Anasayfa/ Makale/ Ebeveynlerin Sosyal Medya Paylaşımları ve İhlaller

Ebeveynlerin Sosyal Medya Paylaşımları ve İhlaller

Bu makale, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarına ait kişisel verileri paylaşmasının (sharenting) hukuki boyutlarını ve yarattığı hak ihlallerini incelemektedir. Çocuğun mahremiyet ve kişilik haklarının ebeveynin ifade özgürlüğü ile çatışması bağlamında, üstün yarar ilkesi ve uluslararası sözleşmeler ışığında hukuki bir analiz sunulmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde internet ve sosyal medya kullanımının hızla yaygınlaşması, bireylerin etkileşim ve paylaşım alışkanlıklarını köklü bir biçimde dönüştürmüştür. Özellikle ebeveynlerin, çocuklarına ait fotoğrafları, videoları ve kişisel bilgileri sosyal medya platformlarında sınırsızca paylaşma eğilimi, hukuki açıdan ciddi tartışmaları beraberinde getirmektedir. Literatürde sharenting veya paylaşım ebeveynliği olarak adlandırılan bu olgu, başlangıçta masum bir anı biriktirme faaliyeti gibi görünse de çocukların kişisel haklarının ve mahremiyetlerinin sürekli ihlal edilmesine zemin hazırlamaktadır. Hukuk düzeni, her ne kadar ebeveynlere çocukları üzerinde velayet hakkı tanımış olsa da bu hakkın kullanımı sınırsız değildir. Ebeveynlerin ifade özgürlüğü ile çocukların özel hayatın gizliliği arasında doğan bu çatışmada, ulusal ve uluslararası mevzuat her zaman çocuğun menfaatini üstün tutmaktadır. Bu bağlamda, dijital dünyada rızası dışında kimliği ifşa edilen çocukların, hukuki koruma kalkanından nasıl faydalanacağı, bir KVKK hukuku avukatı perspektifiyle titizlikle değerlendirilmesi gereken güncel bir sorundur.

Sharenting Kavramı ve Çocuğun Mahremiyet Hakkı

Ebeveynlerin çocuklarının günlük yaşamına dair kesitleri sosyal medyada aşırı derecede paylaşması eylemi olan oversharing, çocuğun dijital ayak izi oluşumunu erken yaşlardan itibaren başlatmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (BMÇHS) 16. maddesi, hiçbir çocuğun özel yaşantısına, ailesine ve iletişimine keyfi veya haksız bir şekilde müdahale edilemeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır. Bu doğrultuda, çocukların henüz rıza gösterme ehliyetine veya olgunluğuna sahip olmadığı dönemlerde, kendi ebeveynleri tarafından mahremiyet haklarının ihlal edilmesi büyük bir tehlike arz etmektedir. Çocuğun gelecekte rahatsızlık duyabileceği, sosyal çevresinde dışlanmasına veya psikolojik şiddete maruz kalmasına yol açabilecek görsellerin kamuya açık platformlarda sergilenmesi, anayasal güvence altındaki özel hayatın gizliliği ilkesine açıkça aykırıdır. Velayet hakkı, ebeveynlere çocuk adına karar verme yetkisi sunsa da bu yetkinin çocuğun yüksek yararı ilkesiyle sınırlandırıldığı unutulmamalı, paylaşımlarda çocuğun onuru ve gelecekteki itibar hakkı mutlaka korunmalıdır.

Sosyal Medyada Çocuk İstismarı ve Ticarileştirme

Sosyal medya platformlarının küresel erişim gücü, paylaşılan içeriklerin kötü niyetli kişilerin eline geçme olasılığını artırarak çocuk istismarı riskini tehlikeli boyutlara taşımaktadır. Ailelerin, çocuklarının anlık konumlarını, eğitim gördükleri kurumları veya günlük rutinlerini detaylıca paylaşması, siber güvenlik açısından ciddi zafiyetler yaratmaktadır. Bunun yanı sıra, blogger anne veya instamom gibi kavramların yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların dijital dünyada birer tüketim veya reklam nesnesi haline getirilmesi, ekonomik istismar boyutunu gözler önüne sermektedir. Çocuğun sevimli hallerinin veya ilgi çekici anlarının, etkileşim almak ve ekonomik kazanç sağlamak amacıyla ticarileştirilmesi, BMÇHS'nin 32. maddesinde belirtilen sömürüden korunma hakkını zedelemektedir. Görüntüleri rızası dışında paylaşılan ve dijital bir nesneye dönüştürülen çocuk, psikolojik, sosyal ve ahlaki gelişimi bakımından onarılması güç zararlara uğramaktadır. Hukuk uygulamalarında, ebeveynin ifade özgürlüğü ile çocuğun maddi ve manevi bütünlüğü karşı karşıya geldiğinde, mutlak surette çocuğun menfaati üstün tutulmalı ve ihlallerin önüne geçilmelidir.

İhlallerin Hukuki Sonuçları ve Çözüm Yolları

Çocuklara ait kişisel verilerin ebeveynler tarafından hukuka aykırı şekilde yayınlanması, ulusal ve uluslararası hukuk düzeninde çeşitli yaptırımlara ve davalara konu olmaktadır. Çocuğun kişilik hakkı saldırıya uğradığında, Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca gerekli koruma mekanizmaları işletilebilmektedir. Farklı ülke uygulamaları incelendiğinde, çocukların kendi ebeveynlerine karşı hukuki yollara başvurduğu ve haklı bulunduğu emsal kararlar mevcuttur. Çocuğun rızası hilafına yaratılan dijital profiller, ilerleyen yaşlarda unutulma hakkı çerçevesinde de değerlendirilmeli ve geçmişteki izlerin silinmesi hukuken güvence altına alınmalıdır. Ebeveyn paylaşımları neticesinde gündeme gelen temel hukuki ihlaller ve sonuçlar şunlardır:

  • Kişilik haklarının zedelenmesi ve çocuğun itibarının ihlal edilmesi.
  • Özel hayatın gizliliğinin ihlali ve mahrem alanların ifşa edilmesi.
  • Ekonomik sömürü ve haksız ticari kazançların iadesi gerekliliği.
  • Velayet hakkının kötüye kullanılması sebebiyle velayete müdahale tehlikesi. Bu bağlamda ebeveynlerin, çocuklarının bağımsız birer birey olduğunu idrak ederek, onların dijital dünyadaki varlıklarını hukuki sorumluluk bilinciyle ve titizlikle yönetmeleri yasal bir zorunluluktur.
Çocuğumun fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyorum, suç mu işliyorum? expand_more
Ebeveynlerin çocuklarına ait görsel ve kişisel bilgileri sosyal medyada sınırsızca paylaşması, hukuken ciddi tartışmalara ve hak ihlallerine yol açmaktadır. Her ne kadar ebeveyn olarak ifade özgürlüğünüz bulunsa da, bu durum çocuğunuzun anayasal güvence altındaki özel hayatın gizliliği hakkını açıkça ihlal edebilir. Çocuğunuzun henüz rıza gösterme ehliyetine sahip olmaması, onun dijital ayak izinin rızası dışında oluşturulması anlamına gelir ve mahremiyet hakkını zedeler. İlerleyen dönemlerde çocuğunuzun sosyal çevresinde dışlanmasına veya psikolojik zarar görmesine yol açabilecek bu tür paylaşımlardan hukuki sorumluluk bilinciyle kaçınmanız yasal bir zorunluluktur.
Çocuğumun videolarından reklam alıp para kazanıyorum, ileride dava açabilir mi? expand_more
Evet, ileride çocuğunuzun size karşı hukuki yollara başvurma ve tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Çocuğunuzun sevimli hallerini veya anılarını etkileşim ve ekonomik kazanç sağlamak amacıyla kullanmanız, hukuken çocuğun ticarileştirilmesi ve ekonomik istismarı olarak değerlendirilir. Bu durum, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 32. maddesinde düzenlenen ekonomik sömürüden korunma hakkını zedelemektedir. Çocuğunuzun kişilik hakkı ihlal edildiğinde, haksız ticari kazançların iadesi gündeme gelebileceği gibi, velayet hakkının kötüye kullanılması sebebiyle velayete müdahale edilmesi tehlikesi de doğabilir.
Çocuğumun velayeti bende değil mi, kendi sayfamda istediğim gibi resmini koyamaz mıyım? expand_more
Hukuk düzenimiz ebeveynlere velayet hakkı tanımış olsa dahi, bu hakkın kullanımı kesinlikle sınırsız değildir. Velayet hakkı size çocuğunuz adına karar verme yetkisi sunar, ancak bu yetki daima çocuğun yüksek yararı ilkesiyle sınırlandırılmıştır. Çocuğunuzun anlık konumunu, okulunu veya günlük rutinlerini paylaşmanız, sadece kişilik haklarını değil aynı zamanda siber güvenlik zafiyetleri yaratarak çocuk istismarı riskini de tehlikeli boyutlara taşır. Ebeveynlerin ifade özgürlüğü ile çocuğun maddi ve manevi bütünlüğü karşı karşıya geldiğinde, mahkemeler nezdinde mutlak surette çocuğun menfaati üstün tutulmak zorundadır.
Küçükken ailem internette fotoğraflarımı paylaşmış, şimdi bunları tamamen sildirebilir miyim? expand_more
Kesinlikle sildirebilirsiniz, zira rızanız dışında oluşturulan dijital profilleriniz için hukuki koruma kalkanından faydalanma hakkınız mevcuttur. İlerleyen yaşlarda, geçmişteki izlerin silinmesi için unutulma hakkı çerçevesinde değerlendirme yapılması hukuken güvence altına alınmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, kişilik haklarınıza ve özel hayatınızın gizliliğine yönelik bu saldırının tespiti ve önlenmesi için hukuki yollara başvurabilirsiniz. Hatta farklı ülke uygulamalarında da net bir şekilde görüldüğü üzere, çocukların kendi ebeveynlerine karşı açtığı davalarda haklı bulunduğu emsal kararlar mevcuttur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir