Makale
Merkezi Takip Sistemi'nin icra hukukuna entegrasyonuyla ortaya çıkan otonom işlemlerin hukuki sorumluluğu, Adalet Bakanlığı birimlerine atfedilmektedir. Bu yenilikçi yapıda, otomasyonun hatalı veya hukuka aykırı işlemlerine karşı başvurulacak şikayet kanun yolu ve yetkili mahkemenin belirlenmesi süreci, uygulamada büyük önem arz etmektedir.
Otonom İcra İşlemlerinin Hukuki Sorumluluğu ve Şikayet Yolu
Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun (ASPAK) ile icra hukukumuza dahil olan otomasyon sistemi, cebri icra süreçlerinde köklü bir paradigma değişikliği yaratmıştır. Sistem, belirli parametreler dahilinde insan müdahalesi olmaksızın otomatik işlemler tesis edebilen otonom bir yapıya sahiptir. Bu altyapı; ödeme emrinin düzenlenmesi, ilgili kurumlara iletilmesi ve takibin durdurulması gibi kritik icra takip işlemlerini bizzat yerine getirmektedir. Ancak, idari ve yargısal süreçlerde otonom sistemlerin aktif rol alması, bu işlemlerin kime atfedileceği ve hukuka aykırılık durumunda hangi yollara başvurulacağı gibi temel sorunları beraberinde getirmiştir. Hukuk devletinin bir gereği olarak, borçluların hak kaybına uğramaması adına otonom sistem hatalarına karşı hukuki denetim mekanizmalarının net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. İcra organlarının yetkilerini kullanan bu aygıtın eylemleri, icra dairesinin klasik denetim usullerinden farklı bir hukuki rejime tabi tutulmalıdır.
Otonom İcra İşlemlerinin Hukuki Sorumluluğu
Otomasyon aygıtının, borçluya yönelik ödeme emri düzenlemesi veya itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını hesaplayarak takibi durdurması gibi eylemleri, teknik anlamda birer icra takip işlemidir. Sistemin otonom bir şekilde tesis ettiği bu hukuki işlemlerin, sistemi işleten Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü (BİGM) birimine atfedilmesi hukuk uygulamacıları tarafından kabul edilmektedir. İlgili birim, cebri icra organizasyonu içerisinde asıl icra organı olmayıp yardımcı icra organı statüsünde değerlendirilmelidir. Klasik icra takiplerinde alacaklının talebini icra müdürlüğü yerine getirirken, ASPAK kapsamındaki süreçlerde haciz aşamasına kadar olan yetki doğrudan bu merkezi otomasyona devredilmiştir. Bu durum, icra hukukuna hakim olan doğrudanlık ilkesine yeni bir boyut kazandırmış ve işlemlerin şikayet yoluyla denetiminde muhatabın merkez teşkilatı olmasını zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla, sistemin algoritmasından veya teknik hatalarından doğan hukuka aykırılıkların yegane sorumlusu, bu yazılımı kurgulayan ve işleten kamu tüzel kişiliğidir.
Otonom İşlemlere Karşı Şikayet Kurumu
İcra hukukunda şikayet kurumu, icra organlarının hukuka aykırı veya hadiseye uygun olmayan işlemlerinin iptali veya düzeltilmesini sağlayan temel bir denetim mekanizmasıdır. ASPAK düzenlemesinde, takibin kesinleşmesine kadar olan evrede otomasyon tarafından yapılan işlemlere karşı şikayet yolu açıkça düzenlenmemiştir. Ancak Kanun'un İcra ve İflas Kanunu'na (İİK) yaptığı genel atıf çerçevesinde, borçluların veya alacaklıların sistem hatalarına karşı şikayet yoluna başvurabilmesi anayasal hak arama hürriyetinin bir gereğidir. Örneğin, otonom sistem üzerinden ödeme emrinin boş bir evrak olarak oluşturulması veya süresinde yapılan bir itirazın sistem tarafından geç işlenmesi nedeniyle takibin durdurulmaması hallerinde tarafların hukuki korumaya ihtiyacı vardır. Alacaklının haciz talebinde bulunmasını beklemeksizin, sistemin hatalı veya eksik işlemi öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde veya kamu düzenine aykırılık teşkil eden durumlarda süresiz olarak şikayet yoluna gidilebilmesi gerekmektedir.
Şikayet Başvurularında Görevli ve Yetkili Mahkeme Sorunu
Yardımcı icra organı statüsündeki birimin işlemlerine karşı yapılacak şikayet başvurularında görevli mahkeme icra mahkemeleridir. Ancak, işlemlerin fiziksel bir icra dairesi yerine merkezi olarak çalışan sanal bir otomasyon tarafından gerçekleştirilmesi, yetkili mahkemenin belirlenmesinde ciddi tartışmalara yol açmıştır. Normal şartlarda şikayet, işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. Fakat otonom sistemi işleten birimin herhangi bir yerel icra mahkemesiyle doğrudan irtibatı bulunmamaktadır. Bu kanuni boşluğun doldurulması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) genel yetki kurallarının kıyasen uygulanması gerektiği doktrinde ağırlıklı olarak savunulmaktadır. İşlemin niteliği bir haksız fiil olarak değerlendirilebilecekse, borçlunun yerleşim yeri veya hukuka aykırı otonom işlemin sonuç doğurduğu yer mahkemesinin yetkili olması en pratik çözümü sunacaktır.
Otonom İşlem Şikayetlerinde Dikkate Alınacak Kriterler
Otomasyon üzerinden yürütülen takip süreçlerinde tarafların hak kaybı yaşamaması adına şikayet yoluna başvururken dikkat etmesi gereken usul kuralları şu şekilde sıralanabilir:
- İşlemin Niteliği: Şikayete konu edilen eylemin, sistem tarafından bizzat üretilmiş bir icra takip işlemi (örneğin hatalı ödeme emri düzenlenmesi veya yasal itirazın sistemce reddi) olması şarttır.
- Süre Unsuru: Kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük hak düşürücü süre içinde icra mahkemesine başvurulmalıdır. Tebliğ unsurlarının tamamen yokluğu gibi kamu düzenini ilgilendiren hallerde süre sınırı aranmaz.
- Bekletici Mesele Yapılmaması: Hukuka aykırı otonom işlemin iptali için, dosyanın haciz aşamasına geçerek fiili bir icra dairesine tevdi edilmesi beklenmemeli, ihlal öğrenildiği an derhal yasal yollara başvurulmalıdır.