Anasayfa Makale Mobbingin Hukuki Bedeli: Malpraktis, İstifa ve...

Makale

Sağlık sektöründe yoğunlaşan psikolojik taciz, namıdiğer mobbing, hekimler üzerinde yalnızca psikolojik bir enkaz bırakmakla kalmaz; doğrudan tıbbi uygulama hatalarına, haklı fesih kapsamındaki istifalara ve ağır tazminat yüklerine neden olur. Bu inceleme, mobbingin hastane ve çalışan eksenindeki ağır hukuki bilançosunu ele almaktadır.

Mobbingin Hukuki Bedeli: Malpraktis, İstifa ve Yıkım

Sağlık sektöründe çalışanların karşı karşıya kaldığı işyeri psikolojik tacizi, sadece bireysel bir sağlık sorunu olmanın çok ötesine geçerek sağlık kurumları açısından ağır hukuki ve mali sorumluluklar doğuran derin bir krizdir. Bir mobbing avukatı gözüyle değerlendirdiğimizde, yoğun nöbetler, uykusuzluk ve sistematik baskı altında çalışan asistan hekimlerin yaşadığı tükenmişlik sendromu ve depresyon, doğrudan hasta güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu psikososyal risk faktörleri, hekimin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal etmesine zemin hazırlayarak, hukuken telafisi güç malpraktis tazminatlarına yol açmaktadır. Aynı zamanda bu katlanılamaz çalışma ortamı, hekimlerin iş sözleşmelerini haklı nedenle feshetmelerine ve istifa dalgalarına sebep olmaktadır. Bütün bu tablo, idarenin ve hastane yönetimlerinin, işçiyi gözetme borcuna aykırı davranmalarının kaçınılmaz bir hukuki bedeli olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mobbing ve Malpraktis Arasındaki Hukuki Nedensellik Bağı

Hukuki açıdan tıbbi uygulama hataları, hekimin standart uygulamalardan sapması sonucu hastaya zarar vermesi halidir. Araştırmalar, uzun çalışma saatleri, uykusuzluk ve psikolojik şiddetin birleşmesiyle ortaya çıkan bilişsel bozuklukların, refleks sürelerini uzattığını ve tıbbi hata oranlarını dramatik şekilde artırdığını kanıtlamaktadır. Yapılan çalışmalarda asistan hekimlerin yarısına yakınının son üç ay içerisinde tıbbi hata yaptığı ve bu hataların en büyük sebeplerinin yorgunluk ile konsantrasyon kaybı olduğu tespit edilmiştir. Mobbing ve tükenmişlik yaşayan hekimlerin ameliyat sürelerinin uzadığı, komplikasyon risklerinin arttığı ve hasta yönetiminde geri dönüşü olmayan hatalar yapıldığı görülmektedir. Bu tablo, hastane yönetimlerinin hekimler üzerinde yarattığı uygunsuz çalışma ortamının, dolaylı olarak hastanın yaşam hakkını ihlal ettiğinin en net hukuki göstergesidir.

Psikolojik Şiddetin Yol Açtığı Yıkımın Boyutları

Sistematik bir psikolojik terör olarak kabul edilen mobbing, kurban üzerinde fiziki şiddetten çok daha kalıcı izler bırakır. Hukuk davalarında sıklıkla karşılaştığımız bu yıkımın sonuçları, mağdurun hem ruhsal ve fiziksel sağlığının bozulması hem de iş performansının düşmesi şeklinde belirmektedir. Mobbing sürecinin hekimlerde yarattığı temel yıkıcı etkiler şunlardır:

  • Uyku bozuklukları, ağır depresyon ve sürekli kaygı hali,
  • Mesleki duyarsızlaşma, işe bağlılığın azalması ve performans düşüklüğü,
  • Aile içi sorunlar, sosyal izolasyon ve ağır vakalarda intihar eğilimidir. Hukuki zeminde bu durum, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal ettiği anlamına gelir. Çalışanın bu denli yıpranması, kuruma ve ülke ekonomisine üretkenlik kaybı ve artan tedavi masrafları olarak yansımaktadır.

Haklı Fesih Nedeni Olarak Mobbing ve İstifa Süreci

İşverenlerin veya kurum yöneticilerinin mobbinge göz yumması, hukuken işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı vermektedir. Uzmanlık eğitimi alan asistan hekimler üzerinde yapılan incelemeler, mobbing maruziyetinin ve ağır çalışma şartlarının, doktorların büyük bir çoğunluğunda istifa etme düşüncesi doğurduğunu ortaya koymaktadır. Eğitim gören hekimlerin yarısından fazlası mevcut kurumlarından istifa etmeyi düşünmekte, birçoğu ise sadece maddi kaygılar sebebiyle mecburen bu karardan vazgeçmektedir. Özellikle sözlü veya duygusal istismar gören hekimlerde, istifa düşüncesinin ve mesleği bırakma eğiliminin istatistiksel olarak çok daha yüksek olduğu sabittir. Bu ağır şartlar altında gerçekleşen istifalar, mahkemeler önünde olağan bir işten ayrılma olarak değil, işverenin kusurlu eylemleri neticesinde gerçekleşen zorunlu bir ayrılış olarak değerlendirilmektedir.

İşgücü Kaybı ve Ekonomik Yıkım

Psikolojik tacizin ve katlanılamaz çalışma ortamının son halkası, telafisi mümkün olmayan büyük bir yetişmiş işgücü kaybıdır. Uzun ve meşakkatli bir tıp eğitimi sürecinden geçen hekimlerin, maruz kaldıkları mobbing ve tükenmişlik sebebiyle meslekten tamamen uzaklaşmaları veya yurt dışına göç etmeleri, sağlık sistemi açısından devasa bir ekonomik ve sosyal yıkımdır. Cerrahi branşlara olan ilginin yıllar içinde hızla düşmesi, uzman doktor açığının büyümesi ve hekimlerin kariyer hedeflerini zorunlu olarak yurt dışı yönünde değiştirmesi, çalışma barışının bozulmasının doğrudan sonucudur. Bir mobbing davasında bu tablo, sadece bireysel bir tazminat talebi olarak değil, kurumların insan kaynakları yönetimindeki ağır kusuru olarak dosyaya yansımaktadır. Sağlıklı bir psikososyal ortamın sağlanamaması, nihayetinde hukuki yaptırımların ötesinde, toplumsal sağlığı da derinden sarsmaktadır.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: