Anasayfa/ Makale/ Sahte Kart Üretimi, Devri ve Bilişim Sistemlerinde Kullanımı

Sahte Kart Üretimi, Devri ve Bilişim Sistemlerinde Kullanımı

Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen sahte banka veya kredi kartı üretimi, devri ve bu kartların sistemlerde kullanılarak haksız menfaat temini suçları, nakit ödeme sistemlerinin güvenliğini ve finansal kuruluşların itibarını korumayı amaçlayan, bilişim hukuku açısından kritik öneme sahip hukuki regülasyonlardır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim teknolojilerinin finans sektörüne entegre olmasıyla birlikte, ödeme sistemlerinde kullanılan araçların güvenliği hukuki bir zorunluluk haline gelmiştir. Kanun koyucu, Türk Ceza Kanunu madde 245/2 ve madde 245/3 hükümleri ile sahte banka veya kredi kartlarının üretilmesini, el değiştirmesini ve kullanılarak haksız menfaat temin edilmesini özel olarak yaptırım altına almıştır. Bu düzenlemeler, sadece bireylerin malvarlığı değerlerini değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası kartlı ödeme sistemlerine olan güveni korumayı hedeflemektedir. Sahte kartların henüz kullanım aşamasına gelmeden üretilmesinin veya devredilmesinin engellenmesi, haksız fiillerin tehlike aşamasında bertaraf edilmesini sağlamaktadır. Bilişim hukuku pratiğinde, suçun unsurlarının, mağdur sıfatının ve eylemlerin niteliğinin doğru tespit edilmesi, hem finansal kuruluşların hem de hesap sahiplerinin haklarının korunması bakımından elzemdir.

Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma ve Kabul Etme

TCK m. 245/2 uyarınca, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirerek sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek bağımsız bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için sahte olarak üretilen kartın mutlaka başkasına ait bir hesapla ilişkilendirilmiş olması gerekmektedir. Failin kendi hesabıyla ilişkilendirerek sahte kart üretmesi durumunda bu suç tipi oluşmayacaktır. Suçun maddi konusu olan sahte kart, tamamen sahte üretilebileceği gibi gerçek bir kart üzerinde değişiklik yapılarak veya manyetik şerit bilgileri kopyalanarak da elde edilebilir. Bu suç tipi bir tehlike suçu niteliğinde olduğundan, eylemin gerçekleştirilmesiyle birlikte zarar doğup doğmadığına bakılmaksızın suç tamamlanır. Kanun koyucu, sahte kartların piyasaya sürülmesini ve el değiştirmesini henüz bir zarar doğmadan engellemeyi amaçlamış ve bu fiilleri seçimlik hareketli bir suç olarak yaptırıma bağlamıştır.

Suçun Mağduru ve Bilişim Hukuku Açısından Yorumu

TCK m. 245/2'de düzenlenen sahte kart üretme ve devretme suçunda mağdurun kim olduğu doktrinde ve yargı kararlarında önemli bir husustur. Suç, tehlike suçu olarak düzenlendiğinden, henüz kart kullanılmadığı için hesap sahibinin doğrudan bir malvarlığı eksilmesi söz konusu olmaz. Bu nedenle Yargıtay uygulamalarında ve doktrinde, sahte kartın üretilmesi veya devredilmesi eylemlerinde mağdurun kart çıkaran banka veya finansal kuruluş olduğu kabul edilmektedir. Yurtdışı bankalarına ait sahte kartların üretilmesi durumunda dahi mağdur, kartı ihraç eden yabancı bankalar olarak belirlenmektedir. Failin eylemleri, kartlı ödeme sistemlerinin güvenliğine ve bu sistemi kuran kuruluşların ticari itibarına zarar vermektedir. Seçimlik hareketlerden birden fazlasının aynı anda yapılması halinde tek bir suç oluşacak ancak bu durum cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir gerekçe teşkil edecektir.

Sahte Kartın Sistemlerde Kullanılması Suretiyle Menfaat Temini

Üretilen, satın alınan veya kabul edilen sahte banka veya kredi kartının kullanılarak faile veya bir başkasına yarar sağlanması, TCK m. 245/3 kapsamında ayrı ve daha ağır yaptırımı olan bir suçu oluşturur. Bu suçun faili, sahte kartı bizzat kullanan ve kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi olup, bu kişinin kartı üreten kişi olması zorunlu değildir. Suçun tamamlanabilmesi için sahte kartın ödeme sistemlerinde fiilen kullanılması ve bu kullanım neticesinde mutlaka bir haksız menfaat elde edilmesi şarttır. Eğer sahte kart ödeme sisteminde kullanılır ancak failin elinde olmayan teknik veya operasyonel sebeplerle yarar sağlanamazsa, suç teşebbüs aşamasında kalacaktır.

Seçimlik Hareketler ve Failin Yaptırımı

Sahte kartlara ilişkin suç tiplerinde gerçekleşen eylemlerin niteliğine göre uygulanan yasal yaptırımlar ve hareket tarzları yargısal kararlarda belirli kategorilere ayrılmıştır. Yargıtay içtihatları ve kanuni düzenlemeler ışığında suçun maddi unsurları ve icra hareketleri aşağıda sıralanmıştır:

  • Sahte kartın üretilmesi, başkasına ait gerçek kart verilerinin boş plastiklere kodlanması eylemi olup failin hazırlık hareketlerini tamamladığını gösterir.
  • Kartın devri ve kabulü, sahte kartın fiziken veya dijital ortamda mülkiyetinin yahut zilyetliğinin bedelli veya bedelsiz bir şekilde üçüncü kişilere geçirilmesi fiilidir.
  • Sistemde kullanım ve haksız menfaat, sahte kartın ödeme cihazlarında kullanılıp maddi bir değerin fiili hakimiyete alınması anında gerçekleşir.
Kendi hesabıma bağlı sahte kart yaparsam suç olur mu? expand_more
Türk Ceza Kanunu madde 245/2 uyarınca, sahte banka veya kredi kartı üretme suçunun oluşabilmesi için üretilen kartın başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilmiş olması gerekmektedir. Failin bizzat kendi hesabıyla ilişkilendirerek sahte bir kart üretmesi durumunda kanunda tanımlanan bu spesifik suç tipi oluşmayacaktır. Kanun koyucu bu düzenleme ile özellikle başkalarının bilgileri üzerinden kartlı ödeme sistemlerinin güvenliğini tehlikeye atan eylemleri engellemeyi amaçlamıştır.
Benim adıma sahte kart basmışlar, davada mağdur ben miyim? expand_more
Sahte kartın üretilmesi veya devredilmesi eylemi bir tehlike suçu olduğundan ve henüz kart kullanılıp bir harcama yapılmadığından, hesap sahibinin doğrudan bir malvarlığı eksilmesi söz konusu olmamaktadır. Bu sebeple, Yargıtay içtihatları ve doktrine göre sahte kartın üretilmesi suçunda hukuki anlamda mağdur siz değil, o kartı çıkaran banka veya finansal kuruluştur. Suç teşkil eden bu eylemler öncelikle kartlı ödeme sistemlerinin güvenliğine ve söz konusu finansal kuruluşların ticari itibarına zarar verdiği için hukuki prosedür bu doğrultuda işletilir.
Sahte kartla alışveriş yaparken makine bozuldu, ceza alır mıyım? expand_more
Sahte kartın sistemlerde kullanılarak kişiye veya bir başkasına haksız menfaat sağlaması, TCK madde 245/3 kapsamında ayrı ve daha ağır yaptırımı olan bir suç teşkil etmektedir. Bu suçun hukuken tamamlanabilmesi için ödeme sistemlerinde gerçekleştirilen fiili kullanım neticesinde mutlaka bir haksız yarar elde edilmiş olması şartı aranır. Eğer kartı kullanmaya çalışırken makinenin bozulması gibi failin elinde olmayan teknik veya operasyonel sebeplerle alışveriş tamamlanamaz ve yarar sağlanamazsa, eylem suçun teşebbüs aşamasında kalmış sayılır.
İnternetten sahte kart satın aldım ama kullanmadım, ceza alır mıyım? expand_more
Kanun koyucu, sahte kartların piyasaya sürülmesini ve el değiştirmesini henüz bir zarar doğmadan engellemeyi amaçladığı için bu fiilleri bağımsız bir tehlike suçu olarak düzenlemiştir. TCK m. 245/2 hükmü gereğince, sahte kartları başkasına devretmek, satın almak veya kabul etmek bizzat yaptırıma bağlanmıştır. Dolayısıyla, kartı herhangi bir ödeme cihazında kullanıp maddi bir menfaat elde etmemiş olsanız dahi, sahte kartı satın alma eyleminizle birlikte suç tamamlanmış sayılır ve cezai sorumluluğunuz doğar.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir