Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/586 E. 2025/2892 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/586 E. 2025/2892 K.

Bu karar, iş hukuku ve medeni usul hukuku pratiği açısından tanık delilinin sınırlandırılması ile hukuki dinlenilme hakkının kapsamı bakımından kritik bir öneme sahiptir. Yargıtay, bir davada tarafın bildirdiği tanıkların mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddeleri gerekçe gösterilerek dinlenmemesinin, ancak mahkemenin ispat edilmek istenen hususta "yeterli kanaate" varması koşuluyla mümkün olabileceğini açıkça ortaya koymuştur. Mahkemenin hem iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi hem de yeterli bilgi edinildiği gerekçesiyle diğer tanıkları dinlemekten kaçınması hukuken çelişkili bulunmuştur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2025/586
Karar No 2025/2892
Karar Tarihi 19.03.2025
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Adil yargılanma için tüm tanıklar dinlenmelidir.
  • gavel Mahkeme tanık dinlemekten keyfi olarak vazgeçemez.
  • gavel Husumetli işçinin tanıklığı kural olarak engellenemez.
  • gavel Tanık sınırlandırması hukuki dinlenilme hakkını ihlaldir.

Bu karar, iş hukuku ve medeni usul hukuku pratiği açısından tanık delilinin sınırlandırılması ile hukuki dinlenilme hakkının kapsamı bakımından kritik bir öneme sahiptir. Yargıtay, bir davada tarafın bildirdiği tanıkların mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddeleri gerekçe gösterilerek dinlenmemesinin, ancak mahkemenin ispat edilmek istenen hususta "yeterli kanaate" varması koşuluyla mümkün olabileceğini açıkça ortaya koymuştur. Mahkemenin hem iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi hem de yeterli bilgi edinildiği gerekçesiyle diğer tanıkları dinlemekten kaçınması hukuken çelişkili bulunmuştur.

Uygulamada sıkça rastlanan "işverenle husumeti bulunan işçinin tanık olarak dinlenemeyeceği" veya "emsal davacı olduğu için beyanına itibar edilemeyeceği" şeklindeki hatalı mahkeme pratiklerine bu kararla net bir sınır çizilmiştir. Yargıtay, husumetli tanığın dinlenmesine yasal bir engel bulunmadığını ve hakimin bu beyanları serbestçe takdir etmesi gerektiğini belirtmiştir. Karar, özellikle seri iş davalarında ve EYT sonrası arabuluculuk iptali taleplerinde tanık dinletme hakkının keyfi olarak kısıtlanamayacağını göstermesi bakımından emsal niteliğindedir. İşçinin duruşmada hazır ettiği tanıkların dinlenmemesi, adil yargılanma ve ispat hakkının doğrudan ihlali olarak değerlendirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) düzenlemesi sonrasında emekliliğe hak kazanan bir işçinin, işverenin yönlendirmesi ve baskısıyla iş sözleşmesini sonlandırmasıyla başlamıştır. İşçi, bu süreçte yürütülen ihtiyari arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olmadığını ve iradesinin fesada uğratıldığını iddia etmektedir. Ayrıca, işverenin iş sözleşmesi sonlandırılan bazı işçilere ek menfaat sağlarken kendisine ve belirli bir gruba bu ek menfaati sağlamamasının eşit davranma borcuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Bu iddialarla işçi, arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali, ek menfaat ile kıdem ve ihbar tazminatı farklarının ödenmesi talebiyle dava açmıştır. İşveren ise arabuluculuk sürecinin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin on tanıktan yalnızca ikisini dinleyerek davayı reddetmesi üzerine karar temyiz edilmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel hukuki kurallar adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde şekillenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının en önemli unsurlarından biri hukuki dinlenilme hakkıdır. Bu hak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.27 ile usul hukukumuza yansıtılmış olup, tarafların açıklama ve ispat hakkını güvence altına almaktadır.

İspat hakkı kapsamında tanık delilinin sınırlandırılması ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.241 kapsamında düzenlenmiştir. Kanun, mahkemenin gösterilen tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinmesine ancak "ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde" cevaz vermektedir. Bu kuralın amacı, davayı uzatma niyetiyle hareket eden tarafın kötüniyetli çabalarını engellemektir. İşçilik alacaklarına kavuşmak isteyen bir işçinin davayı uzatma amacı gütmeyeceği, özellikle duruşma salonu dışında hazır edilen tanıkların dinlenmemesinin silahların eşitliği ilkesini zedeleyeceği kabul edilmektedir.

Bununla birlikte, usul hukukumuzda davalı işveren ile arasında derdest davası bulunan veya husumeti olan kişilerin tanık olarak dinlenmesini yasaklayan herhangi bir kural bulunmamaktadır. Hakim, tanık ifadeleriyle doğrudan bağlı olmayıp, delilleri serbestçe takdir etme yetkisine sahiptir. Dolayısıyla, husumet iddiası tek başına tanığın dinlenmesine engel bir durum teşkil etmez.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda İlk Derece Mahkemesi, davacı tarafın gösterdiği on tanıktan yalnızca ikisini dinleyerek sonuca gitmiş ve diğer tanıkların dinlenmesi talebini reddetmiştir. Mahkeme bu ret kararına gerekçe olarak; dinlenmeyen tanıkların işverenle husumetli olmasını, emsal dava dosyalarının bulunmasını, EYT kapsamında işten ayrılmalarını ve arabuluculuk görüşmelerine bizzat şahitliklerinin bulunmamasını göstermiştir. Mahkeme ayrıca dinlenen iki tanığın yeterli bilgiyi verdiğini belirterek sınırlandırma yoluna gitmiştir.

Yargıtay denetiminde ise bu uygulamanın açık bir hak ihlali olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme bir yandan dinlenen tanıklarla yetinildiğini ve yeterli kanaate varıldığını belirtirken, diğer yandan "iddiaların tanık beyanlarıyla ispat edilemediği" gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bu durum, ispat için yeterli bilgi edinilmediğini açıkça göstermektedir ve yeterli bilgi edinilmeden diğer tanıkların dinlenmesinden vazgeçilmesi usul kurallarına aykırıdır. Ayrıca, davacı tarafın duruşma salonu kapısında hazır ettiği tanıkların sırf husumetli oldukları veya emsal dava açtıkları gerekçesiyle dinlenmemesi, ispat hakkının kısıtlanması anlamına gelmektedir. Hakimin tanık beyanlarını serbestçe takdir etme yetkisi varken, husumet iddiasıyla tanıkların peşinen dinlenmemesi hukuka aykırıdır.

Öte yandan, davacının fark kıdem tazminatı talebinin arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi de hatalı bulunmuştur. Zira anlaşma belgesinin geçerli sayılması durumunda davanın usulden değil, esastan reddedilmesi gerekmektedir. Ancak bu durum temyiz edenin sıfatı dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır. Sonuç olarak Yargıtay, eksik tanık dinlenmesini hukuki dinlenilme ve ispat hakkının doğrudan ihlali olarak nitelendirmiştir.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, eksik inceleme ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesi kararını ortadan kaldırarak kararı bozmuştur.

Patronla mahkemelik olan iş arkadaşım davamda şahitlik yapabilir mi? expand_more
Evet, yapabilir. Yargıtay kararlarına göre, işverenle davası olan veya husumeti bulunan bir kişinin tanık olarak dinlenmesini yasaklayan hiçbir hukuki kural bulunmamaktadır. Mahkemeler, husumet iddiasıyla şahitleri peşinen reddedemez; usule göre hakim önce tanıkları dinlemeli, sonrasında bu beyanların doğruluğunu ve güvenilirliğini serbestçe değerlendirmelidir.
Hakim kapıda bekleyen şahitlerimin hepsini dinlemezse ne olur? expand_more
Kanunlarımıza göre bir hakimin tüm şahitleri dinlememesi, ancak ispatlanmak istenen hususta "yeterli kanaate" varmış olması şartıyla mümkündür. Fakat mahkeme bir yandan diğer tanıklarınızı dinlemekten kaçınıp diğer yandan "iddianızı ispat edemediniz" gerekçesiyle davanızı reddederse, bu hukuken çelişkilidir. Yargıtay, duruşmada hazır edilen tanıkların keyfi olarak dinlenmemesini adil yargılanma, hukuki dinlenilme ve ispat hakkının doğrudan ihlali kabul ederek kararı bozmaktadır.
EYT emeklisi oldum, zorla imzalattıkları arabuluculuk iptal olur mu? expand_more
Emeklilik sürecinde işverenin yönlendirmesi veya baskısıyla, iradeniz fesada uğratılarak imzalatılan arabuluculuk anlaşma tutanaklarının iptali için dava açabilirsiniz. Bu tür iddiaların ispatında tanık beyanları kritik öneme sahiptir. Yargıtay, özellikle EYT sonrası açılan arabuluculuk iptali davalarında, mahkemenin işçi tarafından sunulan tanıkları dinlemek zorunda olduğunu ve bu hakkın kısıtlanamayacağını emsal niteliğinde karara bağlamıştır.
Şahit dinletme hakkım mahkeme tarafından keyfi kısıtlanabilir mi? expand_more
Hayır, kısıtlanamaz. Tanık dinletme hakkının sınırlandırılması usul hukukunda sadece davanın kötü niyetle uzatılmaya çalışıldığı istisnai durumlarda mümkündür. Yargıtay, alacağına kavuşmak isteyen bir işçinin mahkemeyi uzatma amacı gütmeyeceğini açıkça belirtmiştir. Tanıklarınızın dinlenmemesi adil yargılanma ilkesini ve silahların eşitliği kuralını zedeleyen açık bir hak ihlalidir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir