Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Arif Koparan ve Diğerleri Kararı 2022/83747 B.

Anayasa Mahkemesi Arif Koparan ve Diğerleri Kararı 2022/83747 B.

Bu karar, bir şirkete yatırılan paraların iadesi amacıyla açılan davalar devam ederken, yasama organı tarafından sonradan çıkarılan kanuni düzenlemelerin vatandaşların alacaklarını tahsil etme imkânını tamamen ortadan kaldırmasının mülkiyet hakkı bağlamında doğurduğu ağır sonuçları hukuken ele almaktadır. Bireylerin meşru bir alacağın tahsili için yargı yoluna başvurarak hak arayışına girmelerinin ardından, salt kanun değişikliğiyle bu hukuki mekanizmaların işlevsiz bırakılması, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının açık bir ihlali olarak değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, devletin kişilerin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyan yasama tasarruflarının, bireyleri adaletsiz bir yük altına sokmaması gerektiğini bu emsal niteliğindeki kararla net bir biçimde ortaya koymaktadır.
search

Anayasa Mahkemesi
Arif Koparan ve Diğerleri Kararı 2022/83747 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2022/83747
Karar Tarihi 27.11.2024
Taraf Arif Koparan ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kanuni düzenlemeyle tahsil imkânının kaldırılması mülkiyet ihlalidir.
Etkili başvuru hakkı mahkemeye erişimi engellememelidir.
Tazminat Komisyonu tüketilmeden AYM'ye makul süre başvurulamaz.
Davada taraf olmayan kişi mağdur sıfatı taşımaz.

Bu karar, bir şirkete yatırılan paraların iadesi amacıyla açılan davalar devam ederken, yasama organı tarafından sonradan çıkarılan kanuni düzenlemelerin vatandaşların alacaklarını tahsil etme imkânını tamamen ortadan kaldırmasının mülkiyet hakkı bağlamında doğurduğu ağır sonuçları hukuken ele almaktadır. Bireylerin meşru bir alacağın tahsili için yargı yoluna başvurarak hak arayışına girmelerinin ardından, salt kanun değişikliğiyle bu hukuki mekanizmaların işlevsiz bırakılması, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının açık bir ihlali olarak değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, devletin kişilerin mülkiyet hakkına müdahale niteliği taşıyan yasama tasarruflarının, bireyleri adaletsiz bir yük altına sokmaması gerektiğini bu emsal niteliğindeki kararla net bir biçimde ortaya koymaktadır.

Kararın uygulamadaki önemi ve benzer davalardaki emsal etkisi, özellikle geçmişte açılmış olan yatırım veya alacak davalarında kanun koyucunun sonradan yaptığı düzenlemelerle yargı yolunu kapatmasının veya davaları etkisizleştirmesinin anayasal sınırlara ve temel hak güvencelerine tabi olduğunu göstermesidir. Aynı zamanda, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında, yakın zamanda kanunla ihdas edilen Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun mutlak ve zorunlu bir iç hukuk yolu olduğu bir kez daha pekiştirilmiştir. Öte yandan, ihlal iddialarına konu davalarda doğrudan taraf olmayan kişilerin bireysel başvuruda bulunamayacakları ve hiçbir şekilde mağdur statüsü kazanamayacakları yönündeki yerleşik usul kuralı, yargılamanın sınırlarının titizlikle korunması açısından büyük önem arz etmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Somut uyuşmazlık, başvurucuların geçmişte bir şirkete yatırdıkları paraların iadesi talebiyle idare ve mahkemeler nezdinde hukuki yollara başvurmasıyla başlamıştır. Başvurucular, alacaklarının tahsili amacıyla usulüne uygun şekilde dava açmış, ancak devam eden yargılamalar sırasında yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenleme nedeniyle davalarının konusuz kaldığını ve alacaklarını tahsil etme imkânlarının fiilen ve yasal yolla ortadan kaldırıldığını belirtmişlerdir.

Bu doğrultuda başvurucular, yargısal sürecin devam ettiği esnada yapılan söz konusu kanun değişikliğinin hak arama hürriyetlerini ellerinden aldığını ileri sürerek paralarının iadesini talep etmiş, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir. Ayrıca, bazı başvurucular yargılama süreçlerinin olağanın ötesinde uzaması nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğinden şikâyet etmiş; başvuruculardan biri ise davalarda bizzat taraf sıfatı bulunmamasına rağmen bu ihlallerden etkilendiğini ileri sürerek paranın iadesi istemiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, bu başvuruyu incelerken kişilerin maddi edinimlerini ve alacaklarını güvence altına alan mülkiyet hakkını düzenleyen Anayasa m. 35 ve temel hak ve hürriyetlerin korunması amacıyla yetkili makamlara gecikmeden başvurma imkânını güvence altına alan Anayasa m. 40 hükümlerine dayanmıştır. Etkili başvuru hakkı, mülkiyet hakkına yapılan müdahalelere karşı bireylerin haklarını savunabilmeleri için uygulamada işleyen ve başarı şansı sunan hukuki mekanizmaların var olmasını zorunlu kılar. Kanunla bu yolların sonradan kapatılması hukuki güvenlik ilkesini zedeler.

Bununla birlikte, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin taleplerde 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun temel alınmıştır. Yakın zamanda yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesi uyarınca, yargılamaların uzun sürmesi kaynaklı şikâyetler için Tazminat Komisyonuna başvuru yolu oluşturulmuş ve bu yol tüketilmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine gelinmesi mümkün olmaktan çıkarılmıştır. Bu husus, bireysel başvurunun ikincillik ilkesinin bir gereğidir.

Bireysel başvurunun ön şartlarından biri olan kişi bakımından yetki kuralı ise, 6216 sayılı Kanun m. 46 gereğince, ihlale yol açtığı ileri sürülen idari veya yargısal işlemden başvurucunun kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olmasını, yani mağdur sıfatını taşımasını şart koşar. Yerleşik içtihat prensiplerine göre, davanın tarafı dahi olmayan bir kişinin o davanın sonuçlarından ötürü kendi anayasal hakkının ihlal edildiğini ileri sürmesi kural olarak mümkün kabul edilmemekte ve bu tür başvurular usulden reddedilmektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucuların iddialarını üç farklı çerçevede değerlendirerek somut bir çözüme ulaşmıştır. İlk olarak, başvurucu Acun Papakçı'nın ihlal iddiaları incelenmiştir. Mahkeme, bu başvurucunun ihlal iddialarına konu olan asıl dava dosyalarına hiçbir aşamada taraf olmadığını tespit etmiştir. İhlale neden olduğu ileri sürülen yargısal süreçlerden kişisel olarak ve doğrudan etkilenmeyen başvurucunun mağdur sıfatı taşımadığı anlaşıldığından, başvurusunun diğer kabul edilebilirlik koşulları dahi incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna hükmedilmiştir.

İkinci olarak, başvuruculardan Yılmaz Hatipoğlu, Bahattin Karakoç ve Hanife Yıldız’ın makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik şikâyetleri ele alınmıştır. Anayasa Mahkemesi, yeni yasal düzenlemeler uyarınca, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmaması iddialarında ilk bakışta ulaşılabilir ve başarı şansı sunan Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ihdas edildiğini hatırlatmıştır. Bu etkili komisyona başvuru yolu tüketilmeden doğrudan bireysel başvuru yapılmasının ikincillik ilkesiyle bağdaşmayacağı belirtilmiş ve bu kişilerin başvuruları başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle kabul edilemez bulunmuştur.

Üçüncü ve asıl esas inceleme konusu olan mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkı yönünden ise mahkeme, emsal kararlara atıf yapmıştır. Başvurucuların, alacaklarının tahsili amacıyla usulüne uygun şekilde hukuki yollara başvurmasına rağmen, söz konusu alacak davası devam ederken yasama organı tarafından yapılan kanuni bir düzenleme ile bu hukuki mekanizmaları işletme imkânından tamamen mahrum bırakıldıkları saptanmıştır. Yürürlüğe giren spesifik kanun değişikliğinin başvurucuların alacaklarını elde etme imkânını ellerinden alması, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik yargısal yolların anlamsız ve etkisiz bırakılması anlamına gelmiştir. Mahkeme, bu durumun anayasal güvenceleri ortadan kaldırdığını belirtmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde karar vererek ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere başvuruyu kabul etmiştir.

Paramı almak için dava açtım ama meclis yeni yasa çıkardı, param yandı. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, alacağınızın tahsili için açtığınız dava devam ederken sonradan çıkarılan bir kanunla bu hakkın elinizden alınması ve yargı yolunun fiilen kapatılması, mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının açık bir ihlalidir. Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun yargısal yolları anlamsız bırakan ve bireyleri adaletsiz bir yük altına sokan bu tür müdahalelerinde ihlal kararı vererek, mağduriyetin giderilmesi için dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmetmektedir.
Mahkemem yıllardır sürüyor, doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne gidebilir miyim? expand_more
Yargılamanın olağanın ötesinde uzun sürmesi nedeniyle doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuramazsınız. Yapılan yeni yasal düzenlemeler (7499 sayılı Kanun ile 6384 sayılı Kanun'a eklenen 5/A maddesi) gereği, makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddialarında öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu'na başvurmanız zorunludur. Bu iç hukuk yolu tüketilmeden AYM'ye yapılan bireysel başvurular, başvuru yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle usulden reddedilmektedir.
Davada taraf değildim ama çıkan karar beni de mağdur etti, AYM'ye başvurabilir miyim? expand_more
Hayır, kural olarak başvuramazsınız. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapabilmeniz için ihlale yol açtığı ileri sürülen yargısal süreçten kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olmanız, yani "mağdur sıfatı" taşımanız şarttır. Dosyada hiçbir aşamada bizzat taraf sıfatı bulunmayan kişilerin yaptığı başvurular, diğer şartlar incelenmeksizin doğrudan kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir