Anasayfa/ Makale/ Blokzincirde Değiştirilemezlik, Veri Silme ve Anonimleştirme

Blokzincirde Değiştirilemezlik, Veri Silme ve Anonimleştirme

Blokzincir teknolojisinin temelini oluşturan değiştirilemezlik özelliği, kişisel verilerin silinmesi ve anonim hale getirilmesi yükümlülükleri ile ciddi bir çatışma içindedir. Bu makalede, dağıtık ağ yapısının veri koruma hukuku standartlarına uyum sağlarken yarattığı yapısal zorluklar hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Gelişen teknolojiyle birlikte blokzincir teknolojisi, sunduğu şeffaflık ve güvenlik gibi avantajların yanı sıra veri koruma hukuku bağlamında karmaşık hukuki sorunları da beraberinde getirmektedir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) başta olmak üzere modern veri koruma rejimleri, ilgili kişilere verilerinin silinmesini veya anonimleştirilmesini talep etme hakkı tanımaktadır. Ancak blokzincirin doğasında yer alan değiştirilemezlik ilkesi, verilerin bir kez zincire eklendikten sonra silinmesini veya üzerinde oynanmasını neredeyse imkânsız hale getirmektedir. Dağıtık veri tabanı yapısı sebebiyle veriler tek bir merkezde değil, ağdaki sayısız düğümde kopyalanarak saklanmaktadır. Bu yapısal özellik, hukukun emrettiği verilerin yok edilmesi veya geri döndürülemez şekilde anonimleştirilmesi süreçlerinin teknik olarak nasıl uygulanacağı konusunda büyük bir belirsizlik yaratmaktadır. Bir KVKK uzmanı olarak değerlendirdiğimizde, yenilikçi teknolojilerin sunduğu imkânlar ile temel hak ve özgürlüklerin korunması arasındaki bu hassas dengenin, hukuki ve teknik entegrasyonlar yoluyla dikkatle kurulması gerektiği açıktır.

Blokzincirde Değiştirilemezlik Özelliği ve Etkileri

Blokzincir ağlarında yer alan veriler, karmaşık kriptografik şifreleme yöntemleri ve konsensüs mekanizmaları sayesinde güvence altına alınmaktadır. Bir işlem ağdaki çoğunluk tarafından onaylanıp zincire eklendikten sonra, o verinin geriye dönük olarak değiştirilmesi veya silinmesi teknik olarak son derece zordur. Teorik olarak, ağ katılımcılarının tamamı veya ezici çoğunluğu bir uzlaşıya varırsa verinin değiştirilmesi mümkün olsa da, pratik uygulamada bu durum neredeyse imkânsız kabul edilmektedir. Mevcut hukuki düzenlemeler, verinin güvenliğini ve bütünlüğünü talep ederken, aynı zamanda veri öznesinin talebi üzerine verinin yok edilebilmesini de şart koşmaktadır. Bu değiştirilemezlik, sistemin güvene dayalı olmayan yapısını güçlendirirken, mevzuatın aradığı esnekliğe ve müdahale edilebilirliğe bütünüyle ters düşmektedir. Bu durum, veri koruma hukuku ilkeleri ile blokzincir mimarisi arasındaki en temel uyuşmazlıklardan birini oluşturmaktadır.

Veri Silme ve Yok Etme Yükümlülüğünün İhlali

KVKK kapsamında, işleme şartları ortadan kalkan kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi kanuni bir zorunluluktur. Ne var ki blokzincirin merkeziyetsiz veri kayıt yapısı, silme işleminin ağ üzerindeki tüm kopyalardan eş zamanlı ve kalıcı olarak gerçekleştirilmesini engellemektedir. Bir blokzincir ağındaki herhangi bir katılımcı, zincirin tamamının bir kopyasını kendi yerel sisteminde tutma hakkına sahiptir. Dolayısıyla, kişisel verilerin silinmesi gerektiğinde, verilerin ağdaki tüm cihazlardan bütünüyle temizlenmesi teknik olarak mümkün olmamaktadır. Verilerin sadece tek bir bilgisayardan silinmesi, diğer katılımcıların yerel kayıtlarındaki bilgileri ortadan kaldırmadığı için KVKK'nın aradığı veri silme yükümlülüğü layıkıyla yerine getirilememektedir. Bu tablo, blokzincir tabanlı sistemlerin veri koruma mevzuatına tam uyum sağlamasında aşılması gereken ciddi bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kriptografik Şifreleme ve Anonimleştirme Sorunu

Blokzincir sistemlerinde kullanıcı kimliklerinin gizlenmesi amacıyla sıklıkla açık anahtarlar veya takma adlar kullanılmaktadır. Ancak bu durum, hukuki anlamda geçerli bir anonimleştirme sağlandığı anlamına gelmemektedir. Anonimleştirme, kişisel verilerin başka verilerle eşleştirilse dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hale getirilmesidir. Blokzincirdeki ağ hareketleri, kullanıcıların halka açık anahtarlarının incelenmesi ve farklı veri kümeleriyle eşleştirilmesi yoluyla gerçek kişilerin kimliklerinin tespit edilmesine olanak tanımaktadır. Bu nedenle, kullanılan şifreleme veya takma ad kullanma yöntemleri, veriyi tamamen anonim kılmamakta; açık anahtarların kendisi de hukuken kişisel veri niteliği taşımaya devam etmektedir. Aynı şekilde, verilerin düz metin yerine şifrelenmiş olarak saklanması da tek başına yeterli değildir; çünkü şifrenin çözülmesiyle veriye yeniden ulaşılabilmektedir ve bu durum verinin kişisel veri vasfını korumasını sağlamaktadır.

Hukuki Uyum İçin Aşılması Gereken Temel Engeller

Blokzincir projelerinin KVKK standartlarına uyum sağlayabilmesi için, veri mimarisinin baştan itibaren gizlilik ve koruma ilkelerine göre tasarlanması büyük önem taşımaktadır. Dağıtık defter teknolojilerinin temel özellikleri ile veri koruma kanunları arasındaki çatışmalar, özellikle uygulamada aşağıdaki pratik zorluklar etrafında toplanmaktadır:

  • Ağ genelinde silme imkânsızlığı: Verinin sadece bir düğümden silinmesinin, ağdaki diğer kopyaları ortadan kaldırmaması.
  • Açık anahtarların niteliği: Ağ adreslerinin ve kullanılan anahtarların başka verilerle birleştirilerek gerçek kimliklere ulaşmada bir araç olarak kullanılabilmesi.
  • Şifre çözme riski: Verilerin şifrelenmesinin, geri döndürülebilir doğası gereği kanuni anonimleştirme şartlarını karşılayamaması.
  • Geri döndürülemez işlem yapısı: Veri işleme şartları ortadan kalktığında dahi, zincire önceden işlenmiş olan verilerin teknik olarak kalıcı şekilde imha edilememesi.
Verilerim blokzincire kaydedildi, sildirebilir miyim? expand_more
KVKK kapsamında kişisel verilerinizin silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme hakkınız elbette bulunmaktadır. Ancak blokzincir teknolojisinin doğasında yer alan değiştirilemezlik ilkesi, verilerin bir kez zincire eklendikten sonra silinmesini veya üzerinde oynanmasını neredeyse imkânsız hale getirmektedir. Dağıtık veri tabanı yapısı sebebiyle veriler tek bir merkezde değil, ağdaki sayısız düğümde kopyalanarak saklanmaktadır. Bu nedenle, verinin yalnızca tek bir bilgisayardan silinmesi ağdaki diğer cihazlardaki kopyaları ortadan kaldırmadığı için, kanunun aradığı veri silme yükümlülüğü maalesef tam anlamıyla yerine getirilememektedir.
İsmim yerine şifre ve takma ad kullanmışlar, bu verimi korur mu? expand_more
Blokzincir ağlarında kimliğinizi gizlemek amacıyla açık anahtarlar, şifreleme veya takma adlar kullanılması, hukuken geçerli bir anonimleştirme sağlandığı anlamına gelmemektedir. Hukuken tam bir anonimleştirme, verilerin başka hiçbir bilgiyle eşleştirilse dahi sizin kimliğinizi ortaya çıkaramayacak hale getirilmesini gerektirir. Oysa verilerin şifrelenmiş olarak tutulması durumunda, şifrenin çözülmesiyle veriye yeniden ulaşılabilme riski mevcuttur ve bu işlem geri döndürülebilir niteliktedir. Ayrıca ağ hareketlerinin incelenip farklı veri kümeleriyle birleştirilmesiyle gerçek kimliğiniz tespit edilebileceğinden, sistemdeki şifrelenmiş veriler de hukuken kişisel veri vasfını korumaya devam etmektedir.
Şirket olarak blokzincir projesi yapıyoruz, KVKK'ya nasıl uyarız? expand_more
Blokzincir projelerinin KVKK standartlarına uyum sağlayabilmesi için, veri mimarisinin en başından itibaren bütünüyle gizlilik ve veri koruma ilkelerine göre tasarlanması büyük önem taşımaktadır. Projenizi kurgularken verilerin ağ genelinde silinmesinin imkânsızlığı ve işleme şartları ortadan kalksa dahi teknik olarak verilerin kalıcı şekilde imha edilememesi gibi yapısal engelleri göz önünde bulundurmalısınız. Ayrıca kullandığınız şifreleme yöntemlerinin, kanuni anonimleştirme şartlarını karşılamaya yetmediğini bilerek ek idari ve teknik tedbirler planlamalısınız. Sonuç olarak, teknolojinin sunduğu imkânları kullanırken bireylerin temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmemek adına hukuki ve teknik entegrasyonları çok hassas bir şekilde kurgulamanız şarttır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir