Anasayfa/ Makale/ Bilişim Suçlarında İndirim Halleri ve Yargılama Usulü

Bilişim Suçlarında İndirim Halleri ve Yargılama Usulü

Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen bilişim alanındaki suçlara ilişkin yargılama süreçleri, şahsi cezasızlık sebepleri, etkin pişmanlık hükümleri ve görevli mahkemelerin belirlenmesi gibi usul kuralları, hukuki güvenliğin tesisi bakımından büyük önem taşımaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim sistemleri üzerinden işlenen ihlallere karşı adli makamların yaklaşımı, yalnızca cezalandırma amacı gütmez; aynı zamanda suç politikası gereği toplumun en küçük yapı taşı olan aileyi korumayı ve mağdurun zararını hızla gidermeyi hedefler. Soruşturma aşamasından başlayarak hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreçte, faillerin durumunu lehe değiştirebilecek cezada indirim halleri ve belirli akrabalık ilişkilerine dayanan şahsi cezasızlık sebepleri titizlikle değerlendirilmelidir. Bu kapsamda adli süreçler, mağdurun zararının fail tarafından samimi bir iradeyle tazmin edilmesi ihtimalinde sanığa önemli yasal imkanlar sunmaktadır. Öte yandan, iddia makamının re'sen başlattığı soruşturma süreçlerinde, kanunda öngörülen alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin uygulanabilirliği, suçun alt ve üst sınırlarına göre kesin kurallara bağlanmıştır. Etkin bir savunma stratejisi kurgulayabilmek için davanın nerede açılacağı, zaman aşımı sürelerinin ne zaman dolacağı ve görevli mahkemenin nasıl tayin edileceği gibi usul hukuku kurallarının kusursuz bir biçimde bilinmesi şarttır.

Şahsi Cezasızlık Sebepleri ve Etkin Pişmanlık

Kanun koyucu, belirli durumlarda failin cezalandırılmasından vazgeçilmesini veya cezasında indirime gidilmesini öngörmüştür. Özellikle aile içi ilişkilerin devlet müdahalesiyle daha fazla yıpranmaması adına şahsi cezasızlık sebepleri ihdas edilmiştir. Bu durum, sanığın eylemi suç teşkil etse dahi, kanunda sınırlı olarak sayılan akrabalık bağlarının varlığı halinde mahkemenin ceza verilmesine yer olmadığı kararı vermesini sağlar. Bunun yanı sıra, failin işlediği fiilden dolayı samimi bir nedamet duyarak mağdurun uğradığı maddi zararı aynen iade veya tazmin suretiyle gidermesi, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Hukukumuzda etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için failin, ilk derece mahkemesinin vereceği son hükme kadar zararı tazmin etmesi ve bu davranışını özgür iradesiyle, dış dünyaya yansıyacak şekilde göstermesi aranmaktadır. Zararın bizzat fail değil, onun bilgisi ve rızası dahilinde üçüncü kişiler veya azmettirenler tarafından karşılanması da failin lehine sonuç doğurur.

Ailevi Sebeplerle Cezasızlık Kriterleri

  • Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler: Eşler arasında Türk Medeni Kanunu'na uygun geçerli bir evlilik bulunmalı ve mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmamalıdır. Boşanma süreci kesinleşene kadar bu muafiyet geçerliliğini korur.
  • Üstsoy, altsoy veya bu derecede kayın hısımlar: Kişinin anne, baba, dede gibi üstsoyu ile çocukları ve torunları gibi altsoyu arasındaki suçlarda ceza verilmez. Dikkat çekici husus, kayın hısımlığının evlilik bitse dahi devam etmesi ve bu derecedeki kayın hısımları ile evlat edinen veya evlatlık ilişkisinde de aynı cezasızlık kuralının mutlak olarak uygulanmasıdır.
  • Aynı konutta beraber yaşayan kardeşler: Öz veya üvey fark etmeksizin yansoy akraba olan kardeşlerin bu indirimden faydalanabilmesi için suç tarihinde aynı çatı altında ikamet etmeleri kanuni bir zorunluluktur. Kısa süreli konaklamalar veya aynı iş yerinde çalışmak yeterli kabul edilmez.

Soruşturma Süreci ve Uzlaşma Kapsamı

İlgili suçlarda iddia makamı olan Cumhuriyet savcısı, fiili öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere re'sen soruşturma başlatır. Bu ihlallerin takibi genellikle şikayete tabi olmadığından, mağdurun sonradan şikayetinden vazgeçmesi davanın düşmesi sonucunu doğurmaz. Soruşturma aşamasında şüphelilere sunulan ön ödeme, davanın açılmasının ertelenmesi veya uzlaşma gibi alternatif çözüm yöntemleri, ilgili kanun maddelerinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının yüksek olması nedeniyle kural olarak uygulanamaz. Ancak, fail ile mağdur arasında şahsi cezasızlık hallerinden birinin varlığı tespit edilirse, Cumhuriyet savcısı takdir yetkisini kullanarak takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar) verebilir. Bu özel nitelikteki takipsizlik kararları genel kanun yollarının aksine itiraz yoluna kapalıdır.

Görevli Mahkeme ve Dava Zamanaşımı Usulü

Yargılama usulünde hukuki belirliliğin sağlanması adına davanın açılacağı yargı merciinin ve süresinin tespiti hayati önem taşır. Üst sınırı on yılın altında olan hapis cezalarını gerektiren suçlarda görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir. Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda, şüphelinin IP manipülasyonu veya VPN gibi kimlik saklama yöntemleri kullanması halinde, yargılama yeri olarak sistemin bulunduğu yer mahkemesi yetkili kabul edilerek yargılama sürecine devam edilir. Ceza yargılamasının zaman boyutunda ise, suçun kanunda öngörülen yaptırım üst sınırına göre on beş yıllık olağan dava zamanaşımı süresi uygulanır. Dava açılması, ifade alınması gibi zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı durumunda bu süre en fazla yirmi iki buçuk yıla kadar uzayabilir. Fiili işleyen kişinin yaş küçüklüğü söz konusu olduğunda ise, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince bu sürelerde belirli oranlarda yasal indirimlere gidilir.

Kardeşim bilgisayarımdan suç işlemiş, şikayetçi olursam hapse girer mi? expand_more
Bilişim suçlarında aile bağları nedeniyle bazı durumlarda şahsi cezasızlık sebepleri devreye girebilir ve faile ceza verilmeyebilir. Ancak kardeşlerin bu cezasızlık imkanından faydalanabilmesi için suç tarihinde mutlaka aynı çatı altında beraber yaşıyor olmaları kanuni bir zorunluluktur. Kısa süreli konaklamalar veya sadece aynı iş yerinde çalışmak bu hukuki muafiyet için yeterli kabul edilmemektedir. Dolayısıyla, suç tarihinde kardeşinizle aynı konutta ikamet etmiyorsanız, şikayetiniz veya savcılığın re'sen yürüteceği soruşturma neticesinde kardeşinizin ceza alma ihtimali bulunmaktadır.
İnternet üzerinden işlediğim bir suçta zararı karşılasam cezam düşer mi? expand_more
Bilişim suçlarında mağdurun uğradığı maddi zararın aynen iade veya tazmin edilmesi, hukukumuzda etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu ceza indiriminden yararlanabilmeniz için, ilk derece mahkemesinin vereceği son hükme kadar zararı tazmin etmeniz gerekmektedir. Ayrıca bu tazmin eylemini özgür iradenizle ve samimi bir nedamet duyarak gerçekleştirdiğinizi mahkemeye yansıtmanız şarttır. Zararın bizzat sizin tarafınızdan değil, ancak bilginiz ve rızanız dahilinde üçüncü kişiler tarafından karşılanması da ceza indirimi bakımından lehinize sonuç doğuracaktır.
Hacklenen hesabım için şikayetçi olmuştum, vazgeçersem dava kapanır mı? expand_more
Bilişim sistemleri üzerinden işlenen ihlallerin takibi kural olarak şikayete tabi suçlardan değildir. Cumhuriyet savcısı fiili öğrenir öğrenmez dava açılması gerekip gerekmediğini değerlendirmek üzere re'sen soruşturma başlatır. Bu hukuki yapı nedeniyle, sonradan şikayetinizden vazgeçmeniz davanın doğrudan düşmesi veya kapanması sonucunu doğurmaz. Adli makamlar, kamu düzenini sağlamak amacıyla siz şikayetinizi geri çekseniz dahi soruşturma ve yargılama sürecini yürütmeye devam edecektir.
Yıllar önce internetten işlenen bir suç için bugün dava açılabilir mi? expand_more
Ceza yargılamasında hukuki belirliliğin sağlanması adına bilişim suçları için de kanunda öngörülen dava zamanaşımı süreleri bulunmaktadır. Bilişim alanındaki suçlarda kural olarak suçun üst sınırına göre on beş yıllık olağan dava zamanaşımı süresi uygulanır. İfade alınması veya dava açılması gibi zamanaşımını kesen hukuki sebeplerin varlığı durumunda ise bu süre en fazla yirmi iki buçuk yıla kadar uzayabilmektedir. Eğer fiili işleyen kişi suç tarihinde yaş küçüklüğüne sahipse, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince bu sürelerde belirli oranlarda indirim yapılır ve dava açma süresi daha erken dolar.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir