeni bilirkişi raporunda sözleşmedeki fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna ilişkin söz konusu hüküm tamamen göz ardı edilmiştir. Bu hatalı hesaplama yöntemine itibar edilerek davacının fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması, usuli kazanılmış hakkın açık bir ihlali anlamına gelmektedir.

Mahkemece yapılması gereken iş, bozma ilamı doğrultusunda hareket ederek davacının tespit edilen fazla çalışmalarından yıllık 270 saatin mahsup edilmesi suretiyle bir hesaplama yapmak ve davacının fazla mesai ücreti alacağını bu veriler ışığında hüküm altına almaktır. Davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilerek karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiği gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

Sözleşmede "fazla mesai ücrete dahildir" yazıyorsa hiç mesai alamaz mıyım? expand_more
İş hukuku uygulamalarına göre, iş sözleşmesinde fazla çalışmaların aylık ücretin içinde olduğuna dair bir hüküm bulunuyorsa, bu kural geçerli kabul edilmektedir. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere, işçinin imzaladığı sözleşmede yer alan fazla mesainin ücrete dahil olduğu yönündeki maddeler hesaplamalarda mutlaka dikkate alınmalıdır. Ancak bu kuralın uygulanabilmesi için yasal bir sınır bulunmakta olup, tespit edilen fazla mesai sürelerinden yıllık 270 saatin mahsup edilmesi (düşülmesi) suretiyle bir hesaplama yapılması gerekmektedir.
Yargıtay kararı bozduktan sonra mahkeme hesabı sil baştan değiştirebilir mi? expand_more
Hukuk sistemimizde "usuli kazanılmış hak" adı verilen ve hukuki istikrarı sağlamayı amaçlayan çok temel bir usul prensibi bulunmaktadır. Kural olarak, bir yerel mahkeme Yargıtay'ın bozma kararına uyduğunda, artık bozulan hükmün bozma kapsamı dışında kalan kısımları kesinleşmiş sayılır ve bu durum lehine karar verilen taraf yararına usuli kazanılmış hak doğurur. Dolayısıyla, ilk bilirkişi raporunda dikkate alınan ve Yargıtay tarafından da bozma konusu yapılmayan hususlar (örneğin fazla mesainin ücrete dahil olduğu yönündeki sözleşme hükümleri), bozma sonrasında alınan yeni raporlarda değiştirilerek sil baştan yeni bir değerlendirme yapılamaz.
Ücrete dahil olan fazla mesainin bir sınırı yok mu, bedava mı çalışacağım? expand_more
İş sözleşmesindeki "fazla mesai ücrete dahildir" maddesi, işçinin yıl boyunca sınırsız olarak ücretsiz fazla mesai yapacağı anlamına gelmemektedir. Yargıtay uygulamalarına göre, mahkemece yapılması gereken iş; işçinin tespit edilen toplam fazla çalışmalarından yasal sınır olan yıllık 270 saatin mahsup edilmesidir. Dolayısıyla, bir yıl içindeki fazla mesai süreniz 270 saati aşıyorsa, bu limiti aşan saatlerin karşılığı olan fazla mesai ücreti alacağınız mahkeme tarafından hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir