Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Bimaks Su Teknolojileri A.Ş. Kararı 2022/53511 B.

Anayasa Mahkemesi Bimaks Su Teknolojileri A.Ş. Kararı 2022/53511 B.

Bu karar, idari yaptırımlara karşı yapılan yargısal başvurularda tarafların delillere erişim hakkının ve çelişmeli yargılama ilkesinin önemini hukuken bir kez daha vurgulamaktadır. Yargılama makamlarının hükme esas aldıkları bilirkişi raporu gibi temel delilleri taraflara tebliğ etmemesi, savunma makamını iddia makamı veya idare karşısında açıkça dezavantajlı konuma düşürmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu durumu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin açık bir ihlali olarak nitelendirmiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Bimaks Su Teknolojileri A.Ş. Kararı 2022/53511 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/53511
Karar Tarihi 15.10.2025
Taraf Bimaks Su Teknolojileri A.Ş.
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Bilirkişi raporunun taraflara tebliği zorunludur.
Çelişmeli yargılama delillere itiraz imkânını kapsar.
Silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmemelidir.
Taraflara delilleri inceleme fırsatı tanınmalıdır.

Bu karar, idari yaptırımlara karşı yapılan yargısal başvurularda tarafların delillere erişim hakkının ve çelişmeli yargılama ilkesinin önemini hukuken bir kez daha vurgulamaktadır. Yargılama makamlarının hükme esas aldıkları bilirkişi raporu gibi temel delilleri taraflara tebliğ etmemesi, savunma makamını iddia makamı veya idare karşısında açıkça dezavantajlı konuma düşürmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu durumu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin açık bir ihlali olarak nitelendirmiştir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi, sulh ceza hâkimlikleri başta olmak üzere tüm derece mahkemelerinin dosya üzerinden yaptıkları incelemelerde taraf tebligatlarına azami özeni göstermelerini zorunlu kılmasıdır. Mahkemeler, dosyaya giren ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek nitelikteki her türlü rapor, evrak ve belgeyi tarafların bilgisine sunmak mecburiyetindedir. Aksi yöndeki bir uygulama, sadece usul kurallarının basit bir ihlali değil, doğrudan Anayasa ile güvence altına alınmış adil yargılanma hakkının zedelenmesi anlamına gelmektedir. Uygulamada idari para cezalarının iptali taleplerinde sıkça karşılaşılan ve hızlı sonuç almak amacıyla benimsenen dosya üzerinden inceleme usulünün, temel usul güvencelerini göz ardı edemeyeceği, hakkaniyete ve çelişmeli yargılama kurallarına kesinlikle uygun olarak yürütülmesi gerektiği bu emsal kararla son derece net bir şekilde bir kez daha ortaya konulmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

İhracat faaliyetleri yürüten şirket olan başvurucuya, ihraç ettiği malların bedelini yasal süre içerisinde yurda getirmediği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idari para cezası kesilmiştir. Şirket, ihracat bedelini yurda getirdiğini ve buna ilişkin belgelerinin bulunduğunu belirterek kesilen bu idari para cezasının iptali için sulh ceza hâkimliğine başvurmuştur.

Hâkimlik, uyuşmazlığın çözümü için dosyayı bir bilirkişiye göndermiş ve gelen bilirkişi raporuna dayanarak şirketin itirazını reddetmiştir. Ancak şirket, hükme esas alınan bu bilirkişi raporunun kendisine hiçbir zaman tebliğ edilmediğini ve dosyada da göremediğini belirterek bir üst hâkimliğe itirazda bulunmuştur. İtiraz merciinin de bu eksikliği gidermeden itirazı kesin olarak reddetmesi üzerine şirket, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunma hakkının elinden alındığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine dayanmıştır. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Bu anayasal güvence kapsamında, silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından tamamen aynı koşullara tabi tutulmasını ve yargılamanın bir tarafının diğerine göre daha zayıf duruma düşürülmeden iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olmasını zorunlu kılmaktadır.

Çelişmeli yargılama ilkesi ise, en temel anlamıyla tarafların dosyaya sunulan tüm delillerden zamanında haberdar olmasını, bu delilleri inceleyebilmesini ve bunlara karşı kendi görüş ile itirazlarını mahkemeye sunabilmesini gerektirir. Mahkemelerin, tarafların görüşünü almadan, raporları tebliğ etmeden veya onlara aleyhlerine olan delillere karşı çıkma imkânı vermeden doğrudan karar vermesi, yargılama faaliyetini bütün olarak hakkaniyete aykırı hâle getirir.

Somut olayda uygulanan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun m.3 uyarınca kesilen idari para cezalarına karşı yapılan yargısal itirazlarda, hâkimliklerin uzmanlık gerektiren konularda bilirkişi incelemesine başvurması usul hukukunun olağan bir parçasıdır. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunun mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi, Anayasal güvencelerin emredici kurallarından biridir. Yargılama sürecinde kabahatliye, aleyhindeki delillerin çelişmeli bir usul ile tartışılma fırsatı verilmesi, hak arama hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının korunması için demokratik hukuk devletinin en vazgeçilmez gereklerindendir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Başvurucu şirket hakkında uygulanan idari yaptırım kararı, şirketin gerçekleştirdiği ihracattan doğan döviz alacaklarını yasal süresi içinde yurda getirmemesine dayanmaktadır. Şirket, söz konusu idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle sulh ceza hâkimliğine başvurduğunda ihracat bedellerinin aslında yurda getirildiğini savunmuştur. İtirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği, dosyanın kapsamlı bir şekilde incelenmesi için bilirkişiye gönderilmesine karar vermiş ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunu dikkate alarak şirketin itirazını reddetmiştir. Ancak yargılama sürecine bakıldığında, hâkimliğin uyuşmazlığın çözümünde temel dayanak olarak aldığı bu bilirkişi raporunun başvurucu şirkete tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında hiçbir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır.

Şirket, yasal süresi içinde ret kararına itiraz etmiş ve itiraz dilekçesinde açıkça bilirkişi raporunun kendisine tebliğ edilmediğini, raporu sistem üzerinde dahi göremediğini ileri sürmüştür. Buna karşın itiraz mercii olan bir üst hâkimlik, şirketin bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesine yönelik bu somut, usuli ve hayati savunması hakkında hiçbir değerlendirmede bulunmamıştır. İtiraz mercii, yalnızca ilk kararın usul ve yasaya uygun olduğu yönünde genel ve soyut bir gerekçe kullanarak itirazı kesin olarak reddetmiştir.

Yargılama süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idari yaptırım kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilirken hükme esas alınan bilirkişi raporunu inceleme, yorumlama ve rapora karşı itirazda bulunma imkânına sahip olmayan şirketin, itiraz aşamasında dile getirdiği usule ilişkin haklı taleplerinin yargı makamlarınca karşılanmadığı görülmüştür. Bu durum, başvurucu şirketi idari para cezası uygulayan idare karşısında önemli ölçüde dezavantajlı duruma düşürmüş ve yargılamanın hakkaniyetini temelden zedelemiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve başvuruyu kabul etmiştir.

Kestiği cezaya itiraz ettim, mahkeme bana sormadan bilirkişi raporuyla karar verdi. Ne yapmalıyım? expand_more
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunu size usulüne uygun olarak tebliğ etmeden karar vermesi, Anayasal güvence altındaki adil yargılanma hakkının açık bir ihlalidir. Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, çelişmeli yargılama ilkesi gereği mahkemeler dosyaya sunulan her türlü rapor ve delili tarafların bilgisine sunmak zorundadır. İtiraz yollarını tükettiyseniz, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunma hakkınızın elinizden alındığını belirterek Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunabilirsiniz.
Mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporunu göremiyorum, karar aleyhime çıktı. Bu yasal mı? expand_more
Hayır, bu durum anayasal güvencelere tamamen aykırıdır. Yargılama sürecinde aleyhinize olan veya hükme esas alınan delilleri görememeniz ve bu delillere karşı itiraz hakkınızı kullanamamanız, sizi idare karşısında açıkça dezavantajlı konuma düşürür. Anayasa Mahkemesi, bilirkişi raporunun tarafa tebliğ edilmemesini, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlali olarak değerlendirmektedir.
Üst mahkemeye raporun bana gelmediğini söyledim ama dilekçemi dikkate almadılar. Haklı mıyım? expand_more
Kesinlikle haklısınız. Bir itiraz merciinin, raporun size tebliğ edilmediğine yönelik somut ve usuli yönden hayati önem taşıyan savunmanızı hiçbir şekilde değerlendirmeden, sadece soyut ve genel gerekçelerle itirazınızı reddetmesi hukuka aykırıdır. Anayasa Mahkemesi, bu tür durumlarda itiraz aşamasında dile getirilen haklı usul taleplerinin karşılanmamasının yargılamanın hakkaniyetini temelden zedelediğini tespit etmektedir.
İhracat bedelini getirmedim diye kesilen para cezasına itirazda mahkeme nasıl inceleme yapar? expand_more
Sulh ceza hâkimlikleri, bu tür idari para cezalarına yapılan itirazlarda genellikle uzmanlık gerektiren konular için bilirkişi incelemesine başvurur. Mahkemeler hızlı sonuç almak amacıyla dosya üzerinden inceleme usulünü benimsese bile, elde edilen raporları taraflara tebliğ etmek ve adil yargılanma kurallarına riayet etmek zorundadır. Sırf usulü hızlandırmak için evrakların sizden gizlenmesi veya tebliğ edilmemesi kabul edilemez.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir