Anasayfa/ Makale/ Türk Özel Hukuku ve İdari Mevzuatta Kişisel Verilerin Korunması

Türk Özel Hukuku ve İdari Mevzuatta Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel verilerin Türk özel hukuku ve idari mevzuat bağlamındaki yeri, Medeni Kanun ve iş mevzuatından, nüfus ve istatistik kanunlarına kadar geniş bir yelpazede ele alınmaktadır. Bu yazıda, anayasal temeller ışığında kişilik haklarının ihlaline karşı sağlanan hukuki güvenceler ve idari veri koruma mekanizmaları incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türk hukuk sisteminde kişisel verilerin korunması, temel olarak Anayasa ile güvence altına alınmış bir hak olup, özel hayatın gizliliği çerçevesinde değerlendirilmektedir. Anayasamızın 20. maddesi kapsamında herkes, özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Aynı zamanda, kişinin manevi varlığını koruma hakkı, kişisel verileri üzerinde kontrol sahibi olmasını zorunlu kılar. Birey, ancak çevresinin kendisi hakkında edindiği bilgilerin farkında olarak manevi varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürebilir. Bu doğrultuda, Türk özel hukuku ve idari mevzuatında kişilik haklarına yönelik ihlalleri engellemek ve verilerin hukuka uygun işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Gerek Medeni Kanun ve İş Kanunu gibi özel hukuk metinleri, gerekse Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Türkiye İstatistik Kanunu ve Nüfus Hizmetleri Kanunu gibi idari yapıdaki düzenlemeler, veri güvenliğinin tesis edilmesinde kilit bir rol oynamaktadır.

Türk Medeni Kanunu Kapsamında Kişilik Haklarının Korunması

Özel hukuk alanında kişisel veriler, temel bir şahsiyet hakkı olarak ele alınmakta ve Türk Medeni Kanunu çerçevesinde korunmaktadır. Medeni Kanun'un 23. ve 24. maddeleri ile Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, kişilik hakkının ihlaline karşı güçlü yasal kalkanlar sunar. Medeni Kanun'un 23. maddesi, kişilik haklarını hukuki işlem yoluyla yapılabilecek saldırılara karşı koruma altına alırken, 24. madde hukuki işlem dışı fiili saldırılara karşı güvence sağlar. Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, işlenmesi veya paylaşılması durumunda, kişilik hakkı ihlali gündeme gelir. İhlalin hangi alanda veya hangi teknolojik araçla yapıldığına bakılmaksızın, mağdur olan taraf bu maddelere dayanarak hukuki koruma talep edebilir. Böylece bireylerin, rızaları dışında verilerinin kullanılmasına karşı hukuki işlem yollarına başvurma hakkı teminat altına alınmıştır.

İş Hukukunda İşçiye Ait Kişisel Verilerin İşlenmesi

İş ilişkilerinde kişisel verilerin korunması, hem işçinin özel hayatının gizliliği hem de işverenin yönetim hakkı dengesi açısından son derece önemlidir. İş Kanunu'nun 75. maddesi uyarınca, işverenler çalıştırdıkları her işçi için kimlik bilgileri ve işle ilgili diğer kişisel bilgi ve belgeleri içeren bir özlük dosyası tutmakla yükümlüdür. İşveren, bu dosyada veya başka bir yolla elde ettiği işçiye ait bilgileri dürüstlük kurallarına ve hukuka uygun olarak kullanmak zorundadır. İş ilişkisinin gerektirmediği hallerde işçinin sanal yollarla izlenmesi, e-postalarının kontrol edilmesi veya ilgisiz kişisel bilgilerin toplanması hukuka aykırı kabul edilir. Ayrıca işveren, işçinin haklı çıkarı bulunan gizli bilgileri üçüncü kişilere açıklamamakla ve sır saklama yükümlülüğüne riayet etmekle yükümlü kılınmıştır.

İdari Mevzuatta Veri Koruma ve Bilgi Edinme Hakkı

Demokratik ve şeffaf yönetimin bir gereği olan Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde bireylerin bilgiye erişimini düzenlerken aynı zamanda kişisel verileri güvence altına alır. Bu kanuna göre, özel hayatın gizliliği kapsamında bulunan ve açıklanması halinde kişinin sağlık, aile ve mesleki değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi ve belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışında tutulmuştur. Söz konusu veriler ancak kamu yararının gerektirdiği durumlarda, ilgili kişiye önceden haber verilerek ve yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir. Bunun yanı sıra, Türkiye İstatistik Kanunu'nda yer alan gizli veri kavramı uyarınca, istatistiki birimlerin tanınmasına imkan veren bilgilerin idari veya adli mercilere dahi verilmesi yasaklanmıştır. Bu veriler, ancak kişilerin kimliğini doğrudan veya dolaylı olarak açığa çıkarmayacak şekilde, anonimleştirilerek yayınlanabilir.

Nüfus Hizmetleri ve Merkezi Kayıt Sistemleri

İdari veri korumanın bir diğer önemli ayağını Nüfus Hizmetleri Kanunu oluşturmaktadır. Nüfus müdürlükleri bünyesinde tutulan Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi ile aile kütüklerinde; bireylerin kimlik numaralarından başlayarak ad, soyad ve doğum tarihi gibi kimliğe ilişkin bilgiler titizlikle kayıt altına alınır. Kanun, bu verilerin paylaşılmasını sıkı kurallara bağlamıştır. Kimlik ve Adres Paylaşımı Sistemleri'ndeki bilgilerin, kurumların ve bankaların hizmetine belirli kurallar dahilinde açılmasına izin verilse de, verilerin tamamının veya bir kısmının toplu halde hiçbir kuruma veya şahsa aktarılması mümkün değildir. Bilgiyi alan kurumlar, bu verileri yalnızca tanımlanmış hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanabilir, farklı bir maksatla işlem yapamazlar.

Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı ve Haklar

Türkiye'de veri koruma alanındaki boşluğu doldurmak amacıyla hazırlanan Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı, bireylerin kendi verileri üzerindeki haklarını genişletmeyi hedeflemiştir. Tasarı kapsamında, kişisel verileri işlenen gerçek ve tüzel kişilere, veri kütüğü sahibine başvurarak kullanabilecekleri çeşitli temel haklar tanımlanmıştır.

İlgili kişilerin veri kütüğü sahibine yöneltebileceği temel talepler şunlardır:

  • Kendisiyle ilgili kişisel veri kaydedilip kaydedilmediğini öğrenme.
  • Şayet veri kaydedilmişse, bu verilere ulaşmayı ve bunları talep etmeyi isteme.
  • Verilerin eksik veya gerçeğe aykırı işlenmiş olması durumunda bunların düzeltilmesini, silinmesini veya yok edilmesini talep etme.
  • Hukuka aykırı aktarımların engellenmesini ve yapılan düzeltme işlemlerinin üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme.

Bu hakların kullanımıyla bireylerin kendilerine ait verilerin kaderini belirlemesi amaçlanmış, böylelikle modern hukuk sistemlerinin gerektirdiği veri koruma standartlarına ulaşılması hedeflenmiştir.

Patronum iş e-postalarımı ve sanal yazışmalarımı okuyor, bu yasal mı? expand_more
İş hukuku mevzuatımız çerçevesinde, işverenlerin işçiye ait bilgileri dürüstlük kurallarına ve hukuka uygun olarak kullanma zorunluluğu bulunmaktadır. İş ilişkisinin gerektirmediği durumlarda işçinin sanal yollarla izlenmesi veya e-postalarının kontrol edilmesi açıkça hukuka aykırı kabul edilmektedir. İşverenin yönetim hakkı sınırlarını aşarak özel yazışmalarınızı denetlemesi, kişisel verilerinizin ve özel hayatınızın gizliliğinin ihlali anlamına gelir. Söz konusu hukuka aykırı izleme ve veri işleme faaliyetlerine karşı yasal yollara başvurma hakkınız mevcuttur.
Rızam olmadan kişisel bilgilerim internette paylaşıldı, ne yapabilirim? expand_more
Özel hukukumuzda kişisel veriler temel bir şahsiyet hakkı olarak değerlendirilmekte olup, Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu kapsamında titizlikle korunmaktadır. Verilerinizin rızanız dışında ele geçirilmesi, işlenmesi veya paylaşılması doğrudan doğruya bir kişilik hakkı ihlali oluşturur. İhlalin hangi alanda veya hangi teknolojik araçla yapıldığına bakılmaksızın, hukuki koruma talep etme ve dava açma imkanınız bulunmaktadır. Bu kanuni düzenlemelere dayanarak, mahkemeden verilerinizin izinsiz kullanımının durdurulmasını ve doğan zararlarınızın giderilmesini talep edebilirsiniz.
Bir şirketin hakkımda hangi bilgileri tuttuğunu öğrenip sildirebilir miyim? expand_more
İlgili mevzuat ve Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı uyarınca, verileriniz üzerinde kontrol sahibi olmanız anayasal bir güvencedir. İlgili veri kütüğü sahibine başvurarak hakkınızda kişisel veri kaydedilip kaydedilmediğini öğrenme ve bu verilere erişme hakkına sahipsiniz. Eğer verileriniz eksik, gerçeğe aykırı işlenmişse veya yasal dayanaktan yoksunsa; bunların düzeltilmesini, silinmesini veya tamamen yok edilmesini hukuken talep edebilirsiniz. Ayrıca yasal olmayan aktarımların durdurulmasını ve yaptığınız silme/düzeltme işlemlerinin verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere de bildirilmesini isteme hakkınız bulunmaktadır.
Nüfus müdürlüğündeki bilgilerim başka kurumlara veya kişilere verilebilir mi? expand_more
Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca, Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi'nde tutulan kimlik bilgilerinize dair paylaşımlar oldukça sıkı kurallara bağlanmıştır. Belirli hizmetlerin yürütülmesi için kurumların ve bankaların sisteme erişimine izin verilse bile, verilerin tamamının veya bir kısmının toplu halde şahıslara veya kurumlara aktarılması kesinlikle yasaktır. Bilgiyi yasal yollarla alan yetkili kurumlar dahi, bu verileri yalnızca önceden tanımlanmış kamu hizmetlerinin veya işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla kullanabilirler. Elde edilen bilgilerin farklı bir maksatla kullanılması veya yetkisiz kişilerle paylaşılması açık bir yasa ihlali teşkil edecektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir