Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Gulan Kılıçoğlu Yüzbaşı Kararı 2022/20587 B.

Anayasa Mahkemesi Gulan Kılıçoğlu Yüzbaşı Kararı 2022/20587 B.

Bu karar, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bir ihlal kararının ardından derece mahkemelerince yapılan yeniden yargılama işlemlerinin sınırlarını ve hukuki niteliğini ortaya koyması bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği tanık sorgulama hakkının ihlali kararı üzerine derece mahkemesinin yeniden yargılama yaparak ilgili tanığı sanığın ve müdafiinin huzurunda dinlemesini ihlalin usulünce giderilmesi bağlamında yeterli bulmuştur. Mahkemenin, dinlenen tanığın ifadesinden dönmesine rağmen ilk beyanlarına ve dosyada bulunan diğer yan delillere dayanarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurması, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmemiştir.
search

Anayasa Mahkemesi
Gulan Kılıçoğlu Yüzbaşı Kararı 2022/20587 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/20587
Karar Tarihi 14.01.2026
Taraf Gulan Kılıçoğlu Yüzbaşı
Karar Sonucu İhlal Yok
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Yeniden yargılamada ihlalin nedenleri usulünce giderilmelidir.
AYM kararlarının gereği mahkemelerce derhâl yerine getirilmelidir.
Delillerin takdiri ve değerlendirilmesi derece mahkemelerinin yetkisindedir.
İhlal kararının gereği, sanığın doğrudan beraati anlamına gelmez.

Bu karar, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bir ihlal kararının ardından derece mahkemelerince yapılan yeniden yargılama işlemlerinin sınırlarını ve hukuki niteliğini ortaya koyması bakımından büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, daha önce verdiği tanık sorgulama hakkının ihlali kararı üzerine derece mahkemesinin yeniden yargılama yaparak ilgili tanığı sanığın ve müdafiinin huzurunda dinlemesini ihlalin usulünce giderilmesi bağlamında yeterli bulmuştur. Mahkemenin, dinlenen tanığın ifadesinden dönmesine rağmen ilk beyanlarına ve dosyada bulunan diğer yan delillere dayanarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurması, adil yargılanma hakkının ihlali olarak değerlendirilmemiştir.

Emsal etkisi açısından bu karar, Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru incelemesinde bir temyiz mercii veya dördüncü derece mahkemesi gibi hareket etmeyeceğini bir kez daha net bir şekilde vurgulamaktadır. Yeniden yargılama kararı verilmesi, doğrudan doğruya sanığın beraat edeceği ya da derece mahkemesinin önceki kararından mutlak surette dönmek zorunda olduğu anlamına gelmemektedir. Derece mahkemesi, tespit edilen ve ihlale neden olan usuli eksikliği hukuka uygun şekilde giderdikten sonra, dosyadaki tüm delilleri serbestçe takdir ederek kendi vicdani kanaatine göre yeniden bir hüküm kurma yetkisine sahiptir. Bu durum, temel hak ihlallerinin usuli güvenceler çerçevesinde giderilmesinde derece mahkemelerinin maddi gerçeği araştırma yetkisinin korunduğunu açıkça göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, üniversite öğrenciliği döneminde silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yargılanmış ve mahkûm edilmiştir. Verilen mahkûmiyet kararının belirleyici delili, başvurucunun hazır bulunmadığı bir ara celsede dinlenen bir iddia tanığının teşhis ve beyanları olmuştur. Başvurucu, aleyhindeki tanığı sorgulama imkânı bulamadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuş ve tanık sorgulama hakkının ihlal edildiğine karar verilerek yeniden yargılama yoluna gidilmiştir.

Yeniden yargılama aşamasında ilgili tanık mahkeme huzurunda dinlenmiş, ancak tanık önceki ifadelerini psikolojik ve fiziksel baskı altında verdiğini belirterek başvurucuyu tanımadığını beyan etmiştir. Buna rağmen derece mahkemesi, tanığın ilk detaylı ifadelerine ve dosyadaki diğer somut delillere dayanarak ilk mahkûmiyet kararını onaylamıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının gereğinin adil bir şekilde yerine getirilmediğini ve aleyhine olan tanık delilinin çökmesine rağmen yeniden mahkûm edilmesinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek tekrar Anayasa Mahkemesine başvurmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemelerinde uyuşmazlığın çözümünde temel alınacak anayasal ilkeleri Anayasa'nın ilgili kuralları ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun çerçevesinde belirlemektedir.

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı, kişilerin yargı organları önünde haklarını etkin ve hakkaniyete uygun bir biçimde arayabilmelerini güvence altına alır. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesince bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verildiğinde, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. İhlalin doğrudan bir mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda, dosyayı inceleyen yargı merciinin vakit kaybetmeksizin yeniden yargılama yapmakla yükümlü olduğu ifade edilmektedir.

Yeniden yargılama kurumu, usul hukukumuzdaki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi yolundan farklı bir yapıya sahiptir. İhlal kararını alan mahkemenin, bir kabule değerlik incelemesi yapmaksızın derhâl yeniden yargılama işlemlerine başlaması ve Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği ihlal nedenlerini giderecek adımları atması yasal bir zorunluluktur. Eğer ihlal, tanık sorgulama hakkı gibi usule ilişkin bir eksiklikten kaynaklanıyorsa, mahkemenin bu usuli güvenceyi sağlayarak eksikliği fiilen gidermesi şarttır.

Bununla birlikte, derece mahkemelerinin yeniden yargılama sonucunda mutlaka beraat kararı vereceği söylenemez. Mahkeme, ihlale neden olan eksikliği telafi ettikten sonra, dosyada yer alan tüm delilleri serbestçe takdir edip değerlendirerek maddi gerçeğe ulaşmak için kendi vicdani kanaatine göre yeni bir karar verme yetkisine sahiptir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun iddialarını adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkı yönünden incelemiştir. Somut olayda, Anayasa Mahkemesinin önceki ihlal kararı üzerine derece mahkemesince yeniden yargılama kararı alınmış, duruşma açılarak yargılamaya usulüne uygun şekilde başlanmıştır.

Yeniden yargılama sürecinde, ilk yargılamada başvurucunun sorgulama imkânı bulamadığı tanık mahkeme huzuruna çıkarılmış ve Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi vasıtasıyla dinlenmiştir. Bu oturumda başvurucu ve müdafiine tanığa doğrudan soru sorma, onun ifadelerini tartışma ve dosyada bulunan diğer delillere karşı iddia ile itirazlarını dile getirme fırsatı tam olarak tanınmıştır. Mahkeme, tanığın yargılama sırasındaki ifadesinden dönmesine karşın, olayın üzerinden geçen zamanın hafıza üzerindeki etkisini ve hayatın olağan akışını değerlendirerek tanığın soruşturma aşamasındaki detaylı ilk beyanlarına itibar etmiştir. Ayrıca mahkeme, başvurucunun yurt dışına çıkış ve yurda giriş tarihlerini ile ikametinde yapılan aramada ele geçirilen yasaklı materyalleri mahkûmiyet hükmüne dayanak yapmıştır.

Anayasa Mahkemesi, derece mahkemesinin ihlal kararının gereklerini tam ve usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, usuli eksikliği gidererek başvurucuya aleyhindeki tanığı sorgulama imkânı verdiğini tespit etmiştir. Yeniden yargılama neticesinde mahkemenin dosyayı inceleyerek ve delilleri takdir ederek yeniden mahkûmiyet kararı vermesi, bariz bir takdir hatası veya açık keyfîlik içermediği müddetçe Anayasa Mahkemesinin denetim alanına girmemektedir. Başvurucunun şikâyetlerinin, aslen derece mahkemesinin delilleri değerlendirmesine yönelik olduğu ve kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlardan ibaret olduğu kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediği yönünde karar vermiştir.

AYM yeniden yargılama kararı verince kesin beraat mi edeceğim? expand_more
Hayır, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bir yeniden yargılama kararı, sanığın doğrudan doğruya beraat edeceği anlamına gelmemektedir. Yerel mahkemenin öncelikli görevi, ihlale neden olan usuli eksikliği hukuka uygun bir biçimde gidermektir. Bu eksiklik giderildikten sonra mahkeme, dosyadaki tüm delilleri serbestçe takdir ederek maddi gerçeğe ulaşmak için kendi vicdani kanaatine göre yeni bir hüküm kurma yetkisine sahiptir.
Aleyhimdeki tanık mahkemede ifadesini geri çekti ama yine ceza aldım, yasal mı? expand_more
Evet, yasal olabilir. Derece mahkemeleri, tanığın duruşma sırasında ifadesinden dönmesine rağmen, olayın üzerinden geçen zamanın hafıza üzerindeki etkisini veya diğer yan delilleri değerlendirerek tanığın soruşturma aşamasındaki ilk beyanlarına itibar edebilir. Mahkeme, bu kanaatini somut yan delillerle (örneğin seyahat kayıtları veya ele geçirilen materyaller) desteklediği ve kararda bariz bir keyfîlik bulunmadığı sürece bu durum adil yargılanma hakkının ihlali sayılmaz.
Hâkim delilleri yanlış değerlendirip ceza verdiyse AYM kararı bozar mı? expand_more
Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru incelemelerinde bir temyiz mercii veya dördüncü derece mahkemesi gibi hareket etmez. Yerel mahkemenin delilleri takdir etmesi ve değerlendirmesi kendi yetkisindedir. Mahkemenin kararında bariz bir takdir hatası veya açık bir keyfîlik bulunmadığı müddetçe, sırf delillerin değerlendirilmesine yönelik şikâyetler Anayasa Mahkemesinin denetim alanına girmez.
AYM'nin yargılamanın yenilenmesi kararından sonra mahkeme ne yapmak zorundadır? expand_more
İhlal kararını alan derece mahkemesi, herhangi bir kabule değerlik incelemesi yapmaksızın vakit kaybetmeden yeniden yargılama işlemlerine derhâl başlamakla yükümlüdür. Bu süreçte mahkemenin temel görevi, örneğin "tanığı sorgulama hakkı" ihlal edilmişse bu tanığı usulüne uygun şekilde huzurda dinleyerek Anayasa Mahkemesinin tespit ettiği usuli eksiklikleri fiilen gidermek ve ardından delilleri tekrar değerlendirmektir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir