Anasayfa Karar Bülteni AYM | 2021/24581 BN.

Karar Bülteni

AYM 2021/24581 BN.

Anayasa Mahkemesi | Muhammet Seme | 2021/24581 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi 1. Bölüm
Başvuru No 2021/24581
Karar Tarihi 17.09.2024
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Boşanma davalarında makul süre evlenme hakkını etkiler.
  • Uzayan boşanma davaları aileyi kurma iradesini zedeler.
  • Devlet boşanma sürecini hızlı sonuçlandırmakla yükümlüdür.
  • Yargısal gecikmeler yeni bir aile kurulmasını engellememelidir.

Bu karar, boşanma davalarının olağanüstü ve gereksiz derecede uzun sürmesinin yalnızca adil yargılanma hakkı şemsiyesi altındaki makul sürede yargılanma hakkı ihlali olmadığını, aynı zamanda doğrudan doğruya Anayasa'nın 20. ve 41. maddeleri kapsamında güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı ve evlenme hakkı ihlali niteliğinde olduğunu hukuken ve kesin olarak tescil etmektedir. Yüksek Mahkeme, evlenme hakkını dar ve şeklî bir çerçevede, sadece belirli bir kişiyle anında evlenme talebi olarak görmemiş; aksine çok daha geniş bir anlamda, bireylerin kendi hayatlarına yön verme ve yepyeni bir aile kurma iradesi olarak derinlemesine değerlendirmiştir.

Kararın hukuki ve pratik anlamı, boşanma davalarındaki makul olmayan uzamaların, bireylere hayatın olağan akışında katlanamayacakları kadar ağır bir psiko-sosyal külfet yükleyerek, yeniden bir aile kurma haklarının tam da özüne dokunduğunu teyit etmesidir. Devletin temel pozitif yükümlülükleri gereğince, boşanma davası süresince yargılamanın büyük bir özenle ve mutlaka makul sürede tamamlanması zorunlu kılınmıştır.

Uygulamadaki önemi ve emsal etkisi bakımından bu karar, özellikle yurt dışı tebligatları, adres araştırmaları ve bürokratik yazışmalar gibi usul işlemlerinden kaynaklanan gecikmelerin boşanma davalarını yıllarca sürüncemede bırakmasına karşı aile mahkemelerine verilmiş çok güçlü ve yönlendirici bir uyarıdır. Eşlerin yasal olarak evlilik birliğini sonlandırma ve hayatlarına yepyeni bir yön verme iradeleri, idari gecikmelere hiçbir şekilde kurban edilemez.

Benzer davalarda, yargılamanın yıllarca sürmesinin artık doğrudan ciddi bir manevi tazminat gerektiren bağımsız bir evlenme hakkı ihlali doğuracağı tam manasıyla netleşmiştir. Bu güncel durum, mahkemeleri yargılama sürelerini kısaltmaya ve işlemleri daha hızlı bir biçimde tamamlamaya sevk edecek son derece kritik, öncü bir içtihat niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Muhammet Seme, eşiyle aralarında evliliğin ilk günlerinden itibaren şiddetli geçimsizlik olduğunu, eşinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve uzun süredir ayrı yaşadıklarını belirterek 28 Eylül 2015 tarihinde Kayseri 2. Aile Mahkemesinde boşanma davası açmıştır. Ancak davalı eşin Hollanda'da ikamet etmesi nedeniyle yurt dışı tebligat süreçlerinde ciddi aksaklıklar ve gecikmeler yaşanmış, dava ancak yıllar sonra karara bağlanabilmiştir. Başvurucu, boşanma davasının yedi yıla yaklaşan bir sürede tamamlanamaması ve yargılamanın gereksiz yere uzatılması yüzünden hayatını yeniden kuramadığını, bu süre zarfında yeni bir evlilik yapıp aile kurma imkânından mahrum bırakıldığını ifade etmiştir. Bu doğrultuda, makul sürede yargılanma hakkı ile evlenme ve aile kurma hakkının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat talebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, evlenme ve aile kurma hakkını temel haklar hiyerarşisinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20 kapsamında yer alan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.41 hükmünde düzenlenen ailenin korunması ve çocuk hakları çerçevesinde bir bütün olarak değerlendirmektedir. Evlenme hakkı, salt olarak belirli ve somut bir kişiyle o an evlenmeye yönelik aktif bir planla sınırlı tutulamaz; bireylerin kendi geleceklerini tayin ederek geniş anlamda aile kurma iradesini temel alan anayasal bir güvencedir.

Boşanma davalarına ilişkin sürecin kanuni gereklilikleri aşarak uzun sürmesi durumunda, tarafların evlilik bağı hukuken fiilen devam ettiğinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince eşler arasındaki sadakat yükümlülükleri ve yeni bir evlilik yapmaya yönelik hukuki engeller de zorunlu olarak sürmektedir. Bu doğrultuda, kâğıt üzerinde kalan resmî bir evliliğin hukuken sona erebilmesi ve kişilerin hayatlarına devam ederek yeniden evlenebilmesi için yetkili aile mahkemelerince verilen boşanma kararının mutlak surette kesinleşmesi şarttır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.5 uyarınca devletin en temel amaç ve görevlerinden biri de kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli toplumsal, hukuki ve yargısal şartları hazırlamaktır. Evlenme hakkının anayasal boyutta güvence altına alınması bağlamında devletin, ailenin kurulması ve evliliğin gerçekleştirilmesine yönelik hukuki koşulları çok daha etkili, hızlı ve işlevsel bir biçimde işletme şeklinde kaçınılmaz pozitif yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu pozitif yükümlülükler uyarınca, mahkemelerin, boşanma davalarını hakkın özünü zedelemeyecek kadar uygun bir zaman diliminde ve eldeki en etkili hukuki çarelere başvurarak sonuçlandırması gerekmektedir. Yargılamanın bütününde, süregelen boşanma davasına konu mevcut aile yapısı ile yeni bir evlenme hakkı kapsamındaki bireysel menfaatler arasındaki adil dengeyi hiçbir şekilde bozmayacak bir özenle ve mutlaka makul bir sürede tamamlanması esastır. Bu sürenin makul olmayan ölçüde aşılması, usuli eksiklikler veya tebligat hataları nedeniyle davaların uzaması, evlenme hakkının usul boyutunun ihlali olarak kabul edilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut uyuşmazlığa konu dosyada başvurucunun Eylül 2015 tarihinde açtığı boşanma davasının, ilk derece mahkemesinde yurt dışı tebligat zorlukları sebebiyle yaklaşık iki buçuk yıl sürdüğünü, ardından istinaf ve temyiz kanun yolu aşamalarıyla birlikte toplam yargılama süresinin altı yıl on bir ay on beş gün gibi oldukça uzun bir zamana yayıldığını tespit etmiştir. Yüksek Mahkeme, evlenme hakkının mahiyeti ve niteliği gereği yalnızca davanın nihai sonucunun değil, tüm yargılama sürecinin evrelerinin de detaylıca incelenmesi gerektiğini vurgulamış ve istinaf incelemesi henüz devam ederken dahi yapılmış olan bireysel başvuruda başvurucunun mağdur statüsünün aktif olarak sürdüğünü tereddütsüz şekilde kabul etmiştir.

Yargılama dosyası incelendiğinde, başvurucunun yargılama sürecinde yurt dışında yaşayan davalı eşinin adreslerini mahkemeye çok hızlıca bildirerek takip, özen ve ispat yükümlülüğünü büyük bir titizlikle yerine getirdiği, dolayısıyla uzayan dava sürecindeki ciddi gecikmenin hiçbir şekilde başvurucunun kendi kusurundan kaynaklanmadığı açıkça anlaşılmıştır. Yurt dışı tebligat işlemleri sırasında konsolosluklar aracılığıyla yaşanan iade süreçleri ve adres değişiklikleri nedeniyle ilk derece yargılamasında geçen süre kendi içinde makul kabul edilebilecek olsa da, taraflara yüklenebilecek hiçbir somut sebep, ek delil veya karmaşık bir hukuki durum bulunmamasına rağmen istinaf ve temyiz süreçlerinin fazlasıyla ve gereksiz yere uzaması, temel haklar açısından çok ciddi bir ihlal sebebi olarak görülmüştür.

Anayasa Mahkemesi, basit bir boşanma davası sürecinin toplamda böylesine uzun bir süre devam etmesini, başvurucunun yeni bir hayat kurma hedeflerini ve yepyeni bir aile kurma anayasal iradesini engelleyen, katlanılması son derece zor, orantısız bir külfet olarak değerlendirmiştir. Yargı mekanizmalarının ve derece mahkemelerinin bu süreçte gerekli hassasiyeti ve özeni göstermemesi, boşanma davasını makul bir sürede hukuken tamamlayamaması nedeniyle, başvurucunun yeniden evlenme ve aile kurma hakkına yönelik devlet tarafından üstlenilmesi gereken hukuki pozitif yükümlülüklerin açıkça yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır. Evlenme hakkının özünü doğrudan zedeleyen bu uzun süreli hukuki belirsizlikler, devletin mahkemeleri eliyle hızlı ve etkili bir yargısal süreç yürütülerek maalesef giderilememiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, evlenme hakkının ihlal edildiği ve başvurucuya 50.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: