Anasayfa/ Makale/ Avrupa Birliği ve ABD Hukukunda Sağlık Verilerinin Korunması

Avrupa Birliği ve ABD Hukukunda Sağlık Verilerinin Korunması

Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri hukuk sistemlerinde sağlık verilerinin gizliliği ve güvenliği farklı hukuki yaklaşımlarla ele alınmaktadır. AB, insan hakları odaklı ve kapsamlı bir koruma sağlarken; ABD, daha çok sektörel bazlı ve piyasa dinamiklerini gözeten düzenlemelerle sağlık verilerini güvence altına almaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ve sınır ötesi veri akışının artmasıyla birlikte, kişisel sağlık verilerinin korunması küresel ölçekte en çok tartışılan hukuki meselelerden biri haline gelmiştir. Sağlık verileri, bireylerin en mahrem bilgilerini içerdiğinden hukuken özel nitelikli kişisel veri veya hassas veri olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hukuk sistemleri, sağlık verilerinin gizliliğinin sağlanması için birbirinden oldukça farklı hukuki paradigmalar inşa etmiştir. AB, veri korumayı temel bir insan hakkı olarak merkeze alan bütüncül bir yaklaşım sergilerken; ABD daha ziyade sektörel düzenlemeler ve ticari dinamikler üzerinden şekillenen, parçalı bir yasal çerçeve sunmaktadır. Küresel ölçekte faaliyet gösteren sağlık kuruluşları, ilaç şirketleri ve teknoloji firmaları için her iki hukuk sisteminin veri güvenliği ilkelerine uyum sağlamak, hukuki yaptırımlarla karşılaşmamak adına hayati bir öneme sahiptir.

Avrupa Birliği Hukukunda Sağlık Verilerinin Korunması

Avrupa Birliği hukukunda, sağlık verilerinin korunması doğrudan temel insan hakları bağlamında değerlendirilmektedir. Bu alandaki en önemli hukuki metin olan Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), sağlık verilerini özel nitelikli kişisel veri statüsünde kabul ederek kural olarak işlenmesini yasaklamıştır. İstisnai durumlarda ise verilerin işlenebilmesi için bireyin açık rızası veya kamu sağlığının korunması gibi meşru dayanaklar şart koşulmuştur. GDPR, sadece üye devletlerdeki kurumları değil, AB vatandaşlarının verilerini işleyen sınır ötesi kuruluşları da bağlayarak şeffaflık, hesap verebilirlik ve veri minimizasyonu gibi katı ilkeleri zorunlu kılmaktadır. Ek olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında da sağlık verilerinin yetkisiz ifşası, insan hakları belgelerinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlali olarak nitelendirilmektedir.

ABD Hukukunda Sağlık Verileri ve Sektörel Yaklaşım

Amerika Birleşik Devletleri hukukunda ise AB'nin aksine tüm ülkeyi ve tüm sektörleri kapsayan federal bir genel veri koruma kanunu bulunmamaktadır. Bunun yerine, özellikle sağlık sektörüne özgü olarak düzenlenen Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk Yasası (HIPAA) ön plana çıkmaktadır. HIPAA, sağlık hizmeti sunucuları, sağlık planları ve takas merkezleri gibi belirli kuruluşların işlediği korunan sağlık bilgilerinin gizliliğini ve güvenliğini sağlamaya yönelik standartlar getirmektedir. ABD sistemi, veri ihlallerinde öncelikle somut zarar doktrinini arayan ve veri işlemeyi ticari bir zemin üzerinden değerlendiren liberteryen bir ekonomik model üzerine kuruludur. Ayrıca, federal çerçevenin eksiklikleri Kaliforniya Tüketici Gizlilik Yasası gibi eyalet düzeyindeki yasal düzenlemelerle giderilmeye çalışılmaktadır.

AB ve ABD Sistemlerinin Mukayesesi

Her iki hukuk sistemi karşılaştırıldığında, temel ayrımın insan hakları odaklı model ile sektörel model arasında olduğu görülmektedir. AB hukukunda veri koruma, kişiliğin ayrılmaz ve devredilemez bir parçası olarak nitelendirilirken; ABD'de kişisel veriler, üzerinde işlem yapılabilen ve ticari sözleşmelere konu edilebilen unsurlar olarak ele alınmaktadır. İşletmelerin küresel veri aktarımlarında bu iki farklı rejime uyum sağlamak adına ciddi hukuki ve idari tedbirler alması gerekmektedir. Özellikle yürürlüğe giren uluslararası veri gizliliği çerçevesi anlaşmaları, bu iki farklı yasal zemin arasında güvenli veri akışını sağlamayı amaçlamaktadır.

Avrupa Birliği ve ABD sistemleri arasındaki temel farklılıklar şu şekilde sıralanabilir:

  • Hukuki Dayanak: AB'de doğrudan temel insan hakları mevzuatı esas alınırken, ABD'de tüketici hakları ve sektörel kanunlar temel alınır.
  • Rıza Mekanizması: AB'de mutlak surette açık rıza ve detaylı aydınlatma gerekirken, ABD'de tedavi ve ödeme operasyonlarında rıza aranmadan izin ve yetkilendirme yeterli görülebilmektedir.
  • Yaptırım Sistemi: AB'de ihlal halinde somut zarar aranmaksızın idari para cezaları uygulanırken, ABD Federal Ticaret Komisyonu ve mahkemeleri genellikle somut ve ölçülebilir bir zarar oluşmasını şart koşmaktadır.
Avrupa'da bir hastane benden izin almadan sağlık verilerimi kullanabilir mi? expand_more
Avrupa Birliği hukukunda sağlık verileri özel nitelikli kişisel veri statüsündedir ve kural olarak işlenmesi yasaktır. Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında, kamu sağlığının korunması gibi meşru dayanaklar bulunmadıkça verilerinizin işlenebilmesi için mutlaka açık rızanızın alınması gerekmektedir. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre bu verilerin yetkisiz ifşası özel hayatın gizliliği hakkının doğrudan ihlali sayılmaktadır. Bu hukuki zemin nedeniyle kurumların şeffaflık, hesap verebilirlik ve veri minimizasyonu gibi katı ilkelere uyması zorunludur.
Amerika'da sağlık verilerimi koruyan genel yasa var mı, şirketler satabilir mi? expand_more
Amerika Birleşik Devletleri hukukunda, tüm ülkeyi ve sektörleri kapsayan federal bir genel veri koruma kanunu bulunmamaktadır. Bunun yerine, sağlık sektörüne özgü olarak düzenlenen Sağlık Sigortası Taşınabilirlik ve Sorumluluk Yasası (HIPAA) gibi sektörel kanunlar uygulanmaktadır. ABD sistemi, veri işlemeyi daha çok ticari bir zemin üzerinden değerlendirir ve veriler üzerinde işlem yapılabilen, sözleşmelere konu edilebilen unsurlar olarak kabul edilir. Dolayısıyla ABD'de kişisel verilerin korunması temel bir insan hakkından ziyade piyasa dinamikleri çerçevesinde şekillenmektedir.
Sağlık verilerim sızdırılırsa ceza almaları için zarara uğramam şart mı? expand_more
Bu durum verinizin hangi hukuk sistemine tabi olarak işlendiğine göre ciddi farklılık göstermektedir. Avrupa Birliği sisteminde bir ihlal meydana geldiğinde, somut bir zararınızın oluşup oluşmadığına bakılmaksızın kurumlara idari para cezaları uygulanabilmektedir. Avrupa Birliği bu konuyu temel bir insan hakkı olarak değerlendirdiği için doğrudan koruma sağlamaktadır. Ancak Amerika Birleşik Devletleri hukukunda uygulanan yaptırım sisteminde, Federal Ticaret Komisyonu ve mahkemeler genellikle tarafınızca ispatlanabilir, somut ve ölçülebilir bir zararın oluşmasını şart koşmaktadır.
Amerika'da tedavi masraflarım için benden açık rıza almak zorundalar mı? expand_more
Avrupa Birliği sisteminin aksine Amerika Birleşik Devletleri hukukunda sağlık süreçleri için her zaman katı bir açık rıza aranmamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri sisteminde, özellikle tedavi ve ödeme operasyonları gibi konularda mutlak bir açık rızaya gerek duyulmadan yalnızca izin ve yetkilendirme yeterli görülebilmektedir. Bu durum, ABD'nin veri korumaya yönelik tüketici haklarını ve sektörel dinamikleri merkeze alan esnek yaklaşımının bir yansımasıdır. Temel insan hakları mevzuatı yerine sektörel kanunların esas alınması, rıza mekanizmalarının bu doğrultuda farklılık göstermesine yol açmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir