Makale
Kişisel verilerin işlenmesi sürecinde veri sorumlusunun en temel görevlerinden biri olan aydınlatma yükümlülüğü, şeffaflığın ve hukuka uygunluğun güvencesidir. Bu makalede, 6698 sayılı Kanun kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün hangi unsurları barındırdığı ve hukuken hangi istisnai durumlarda bu yükümlülüğün ortadan kalktığı incelenmektedir.
Veri Sorumlusunun Aydınlatma Yükümlülüğünün Kapsamı ve İstisnaları
Gelişen teknoloji ve dijitalleşme ile birlikte kişisel verilerin işlenmesi ticari ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu durum, veri mahremiyetinin korunması ihtiyacını doğurmuş ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile veri sorumlularına önemli görevler yüklenmiştir. Bireylerin verileri üzerindeki hakimiyetini sağlayabilmesi adına en önemli mekanizma, hiç şüphesiz veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü kuralıdır. Veri sorumlusu, veri işleme faaliyetlerine başlamadan önce veya en geç kişisel verilerin elde edilmesi sırasında, verisi işlenen ilgili kişiyi şeffaf bir şekilde bilgilendirmek zorundadır. Hukuki bir perspektifle yaklaşıldığında, bu bilgilendirmenin kanunda öngörülen asgari unsurları taşıması şarttır. Ancak kanun koyucu, bazı hukuki ve toplumsal menfaatlerin üstün geldiği durumlarda bu yükümlülüğe belirli kanuni istisnalar getirmiştir. Makalemizde, aydınlatma yükümlülüğünün kapsamını belirleyen unsurlar ile veri sorumlusunun bu yükümlülükten tamamen veya kısmen muaf tutulduğu yasal istisna halleri detaylıca ele alınacaktır.
Aydınlatma Yükümlülüğünün Kapsamı
6698 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca veri sorumlusu, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişilere asgari düzeyde belirli bilgileri sağlamakla mükelleftir. Öncelikle, veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği açıkça belirtilmelidir. Ardından, kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği ilgili kişiye aktarılmalıdır. Bu amaçların belirli, açık ve meşru olması, muğlak ifadelerden kaçınılması hukuki bir zorunluluktur. İlgili kişi, toplanan verilerin ileride olası başka amaçlarla değil, yalnızca aydınlatma metninde belirtilen amaçlar doğrultusunda işleneceğinden emin olmalıdır. Ayrıca, işlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği de aydınlatma kapsamında sunulmalıdır. Veri aktarımı yapılacak alıcı gruplarının şeffafça ortaya konulması, yurt içi veya yurt dışı aktarım süreçlerinin hukuki dayanaklarıyla birlikte belirtilmesi büyük önem taşır.
Veri Toplama Yöntemi, Hukuki Sebebi ve İlgili Kişinin
Aydınlatma yükümlülüğünün bir diğer kurucu unsuru, kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi hakkında ilgili kişiye bilgi verilmesidir. Veri toplama yöntemi, verilerin tamamen veya kısmen otomatik yollarla mı yoksa bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla mı elde edildiğini ifade eder. Hukuki sebep ise, kişisel verilerin Kanun'un ilgili maddelerinde sayılan ve açık rıza, kanunlarda açıkça öngörülme, bir sözleşmenin kurulması veya ifası, meşru menfaat gibi işleme şartlarından hangisine dayanılarak toplandığıdır. Son olarak, ilgili kişinin Kanun'un 11. maddesinde sayılan diğer hakları konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Tüm bu unsurlar, veri işleme faaliyetinin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi için temel teşkil eder.
Aydınlatma Yükümlülüğüne İlişkin Kanuni İstisnalar
Hukuk düzeni, kişisel verilerin korunması menfaati ile kamu düzeni, devlet güvenliği veya diğer üstün kamusal yararlar arasında bir denge kurmak amacıyla birtakım kanuni istisnalar öngörmüştür. Kanun'un 28. maddesinde düzenlenen bu istisnalar, aydınlatma yükümlülüğünün tamamen veya kısmen ortadan kalktığı halleri belirler. Tam istisna hallerinde Kanun hükümleri bütünüyle uygulanmazken, kısmi istisna hallerinde aydınlatma yükümlülüğü uygulama alanı bulmaz. Bu istisnaların varlığı durumunda dahi, veri sorumlusunun temel ilkelere ve veri güvenliği yükümlülüklerine uyma zorunluluğu devam etmektedir. Kanun koyucunun buradaki temel amacı, kamu kurumlarının görevlerini ifa etmesini engellememek ve bireysel faaliyetlerin aşırı şekilde kısıtlanmasının önüne geçmektir.
Tamamen Kapsam Dışında Tutulan Haller
Kanun'un tamamen uygulanmayacağı ve dolayısıyla aydınlatma yükümlülüğünün hiç doğmadığı durumlar sınırlı sayıda sayılmıştır. Aşağıda belirtilen faaliyetler kapsamında kişisel veri işlenmesi, tam istisna halleri olarak kabul edilir:
- Verilerin, üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine uyulmak şartıyla, aynı konutta yaşayan aile bireyleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi.
- Resmi istatistik veya anonim hale getirilmek suretiyle araştırma, planlama gibi amaçlarla işlenmesi.
- Milli savunma, milli güvenlik veya kamu düzenini ihlal etmemek kaydıyla sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi.
- Kanunla yetkilendirilmiş kurumlarca önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi.
- Yargı ve infaz mercilerince soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin işlenmesi.
Kısmen Kapsam Dışında Tutulan Haller
Kısmi istisna hallerinde ise Kanun'un amacına ve temel ilkelerine uygun olmak şartıyla aydınlatma yükümlülüğü uygulanmamaktadır. İlgili kişinin kendisinin alenileştirdiği kişisel verilerin alenileştirme amacına uygun olarak işlenmesi bu duruma iyi bir örnektir. Aynı şekilde, suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için veri işlemenin gerekli olması halinde kolluk kuvvetlerinin şüpheliyi aydınlatması beklenemez. Ayrıca yetkili idari kurumların denetleme, düzenleme görevleri ile disiplin soruşturması yürütmesi veya devletin ekonomik çıkarlarını korumak adına bütçe, vergi ve mali konularda veri işlemesi halleri de kısmi istisna kapsamında değerlendirilir. Bu durumlarda veri sorumlusu, aydınlatma yükümlülüğünden hukuken muaf tutulmaktadır.