Makale
Bu makalede, adli bilişim alanındaki bilirkişilik uygulamaları ve Adli Tıp Kurumu (ATK) istatistikleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir. 2009 ile 2018 yılları arasındaki veri analizi, dijital inceleme taleplerindeki artışı ve Adli Bilişim İhtisas Dairesi'nin (ABİD) yargılamadaki kritik rolünü ortaya koymaktadır.
Adli Bilişim Bilirkişilik Analizi ve ATK Verileri
Günümüz hukuk sisteminde, teknolojik gelişmelerin bir yansıması olarak adli yargı süreçlerinde adli bilişim bilirkişiliği kurumuna duyulan ihtiyaç katlanarak artmaktadır. Bilişim cihazlarının günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelmesiyle birlikte, adli makamların teknik uzmanlık gerektiren konularda başvurduğu en temel merci Adli Tıp Kurumu (ATK) olmuştur. Mahkemeler ve savcılıklar tarafından gönderilen dosyaların analiz edilmesi, hem maddi gerçeğin aydınlatılması hem de adaletin tecellisi açısından hukuki sürecin belkemiğini oluşturmaktadır. ATK bünyesinde geçmişte Fizik İhtisas Dairesi (FİD) altında yürütülen bu faaliyetler, artan iş yükü ve uzmanlaşma ihtiyacı doğrultusunda Adli Bilişim İhtisas Dairesi (ABİD) çatısı altında yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapısal dönüşüm, yargı sistemimizin teknolojik davalara adaptasyonunu ve adli bilirkişilik uygulamalarının geldiği güncel noktayı anlamak bakımından büyük bir öneme sahiptir.
Adli Tıp Kurumu ve Bilirkişilik Uygulamaları
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 63 uyarınca, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi atanması hukuki bir zorunluluktur. Adalet teşkilatı içinde adli bilişim konusunda resmi bilirkişilik yapmak üzere yetkilendirilen kurumların başında ATK gelmektedir. 2004 yılında ATK Fizik İhtisas Dairesi bünyesinde kurulan Bilişim ve Teknoloji Suçları Şubesi, uzun yıllar bu alandaki adli inceleme taleplerini karşılamıştır. Ancak, özellikle 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında savcılık ve mahkemelerden gelen yoğun dijital inceleme talepleri, mevcut kurum kapasitesinin hızla aşılmasına neden olmuştur. Ortaya çıkan bu hukuki ve teknik ihtiyacı karşılamak amacıyla, 674 Sayılı KHK ve 6758 Sayılı Kanun ile yasal altyapısı oluşturulan Adli Bilişim İhtisas Dairesi (ABİD) kurularak bilirkişilik süreci hızlandırılmıştır. Yeni daire; veri, kriptoloji ve mobil cihaz incelemeleri gibi özelleşmiş birimlere ayrılarak yargı mekanizmasının daha etkin ve sağlıklı işlemesine katkı sunmaktadır.
2009-2018 Yılları Arası ATK Veri Analizi
Adli bilişim dosyalarındaki yoğunluğu ve hukuki yönelimi anlamak için ATK verilerinin istatistiksel analizi son derece yol göstericidir. Yapılan kurumsal incelemelere göre, 2009 ile 2011 yılları arasında ATK'ya gönderilen dosya sayılarında istikrarlı bir büyüme kaydedilmiştir. 2012 yılından itibaren bu istikrar çok daha keskin bir ivme kazanmış, adli yargı mercilerinin resmi bilirkişilik talepleri geniş bir yelpazeye yayılmıştır. Özellikle 2017 ve 2018 yıllarına ait sayısal veriler incelendiğinde, kurulan yeni ihtisas dairesinin omuzladığı iş yükünün olağanüstü boyutlara ulaştığı sabittir. Aşağıdaki veri tablosunda, belirtilen on yıllık periyotta kuruma intikal eden dosya sayılarının kritik yıllara göre dağılımı gösterilmektedir. Bu veriler, yalnızca dosya sayısındaki artışı değil, aynı zamanda soruşturma makamlarının delil elde etme noktasında teknolojik verilere olan yönelimini açıkça ispatlamaktadır.
| Yıl | Toplam Gelen Dosya Sayısı | İncelemeyi Gerçekleştiren ATK Birimi |
|---|---|---|
| 2009 | 20 | FİD Bilişim ve Teknoloji Şubesi |
| 2011 | 39 | FİD Bilişim ve Teknoloji Şubesi |
| 2014 | 59 | FİD Bilişim ve Teknoloji Şubesi |
| 2016 | 90 | FİD Bilişim ve Teknoloji Şubesi |
| 2017 | 734 | Adli Bilişim İhtisas Dairesi (ABİD) |
| 2018 | 1724 | Adli Bilişim İhtisas Dairesi (ABİD) |
Bilirkişilik Uygulamalarında Karşılaşılan Sorunlar
İstatistiksel analizlerin gösterdiği bir diğer kritik hukuki olgu, adli mercilerden incelenmek üzere gönderilen dosyaların tamamına tam kapsamlı bilirkişilik hizmeti verilememesidir. Kuruma intikal eden bazı dosyaların iade edilmesinin veya yalnızca kısmi bir hizmet sunulabilmesinin temelinde genellikle eksik yahut hatalı hukuki ve fiziksel işlemler yatmaktadır. ATK raporlarına yansıyan somut verilere göre; elverişsiz veya bozuk materyal gönderimi, materyallerin kuruma eksik iletilmesi ve birimin uzmanlık alanı dışında kalan inceleme talepleri süreci doğrudan sekteye uğratmaktadır. Ceza yargılamasında hakkaniyete ulaşılması, elektronik delil niteliği taşıyan unsurların bütünlüğünün korunmasına bağlıdır. Hukuki güvencelere dikkat edilmeden kuruma sevk edilen yahut taşıma sırasında bozulan materyaller, şüpheli veya sanık aleyhine kesin delil olma vasfını yitirebilmektedir. Bu aksaklıklar sürecin uzamasına ve adaletin tecellisinin gecikmesine sebebiyet vermektedir.
Çözüm Önerileri ve Gelecek Projeksiyonu
Bilirkişilik uygulamalarında tespit edilen bu aksaklıkların giderilmesi için adli bilişim uzmanlığının yasal statü ve nitelik bakımından daha da güçlendirilmesi gerekmektedir. Adli yargı sistemimiz içerisinde, bu dosyalarda hukuki nitelemeyi daha isabetli yapabilecek ihtisaslaşmış bilişim mahkemeleri ve özel soruşturma savcılıklarının ülke çapında yaygınlaştırılması önemli bir adımdır. Bununla birlikte, kurumlar arası entegrasyon ve koordinasyon eksikliklerinin giderilmesi, özellikle çok sayıda materyal ihtiva eden kapsamlı dosyalarda adil yargılanma süresinin kısalmasına doğrudan etki edecektir. Ülkenin dört bir yanından gelen il ve ilçe bazlı adli bilişim taleplerinin hızla karşılanabilmesi adına, ATK laboratuvar altyapılarının bölgesel olarak daha da genişletilmesi ve yetkin bilirkişi istihdamının artırılması elzemdir. Böylece ceza adalet mekanizması, günümüzün gerektirdiği bilimsel ve hukuki standartlarla tam uyumlu bir şekilde işleyişine devam edebilecektir.