Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi K.Y. Kararı 2019/14739 B.

Anayasa Mahkemesi K.Y. Kararı 2019/14739 B.

Bu karar, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile toplu olarak iptal edilen idari işlemlerin, bireylerin halihazırda derdest olan davalarına etkisini göstermesi bakımından büyük bir hukuki öneme ve ağırlığa sahiptir. Anayasa Mahkemesi, yargı mercilerinin sırf genel bir KHK düzenlemesini gerekçe göstererek bireysel uyuşmazlığın esasına girmekten kaçınmasını, adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının ağır bir ihlali olarak nitelendirmiştir. Mahkemelerin, idari işlemin tesis edildiği tarihteki somut hukuki durumu tüm yönleriyle değerlendirerek bir sonuca varması gerektiği, aksi takdirde bireyin mahkemeye erişim ve adaleti arama amacının tamamen boşa çıkacağı ve yargı denetiminin işlevsizleşeceği vurgulanmıştır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2019/14739
Karar Tarihi 31.10.2024
Taraf K.Y.
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Mahkemeler uyuşmazlığın esasını çözmekten kaçınamaz.
  • gavel KHK iptalleri derdest davaları doğrudan konusuz bırakmaz.
  • gavel Karar hakkı, adil yargılanma hakkının temel güvencesidir.
  • gavel Şekilci usul yorumları adalete erişimi engellememelidir.

Bu karar, olağanüstü hâl (OHAL) döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile toplu olarak iptal edilen idari işlemlerin, bireylerin halihazırda derdest olan davalarına etkisini göstermesi bakımından büyük bir hukuki öneme ve ağırlığa sahiptir. Anayasa Mahkemesi, yargı mercilerinin sırf genel bir KHK düzenlemesini gerekçe göstererek bireysel uyuşmazlığın esasına girmekten kaçınmasını, adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının ağır bir ihlali olarak nitelendirmiştir. Mahkemelerin, idari işlemin tesis edildiği tarihteki somut hukuki durumu tüm yönleriyle değerlendirerek bir sonuca varması gerektiği, aksi takdirde bireyin mahkemeye erişim ve adaleti arama amacının tamamen boşa çıkacağı ve yargı denetiminin işlevsizleşeceği vurgulanmıştır.

Emsal etkisi açısından bu karar, idari yargıda sıklıkla karşılaşılan "davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı" şeklindeki usuli hükümlerin sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Karar, statü hukuku çerçevesinde kamu görevlileri veya kamu görevine aday olanlar hakkında tesis edilen bireysel ve spesifik işlemlerin, sonradan gelen genel nitelikli yasal iptallerle yargı denetimi dışına çıkarılamayacağını güçlü bir biçimde güvence altına almaktadır. Benzer davalarda yerel mahkemelerin, başvurucuların hukuki statülerini doğrudan etkileyen olaylarda aşırı şekilci usul yorumlarından kaçınarak uyuşmazlığın esasına muhakkak girmeleri ve OHAL Komisyonu gibi başvuru yollarının da varlığını dikkate alarak hak arama hürriyetini etkin bir şekilde işletmeleri zorunlu hale gelmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu, 2016 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olmak amacıyla girdiği sınavları başarıyla geçmiş ancak geçici sağlık kurulu muayenesinde subay olamayacağı yönünde olumsuz bir rapor almıştır. Bu rapor üzerine adaylığa kabul edilmemesi işlemine karşı idare mahkemesinde iptal davası açmıştır. Dava devam ederken, çıkarılan 675 sayılı KHK ile o dönemdeki tüm subay adaylarının temin işlemleri genel olarak iptal edilmiştir. İdare mahkemesi, KHK ile zaten tüm adaylık süreçlerinin iptal edildiğini, dolayısıyla başvurucunun sağlık raporu nedeniyle elenmesi işleminin bir öneminin kalmadığını belirterek davanın konusuz kaldığına ve karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Başvurucu, idarenin tesis ettiği haksız sağlık raporu işlemi hakkında mahkemenin esasa girerek bir karar vermemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36 kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve bu hakkın temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim ve karar hakkı ilkelerine dayanmıştır. Karar hakkı, mahkeme önüne getirilen bir uyuşmazlığın sadece şekli bir kararla geçiştirilmeyip, uyuşmazlığın esasına ilişkin kesin ve nihai bir çözüme bağlanmasını isteme hakkını ifade etmektedir.

Yargılama usulü kuralları gereğince bazı davaların usulden (düşme, konusuz kalma veya açılmamış sayılma vb.) reddedilmesi mümkün olsa da, burada asıl olan davanın açıldığı tarihte esası çözme potansiyeline sahip olmasıdır. Mahkemenin yerleşik içtihat prensiplerine göre, kamu görevlileri hakkında tesis edilen işlemler için açılan davalarda, yargılama sırasında kamu görevlisi statüsünün herhangi bir başka nedenle sona ermesi, davacının idari işlemle olan güncel menfaat bağını kesinlikle ortadan kaldırmaz.

Öte yandan, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname m. 6 ile genel bir temin iptali yapılmış olsa dahi, bu durum kişilerin özel ve bireysel hukuki işlemlerden doğan davalarını doğrudan etkisiz kılmaz. Ayrıca, 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun hükümleri çerçevesinde, kişilerin statülerine ilişkin KHK kaynaklı doğrudan uyuşmazlıklar da komisyon ve ardından yargı denetimine tabi tutulabilmektedir. Yargı mercilerinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerini aşırı şekilci ve dar bir yoruma tabi tutarak davayı incelemeksizin reddetmeleri, kişilerin hukuki durumlarını askıda bırakmakta, idareyi denetimsiz kılmakta ve karar hakkını ihlal etmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda ilk derece mahkemesinin uyuşmazlığın esasına yönelik hiçbir hukuki değerlendirme yapmadığını ve adil yargılanma hakkını haksız yere sınırlandırdığını tespitilmiştir. Mahkeme, başvurucunun geçici sağlık kurulu muayenesi sonucunda sağlık raporu alamaması sebebiyle elenmesi işlemini derinlemesine incelemek yerine, sonradan yürürlüğe giren KHK uyarınca tüm adayların işlemlerinin iptal edilmesini tek gerekçe göstererek davanın konusuz kaldığına ve karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Oysa başvurucunun sağlık raporu nedeniyle adaylıktan ilişiğinin kesilmesi, genel KHK iptalinden önce gerçekleşmiş ve doğrudan kendi hukuki statüsünü etkileyen bireysel bir idari işlemdir.

Yüksek Mahkeme, başvurucunun davası esastan incelenip haklı bulunması ve subay adaylığına teorik olarak dönmesi halinde, diğer adaylar gibi söz konusu KHK ile ilişiği kesilmiş sayılacağını ve tam da bu durumda işlemleri yargı denetimine açık olan OHAL Komisyonuna başvurma hukuki yararını elde edeceğini vurgulamıştır. İdare mahkemesinin davanın esasına girmemesi, başvurucunun idari işleme karşı kendini savunma ve haksızlığı kanıtlama, ardından da ilgili komisyonlara başvurma hakkını tamamen elinden almış, telafisi imkansız bir mağduriyet yaratmıştır. Bu durum, başvurucuya son derece ağır ve katlanılamaz bir külfet yüklemiştir.

Uyuşmazlığın esasına girilmemesi sonucunu doğuran şekilci ve son derece dar idari yargı yorumu, bireyin mahkeme önünde hakkını arama ve uyuşmazlığına ilişkin nihai ve tatmin edici bir çözüm elde etme amacını işlevsiz kılmıştır. Yargı makamlarının, Anayasa ile güvence altına alınan temel hakları koruyacak şekilde, uyuşmazlıkları esastan çözme ve adalet sağlama yükümlülükleri bulunmaktadır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, uyuşmazlığın esasına girilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın Ankara 1. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vererek başvuruyu kabul etmiştir.

Sağlık raporuyla elendim ama sonra KHK ile sınav iptal oldu. Davam düşer mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, hakkınızda tesis edilen bireysel idari işlemin ardından genel bir Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile iptal düzenlemesi yapılması davayı doğrudan konusuz bırakmaz. İdare mahkemeleri, sırf genel bir KHK düzenlemesini gerekçe göstererek açtığınız davanın esasına girmekten kaçınamaz. Mahkemenin, işlemin yapıldığı tarihteki durumu tüm yönleriyle değerlendirip hakkınızda kesin ve nihai bir karara varması adil yargılanma hakkınızın bir teminatıdır.
Mahkeme davama "konusuz kaldı" deyip dosyayı incelemeden kapattı. Ne yapabilirim? expand_more
Bu durum, adil yargılanma hakkınızın en temel unsurlarından biri olan karar hakkının ağır bir ihlali olarak değerlendirilebilir. Anayasa Mahkemesi, yargı yerlerinin aşırı şekilci usul yorumlarından kaçınarak uyuşmazlığın esasına mutlaka girmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Uyuşmazlığın sadece şekli bir kararla geçiştirilmesi ve esasa girilmemesi sebebiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaparak ihlal tespiti ve yeniden yargılama talep edebilirsiniz.
Mahkemeyi kazansam bile KHK mağduru sayılırsam OHAL Komisyonuna gidebilir miyim? expand_more
Evet, davada esasa girilmesindeki en önemli hukuki yararınız tam olarak budur. Şayet mahkeme hakkınızdaki haksız bireysel işlemi iptal ederse, teorik olarak adaylığa döneceğiniz için KHK ile ilişiği kesilen diğer kişilerle aynı statüye gelirsiniz ve yargı denetimine açık olan OHAL Komisyonuna başvurma hakkını elde edersiniz. Mahkemelerin esasa girmeden davayı kapatması komisyona başvurma hakkınızı da elinizden aldığı için Anayasaya aykırı bulunmuştur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir