Anasayfa/ Makale/ Bilişim Hukukunda Özel Hayatın Gizliliği ve Fikri Haklar

Bilişim Hukukunda Özel Hayatın Gizliliği ve Fikri Haklar

Bilişim sistemlerinin yaygınlaşması, dijital ortamda kişisel verilerin ve fikri hakların güvence altına alınması ihtiyacını doğurmuştur. Bu makalede, Türk Ceza Kanunu kapsamında özel hayatın gizliliğine yönelik ihlaller ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu çerçevesinde yazılımlar üzerindeki telif ve fikri hak tecavüzleri incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Gelişen teknoloji ve internetin hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle birlikte, bilişim hukuku kapsamında değerlendirilen uyuşmazlıkların niteliği de büyük bir değişime uğramıştır. Özellikle bireylerin dijital dünyadaki varlıklarını sürdürürken karşılaştıkları en temel hukuki sorunların başında, özel hayatın gizliliği ve dijital ortamda üretilen eserler üzerindeki fikri haklar gelmektedir. Günümüzde kişisel verilerimizin, rızamız dışında kopyalanması, depolanması veya üçüncü kişilerle paylaşılması, bireylerin mahremiyet alanına yönelik ciddi tehditler oluşturmaktadır. Benzer şekilde, yazılım endüstrisinin ürünleri olan bilgisayar programları ve web siteleri gibi dijital değerler de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında yasal koruma altına alınmış olup, bu eserlerin izinsiz kopyalanması veya değiştirilmesi ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle yaklaşıldığında, siber alandaki bu ihlallerin hem ceza yasaları hem de telif hakları bağlamında titizlikle değerlendirilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve dijital güvenliğin hukuki zeminde tahsis edilmesi büyük bir zorunluluktur.

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Kişisel Veriler ve Özel Hayat

Türk Ceza Kanunu'nun ilgili bölümünde düzenlenen özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, bilişim sistemleri aracılığıyla işlendiğinde çok daha geniş kitlelere ulaşarak telafisi imkansız zararlara yol açabilmektedir. Bireylerin dijital ortamlardaki iletişimlerinin, rızaları dışında kaydedilmesi ve ifşa edilmesi, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında cezalandırılmaktadır. Aynı şekilde, kişilerin cinsel yaşamları, sağlık durumları, siyasi veya felsefi görüşleri gibi hassas nitelikteki bilgilerin hukuka aykırı olarak bir bilgisayar kütüğüne işlenmesi, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu olarak tanımlanmıştır. İnternet üzerinden iş veya kredi başvurusu yaparken paylaşılan bilgilerin ya da hastane kayıtlarının yetkisiz kişilerce ele geçirilmesi, günümüzde sıkça karşılaşılan bir kimlik hırsızlığı yöntemidir. Yasalarımız, gerçek bir kişiyi belirlenebilir kılan her türlü verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesini, yayılmasını veya ele geçirilmesini caydırıcı hapis cezaları ile yaptırım altına alarak bireylerin dijital mahremiyetini korumayı amaçlamaktadır.

Dijital Ortamda Korunan Kişisel Veri Türleri

Hukukumuzda bir gerçek kişiyi belirlenebilir kılan ve o kişiyi diğerlerinden ayıran her türlü bilgi, kişisel veri statüsünde kabul edilerek koruma altına alınmaktadır. Bilişim sistemleri aracılığıyla en sık ihlal edilen ve izinsiz kaydedilmesi veya paylaşılması halinde ağır hukuki yaptırımlar doğuran başlıca kişisel veri türleri şunlardır:

  • Bireyin kimlik bilgileri, özgeçmişi ve iletişim numaraları.
  • Kişiye ait fotoğraf, video, ses kayıtları ve motorlu taşıt plakası gibi tanımlayıcı bilgiler.
  • Bireyin siyasi görüşü, felsefi inancı ve sendikal bağlantılarına dair kayıtlar.
  • Kişinin sağlık durumu, cinsel yaşamı ile parmak izi veya DNA örneği gibi biyometrik verileri.

Bu verilerin hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsa dahi, kanunların belirlediği süreler sonunda sistemden yok edilmemesi, kamu idaresinin ve veriyi elinde bulunduran özel kurumların güvenilirliğini zedeleyen bağımsız bir ihlal olarak kanunlarımızda yerini almış ve cezai yaptırıma bağlanmıştır.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Çerçevesinde Yazılımların Korunması

Bilişim sektörünün en önemli yapı taşlarından biri olan bilgisayar programları, hızla gelişen teknoloji karşısında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile ilim ve edebiyat eserleri kategorisinde koruma altına alınmıştır. Bu hukuki düzenlemeler uyarınca, bir yazılımın kaynak kodları veya mantıksal işlem sırası, eser sahibinin manevi ve mali hakları kapsamında değerlendirilmektedir. Hukuk uygulamalarımızda, özgün bir tasarım ve içerik barındıran web siteleri de sahibinin hususiyetini taşıdığı takdirde eser sayılmakta ve haksız kopyalamalara karşı korunmaktadır. Bir bilgisayar programını, hak sahibinin yazılı izni olmaksızın işlemek, çoğaltmak, değiştirmek veya internet üzerinden umuma iletmek, fikri haklara tecavüz niteliği taşıyan ciddi bir bilişim suçudur. Söz konusu ihlaller sadece yazılımı kopyalayan kişileri değil, bu lisanssız yazılımları ticari amaçla elinde bulunduran veya depolayan işletmeleri de cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır.

Koruyucu Programları Etkisiz Kılmaya Yönelik İhlaller

Yazılım geliştiricilerin ürettikleri eserleri haksız kopyalamalara karşı korumak amacıyla geliştirdikleri şifreleme veya lisanslama gibi teknik tedbirlerin aşılması da kanun koyucu tarafından ayrıca yaptırıma bağlanmıştır. Yasal düzenlemeler uyarınca, bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulmuş ilave koruyucu programları etkisiz kılmaya yönelik yeni programlar veya teknik donanımlar üretmek, satmak ya da kişisel kullanım amacı dışında elde bulundurmak başlı başına bir suç teşkil etmektedir. Uygulamada sıkça rastlanan ve "crack" olarak bilinen şifre kırıcı yazılımların dağıtılması, bu suça verilebilecek en somut örnektir. Bilişim avukatlığı pratiğinde, fikri hakkın yalnızca yazılımı üreten kişilere değil, yazılımın üretilmesini sipariş eden tüzel kişilere de ait olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Her iki durumda da, eser sahibinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için hukuki yollara başvurulması ve ihlalin ivedilikle durdurulması gerekmektedir.

Hastanedeki sağlık bilgilerimi ele geçirip internette yaymışlar, ne yapabilirim? expand_more
Bilişim hukuku kapsamında bu eylem, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması suçunu oluşturmaktadır. Hastane kayıtları ve sağlık durumunuza ilişkin detaylar, kanunlarımızca korunan oldukça hassas kişisel veriler arasındadır. Bu verilerin kimlik hırsızlığı gibi yöntemlerle yetkisiz kişilerce ele geçirilip ifşa edilmesi, Türk Ceza Kanunu kapsamında ciddi hapis cezaları gerektiren ağır bir ihlaldir. Failin tespit edilerek cezalandırılması ve yaşadığınız mağduriyetin giderilmesi adına derhal suç duyurusunda bulunarak hukuki süreci başlatmamız gerekmektedir.
Eski iş yerim kişisel bilgilerimi ve CV'mi sistemden silmiyor, bu suç mu? expand_more
Evet, bu durum hukukumuzda açıkça bir ihlal ve suç olarak düzenlenmiştir. Özgeçmişiniz, iletişim numaralarınız ve kimlik bilgileriniz kanun kapsamında kişisel veri statüsünde olup sıkı bir koruma altındadır. Bu veriler başlangıçta iş başvurusu gibi nedenlerle hukuka uygun kaydedilmiş olsa dahi, yasal sürelerin sonunda sistemden yok edilmemesi başlı başına cezai yaptırıma bağlanan bir suçtur. Kurumun bu yükümlülüğe uymaması hukuka aykırı olduğundan, verilerinizin derhal imha edilmesi için gerekli yasal yollara başvurabiliriz.
Şirket bilgisayarlarında lisanssız ve crackli yazılım kullanıyoruz, ceza alır mıyız? expand_more
Kesinlikle ciddi hukuki ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca, bir yazılımı hak sahibinin izni olmadan kopyalamak veya ticari amaçla işletmede bulundurmak fikri haklara tecavüz niteliğinde bir bilişim suçudur. Ayrıca, programların kopyalanmasını engellemek için kurulan koruyucu sistemleri aşmaya yarayan "crack" gibi şifre kırıcı yazılımları kullanmak ve elde bulundurmak da kanunlarımıza göre başlı başına bir suç teşkil etmektedir. Bu durum, işletmenizin hak sahibine karşı hem ağır cezai yaptırımlarla hem de ciddi maddi ve manevi tazminat talepleriyle karşılaşmasına zemin hazırlayacaktır.
Kendi tasarladığım web sitemin aynısını kopyalamışlar, dava açabilir miyim? expand_more
Evet, eserinizin izinsiz olarak kopyalanmasına karşı derhal yasal yollara başvurabilirsiniz. Hukuk uygulamalarımızda, özgün bir tasarım ve içerik barındıran web siteleri, sizin hususiyetinizi taşıdığı takdirde Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser sayılarak yasal koruma altına alınmaktadır. Web sitenizin sizin yazılı izniniz olmadan kopyalanması, değiştirilmesi veya internet üzerinden umuma iletilmesi fikri haklara tecavüz oluşturan ciddi bir bilişim suçudur. Bir eser sahibi olarak uğradığınız maddi ve manevi zararların giderilmesi ve bu haksız kullanımın ivedilikle durdurulması için gerekli davaları açma hakkınız bulunmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir