Anasayfa/ Karar Bülteni/ DANIŞTAY | 12. Daire | 2022/403 E. | 2025/2693 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2022/403 E. 2025/2693 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire
Esas No 2022/403
Karar No 2025/2693
Karar Tarihi 22.05.2025
Dava Türü İptal ve Tam Yargı
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Yargı yolu kapalı disiplin cezaları denetlenebilir.
  • Sözleşme feshine dayanak alt cezalar incelenmelidir.
  • İptal edilen kanun hükmü eldeki davalara uygulanmaz.
  • İdarenin fesih işleminde şekli denetimle yetinilemez.

Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan sözleşmeli personelin disiplin cezalarına dayalı olarak sözleşmelerinin feshedilmesi süreçlerinde çığır açıcı bir nitelik taşımaktadır. Anayasa Mahkemesinin "uyarma" ve "kınama" gibi tek başına yargı yolu kapalı olan hafif disiplin cezalarına karşı iptal davası açılamayacağına dair kanun hükmünü iptal etmesinin ardından, bu cezaların sözleşme feshine dayanak yapıldığı davalardaki hukuki durum kesin olarak netleşmiştir. Karar, yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının, kişinin mesleki statüsünü sonlandıran ağır işlemlere dayanak yapılması halinde, mahkemelerce esas yönünden titizlikle incelenebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Emsal etkisi bakımından bu önemli içtihat, idari yargı pratiğinde kamu personeli için güçlü bir güvence mekanizması oluşturmaktadır. İdare, personelin sözleşmesini yalnızca aldığı cezaların sayısal toplamına bakarak şekli bir yaklaşımla feshedemeyecek; mahkemeler, fesih işlemine doğrudan dayanak teşkil eden ve daha önce yargı denetiminden geçmemiş olan alt disiplin cezalarının hukuka uygunluğunu da tek tek incelemek zorunda kalacaktır. Böylece, haksız veya asılsız olarak verildiği iddia edilen alt cezalar zinciriyle personelin ilişiğinin kesilmesi engellenecek ve hak arama özgürlüğü ile idari işlemlerin yargısal denetimi ilkesi tam anlamıyla hayata geçirilmiş olacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Milli Savunma Üniversitesi Hava Harp Okulu Komutanlığında sözleşmeli erbaş/er statüsünde görev yapan davacı, son bir yıl içerisinde amirlerinden toplam sekiz defa disiplin cezası (uyarma, aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme) almıştır. Bunun üzerine davalı idare, ilgili mevzuat uyarınca disiplin cezası sayısının sekize ulaşmasını gerekçe göstererek davacının sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiştir.

Davacı, amirleri tarafından kendisine kasıtlı olarak mobbing uygulandığını, asılsız tutanaklarla peş peşe haksız disiplin cezaları verildiğini ve bu durumun sözleşmesinin feshine zemin hazırlamak amacıyla kurgulandığını ileri sürerek, sözleşme feshi işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ile diğer parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle idare mahkemesinde dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri temel alınmıştır. İlgili dönemde yürürlükte olan 6191 sayılı Kanun m.6, son bir yıl içinde belirli sayıda disiplin cezası alan personelin sözleşmesinin idarece feshedileceğini düzenlemektedir.

6413 sayılı Kanun m.11 kapsamında sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları arasında uyarma, kınama, aylıktan kesme ve hizmet yerini terk etmeme cezaları bulunmaktadır. Aynı Kanun'un yargı denetimini düzenleyen 43. maddesi, uyarma ve kınama gibi hafif disiplin cezalarına karşı yargı yolunu kapatmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi, bu durumun hak arama hürriyetini ihlal ettiğine hükmederek ilgili ibareleri iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesinde; yargı yolu kapalı olan bu disiplin cezalarının personelin kurumdan ayrılmasına veya sözleşmesinin feshine yol açabildiği, fesih işlemine karşı dava açılabilse de dayanak alt cezalar denetlenemediği için yargısal denetimin şekli bir hale geldiği ve etkinliğini yitirdiği vurgulanmıştır.

Bu iptal kararlarının ardından, 7517 sayılı Kanun ile 6413 sayılı Kanun m.43 yeniden düzenlenmiş ve personelin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarda, yargı yolu kapalı olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğunun da mahkemelerce denetlenebileceği kuralı getirilmiştir. Bu kurallar ışığında, feshe konu dayanak cezaların sebep ve maksat unsurları bakımından detaylı incelenmesi zorunluluğu doğmuştur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 12. Dairesi tarafından yapılan incelemede, davacının Hava Harp Okulunda görev yaptığı dönemde son bir yıl içerisinde sekiz ayrı disiplin cezası aldığı ve bu cezaların kesinleşmesi üzerine idarece sözleşmesinin feshedildiği tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi, idarenin verdiği disiplin cezalarının sayıca sekize ulaşmış olmasını ve cezaların kesinleşmiş olmasını sözleşme feshi için yeterli görerek davanın reddine karar vermişse de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları ve sonrasında yapılan yasal düzenlemeler somut olayın incelenme usulünü değiştirmiştir.

Danıştay kararında, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı ve hak arama özgürlüğü ilkeleri çerçevesinde, sözleşme feshine dayanak teşkil eden disiplin cezalarının mahiyetine dikkat çekilmiştir. Anayasa'nın 153. maddesi gereğince iptal kararlarının derhal sonuç doğuracağı, eldeki davalarda idarece uygulanan Anayasa'ya aykırı kuralların dikkate alınamayacağı ve kişilerin bu iptal kararlarının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıkça ifade edilmiştir.

Bu bağlamda, davacının en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde aldığı ve doğrudan yargı yolu kapalı olan "uyarma" gibi disiplin cezalarının, idari yargı merciince salt kesinleşmiş kabul edilerek geçilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Aksine, bu cezaların sözleşme feshine sebep oluşturduğu dikkate alınarak, her bir işlemin sebep ve maksat unsurlarının hukuka uygun olup olmadığının mahkemece esastan tek tek incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir. İdare mahkemesince bu cezaların hukuki denetimi yapılmaksızın yalnızca şekli bir fesih incelemesiyle yetinilmesi adil yargılanma ve hak arama hürriyetine aykırı bulunmuştur.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı davanın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka aykırı bularak kararı bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: