Anasayfa/ Makale/ Psikolojik Şiddetin Kapsamı ve Hukuki Boyutu

Psikolojik Şiddetin Kapsamı ve Hukuki Boyutu

İş yerinde psikolojik şiddet (mobbing), çalışanın saygınlığını ve kişisel dokunulmazlığını hedef alan sistematik eylemler bütünüdür. Bu makalede, mobbingin temel unsurları, eylem biçimleri ve 2011 Başbakanlık Genelgesi ile anayasal haklar çerçevesindeki hukuki boyutu uzman avukat perspektifiyle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma hayatında sıkça karşılaşılan ve hukuki bir ihlal niteliği taşıyan iş yerinde psikolojik şiddet, kurumsal hiyerarşi içinde veya çalışanlar arasında yatay olarak gerçekleşebilen karmaşık bir olgudur. Hukuki terminolojide sıklıkla mobbing kavramı ile ifade edilen bu durum, bir veya birden fazla kişinin, sistemli ve planlı bir biçimde diğer çalışana yönelik yürüttüğü zarar verici iletişim biçimleri olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu eylemlerin hukuki bir yaptırıma tabi olabilmesi için, belirli bir zaman dilimi içerisinde sürekli ve tekrarlayan nitelikte olması büyük önem taşımaktadır. İş hukukunda bu durum, çalışanın benlik saygısını zedelemeyi amaçlayan, sistematik ve düşmanca davranışlar olarak değerlendirilir. Uzman bir hukuki bakış açısıyla, anlık veya bir defaya mahsus tartışmalar bu kapsama girmezken; mağdurun sosyal ilişkilerinin kısıtlanması, dışlanması veya korkutulması gibi eylemlerin kasıtlı ve düzenli olarak sürdürülmesi, somut birer mobbing ihlali olarak karşımıza çıkmaktadır.

İş Yerinde Psikolojik Şiddetin Kapsamı ve Türleri

Hukuki uyuşmazlıklarda psikolojik şiddetin varlığını ispatlayabilmek için eylemlerin kapsamını doğru nitelendirmek esastır. Bu noktada, mobbing eyleminin kapsamı; çalışanın mesleki kimliğini, özgüvenini ve ruhsal dengesini zedelemeye yönelik sistemli olumsuz tutumları içermektedir. Şiddetin yasal sınırları değerlendirilirken, çalışana yönelik uygulanan eylemler belirli davranış kalıpları üzerinden ele alınır. İş hukuku uygulamalarında sıkça karşılaştığımız temel psikolojik şiddet türleri şunlardır:

  • Küçük Düşürme: Personelin hatalarının yüzüne vurulması veya mesleki yeterliliğinin alaycı bir şekilde sorgulanması.
  • Dışlama ve İzolasyon: Mağdurun kasıtlı olarak bilgi akışından mahrum bırakılması ve ekip çalışmasından uzaklaştırılması.
  • Sürekli Eleştirme: Asılsız ve haksız suçlamalarla çalışana yönelik sistematik bir duygusal eziyet uygulanması.
  • Tehdit ve Korkutma: İşten çıkarma veya asılsız disiplin soruşturmaları ile çalışanın üzerinde korku iklimi yaratılması.
  • Görmezden Gelme: Çalışanın önerilerinin ve kuruma katkılarının sistematik olarak yok sayılması.
  • Karalama: Çalışan hakkında asılsız söylentiler yayılarak mesleki itibarının kasıtlı olarak zedelenmesi.

Anayasal Güvence ve Hukuki Dayanaklar

Çalışma yaşamındaki psikolojik şiddet eylemleri, yalnızca iş yeri kuralları sınırları içinde değil, aynı zamanda temel insan hakları ve anayasal haklar çerçevesinde de ele alınması gereken hukuki bir sorundur. Çalışanların; insan haklarına saygı, eşit davranma ilkesi, ifade özgürlüğü ve karar alma süreçlerine katılım gibi anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesi, mobbing davalarının temel dayanaklarından birini oluşturur. Özellikle kişisel dokunulmazlığın korunması, sadece fiziksel şiddeti engellemekle sınırlı kalmayıp, psikolojik şiddete karşı da anayasal bir koruma kalkanı işlevi görmektedir. Bu noktada, çalışanların temel haklarının kurumsal düzeyde korunması hukuki bir zorunluluktur. Türkiye'deki yasal gelişmelere baktığımızda, 2011 tarihli Başbakanlık Genelgesi büyük bir hukuki kilometre taşı niteliğindedir. Söz konusu genelge ile kamu kurum ve kuruluşlarında psikolojik tacizin önlenmesi adına önemli tedbirler hayata geçirilmiş, iş yerlerinde onur kırıcı ve saygınlığı zedeleyici eylemlere karşı resmi bir yasal çerçeve çizilmiştir.

Patronumla bir kere tartıştık, bana bağırdı. Bu mobbing sayılır mı, dava açabilir miyim? expand_more
İş hukukunda bir eylemin mobbing, yani psikolojik şiddet olarak kabul edilebilmesi için belirli bir zaman dilimi içerisinde sürekli ve tekrarlayan nitelikte olması esastır. Sadece anlık olarak gelişen veya bir defaya mahsus yaşanan tartışmalar, hukuki açıdan mobbing kapsamına dâhil edilmemektedir. Buna karşın; amirinizin sizi korkutması, dışlaması veya sosyal ilişkilerinizi kısıtlaması gibi eylemler kasıtlı ve düzenli bir şekilde devam ederse işin boyutu değişir. Bu tür sistematik davranışlar somut bir mobbing ihlali oluşturacağından, elbette hukuki yollara başvurma ve dava açma hakkınız doğacaktır.
İş yerinde beni dışlıyorlar ve fikirlerimi hiç dinlemiyorlar. Buna karşı hakkım var mı? expand_more
İş yerinde kasıtlı olarak bilgi akışından mahrum bırakılmanız ve ekip çalışmasından uzaklaştırılmanız, hukuken "dışlama ve izolasyon" olarak tanımlanan ciddi bir psikolojik şiddet türüdür. Bununla birlikte, kuruma yaptığınız katkıların ve sunduğunuz önerilerin sistematik bir biçimde yok sayılması da görmezden gelme eylemi olarak değerlendirilir. Söz konusu eylemler, doğrudan çalışanın mesleki kimliğini, özgüvenini ve ruhsal dengesini zedelemeye yönelik sistemli tutumlardır. Bu nedenle, anayasal haklarınız ve eşit davranma ilkesi çerçevesinde yasal yollara başvurarak bu ihlalleri durdurma hakkınız bulunmaktadır.
Hakkımda asılsız dedikodu çıkarıp beni sürekli eziyorlar. Hukuken ne yapabilirim? expand_more
Çalıştığınız kurumda hakkınızda asılsız söylentiler yayılarak mesleki itibarınızın kasıtlı olarak zedelenmesi, açıkça karalama niteliği taşıyan bir mobbing eylemidir. Aynı zamanda, personelin hatalarının sürekli yüzüne vurulması veya asılsız suçlamalarla duygusal eziyet uygulanması da küçük düşürme ve sürekli eleştirme kategorisine girmektedir. Hukuki açıdan kişisel dokunulmazlığınızın korunması prensibi, size yalnızca fiziksel şiddete karşı değil, bu tür psikolojik eziyetlere karşı da anayasal bir kalkan sunar. Yaşadığınız bu planlı ve zarar verici iletişim biçimlerini ispatlayarak hukuki süreç başlatabilir ve haklarınızı arayabilirsiniz.
Memurum ve amirim bana sürekli psikolojik eziyet ediyor. Beni koruyan bir yasa var mı? expand_more
Kamu kurumlarında yaşanan psikolojik taciz eylemlerine karşı çalışanları koruyan çok net yasal düzenlemeler ve anayasal güvenceler bulunmaktadır. İş hukukumuzda insan haklarına saygı ve kişisel dokunulmazlığın korunması ilkeleri, amirinizin size uyguladığı psikolojik eziyetlere karşı temel hukuki dayanaklarınızı oluşturur. Bilhassa Türkiye'deki yasal gelişmelere baktığımızda, 2011 tarihli Başbakanlık Genelgesi bu alanda çok güçlü bir hukuki kilometre taşıdır. Bu genelge sayesinde, kamu kurum ve kuruluşlarında psikolojik tacizin önlenmesi ile onur kırıcı eylemlere karşı resmi ve koruyucu bir yasal çerçeve çizilmiştir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir