Anasayfa Makale SEGBİS Verilerinin Hukuki Niteliği ve Korunması

Makale

SEGBİS uygulamaları kapsamında elde edilen ses ve görüntü kayıtları, hukuki niteliği itibarıyla kişisel veri statüsündedir. Bu verilerin işlenmesi, saklanması ve imha edilmesi, temel hak ve özgürlükler ile Anayasal güvenceler çerçevesinde gerçekleştirilmelidir. Makalemizde SEGBİS verilerinin hukuki statüsü ve ceza hukuku boyutu incelenmektedir.

SEGBİS Verilerinin Hukuki Niteliği ve Korunması

Bilişim hukuku ve ceza muhakemesi kesişiminde yer alan en önemli hususlardan biri, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi vasıtasıyla elde edilen verilerin hukuki niteliğidir. Hukuk sistemimizde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu madde 3/1-d uyarınca, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü veri kişisel veri olarak tanımlanmıştır. Bu bağlamda, SEGBİS aracılığıyla elde edilen ses ve görüntü kayıtlarının salt anlık bir iletişim aracı olmadığı, aynı zamanda kayıt altına alınıp depolandığı için açıkça kişisel veri teşkil ettiği tartışmasızdır. Bilişim hukuku pratiği açısından, bu verilerin tamamen veya kısmen otomatik yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi ve muhafaza edilmesi doğrudan kişisel verilerin işlenmesi faaliyetidir. Dolayısıyla, yargılama makamlarınca elde edilen bu dijital verilerin, hukukun üstünlüğü ve insan hakları bağlamında nasıl korunacağı, saklanacağı ve gerektiğinde ne şekilde imha edileceği büyük bir hukuki hassasiyet gerektirmektedir.

KVKK İstisnaları ve Anayasal Güvence

SEGBİS verileri her ne kadar kişisel veri niteliği taşısa da, KVKK madde 28/1-d bendi gereğince soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenen veriler kanunun kapsamı dışında tutulmuştur. Bu istisnai durum, ceza muhakemesi sürecinde elde edilen ses ve görüntü kayıtlarının KVKK'nın getirdiği genel koruma kalkanından mahrum kalması anlamına gelmektedir. Ancak, bir bilişim hukuku uzmanı perspektifiyle belirtmek gerekir ki, bu verilerin KVKK kapsamı dışında bırakılması, onların tamamen korumasız olduğu şeklinde yorumlanamaz. Anayasa madde 20 kapsamında herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme anayasal hakkına sahiptir. Bu doğrultuda, söz konusu dijital verilerin salt idari işlemlerle veya yönetmeliklerle işlenmesi Anayasa'ya aykırılık teşkil edeceğinden, hak ve özgürlüklerin doğası gereği mutlak surette kanuni düzenlemeler ile veya kişinin açık rızası alınarak güvence altına alınması yasal bir zorunluluktur.

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Koruma ve İhlaller

Ceza muhakemesinde kullanılan dijital verilerin gizliliği ve güvenliği, Türk Ceza Kanunu kapsamında özel olarak yaptırıma bağlanmıştır. Yargılama sürecindeki kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi, ele geçirilmesi veya ifşa edilmesi ciddi bilişim ve gizlilik suçlarını oluşturmaktadır. Özellike, SEGBİS ile elde edilen görüntü ve seslerin yalnızca ceza muhakemesi gayesiyle kullanılması esastır; bu verilerin amaç dışı kullanımı hukuki ve cezai sorumluluk doğurur.

  • SEGBİS verilerinin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, TCK madde 135 uyarınca kişisel verilerin kaydedilmesi suçunu oluşturur.
  • Bu dijital kayıtların yargılama amacı dışında başkalarına verilmesi veya ele geçirilmesi, TCK madde 136 kapsamında cezalandırılmaktadır.
  • İhlalin, görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanan bir kamu görevlisi tarafından işlenmesi durumunda, TCK madde 137 gereği verilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır.
  • Kanuni saklama süresi dolmasına rağmen SEGBİS kayıtlarının yok edilmemesi, TCK madde 138 uyarınca verileri yok etmeme suçu kapsamında değerlendirilir.

Verilerin Saklanması ve İmha Süreçlerindeki Usuller

Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında elde edilen SEGBİS kayıtları, Yönetmelik uyarınca elektronik imza ile imzalanarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinde güvenli bir şekilde saklanmak zorundadır. Özellikle cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda mağdur çocuk ve yetişkinlerin kayıtlarının gizliliğine azami özen gösterilmesi kanuni bir zorunluluktur. Ancak, bilişim hukuku uygulamaları açısından en büyük eksikliklerden biri, bu dijital verilerin ne kadar süreyle saklanacağı ve ne zaman yok edileceği hususunun kanunla net bir şekilde belirlenmemiş olmasıdır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi hallerinde, SEGBİS verilerinin Cumhuriyet savcısı veya hâkim huzurunda derhal imha edilmesi ve bu işlemin tutanağa bağlanması gerekmektedir. Mahkûmiyet durumunda ise verilerin saklanma süresi, yasal belirlilik ilkesi gereği açıkça kanunla düzenlenmeli ve veri güvenliği uluslararası standartlara uygun hale getirilmelidir.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: