Anasayfa/ Makale/ Siber Mobbingin Hukuki Niteliği ve Temelleri

Siber Mobbingin Hukuki Niteliği ve Temelleri

İş yaşamında dijitalleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan siber mobbing, geleneksel mobbingin sanal uzama taşınmış halidir. Bu makalede, siber mobbingin iş hukuku bağlamındaki temelleri, ulusal ve uluslararası mevzuattaki yeri ile eşit davranma ilkesi ihlalleri uzman bir hukuki perspektifle ele alınmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma yaşamının dijitalleşmesi, geleneksel işyeri sorunlarının da sanal ortama taşınmasına neden olmuştur. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte, çalışanlara yönelik psikolojik taciz eylemleri zaman ve mekân sınırlarını aşarak yeni bir boyut kazanmıştır. Siber mobbing olarak adlandırılan bu olgu, bir çalışanın sanal platformlar üzerinden sistematik ve sürekli bir şekilde hedef alınarak duygusal ve psikolojik zarar görmesine neden olan organize bir baskı türüdür. Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, siber mobbing sadece bireylerarası bir iletişim kopukluğu değil, doğrudan iş sağlığı ve güvenliğini, işçi onurunu ve eşitlik ilkesini ihlal eden ağır bir iş hukuku sorunudur. İnternetin sınırsız belleği, anonimlik ve saldırıların kitlelere hızla ulaşabilmesi gibi özellikler, siber mobbingin hukuki niteliğini daha da yıkıcı ve karmaşık hale getirmektedir.

Siber Mobbingin İş Hukukundaki Yeri

İş hukuku pratiğinde mobbing, işçinin dayanma gücünü yok ederek onu işten ayrılmaya zorlayan kasıtlı ve etik dışı eylemler bütünü olarak tanımlanmaktadır. Siber mobbingin hukuki temelleri incelendiğinde, bu eylemlerin temel insan hakları ve çalışma hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. İnternet ve ağ teknolojileri kullanılarak yapılan sürekli aşağılama, dışlama ve itibarsızlaştırma eylemleri, çalışanın psikolojik ve fiziksel bütünlüğüne yapılmış doğrudan bir saldırı niteliği taşır. Çalışma ortamının dijital ağlarla birleştiği günümüzde, siber uzam da hukuken işyerinin bir uzantısı sayılmaktadır. Dolayısıyla, dijital ortamda gerçekleşen psikolojik terör eylemleri, hukuki olarak işyerinde gerçekleşmiş kabul edilerek iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı ile doğrudan ilişkilendirilmektedir.

Ulusal Mevzuatta Siber Mobbing ve Temel Düzenlemeler

Ülkemiz mevzuatında siber mobbingin hukuki dayanakları doğrudan özel bir kavram olarak yer almasa da temel kanunlarla korunmaktadır. Özellikle 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu içerisinde yer alan işyerinde yıldırma kavramı, hukuki süreçlerde temel bir dayanak oluşturmaktadır. Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanununun Eşit Davranma İlkesi, çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmasını kesin bir dille yasaklayarak dışlama ve izole etme gibi siber mobbing eylemlerinin hukuka aykırılığını vurgular. Bunun yanı sıra, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan İşyerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi konulu genelge, çalışanın kişiliğini ve onurunu koruyan çok önemli bir idari düzenlemedir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartları da bu yöndeki hukuki korumayı desteklemektedir.

Siber Mobbingi Geleneksel Mobbingden Ayıran Hukuki Unsurlar

Bir eylemin hukuken siber mobbing olarak nitelendirilebilmesi için dijital dünyanın getirdiği bazı özgün unsurların analiz edilmesi gerekir. Geleneksel mobbingde eylemler belirli bir mesai saati ve fiziksel alan ile sınırlıyken, siber mobbingde zaman ve mekân sınırı bulunmamaktadır. Saldırgan, mağdura kesintisiz olarak ulaşabilir. Hukuki ispat süreçlerinde dijital veriler kolaylık sağlasa da anonimlik faktörü faillerin tespitini zorlaştırabilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki verilerin sınırsız bir izleyici kitlesine ulaşması ve internetin belleğinden silinememesi, mağdurun itibarında yaratılan zedelenmenin boyutlarını hukuki yaptırımlar açısından ağırlaştırmaktadır. Aşağıdaki tabloda, hukuki değerlendirmelerde dikkate alınan bu temel farklılıklar özetlenmiştir.

  1. Özellik Geleneksel Mobbing Siber Mobbing
    Gerçekleşme Alanı Fiziksel işyeri sınırları içi Dijital platformlar ve siber uzam
    Zaman ve Süreklilik Genellikle mesai saatleri ile sınırlı Zaman sınırı yoktur, kesintisizdir
    Failin Kimliği Somut ve bilinir durumdadır Çoğunlukla anonim veya sahte kimliklidir
    Etki ve İzleyici Kitlesi Çevredeki iş arkadaşlarıyla sınırlıdır Sınırsız bir izleyici kitlesine ulaşabilir
Mesai dışı sosyal medyadan bana sürekli laf sokuluyor, bu işyerinde mobbing sayılır mı? expand_more
Evet, bu tür eylemler iş hukuku kapsamında siber mobbing olarak değerlendirilmektedir. Çalışma ortamının dijital ağlarla bütünleştiği günümüzde, siber uzam hukuken doğrudan işyerinin bir uzantısı olarak kabul edilmektedir. Geleneksel mobbing fiziksel alan ve belirli mesai saatleriyle sınırlıyken, siber mobbingde zaman veya mekân sınırı bulunmamakta ve saldırılar kesintisiz sürebilmektedir. Dolayısıyla, sanal ortamda maruz kaldığınız bu psikolojik terör eylemleri, hukuki olarak işyerinde gerçekleşmiş sayılarak iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına tabi tutulmaktadır.
Biri sahte hesap açıp internette beni sürekli eziyor ve dışlıyor, ispat edebilir miyim? expand_more
Siber mobbing eylemlerinde saldırganların anonim veya sahte kimlikli olması oldukça yaygındır ve bu durum failin tespitini zorlaştırabilmektedir. Ancak internetin sahip olduğu sınırsız bellek ve dijital verilerin kolayca silinememesi, hukuki ispat süreçlerinde lehinize büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Çalışana yönelik sanal platformlar üzerinden gerçekleştirilen bu sürekli ve sistematik baskılar, işçi onurunu ve eşitlik ilkesini ihlal eden ağır bir iş hukuku sorunudur. İlgili dijital veriler ve kayıtlar toplanarak sanal ortamdaki bu eylemlerin ispatlanması ve sorumluların hukuki yaptırımla karşılaşması mümkündür.
İnternetteki bu dışlanma yüzünden dava açarsam kanunlarda beni koruyan maddeler var mı? expand_more
Türk mevzuatında siber mobbing terimi doğrudan yer almasa da maruz kaldığınız bu eylemlere karşı temel kanunlarla çok ciddi bir koruma altındasınız. Hukuki süreçlerde en önemli dayanağımız, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nda özel olarak düzenlenen "işyerinde yıldırma" kavramıdır. Aynı zamanda 4857 sayılı İş Kanununun "Eşit Davranma İlkesi", çalışanlar arasında ayrımcılığı yasaklayarak sanal ortamdaki dışlama ve izole etme eylemlerinin hukuka aykırılığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Buna ek olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın ilgili genelgesi ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartları, hakkınızı ararken mahkemede elimizi güçlendiren temel idari ve uluslararası hukuki dayanaklardır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir