Anasayfa/ Makale/ KVKK ve Temel Hukukta Kişisel Veri Kavramı

KVKK ve Temel Hukukta Kişisel Veri Kavramı

Kişisel verilerin korunması hukuku, bilişim çağında bireylerin verileri üzerindeki hakimiyetini teminat altına almaktadır. Bu makalede, KVKK ve temel hukuk disiplinleri ışığında kişisel veri, veri sorumlusu ve özel nitelikli veri gibi temel kavramlar, tüzel kişi ve gerçek kişi ayrımı gözetilerek hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, verinin yeni bir güç kaynağı haline gelmesiyle birlikte kişisel verilerin korunması hukuku da büyük bir önem kazanmıştır. İnsanın nesneleştirilmesinin önüne geçmek ve bireylere kendi kişiliklerini özgürce geliştirebilecekleri bir alan yaratmak, bu hukuk dalının temel felsefesini oluşturur. Hukuk sistemimizde 2016 yılında yürürlüğe giren 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile birlikte, verilerin hukuki niteliği ve korunmasına ilişkin yeni bir dönem başlamıştır. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle yaklaşıldığında, hukuki uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle temel kavramların doğru bir şekilde analiz edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Özellikle uygulamada sıkça karşılaşılan hataların önüne geçebilmek adına, mevzuatımızda yer alan veri, ilgili kişi ve veri sorumlusu gibi terimlerin hukuk uygulamaları bağlamında kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi şarttır.

Hukuki Açıdan Veri ve Kişisel Veri Kavramları

Temel hukuk terminolojisinde "veri", iletişim ve işlem için elverişli biçimsel bir gösterim iken; bu veriye kişi tarafından yöneltilen anlam "bilgi" olarak tanımlanmaktadır. Bilişim hukuku uygulamalarında ve KVKK kapsamında veri ile bilgi kavramları sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Kanunumuzda kişisel veri, "kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi" şeklinde son derece geniş bir çerçevede tanımlanmıştır. Bu tanımın hukuki pratiğe yansıması, bir bilginin doğru veya yanlış, öznel veya nesnel olmasından bağımsız olarak koruma altına alınmasıdır. Bir kişiyi doğrudan tanımlayan kimlik numarası gibi bilgiler belirli kişiyi işaret ederken; farklı bilgilerle bir araya getirildiğinde kişinin kimliğini açığa çıkaran veriler ise belirlenebilir kişi statüsü yaratmaktadır. Objektif bir değerlendirmeyle, veri sorumlusu kimliği bizzat tespit edemese bile başka kaynaklar aracılığıyla tespit imkanı varsa kişisel verinin varlığı kabul edilmelidir.

Veri Süjeleri: Gerçek ve Tüzel Kişi Ayrımı

Veri koruma hukukunun temelinde insan onuru ve bireyin özerkliği yer aldığından, koruma kapsamındaki hak süjesi kural olarak sadece gerçek kişilerdir. Gerek Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) gerekse iç hukukumuzdaki KVKK uyarınca tüzel kişilere ait bilgiler doğrudan kişisel verilerin korunması hukuku kapsamına girmemektedir. Hukuk uygulamalarında sıklıkla karşılaşılan bir yanılgı, tüzel kişilerin doğrudan mağdur sıfatıyla hak arayışına girmesidir. Ancak tüzel kişiliğe ait bir bilgi, aynı zamanda bir gerçek kişiyi belirlenebilir kılıyorsa, korumanın dayanağı tüzel kişi değil, o bilginin ait olduğu gerçek kişi olacaktır. Türk hukukunda kişi statüsü, tam ve sağ doğmak şartıyla ana rahmine düşme anından başlar ve ölümle sona erer. Genel kural olarak ölülerin kişisel verisi olmazken, hukuki bir istisna olarak yasal mirasçıların ölmüş bir kimsenin sağlık verilerini talep edebileceği özel mevzuatta düzenlenmiştir.

Kişisel Verilerin Türleri ve Hukuki Rejimi

Hukuk sistemimiz, verilerin niteliğine ve ihlal durumunda yaratacağı zararın ağırlığına göre verileri iki temel kategoriye ayırarak farklı hukuki rejimlere tabi tutmuştur. Bu ayrım, uygulamada veri işleme süreçlerinin sınırlarını çizen en kritik noktalardan biridir.

  • Genel Nitelikli Kişisel Veriler: Ad, soyad, yaş, doğum tarihi veya Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası gibi kişinin gündelik yaşamda kullandığı temel bilgileri ifade eder.
  • Özel Nitelikli Kişisel Veriler: Kişinin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi, kılık kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verilerini kapsar.
  • Özel nitelikli verilerin işlenmesi, kişilerin ayrımcılığa uğrama riskini barındırdığı için KVKK tarafından çok daha sıkı bir koruma rejimine bağlanmıştır. Bu veriler, sınırlı sayıda sayılmış olup, kıyas yoluyla genişletilemezler.

Veri Sorumlusu ve İlgili Kişi Kavramları

Kişisel veri hukuku bağlamında sorumluluk rejiminin doğru tespit edilebilmesi için veri işleme sürecindeki tarafların netleştirilmesi elzemdir. KVKK'ya göre veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. Hukuki uyuşmazlıklarda tazminat veya idari para cezası muhatabı, kural olarak sürecin yönetimini elinde tutan veri sorumlusudur. Diğer tarafta ise ilgili kişi, yani kişisel verisi işlenen ve hakkı hukuken korunan gerçek kişi yer almaktadır. İlgili kişinin, verilerinin silinmesini veya düzeltilmesini talep etme hakkı gibi anayasal ve yasal hakları bulunmakta olup, bu taleplerini doğrudan veri işleyene değil, sistemin efendisi konumundaki veri sorumlusuna yöneltmesi gerekmektedir.

Adım geçmese de kim olduğumu belli eden bilgiler kişisel veri midir? expand_more
Hukuk sistemimizde kişisel veri kavramı oldukça geniş bir çerçevede tanımlanmış olup, bilgi ve veri kavramları sıklıkla iç içe kullanılmaktadır. Sadece isminiz veya T. C. kimlik numaranız gibi sizi doğrudan tanımlayan bilgiler değil, farklı verilerle birleştirildiğinde kimliğinizi açığa çıkaran her türlü bilgi hukuken kişisel veri sayılır. Bir bilginin doğru, yanlış, öznel veya nesnel olmasından bağımsız olarak koruma altına alınması esastır. Dolayısıyla, adınız geçmese dahi veri sorumlusunun başka kaynaklar aracılığıyla kimliğinizi tespit etme imkanı varsa, bu bilgilerin kişisel veri olduğu hukuken kabul edilmelidir.
Şirketimizin bilgileri internete sızdı, KVKK'dan dava açabilir miyiz? expand_more
Kişisel verilerin korunması hukukunun temel amacı insan onurunu korumak olduğu için, bu koruma kural olarak sadece gerçek kişilere sağlanmaktadır. KVKK ve Avrupa Birliği (GDPR) düzenlemelerine göre tüzel kişilere (şirketlere) ait bilgiler doğrudan bu kapsama girmez. Hukuk uygulamalarında şirketlerin doğrudan mağdur sıfatıyla hak arayışına girmesi sıkça karşılaşılan bir yanılgıdır. Ancak, sızdırılan bu şirket bilgileri aynı zamanda gerçek bir kişiyi belirlenebilir kılıyorsa, korumanın dayanağı tüzel kişi değil o gerçek kişi olacağından, onun hakları üzerinden yasal yollara başvurulması mümkündür.
Vefat eden babamın hastane kayıtlarını hastaneden isteyebilir miyim? expand_more
Türk hukukunda kişi statüsü, ana rahmine düşme anından başlar ve ölümle birlikte kesin olarak sona erer. Bu nedenle genel kural olarak ölmüş kişilerin hukuken korunan kişisel verisi bulunmamaktadır. Ancak hak kayıplarını önlemek adına bu durum sağlık verileri özelinde bir hukuki istisnaya bağlanmıştır. Yasal mirasçı sıfatını taşıyorsanız, özel mevzuatta yer alan düzenlemeler uyarınca vefat eden yakınınızın sağlık verilerini hastane gibi kurumlardan talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Bilgilerim çalındı, tazminat için sistemi kuran kişiye mi dava açmalıyım? expand_more
Veri koruma hukuku bağlamında sorumluluk rejiminin doğru tespit edilmesi, yanlış tarafa husumet yöneltip davanızı kaybetmemeniz için elzemdir. Hukuki uyuşmazlıklarda tazminat veya idari para cezası için muhatap almanız gereken taraf, doğrudan kayıt sistemini kuran kişi değil süreci yöneten "veri sorumlusu"dur. Veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, sistemin yönetimini elinde tutan gerçek veya tüzel kişidir. Dolayısıyla verilerinizin silinmesi, düzeltilmesi veya zararın tazmini gibi yasal haklarınızı doğrudan sistemin efendisi konumundaki veri sorumlusuna yöneltmeniz gerekmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir