Anasayfa/ Makale/ Esas Sözleşmelerde Kişisel Veriler ve Sicilde Aleniyet

Esas Sözleşmelerde Kişisel Veriler ve Sicilde Aleniyet

Anonim şirket esas sözleşmelerinde yer alması zorunlu olan kurucu ve temsilcilere ait kişisel veriler, ticaret sicilinde aleniyet ilkesi ile veri mahremiyeti arasında hassas bir hukuki denge gerektirir. Bu makale, şirket kuruluş süreçlerinde kişisel verilerin korunmasını ve tescil işlemlerindeki hukuki sınırları incelemektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Anonim şirketlerin anayasası niteliğinde olan esas sözleşmeler, şirketin iç ve dış ilişkilerini düzenlerken aynı zamanda kanunen zorunlu tutulan asgari unsurları barındırmak zorundadır. Türk Ticaret Kanunu uyarınca, yönetim kurulu üyeleri ile şirketi temsile yetkili kişilerin adları, soyadları, yerleşim yerleri ve uyrukları gibi bilgilerin sözleşmede açıkça belirtilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu bilgilerin eksikliği doğrudan kuruluş eksikliği sayılmakta ve tescil talebinin reddedilmesine yol açmaktadır. Ancak, söz konusu bilgilerin kişisel veri niteliği taşıması, uygulamada Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile ticaret hukukunun temel prensiplerinden olan sicilde aleniyet ilkesi arasında dikkatle yönetilmesi gereken bir etkileşim doğurmaktadır. Şirketlerin tescil ve ilan süreçlerinde, hukuki güvenliği sağlama amacı güden aleniyet ilkesi ile kişisel verilerin gizliliği ve veri mahremiyeti hedefleri, avukatlar ve şirket yetkilileri açısından titiz bir hukuki incelemeyi zorunlu kılmaktadır.

Esas Sözleşmelerdeki Verilerin Hukuki Niteliği

Esas sözleşmelerde yer alan ve şirket temsilcilerine ait olan kimlik, uyruk ve adres gibi temel bilgiler, mevzuatımız kapsamında kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin bilgi statüsünde değerlendirilerek kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Şirketlerin tescil edilmesiyle birlikte, esas sözleşme içerikleri Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanarak üçüncü kişilere karşı aleniyet kazanır. Aleniyetin bu aşamadaki en temel amacı, piyasadaki ticari güvenliği tesis etmek, üçüncü kişileri aydınlatmak ve şirkete yönelik yetkisiz temsile karşı koruma oluşturmaktır. Şeffaflık ile veri mahremiyeti arasındaki bu hukuki çatışmada, söz konusu kişisel verilerin ticaret sicili sistemlerinde tamamen gizlenmesi aleniyetin doğasına aykırı olacağından, veri paylaşım sınırları yürürlükteki kanunlar ışığında dikkatle belirlenmelidir.

KVKK Kapsamında Aleniyet ve Mahremiyet Dengesi

Sicilde aleniyet ilkesi gereğince kamuya açıklanan kişisel veriler, KVKK hükümleri karşısında sınırsız ve denetimsiz bir paylaşıma tabi tutulamaz. Şirket kurucularının ve yöneticilerinin veri mahremiyetini güvence altına almak amacıyla, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları gibi doğrudan kritik tanımlama yapan veriler ilan metinlerinde maskeleme yöntemi kullanılarak korunmaktadır. Benzer şekilde, yetkililerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmemek adına detaylı açık adres bilgileri yerine yalnızca ilçe ve il isimleri ile sınırlandırma yapılarak yayımlanması sağlanmaktadır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından alınan 22 Nisan 2020 tarihli ve 2020/307 sayılı ilke kararı, ticaret sicilinde tutulan bu bilgilerin kişisel veri niteliğini netleştirmiş ve aleniyet ilkesinin sınırlarını açık bir biçimde çizmiştir.

Ticaret Sicili Verilerinin İşlenmesinde Temel Kurallar

Mevcut kurul kararları ve ticaret hukuku disiplini çerçevesinde, esas sözleşmelerin tescili ve ilanı aşamasında şirketlerin uyması gereken temel hukuki kurallar aşağıdaki gibi listelenebilir:

  • Ticaret sicilinde paylaşılan tüm bilgiler, mutlaka işlenme amacıyla bağlantılı bir biçimde kamuya sunulmalıdır.
  • İlan edilecek kişisel veriler, sadece üçüncü kişileri aydınlatma amacı ile uyumlu olarak sınırlı ve ölçülü olmalıdır.
  • Kimlik numaraları ve detaylı yerleşim yeri adresleri gibi veriler, aleniyet amacını aşmamak adına zorunlu olarak maskeleme ve sınırlandırma yöntemlerine tabi tutulmalıdır.
  • Verilerin idari makamlar veya resmi kurumlar arası paylaşımında da her zaman veri minimizasyonu ilkesi göz önünde bulundurularak hareket edilmelidir.
Şirket kurarken TC kimlik numaram ve açık adresim gazetede yayınlanmak zorunda mı? expand_more
Türk Ticaret Kanunu uyarınca esas sözleşmelerde yerleşim yeri gibi bazı asgari bilgilerin bulunması zorunlu olsa da, bu verilerin kamuya açıklandığı ticaret sicili ilanlarında özel koruma yöntemleri uygulanmaktadır. Özel hayatınızın gizliliğini güvence altına almak adına Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarınız ilan metinlerinde maskeleme yöntemi kullanılarak gizlenmektedir. Aynı şekilde, detaylı ev adresiniz yerine yalnızca il ve ilçe isimlerine yer verilerek veri minimizasyonu sağlanmaktadır. Böylelikle hem sicildeki şeffaflık ihtiyacı karşılanmakta hem de kişisel verileriniz ölçülülük sınırları içinde hukuken korunmaktadır.
Yönetici oldum diye kişisel bilgilerimi herkesin göreceği sicile yazmaları yasal mı? expand_more
Evet, Türk Ticaret Kanunu uyarınca yönetim kurulu üyeleri ile şirketi temsile yetkili kişilerin ad, soyad ve uyruk gibi temel bilgilerinin esas sözleşmede yer alması yasal bir zorunluluktur. Bu bilgilerin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanarak üçüncü kişilere karşı aleniyet kazanması, piyasadaki ticari güvenliği tesis etmeyi ve yetkisiz temsile karşı koruma oluşturmayı amaçlar. Söz konusu şeffaflık, iş hayatındaki güvenilirliğin sağlanması için hukuken gerekli görülmektedir. Ancak bu durum verilerinizin keyfi şekilde kullanılabileceği anlamına gelmez; aleniyet ilkesi dahilindeki paylaşımlar sadece üçüncü kişileri aydınlatma amacıyla sınırlı ve ölçülü olmak zorundadır.
Şirket sözleşmesine adımı ve adresimi yazmasam sicil müdürlüğü şirketi tescil etmez mi? expand_more
Anonim şirketlerin anayasası sayılan esas sözleşmelerde, kanunun zorunlu tuttuğu asgari bilgilerin eksiksiz olarak yer alması gerekmektedir. Yönetim kurulu üyelerine ve kuruculara ait ad, soyad, uyruk ve yerleşim yeri gibi bilgilerin sözleşmede belirtilmemesi hukuken doğrudan bir kuruluş eksikliği olarak kabul edilmektedir. Bu tür bir eksikliğin bulunması halinde, ticaret sicili müdürlüğü tarafından şirketinizin tescil talebi reddedilecektir. Dolayısıyla, şirketin hukuken geçerli bir statü kazanabilmesi ve tescil sürecinin tamamlanabilmesi için ilgili kişisel verilerin beyan edilmesi zaruridir.
Sicildeki kişisel bilgilerim KVKK ile hiç korunmuyor mu, önüne gelen alabilir mi? expand_more
Ticaret sicilinde aleniyet ilkesinin geçerli olması, kişisel verilerinizin sınırsız ve denetimsiz bir biçimde paylaşıma açık olduğu anlamına gelmemektedir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 22 Nisan 2020 tarihli ilke kararı uyarınca, sicilde tutulan bu bilgilerin kişisel veri niteliği taşıdığı ve korunması gerektiği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu yasal çerçevede, verilerin herhangi bir idari makam veya resmi kurum ile paylaşımında dahi mutlaka veri minimizasyonu ilkesi gözetilmek zorundadır. Aleniyet amacını aşan ve asıl işlenme amacıyla bağlantılı olmayan her türlü veri paylaşımı, KVKK kapsamında veri mahremiyetinin ihlali olarak değerlendirilecektir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir