Anasayfa/ Makale/ Hukuki Boyutuyla Genetik, İmhası ve Veri Bankaları

Hukuki Boyutuyla Genetik, İmhası ve Veri Bankaları

Ceza muhakemesinde moleküler genetik inceleme sonuçlarının ve DNA izolatlarının saklanması ile imhası, yasal düzenlemelerimizdeki eksiklikler nedeniyle tartışmalı bir alandır. Ülkemizde kanuni bir DNA veri bankası bulunmamasına rağmen fiili uygulamalar mevcut olup, verilerin akıbeti CMK ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Ceza muhakemesinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla elde edilen moleküler genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhası, hukuki açıdan büyük bir öneme sahiptir. Türk hukuk sisteminde, biyolojik örneklerin ve DNA izolatlarının saklanması ile imhasına yönelik farklı mevzuat metinlerinde birbiriyle tam olarak örtüşmeyen düzenlemeler yer almaktadır. Bilhassa kanuni bir DNA veri bankasının bulunmaması, uygulamada fiili veri arşivlerinin oluşmasına zemin hazırlamış ve adli süreçlerde bazı hukuki tartışmaları beraberinde getirmiştir. Suçların aydınlatılmasında devrim niteliğinde olan bu adli teknolojinin kullanımında elde edilen materyallerin, kanunda öngörülen süreler ve usuller dahilinde yok edilmesi esastır. Bu inceleme metni, mevzuatımızdaki imha prosedürleri ile karşılaştırmalı hukuktaki veri bankası yaklaşımlarını salt yasal uygulamalar perspektifinden ele almaktadır.

Moleküler Genetik İnceleme Sonuçlarının Yok Edilmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 80/2 uyarınca, moleküler genetik inceleme sonuçlarının yok edilmesi belirli usullere ve karar türlerine bağlanmıştır. Kanuna göre; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hâllerinde bu sonuçlar Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus tutanağa geçirilir. Ancak kanun koyucunun mahkûmiyet kararını yok etme sebepleri arasında açıkça belirtmemiş olması, uygulamada mahkûmiyet hâlinde verilerin saklanabileceği gibi bir izlenim yaratmaktadır. Mevzuatımızda merkezi bir genetik kayıt sisteminin dayanağı bulunmadığından, ilgili yargı kararlarının kesinleşmesiyle birlikte bu sonuçların hukuki güvenlik ilkesi gereği yok edilmesi gerektiği genel bir kabul görmektedir. Aksi bir uygulama, yasada açıkça öngörülmeyen bir depolama faaliyeti olarak değerlendirilebilecektir.

DNA İzolatları ve Biyolojik Örneklerin Akıbeti

Biyolojik örneklerin ve analiz sonucu elde edilen DNA izolatlarının imhası konusunda mevzuatımızda birbirinden farklı yönde hükümler mevcuttur. Beden Muayenesi Yönetmeliği (BMY) madde 14/3, moleküler genetik analizler için izole edilen DNA örneklerinin, bilirkişi tarafından rapor hazırlandıktan sonra imha edileceğini düzenlemektedir. Buna karşılık, Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliği bu izolatların en az bir yıl muhafaza edilip sonrasında derhâl imha edileceğini öngörmektedir. Hukuk normları hiyerarşisi gereği, BMY hükümlerinin öncelikle uygulanması gerektiği savunulmaktadır. Ayrıca, Bölge Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlükleri Yönetmeliği uyarınca, olay yerinden elde edilen biyolojik numunelerden izole edilen DNA örnekleri en az bir yıl süreyle saklanmakta ve sonrasında üç kişilik bir heyet tarafından tutanakla imha edilmektedir. Bu farklı düzenlemelerin uyumlaştırılması ve tek bir kanun çatısı altında toplanması, adli sürecin sağlıklı yürümesi açısından gereklidir.

Ulusal DNA Veri Bankası Tartışmaları ve Fiili Durum

İngiltere'de NDNAD (Ulusal DNA Veri Tabanı) ve Almanya'da BKA bünyesinde oluşturulan yasal altyapılı veri tabanlarının aksine, Türkiye'de kanun temelinde bir DNA veri tabanı henüz mevcut değildir. 2007 yılında hazırlanan Türkiye Milli DNA Veri Bankası Kanunu Tasarısı yasalaşmamıştır. Bu yasal boşluğa rağmen, Yargıtay kararlarına yansıdığı üzere kriminal laboratuvarlar bünyesinde fiili bir DNA veri arşivi uygulaması yürütülmektedir. Olay yerlerinden elde edilen verilerin bu sistemlerde saklanması adli uygulamada karşılaşılan bir durumdur. Konuya ilişkin temel yasal durum şu şekildedir:

  • Türkiye'de yasal bir DNA veri bankası bulunmaması, verilerin saklanma süresi ve şartlarında belirsizlik yaratmaktadır.
  • Yargıtay içtihatlarına göre, fiili arşivden elde edilen bir genetik eşleşme doğrudan mahkûmiyete esas alınamaz; mutlaka kişiden yeni referans örneği alınarak doğrulama yapılması şarttır.
  • İngiltere'nin PACE yasası gibi karşılaştırmalı hukuk örneklerinde, beraat eden kişilerin DNA profillerinin süresiz saklanması sınırlandırılarak katı imha sürelerine bağlanmıştır.
Beraat ettim, polis benden aldığı DNA örneğini sonsuza kadar saklayacak mı? expand_more
Ceza Muhakemesi Kanunu madde 80/2 uyarınca, hakkınızda beraat kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmişse genetik inceleme sonuçlarınızın derhâl yok edilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu imha işlemi bizzat Cumhuriyet savcısının huzurunda gerçekleştirilir ve resmi bir tutanağa bağlanır. Ülkemizde kanuni bir DNA veri bankası bulunmadığından, bu usulün eksiksiz işletilmesi kişisel verilerinizin korunması adına büyük önem taşır. Dolayısıyla beraat durumunda genetik verilerinizin idare tarafından süresiz veya keyfi olarak saklanması hukuka aykırıdır.
Ceza alırsam DNA sonucum devlette kalmaya devam eder mi? expand_more
Mevzuatımızda mahkûmiyet kararı verilmesi halinde genetik verilerin imha edileceğine dair doğrudan ve açık bir düzenleme maalesef bulunmamaktadır. Bu kanuni boşluk, cezaevi sürecinde veya sonrasında idarenin bu verileri saklamaya devam edebileceği gibi bir izlenim yaratmaktadır. Ancak Türkiye'de yasal dayanağı olan merkezi bir DNA kayıt sistemi olmadığı için, hukuki güvenlik ilkesi gereği cezanız kesinleştiğinde bu sonuçların aslında yok edilmesi gerektiği hukukçular tarafından genel kabul görmektedir. Aksine bir uygulama, yasada öngörülmeyen ve mahremiyet ihlali doğuran hukuk dışı bir veri depolama faaliyeti olacaktır.
Polis eski olaydan DNA'mı bulmuş, sadece buna dayanarak ceza verebilirler mi? expand_more
Hayır, yargılamada sadece polis laboratuvarlarındaki fiili arşive dayanılarak doğrudan mahkûmiyet kararı verilemez. Ülkemizde henüz yasalaşmış bir DNA veri bankası bulunmadığı için emniyet bünyesinde tutulan bu veriler yalnızca gayriresmi birer arşiv niteliği taşımaktadır. Yargıtay içtihatlarına göre, bu tarz fiili veri arşivlerinden elde edilen geçmiş genetik eşleşmeler tek başına kesin delil vasfında değildir. Mahkemenin sizi suçlu bulabilmesi için, mutlaka sizden hukuka uygun usullerle yeni bir referans örneği alınarak güncel bir doğrulama yapılması şarttır.
Benden alınan biyolojik örnekler laboratuvarda ne kadar bekletilip imha ediliyor? expand_more
Biyolojik örneklerin ve analizden elde edilen DNA izolatlarının saklanma süreleri konusunda mevzuatımızda birbiriyle çelişen hükümler yer almaktadır. Beden Muayenesi Yönetmeliği'ne göre, bilirkişi tarafından rapor hazırlandıktan hemen sonra bu örneklerin imha edilmesi gerekir ve normlar hiyerarşisi gereği bu kuralın öncelikle uygulanması savunulmaktadır. Öte yandan, Adli Tıp Kurumu ve Kriminal Polis Laboratuvarları yönetmelikleri bu örneklerin en az bir yıl saklanmasını, ardından üç kişilik bir heyet tarafından tutanakla imha edilmesini öngörmektedir. Yasal güvencenin sağlanabilmesi için fiili uygulamalardaki bu farklılıkların giderilip tek bir kanun metninde birleştirilmesi gerekmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir