Anasayfa/ Makale/ İçtihatlar Işığında Hukuka Aykırı Delil ve KVKK

İçtihatlar Işığında Hukuka Aykırı Delil ve KVKK

Hukuki uyuşmazlıklarda sunulan delillerin elde ediliş biçimi, kişisel verilerin korunması hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları, hukuka aykırı yollarla elde edilen veya kurgulanan delillerin yargılamaya etkisini ve kişisel veri ihlali boyutunu somut olayın özelliklerine göre titizlikle değerlendirmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Hukuk sistemimizde adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri olan ispat faaliyetinin, hukuka uygun deliller ile gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Günümüzde, özellikle mahkeme süreçlerinde elektronik ortamdaki verilerin delil olarak sunulması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu süreçte, sunulan delillerin hukuka aykırı elde edilmesi veya yaratılması, doğrudan Anayasa ile güvence altına alınan kişisel verilerin korunması hakkı ihlallerine yol açabilmektedir. Yargılama makamları, adaletin tecellisini sağlarken aynı zamanda bireylerin mahremiyetini ve veri güvenliğini korumakla yükümlüdür. Bu nedenle, uyuşmazlık dosyalarına sunulan her türlü bilgi ve belgenin, titiz bir denetimden geçmesi şarttır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları, bir delilin yargılamada kabul edilebilirliğini değerlendirirken, o delilin elde ediliş yönteminin kişisel veri ihlali oluşturup oluşturmadığını detaylı bir şekilde incelemektedir. Bu makalede, yargı kararları çerçevesinde hukuka aykırı delil kavramının kişisel verilerin korunması hukuku boyutunu uzman bir perspektifle ele alacağız.

Yargıtay İçtihatlarında Hukuka Aykırı Delil Yaklaşımı

Yargıtay uygulamalarında, yargılamaya sunulan materyallerin niteliği değerlendirilirken hukuka aykırı olarak yaratılan delil ile hukuka aykırı olarak elde edilen delil arasında çok net bir ayrım yapılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında açıkça ifade edildiği üzere, salt delil oluşturmak amacıyla kurgulanarak usulsüz yaratılan deliller hiçbir şekilde yargılamada dikkate alınamaz. Ancak usulsüz yollarla elde edilen deliller söz konusu olduğunda, somut olayın özelliklerine göre daha titiz bir değerlendirme yapılabilmektedir. Örneğin, hukuki uyuşmazlıklarda bir kişinin diğerinin sosyal medya hesaplarına casus yazılım yükleyerek elde ettiği görüşme kayıtları kesin bir dille hukuka aykırı delil olarak reddedilmekte ve bu durum kişisel verilerin korunması hakkına ağır bir müdahale sayılmaktadır. Buna karşılık, aynı ortamı paylaşan kişilerin olağan akış içinde elde ettiği bazı verilerin, belirli sadakat ve güven yükümlülüklerinin ihlalini ispat bağlamında sınırları çizilerek hukuka aykırı sayılmadığı istisnai kararlar da mevcuttur.

Anayasa Mahkemesi Kararlarında Kişisel Veri İhlalleri

Anayasa Mahkemesi, hukuka aykırı delil iddialarını doğrudan delilin kabul edilebilirliği üzerinden değil, adil yargılanma hakkı ve özel hayata saygı hakkı bağlamında incelemektedir. Yakın tarihli Anayasa Mahkemesi kararları, mahkemelerin kişisel verileri koruma konusundaki pozitif yükümlülüklerine dikkat çekmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarında altı çizildiği üzere, bir kişinin diğerinin telefonuna bilgisi dışında casus yazılım yükleyerek mesajlarına ulaşması veya görev yetkisini kötüye kullanarak geçmiş sağlık verilerine erişip bunları dosyaya sunması açık bir hak ihlalidir. Yüksek mahkeme, kişilerin birbirlerine karşı sınırsız bir özel hayat alanına müdahale hakkı bulunmadığını, rıza dışı ele geçirilen özel nitelikli kişisel verilerin mahkemelerce hukuka uygun kabul edilemeyeceğini vurgulamaktadır. Bu durum, yargılamalarda kişisel veri güvenliğinin sağlanmasının ne derece hayati olduğunu somutlaştırmaktadır.

Delil Elde Etme Sürecinde Sık Karşılaşılan İhlaller

Yargısal süreçlerde iddia ve savunmalarını ispatlamak isteyen tarafların, bilerek veya bilmeyerek kişisel veri ihlallerine neden olduğu spesifik eylemler mevcuttur. Yargı kararlarına yansıyan ve kesinlikle hukuka aykırı kabul edilen başlıca ihlal yöntemleri şunlardır:

  • Bilişim sistemlerine yetkisiz girilerek şifrelerin kırılması ve içeriklerin kopyalanması.
  • İlgili kişilerin rızası olmadan elektronik iletişim araçlarına gizlice casus yazılım programları yerleştirilmesi.
  • Mesleki yetki veya ayrıcalıkların kötüye kullanılarak kurumsal sistemlerden kişilere ait sağlık verileri gibi özel bilgilerin ele geçirilmesi.
  • Sırf mahkemede kullanılmak üzere, kişilerin bilgisi dışında kurgusal olarak izinsiz ses ve görüntü kayıtlarının oluşturulması.

Bu tür eylemler medeni yargılamada delillerin reddedilmesine yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında hukuka aykırı veri işleme suçlarını da oluşturur.

Eşimin telefonuna casus program yükleyip mesajlarını mahkemeye sunabilir miyim? expand_more
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, bir kişinin telefonuna bilgisi dışında casus yazılım yükleyerek elde edilen kayıtlar kesinlikle hukuka aykırı delil kabul edilmektedir. Mahkemeler, bu tür yöntemlerle elde edilen verileri yargılamada reddetmekle kalmaz, aynı zamanda bunu kişisel verilerin korunması hakkına ağır bir müdahale olarak görür. Hukuki uyuşmazlıklarda dahi kişilerin birbirlerinin özel hayat alanına sınırsız bir müdahale hakkı bulunmamaktadır. Üstelik bu eylemler sadece ilgili delilin reddedilmesine yol açmaz, ceza hukuku kapsamında hakkınızda hukuka aykırı veri işleme suçundan işlem yapılmasına neden olur.
Mahkemede delil olsun diye birinden gizlice ses veya görüntü kaydı alabilir miyim? expand_more
Sırf mahkemede kullanmak ve delil oluşturmak amacıyla kişilerin bilgisi ve rızası dışında kurgusal olarak gizlice alınan ses ve görüntü kayıtları usulsüz yaratılan delillerdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca, bu şekilde salt delil yaratmak amacıyla kurgulanan materyaller hiçbir şekilde yargılamada dikkate alınmamaktadır. Yargı makamları, adaletin tecellisinde ispat faaliyetinin yalnızca hukuka uygun delillerle gerçekleştirilmesini yasal bir zorunluluk olarak uygulamaktadır. Bu sebeple söz konusu eylemler ispat aracı olamayacağı gibi, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç oluşturacaktır.
Davalık olduğum kişinin hastane kayıtlarına kendi iş yetkimle bakıp delil yapsam olur mu? expand_more
Mesleki yetki veya ayrıcalıkları kötüye kullanarak kurumsal sistemlerden kişilere ait sağlık verileri gibi özel bilgileri ele geçirmek açık bir hak ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, bu tür rıza dışı ele geçirilen özel nitelikli kişisel verilerin mahkemelerce hukuka uygun bir delil olarak kabul edilemeyeceğini önemle vurgulamaktadır. Yargılama makamları bir yandan adaleti sağlarken diğer yandan dosyaya sunulan belgeleri bireylerin mahremiyetini ve veri güvenliğini korumak adına titiz bir denetimden geçirmek zorundadır. Dolayısıyla bu eylemler yargılamada delil olarak geçersiz sayılmanın ötesinde, hukuka aykırı veri işleme suçu kapsamında hakkınızda cezai yaptırım uygulanmasına sebebiyet verecektir.
Karşı tarafın sosyal medya şifresini kırıp içindeki mesajları kopyalasam delil sayılır mı? expand_more
Bilişim sistemlerine yetkisiz şekilde girilerek şifrelerin kırılması ve içeriklerin kopyalanması, yargı kararlarına yansıyan ve kesinlikle hukuka aykırı kabul edilen başlıca ihlal yöntemlerinden biridir. Mahkemeler uyuşmazlık dosyalarına sunulan delillerin mutlaka hukuka uygun yollarla elde edilmesini, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olarak şart koşar. Bu nedenle ilgili kişilerin rızası dışı kopyalanan veya ele geçirilen bu mesajlar delil olarak reddedilecektir. Ayrıca böyle bir girişimde bulunmanız halinde hakkınızda ceza hukuku kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı işleme suçundan cezai işlem yapılması gündeme gelir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir